| Onbaşı
Katılım Tarihi: Dec 2007 Yaş: 19
Mesajlar: 74
| ENAM Bismillahirrahmanirrahim 1- Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanliklari ve aydinligi var eden Allah'a mahsustur. Böyleyken kâfirler hâlâ Rablerine baskalarini esit sayiyorlar.
2- Sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel takdir eden O'dur. Tayin edilen bir ecel de (kiyamet zamani) O'nun katindadir. Sonra bir de süphe ediyorsunuz.
3- O, göklerde de, yerde de (tek) Allah'tir. Sizin gizlinizi, açiginizi ve ne kazandiginizi bilir.
4- Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
5- Hak, kendilerine gelince onu yalanladilar. Alaya aldiklari seyin haberi yakinda kendilerine gelecektir.
6- Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettigimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermedigimiz imkanlari onlara vermistik. Onlara gökten bol bol yagmur indirmis, altlarindan irmaklar akitmistik. Fakat onlari günahlarindan dolayi helak ettik. Ve kendilerinden sonra baska bir nesil yarattik.
7- Eger sana kagitta yazili bir kitap indirmis olsak da onu elleriyle tutsalardi, yine de o kâfirler: "Muhakkak ki bu, apaçik bir sihirdir" derlerdi.
8- "O'na bir melek indirilmeli degil miydi?" dediler. Eger bir melek indirseydik, is bitirilmis olurdu, sonra kendilerine hiç göz açtirilmazdi.
9- Eger Peygamberi, biz bir melek yapsaydik, yine de onu bir adam seklinde yapardik ve onlari yine düstükleri kuskuya düsürürdük.
10- Senden önce de peygamberlerle alay edilmisti. Fakat onlardan alay edenleri, alay ettikleri sey kusativerdi.
11- De ki: "Yeryüzünde dolasin da yalanlayanlarin sonu nasil olmus, görün!".
12- De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'indir" de. O, rahmet etmeyi kendi nefsine yazmistir. Sizi, varliginda asla süphe olmayan kiyamet gününde toplayacaktir. Ama kendilerini zarara sokanlar inanmazlar.
13- Gecede, gündüzde barinan her sey O'nundur. O, isitendir, bilendir.
14- De ki: "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat kendisi beslenmeyen Allah'tan baska dost mu tutayim?" "Ben Islâm olanlarin ilki olmakla emrolundum" de ve sakin Allah'a ortak kosanlardan olma.
15- De ki: "Eger Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabindan korkarim".
16- O gün kimden azab giderilirse, kuskusuz Allah ona rahmet etmistir. Iste apaçik kurtulus budur.
17- Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine kendisinden baska açacak yoktur. Ve eger sana bir hayir dokundursa, kuskusuz O, herseyi yapabilendir.
18- O, kullarinin üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, herseyden haberdardir.
19- De ki: "Sahitlik yönünden hangi sey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranizda sahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulasan herkesi uyarayim. Allah'la beraber baska ilâhlar olduguna siz gerçekten sahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna sahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtir ve gerçekten ben, sizin ortak tuttugunuz seylerden uzagim"de.
20 - Kendilerine Kitap verdigimiz kimseler, Peygamber'i, kendi ogullarini bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazik edenler var ya! Iste onlar iman etmezler.
21- Allah'a iftira ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç süphe yok ki zalimler kurtulusa eremezler.
22- O gün hepsini mahsere toplayacagiz. Sonra Allah'a ortak kosanlara: " Hani nerede o Allah'a ortak saydiginiz ortaklariniz?" diyecegiz.
23- Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah'a yemin ederiz ki, biz müsriklerden degildik" demekten baska bir özür bulamayacaklar.
24- Bak, vicdanlarina karsi nasil yalan söylediler! O uydurduklari putlar da kendilerinden kaybolup gitti.
