YAŞ DESTANLARI İnsanın mezara dek geçirdiği evreleri uzun uzun destan niteliğinde vermek, şeklindedirler. Halk Edebiyatı’nın belli konularındandır. Bektaşi-Alevi ozanları da bu akımdan kendilerini uzak tutmamışlardır. Bu yolda destanlar söylemişlerdir. Bu türde tarikat dışı kalan ozanlardan bir ayrılık göstermezler. Örnek: Bir çocuk da anasından doğunca Bedenini pişirmeğe tuz ister Uryan buryan ortalıkta kalınca Setrini örtmeye bez ister Kanla sudan gelir anın gıdası Nasibini veren Bari Hüda'sı Beşiklere beler onun anası Akşam sabah emzirmeye yüz ister Bir yaşında ürüm ürüm ürünür İkisinde sürüm sürüm sürünür Üç yaşında adım adım yürünür Dört yaşında söylemeye söz ister Beş yaşında dili civan sevişir Altısında uşağınan döğüşür Yedisinde dişlerini değişir Sekizinde her gediğin düz ister Dokuzunda olur bir tosun maya Onunda da benzer kaşları yaya On birinde başı girer sevdaya On beşinde ala gözlü kız ister Yirmisinde akıl baştan savrulur Otuzunda vursa dağa devrilir Kırk yaşında akıl başa çevrelir Ellisinde avın almış baz ister Altmışında iner bir merdivenden Yetmişinde binse düşer duvardan Sekseninde su getirmez pınardan Doksanında döşeğini düz ister Pir Sultan Abdal bu söz hepimize Tonus girinceye belki de yaza Yüz yaşında ölümünü gözede Zemheriyi çıkarmaya yaz ister |