Allah’ın mutlak azametine inanan müminler... Günümüzde bazı insanlar Allah’ın mutlak varlığını kabul etmeyi insanı görmezlikten gelme, onun varlık içindeki değerini düşürme olarak algılamaktadır. Sanki Allah ve insan şu varlık aleminde azamet ve güç noktasında birbirleriyle yarışan iki rakipmiş gibi!
Bana göre, Allah’ın mutlak azametine yönelik bilincimiz arttıkça, kendimizi de yüceltmiş oluruz. Çünkü biz yüce ve azamet sahibi bir ilahın sanatıyız!
Vehim dünyalarında ilahlarını küçülttükleri veya inkar ettikleri zaman kendilerini yücelttiklerini düşünenler, aslında mahdut, sınırlı olup; bir adım öteye gidemeyen, el yordamıyla dokunulacak yakınlıktaki ufuktan başka bir şey göremeyen kimselerdir!
Onlar sanıyorlar ki, insan, zayıf ve aciz olduğu zamanlarda Allah’a sığınma gereğini duymuştur; ama bu gün artık bir tanrıya ihtiyaç duymayacak kadar büyük bir güce kavuşmuştur(!) İnsanın, demek ki zayıflık basireti açıyormuş, güçlülük de köreltiyormuş(!)diyesi geliyor!
İnsanın gücü arttıkça Allah’ın mutlak azametine yönelik bilincinin artması gerekir oysa. Çünkü idrak edebilme gücü arttıkça bu gücün kaynağını idrak etmesi yaraşır insana…
Allah’ın mutlak azametine inanan müminler kendilerinde bir eksilme, bir zayıflık hissetmezler. Bilakis, kendilerinde üstünlük ve caydırıcılık görürler. Varlık alemine egemen en büyük güce dayandıkları için. Onlar büyüklüklerinin geçerlilik alanının şu yer yüzü olduğunu ve insanlar arası ilişkilerle sınırlı olduğunu bilirler. Dolayısıyla insanların büyüklükleri şu varlık alanında Allah’ın büyüklüğüyle çatışma, çakışma halinde değildir. Derin imanlarından kaynaklanan bir bilinçle azamet ve üstünlüklerini kontrol edebilirler. Bu kontrol mekanizması, benliklerini bir balon gibi şişiren ve böylece şişkin balonun gözlerinin önünü kapatıp varlığın tüm ufuklarını görmelerine imkan bırakmayan kimselerde bulunmaz. |