25- Içlerinden seni dinleyenler de vardir, fakat biz, onu anlamalarina engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarinin içine de agirlik koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartisirlar. Ve o kâfirler: "Bu, öncekilerin masallarindan baska bir sey degildir" derler.
26- Onlar, insanlari Kur'ân'a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalniz kendilerini mahvediyorlar ama farkinda degiller.
27- Onlarin, atesin üzerinde durdurulduklari zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydik da müminlerden olsaydik" dediklerini bir görsen!
28- Hayir, daha önce gizleyip durduklari karsilarina çikti da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri seyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancidirlar.
29- Dediler ki:" Dünya hayatimizdan baska bir hayat yoktur, biz diriltilecek degiliz".
30- Rablerinin huzurunda durdurulduklari zaman onlari bir görsen! Rableri onlara söyle der: "Bu, bir gerçek degil midir?". Onlar da: "Rabbimize yemin ederiz ki gerçektir" derler. Rableri de onlara: "Öyleyse inkâriniz sebebiyle azabi tadin!" der.
31- Allah'in huzuruna çikmayi yalanlayanlar, gerçekten hüsrana ugramislardir. Kiyamet günü ansizin gelince onlar, günahlarini sirtlarina yüklenmis olarak söyle derler: "Dünyada yaptigimiz kusurlardan dolayi yaziklar olsun bize!" Bakin yüklendikleri günah ne kötüdür!
32- Dünya hayati, eglence ve oyundan baska bir sey degildir. Ahiret yurdu ise, Allah'tan korkanlar için daha hayirlidir. Aklinizi kullanmaz misiniz?
33 - Onlarin söylediklerinin seni üzdügünü elbette biliyoruz. Onlar aslinda seni yalanlamiyorlar, fakat, o zalimler Allah'in âyetlerini inkâr ediyorlar.
34- Senden önce de peygamberler yalanlanmisti. Kendilerine yardimimiz gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler. Allah'in sözlerini degistirecek hiçbir kimse yoktur. Süphesiz ki sana, peygamberlerin haberlerinden bir kismi gelmistir.
35- Eger onlarin yüz çevirmesi sana agir geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebilecegin) bir delik, ya da göge (çikabilecegin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin! Allah dileseydi, elbette onlari hidayet üzerinde toplardi. O halde cahillerden olma!
36- Daveti ancak dinleyenler kabul ederler. Ölülere gelince, Allah onlari diriltir, sonra O'na döndürülürler.
37- Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli degil miydi?" De ki: "Süphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çoklari bilmezler".
38- Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadiyla uçan hiçbir kus yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasinlar. Biz kitapta hiçbir seyi eksik birakmamisizdir, sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanirlar.
39- Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanliklar içinde kalmis sagir ve dilsizlerdir. Allah diledigi kimseyi sasirtir, diledigi kimseyi de dogru yola koyar.
40- De ki: "Kendinizi hiç düsündünüz mü, Allah'in azabi size gelse veya kiyamet vakti gelse, Allah'tan baskasina mi yalvarirsiniz? Eger sözünde dogru kimselerseniz cevap verin".
41- Hayir, yalniz o Allah'a yalvarirsiniz. O da dilerse kaldirilmasini istediginiz belayi kaldirir ve o zaman ortak kostugunuz seyleri unutursunuz.
42- Süphesiz ki senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Bize yalvarsinlar diye onlari darlik ve sikinti ile yakalayip cezalandirdik.
43- Hiç olmazsa kendilerine baskinimiz geldigi zaman olsun, yalvarmali degiller miydi? Fakat kalbleri katilasti ve seytan yaptiklarini kendilerine güzel gösterdi.
44- Kendilerine hatirlatilanlari unuttuklarinda, onlara her seyin kapisini açtik. Nihayet kendilerine verilen o nimetlerle sevinip zevke dalinca onlari azabimizla ansizin yakalayiverdik. Hemen ümitsizlige kapilip saskina döndüler.
45- Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun.
46- De ki: "Söyleyin bakalim, eger Allah kulaklarinizi ve gözlerinizi alir da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan baska onlari size getirecek tanri kimdir?". Dikkat et, âyetlerimizi nasil türlü türlü açikliyoruz, sonra da onlar yüz çeviriyorlar?
47- De ki: "Söyler misiniz bana! Size Allah'in azabi ansizin veya açikça gelirse, zalim toplumdan baskasi mi helak olur?"
48- Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabimizin habercileri olmak üzere göndeririz. Artik kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardir.
49- Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yapmakta olduklari fenaliklar yüzünden onlara azap dokunacaktir.
50- De ki: "Size Allah'in hazineleri benim yanimdadir, demiyorum. Gaybi da bilmiyorum. Ve size, ben bir melegim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düsünmez misiniz?"
51- Rablerinin huzurunda toplanacaklarindan korkanlari Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan baska ne bir dost, ne de bir sefaatçi vardir. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.
52- Sirf Allah'in rizasini dileyerek sabah aksam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma. Onlarin hesabindan sen sorumlu degilsin, onlar da senin hesabindan sorumlu degiller. Onlari yanindan kovdugun takdirde zalimlerden olursun.
53- Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramizdan bunlara mi lutfunu layik gördü" desinler diye, iste böyle imtihan ettik. Allah, sükredenleri daha iyi bilen degil midir?
54- Âyetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara söyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdi. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük isleyip de sonra arkasindan tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bagislayan, esirgeyendir".
55- Suçlularin tuttugu yol açiga çiksin diye, âyetleri iste böyle genisçe açikliyoruz.
56- De ki: "Süphesiz ki bana, Allah'tan baska yalvardiklariniza ibadet etmem yasaklandi". De ki: "Sizin çarpik isteklerinize uymayacagim, (eger uyarsam) o zaman sapitmis olur, dogru yolda gidenlerden olmamis olurum".
57- De ki: "Ben Rabbimden apaçik bir delile dayanmaktayim, siz
ise onu yalanladiniz. O çabuk gelmesini istediginiz azab benim elimde degildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçegi O anlatir ve O, hakki bâtildan ayirdedenlerin en hayirlisidir".
58- De ki: "Sizin çabuk gelmesini istediginiz azab benim elimde olsaydi, benimle sizin aranizdaki durum herhalde sonuçlanmis olurdu. Allah, zulmedenleri en iyi bilendir".
59- Gaybin anahtarlari O'nun katindadir, onlari O'ndan baskasi bilmez, karada ve denizde olanlari O bilir ve bir yaprak düsmez ki, onu O bilmesin; ne topragin karanliklarinda bir tane, ne de kuru ve yas hiçbir sey yoktur ki, o herseyi açiklayan Kitap'ta bulunmasin.
60- Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptiklarinizi bilen, sonra ölüm âni gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandirip kaldiran O'dur. Sonunda da dönüsünüz ancak O'nadir. Sonra bütün yaptiklarinizi size O haber verecektir.
61- O, kullari üzerinde hükümranligi sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize ölüm geldigi vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canini alirlar.
62- Sonra da gerçek Mevlâlarina döndürülürler. Dikkatli olun, hüküm ancak O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.
63- De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarirsa elbette sükredenlerden olacagiz" diye gizli ve asikâr O'na yalvarip dururken, karanin ve denizin karanliklarindan sizi kim kurtarir?
64- De ki: "Allah, sizi ondan ve bütün sikintilardan kurtarir, sonra da siz yine ortak kosarsiniz".
65- De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarinizin altindan azab göndermeye, yahut sizi firkalara ayirip kiminizin kiminize hincini tattirmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasil inceden inceye açikliyoruz ki, onlar iyice anlasinlar.
66- Kavmin o (Kur'ân'i) yalan saydi, halbuki o gerçektir . De ki: " Ben sizin vekiliniz degilim".
