Başlık: Kısa...Kısa...
Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 03-08-2007, 12:20   #16
Nurullah...
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,718
Varsayılan Bizzat yaşadığım deneyimlerden biliyorum

Başkalarının yüreklerine teselli veya memnuniyet, güven ya da umut yahut sevinç duygusunu yerleştirebildiğimiz zamanlarda duyduğumuz o şeffaf, o latif manevi hazza denk bir coşku yoktur şu hayatta!
Akıl almaz semavi bir lezzettir bu ve şu dünya ile bir ilgisi yoktur. Semavi unsurların şu doğamızda makes bulmasından ibarettir bu. Bunun için dışarıdan gelecek bir ödüle ihtiyaç yoktur; bunun ödülü kendi içindedir!
Bir mesele daha var. Bazı insanlar bunu da aynı kategoride ele alırlar. Oysa bu konuyla hiçbir ilgisi yoktur. Kişinin yaptığı iyiliğin başkaları tarafından itiraf edilmesi meselesi…
Kişinin yaptığı iyiliğin başkaları tarafından itiraf edilmiş olmasının özünde bir güzellik taşıdığını inkar etmeye çalışıyor değilim. Bağışta bulunan kimselerin, yaptıkları iyiliğin itiraf edildiğini gördüklerinde büyük bir sevinç duyduklarını da inkar etmiyorum. Burada söz konusu olan şey, yapılan iyiliğin karşı tarafın yüreğinde makes bulduğuna ilişkin zahiri ve kısa vadeli bir sevinçtir. Ama benim sözünü ettiğim hazzın değeri bambaşkadır. Başkalarının yüreğine teselli ve memnuniyet, güven ya da umut yahut sevinç duygularını yerleştirdiğimiz zaman hissettiğimiz sevinç, biraz önce sözünü ettiğim iyiliğin itiraf edilmesinden duyulan coşkudan ayrı bir şeydir, onunla mukayese edilmez. O sırada duyduğumuz coşku, arıdır, halistir. Bizim kendi yüreklerimizden kaynaklanır. Özümüzün dışındaki herhangi bir unsurun etkisi söz konusu olmaksızın doğrudan bizim içimizde gelişir. Bu duygu ödülünü eksiksiz bir şekilde taşır. Çünkü ödülü kendisinin
  Alıntı Yaparak Cevapla