Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 27-10-2007, 16:27   #9
musab
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan

9- ( Câhım (makamım) ile tevessül edin, çünkü cahım ALLAH’ın indinde büyüktür )
Bunun aslı yoktur.


Hiç şüphesiz Allâh Rasûlû (s.a.s)’in yeri ve makamı ALLAH’ın indinde büyüktür. Ancak bunun ile tevessül arasında fark vardır, ikisinin karıştırılmaması gerekir. Câhı ile tevessülde bulunulup kabule daha şayan olduğu inancının akıl ile bilinmesi imkansızdır. Gaybi bir konu olduğu için delil olabilecek sahih bir nakil ile sabit olması gerekir. Bu konu hakkında da
sahih bir hadis yoktur.


Bilâkis Ebû Hanîfe şöyle der: « Hiç kimsenin ALLAH’tan başka biriyle ALLAH’a duâ etmesi gerekmez. Musâade edilen ve emredilmiş olunan dua, ALLAH’ın şu, ( ALLAH ait güzel isimler vardır. O’nu o isimlerle çağırınız) âyetinden yararlanılarak yapılandır. »[7]


Ebû Yusuf ise şöyle der: « Falanın hakkı için veya peygamberlerden birisinin hakkı için Harem-i Şerîf yahut Meş’ar-i Harâm hakkı için duâ edilmesini kerih görürüm. »[8]
Tevessülle ilgili batıl bir rivâyette Şâfii şöyle der: « Ben Ebû Hanîfe ile teberrukte bulunurum, her gün kabrine gelir ve bir ihtiyacım olduğunda iki rekat namaz kılarım, böylelikle kabrin yanında ALLAH’tan ihtiyacımı isterim, uzun zaman geçmeden ihtiyacım giderilir » Ravilerinden olan Umer b. İbrâhîm bilinmemektedir.

Rivayetin yalan olduğu gün gibi açıktır. Çünkü Şâfii Bağdat’a geldiğinde duâ için nöbetleşe olarak ziyaret olunan hiç bir kabir yoktu. Bu hâl Şâfii döneminde bilinmezdi. Şafii, Hicâz, Yemen, Şâm ve Mısır’da bir çok sahabi ve tabiin ve daha önemlisi Medine de Peygamber (s.a.s)’in kabrini görmüştür. Şaşılacak bir haldir ki, Şâfii buralarda dua yapmamıştır.

Sonra Ebu Hanîfe’nin öğrencilerinden olan Ebû Yûsuf, Muhammed, Züfer, Hasan b. Ziyâd, ne Ebû Hanîfe’nin ne de başkasının kabrine böyle bir duâ için gitmemişlerdir

[7] Durrul-Muhtâr 2/630.
[8]el-Kudûri, Şerhu’l- Kerhi, Kerâhet Babı.
  Alıntı Yaparak Cevapla