67- Her haberin kararlastirilmis bir zamani vardir, siz de onu yakinda bileceksiniz.
68- Âyetlerimiz hakkinda münasebetsizlige dalanlari gördügün zaman hemen onlardan uzaklas ki, ondan baska söze dalsinlar. Eger seytan bunu sana unutturursa hatirladiktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluguyla oturma.
69- Allah'tan korkanlara o zalimlerin hesabindan bir sorumluluk yoktur. Fakat bu bir hatirlatmadir. Gerekir ki sakinirlar.
70- Dinlerini bir oyun ve bir eglence edinen ve kendilerini dünya hayatinin aldattigi kimseleri birak! Ve hiçbir kimsenin kazandigi sey yüzünden kendisini helake atmamasini, kendisi için Allah'tan baska hiç bir dost ve hiçbir sefaatçi bulunmadigini Kur'ân ile hatirlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varini feda etse, kendisinden alinmaz. Onlar kazandiklari sey yüzünden helake ugratilmislardir. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayi kaynar bir içecek ve can yakici bir azab vardir.
71- De ki: "Biz Allah'i birakip da bize fayda veya zarar vermeyen seylere mi yalvaralim? Allah bizi dogru yola kavusturduktan sonra ardimiza mi dönelim? Arkadaslari, bize gel, diye dogru yola çagirdiklari halde yeryüzünde saskin saskin dolasip, seytanlarin ayartarak uçuruma çektikleri ahmak gibi mi olalim?". De ki: "Allah'in gösterdigi yol, yegane dogru yoldur. Bize, bütün âlemlerin Rabb'ine teslim olmamiz emrolundu".
72- Bize: "Namazi dosdogru kilin, Allah'a karsi gelmekten sakinin" (diye emredildi), toplanacaginiz yer O'nun huzurudur.
73- Gökleri ve yeri, yerli yerince yaratan O'dur. Bir seye "ol" dedigi gün hemen oluverir. O'nun sözü haktir. "Sûr"a üfürüldügü gün de mülk ancak O'nundur. O, gizliyi ve açigi bilendir. O, hikmet sahibi, her seyden haberdardir.
74- Ibrahim, babasi Âzer'e demisti ki: "sen putlari tanri mi ediniyorsun? Dogrusu ben seni ve kavmini açik bir sapiklik içinde görüyorum".
75- Böylece biz Ibrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhtesem varliklarini) gösteriyorduk , in inananlardan olsun.
76- Üzerine gece bastirinca, bir yildiz gördü:"Rabb'im budur" dedi. Yildiz batinca da:" Ben batanlari sevmem" dedi.
77- Ay'i dogarken gördü: "Rabb'im budur" dedi. O da batinca: "Yemin ederim ki, Rabbim bana dogru yolu göstermeseydi, elbette sapikliga düsen topluluktan olurdum" dedi.
78- Günes'i dogarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük" dedi. O da batinca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim".
79- "Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artik ben asla Allah'a ortak kosanlardan degilim".
80- Kavmi onunla tartismaya basladi. O da onlara dedi ki: "Beni dogru yola eristirdigi halde Allah hakkinda benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak kostuklarinizdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin diledigi sey hariç. Rabbim ilmiyle her seyi kusatmistir. Hiç düsünmez misiniz?"
81- "Hakkinda hiçbir delil indirmedigi halde, siz Allah'a ortak kosmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak kostuklarinizdan nasil korkarim?" Eger bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layiktir?
82- Iman edenler ve imanlarini zulüm ile karistirmayanlar... Iste güven onlarindir ve dogru yolu bulanlar da onlardir.
83- Iste bunlar, kavmine karsi Ibrahim'e verdigimiz delillerimizdir. Diledigimizi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.
84- Biz ona Ishak'i ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de dogru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermistik. Biz güzel davrananlara böyle karsilik veririz.
