| Teğmen
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 232
| Hz. Muhammed İçin Ne Dediler? Bechury: O, tanınmış bir Hristiyan bilgindir. Şöyle diyor:
“Muhammed (s.a.v.), dünyadaki büyüklerin en büyüğüdür. Zaman O’nun gibi bir kimseyi görmeyecek. O’nun mukaddes dini, dünyadaki dinlerin en kamilidir. O büyük zatın mukaddes şeriatı, ilmi, ictimai, edebi ve teşrîî dört bin meseleye şamildir.
Muhammed, Allah-u Teala’nın mübarek ismiyle insanları kendi dinine davet etmiştir. Beşerin bu en kamil zatının mukaddes şeriatını her alim ve insaflı kanun koyucular kabul etmek zorundadır. Çünkü bu kamil zat, ilimle omuz omuza vermiş, en kamil nizama ve ilmi hakikatlere muvafık olmuştur.
Muhammed, yeryüzünde gelmiş ve geçmiş büyüklerin en büyüğüdür. O, parça parça olmuş ve vahşi olan insanlardan, iyilikle Allah’a inanan bir Arap milletini teşkil etmiştir. O, günün dünyasını hakimiyeti altına almıştır. O, hak ve vazifelerininin tamamına, alışverişlerin esaslarına şamil en büyük dini, dünyanın en mütekamil ve ileri esasları üzerine getirilmiştir.” Thomas Carlyle: İngiliz bilim adamıdır. “Kahramanlar” adlı kitabında şöyle diyor:
“Vahyi İlahi ve mübarek bir kitab olmasından sarf-ı nazar ederek Kur’an’ın belağatı üzerinde düşündüğümüzde, O’nun hem lafız hem de terkib bakımından en beliğ bir Arabi kitap olduğu görülür. Kur’an’ı Kerim’i düşünerek okuyan kimse ve her düşünen kimse O’ndaki cevheri hakikatleri görür. Şöyle ki: Kur’an’ı Kerim hakiki bir asla, yüksek ve mukaddes bir asla bağlıdır. Bu incelik gayet açıktır. Çünkü her hakiki ve doğru şeyin özel bir nüfuzu vardır. Gerçek şu ki, ister semavi olsun ister olmasın bütün kitaplar Kur’an’ı Kerim karşısında küçüktür ve hakirdir. Muhammed’in getirdiği bu kitap, her çeşit ayıp, noksanlık ve beğenilmeyen şeylerden pak ve beridir.
İnsanlar, her şeyden daha fazla Muhammed'e kulak vermelidir. Diğer bütün sözler, O’nun karşısında boş sözlerdir.
O'na peygamber dediler diyorsunuz değil mi? Niçin? Çünkü Muhammed onlarla yüzyüze gelmiş, hiçbir esrarın arkasında kutsanmamış, kendi hırkasına yama yapmış, ayakkabılarını tamir etmiş, savaşmış ve onların arasında istişare etmiş ve emretmiştir. Siz ona ne derseniz deyin, onun nasıl bir insan olduğunu mutlaka görmüşlerdi. Kutsal tacıyla hiçbir imparator, oturup kendi hırkasına yama yapan bu insan kadar itaat görmemiştir. Yirmi üç yıllık zahmet ve gerçek mücadelenin içinde sahip olması gereken herşeye sahip, gerçek bir kahramanı görüyorum. Leon Tolstoy: Dünyanın en meşhur Rus yazarıdır. “Muhammed” (s.a.v.) adlı kitabında şöyle diyor:
“İslam dininin kolaylığını ve sadeliğini anlamak isteyenin Kur’an’ı Mecid’i ince, çok iyi düşünmesi gerekir. Zira Kur’an’ı Kerim ahkam, talimat, açık, sade ve kolay hakikatlere şamildir. İnsanlığın her tabakasından fertler O’ndan nasibini alır. Bu mukaddes kitaptaki ayeti kerimeler, İslam dininin yüksekliğine ve O’nun (s.a.v.) büyüklüğüne delalet eder.”Bernard Show: Meşhur İngiliz Filozof. Diyor ki:
Tahmin ediyorum ki, Avrupa gelecekte Muhammed’in dinini kabul edecektir. O’nun eserleri şimdi dahi görülmektedir. Bu sebeple bizim, Muhammed’i beşeriyetin kurtarıcısı olarak bilmemiz gerekir. Ben inanıyorum ki, Muhammed’in dini; beşer hayatının bütün devirlerine uygun ve her nesli kendine çekebilmeye elverişli yegane dindir. Muhammed, Peygamberlerin en büyüğüdür.
Ortaçağ kilisesi, ya cahilliklerinden ya da bağnazlıklarından Muhammediliği kara renklere boyayarak anlattılar. Onlar, Muhammed'den ve dininden nefret edecek şekilde eğitildiler. Onlara göre İsa karşıtıydı. Ben, o harikulade insanı inceledim. Değil İsa düşmanı olmak, ona insanlığın kurtarıcısı demek gerekir. Günümüz dünyası onun gibi birisinin mutlak hakimiyeti altına girse; sorunları, çok ihtiyaç duyulan barış ve mutluluk getirecek şekilde onun çözeceğine inanıyorum. Avrupa, Muhammed’in akidesinin aşkına girmeye başlamıştır. Gelecek yüzyılda Avrupa, Roger Garaudy: Fransız Komünist Partisi’nin eski liderlerinden iken, sonra Müslüman olmuştur.
Hz. Muhammed (s.a.v.), ilk peygamberlerden uzanıp gelen yolun ışığını tamamlamış ve olgunluğa erdirmiştir.
Prof. Dr. H. Mones: O'nun her sözü bir vecizedir.
Jane Pelo: O'nun davasında heyecanı asildi.
G'La Faytt: Ey şanlı Arap! Aşk olsun sana…. Adaletin ta kendisini bulmuşsun.
Gibson: Hz. Muhammed'i sevmeyenler, onu yeterince tanımayanlardır.
Dostoyevsky: Büyük İslâm Peygamberi, yüce yaratıcının katına çıkıp onunla buluşmuştur. Ben Mirac'a bütün kalbimle inanıyorum.Lamartine: İnsan büyüklüğü hangi ölçüyle ölçülürse ölçülsün acaba ondan daha büyük bir insan bulunur mu?
Düşünür, hatip, havari, kanun koyucu, asker, düşüncelerin fatihi, rasyonel akidelerin düzelticisi, şekil ve suret olmaksızın tapınma; hepsi manevi tek bir hükümdarlık olan yirmi dünyevi hükümdarlığın kurucusu: işte Muhammed. İnsanın yüceliğinin ölçümü mümkün olsa, ondan daha büyük bir insan var mıdır sorarız.
Knematirul: Herkesin itiraf etmekten çekindiği şeyi ben haykırıyorum. Hz. Muhammed hiç kimse ile kıyaslanamayacak kadar büyük bir devrimcidir.
Lawton Lancelot: İtiraf edilmelidir ki, Muhammed'in dini Afrika'ya Hıristiyanlık'tan daha çok yakışır; aslında şunu söylemem gerekir ki, bütün dünyaya daha çok yakışır. Onun özellikleri insanı insan yapması şeklinde özetlenebilir. İslam, insandan bir tanrı çıkarmaya çalışmaz ama onun iyi komşu olmasına kadar düzene sokar.
Edward Gibbo: Bizde hayranlık uyandıran; O'nun dininin yayılması değil istikrarıdır; Mekke ve Medine'de yer eden aynı saf ve mükemmel etkinin on iki asır sonra aynen muhafaza edilmesidir.
Hz. Muhammed'in getirmiş olduğu yeni inanç, belirsizliğin şüpheciliğinden arınmış ve Kur'an da Allah'ın birliğine muhteşem bir tanıktır. Mahatma Gandi: Milyonlarca insanın kalbi üzerinde bugün tartışmasız bir etkisi olan hayata sahip birisini öğrenmek istedim. İslam'ın bir yeri fethinin kılıç ile olmayıp, hayat tarzıyla olduğunu her zamankinden daha fazla anladım. Peygamber'in tam manasıyla sadeliği ve ahde sadakatı, onun arkadaş ve takipçilerine kendini adaması, tevazuu, yiğitliği, korkusuzluğu Tanrı'ya ve dinine olan mutlak bağlılığıydı asıl ona her engeli aştıran ve muzaffer kılan; yoksa kılıç bir hiçti.
Dr. Şibli Şumeyl: Mısırlı bilgin ve felsefecilerindendir. Seyid Muhammed Reşîd Rıza’ya yolladığı mektubunda şöyle diyor:
Ey asrın Gazalisi Seyid Rıza! Sen Muhammed’e bir peygamber olarak bakıyor ve O’nu büyük biliyorsun. Halbuki ben O’na insan fertlerinden biri olarak bakıyorum. O’nu senin tesavvur ettiğinden daha büyük biliyorum. İtikat bakımından birbirimizden ayrılsak da, akıl doğruyu konuşmak, insaflı ve tarafsız olmak hususunda birbirimize yakınız.