85- Zekeriyya, Yahya, Isa ve Ilyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarimizdandi.
86- Ismail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kildik.
87- Babalarindan, çocuklarindan ve kardeslerinden bazilarini da (üstün kildik). Onlari seçtik ve dogru yola ilettik.
88- Iste bu, Allah'in dogru yoludur. Kullarindan diledigini o dogru yola iletir. Eger onlar Allah'a ortak kossalardi, yaptiklari bütün amelleri bosa giderdi.
89- Iste onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlik) ve peygamberlik verdigimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanimamazlik etmiyecek bir toplum getiririz.
90- Bunlar, Allah'in hidayet ettigi kimselerdir. Sen de onlarin hidayetine uy. De ki:"Ben ona karsilik sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece bütün âlemlere bir ögüttür.
91- Onlar: "Allah insanlara hiçbir sey göndermemistir" demekle, Allah'i geregi gibi taniyamadilar. De ki: Musa'nin insanlara aydinlik ve hidayet olmak üzere getirdigi, sizin parça parça kâgitlara çevirdiginiz, bir kismini belli ettiginiz, birçogunu gizlediginiz; sizinle babalarinizin, sayesinde bilmediginiz birçok seyleri ögrendiginiz Kitab'i kim gönderdi? (Onlara karsi sen) "Allah" de. Sonra onlari birak, bos laflara dalarak oyalansinlar.
92- Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitaplari tasdik eden, sehirler anasi (Mekke) halkini ve çevresindeki bütün insanligi uyarman için indirdigimiz mübarek bir kitaptir. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarina da devamlidirlar.
93- Allah'a karsi yalan uyduran, yahut kendisine hiçbir sey vahyolunmadigi halde: "bana vahyedildi" diyen ve: "Allah'in indirdigi gibi bir kitap da ben indirecegim" diye iddiada bulunandan daha zalim kim olabilir? O zalimlerin halini ölüm siddeti içindeyken bir görsen! Melekler onlara ellerini uzatirlar ve:" Ruhunuzu teslim edin. Bugün, Allah'a karsi haksiz seyler söylediginizden ve O'nun âyetlerine karsi böbürlenmenizden dolayi alçaltici bir azapla cezalandiralacaksiniz" derler.
94- Bugün, sizi ilk defa yarattigimiz zamanki gibi yapayalniz huzurumuza geldiniz, size verdigimiz herseyi arkanizda biraktiniz. Allah'in size göre ortagi olduklarini iddia ederek yardimlarina, sefaatlarina güvendiginiz ortaklari yaninizda görmüyoruz. Aranizdaki bütün baglar artik kesilmis, güvendiklerinizin hepsi kaybolup gitmistir.
95- Süphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tir. O, ölüden diriyi çikarir, diriden de ölüyü çikaran O'dur. Iste Allah budur. O halde nasil yüz çevirirsiniz?
96- Karanligi yarip tanyerini agartan O'dur. Geceyi, dinlenmek için; Günes'i, Ay'i (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmistir. Iste bu, her seye galip gelen ve her seyi bilen Allah'in takdiridir.
97- Kara ve denizin karanliklarinda yolunuzu bulasiniz diye yildizlari sizin için yaratan O'dur. Süphesiz biz, bilen bir toplum için âyetleri genis bir sekilde açikladik.
98- Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardir. Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçik beyan ettik.
99- Gökten suyu indiren O'dur. Onunla her çesit bitkiyi çikardik, o bitkiden bir yesillik çikardik, ondan da birbiri üzerine binmis taneler; hurmanin tomurcugundan sarkan salkimlar, üzüm baglari, zeytin ve nar (bahçeleri) çikariyoruz. (Bunlarin) kimi birbirine benzer, kimi benzemez. Bunlar meyvelendikleri zaman meyvelerinin olgunlasmasina bakin! Bunlarda inanan bir toplum için ibretler vardir. |