Malcom X: Hz. İbrahim'in, Hz Muhammed'in, Kur'an'da adı geçen tüm peygamberlerin diyarı olan kadim kutsal beldede bütün renklere ve bütün ırklara mensup insanlar arasında görülen sarsılmaz gerçek kardeşlik ruhunun bir eşine daha rastlamadım. Her renkten insanın bana gösterdiği cana yakınlık karşısında büyülenmiştim, dilim tutulmuştu sanki. Dünyanın her yerinden yüz binlerce hacı vardı. Her renkten insan vardı; mavi gözlü sarışınlardan tutun da Afrikalı karaderililere değin. Ama hepimiz de birlik ve kardeşlik anlayışına bağlı kalarak, aynı ibadetleri yapmakla bütünleşiyorduk, oysa Amerika'da gördüklerimize bakıp 'beyazlarla' 'ötekiler' arasında hiçbir zaman kardeşlik diye birşeyin var olamayacağına inanırdık. Sarışın, mavi gözlü beyazlar beyazı olan Müslüman kardeşlerimle aynı tabaklardan yemekteyiz, aynı bardaklardan içmekteyiz, aynı halılarda yatmaktayız.Yusuf İslam (Cat Stevens): Son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.), cahillik ve kara günler içinde bulunan, Hz. İbrahim'in getirdiği dinin kaybolmaya başladığı ve parçalara ayrıldığı Mekke'de dünyaya geldi. İnsanlığa rahmet ve şefaat için gönderildi. O bütün zamanların en mükemmel insanıdır. Müslüman olduğumdan bu yana, Peygamberimiz'in, O büyük insanın hayatını araştırıyorum. O'nu okudukça, O'nu anladıkça, etrafımı saran bilgisizliği, cehaleti daha iyi görüyor ve irkiliyorum.
Geothe: Meşhur Alman şairdir. Şöyle der:
Çok kısa bir süre önce İslâm Peygamberi'nin hayatını büyük bir ilgi ile okuyup tahsil ettikten sonra gördüm ki; o asla bir sahte peygamber değildir.
Hiç kimse Muhammed'in kurallarından daha ileri bir adım atamaz. Biz Avrupa Milletleri, medeni imkânlarımıza rağmen Muhammed'in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Şüphe yok ki bu yarışmada kimse onu geçemeyecektir.
Allah’tan habersiz olan keşişler, uzun yıllar mukaddes Kur’an’ı ve O’nu getirenin büyüklüğünü anlamaktan bizi uzak tutmuşlardır. Fakat ilim caddesine ayak bastığımız cehalet ve taassup perdesini yırttığımız kadar Kur’an’ın mukaddes ahkamı, şaşılacak bir hayret ve şaşkınlık meydana getirmiştir. Tavsif etmekten aciz kaldığımız bu kitap, yakında bütün alemi kendine celbederek dünyanın ilim ve irfanında derin tesir yapar, cihana medar olur. Geothe bir şiirinde şöyle diyor:
İbrahim, yıldızların efendisini
Kendine ilah seçti.
Issız çölde Musa
Bir Allah'la büyük oldu.
Davud, pek çok kusurluydu,
Evet o, cürmüyle dolaştı,
Bir olan Allah'a hakkıyla bağlanıp,
Beraat edeceğini anladı.
İsa, bütün saflığıyla duyuyor,
Kainatın İlahı, bir Tek diyordu.
Onu ilahlaştıran her kişi
En kutlu hislerini yaralıyordu.
Gerçek aydınlanmalı artık.
Muhammed'in başardığı gibi;
Yalnız Allah bir Tek diyerek,
O, bütün dünyayı fethetti.
Bu zorlu davaya talip olur da,
Yine arz-ı ta'zim edersen,
Yalnız başına tebellür etme
Yardım et bana, af dilenmede.
Kaynaklar:
Goethe’nin Doğu-Batı Divanında Cennet Bahsi. Çev. Yrd. Doç. Dr. Bayram YILMAZ
Abdullah MURADOĞLU (Yeni Şafak: 6 MART 2006)
Çar Ziban. Şeyh Yusuf Beyazidî |