HAPİSHANE İLE İLGİLİ DESTANLAR Hapishaneleri ve hapishane hayatını konu edinen destanlardır. Hapishane hayatıyla ilgili olarak gerek bu hayatın zorluk ve mahrumiyetlerini ifade etmek üzere mahkûmlar tarafından ve gerekse mahkûm olmadığı halde bu hayatın ibret dolu halini anlatmak için hapis olmayanların ağzından yazılmışlardır. Hapishane Destanı
Bin dokuz yüz seksen yirmi bir kasım
Göründü zindanın bize yolları
İnsanın sevdiği olursa hasım
Solar çiçekleri gonca gülleri
Başgardiyan ile geldiler tümü
İlk girişte aradılar üstümü
Yusuf’un evine serdim postumu
Burda gördüm çok perişan halleri
Dolandırdı başım bir basık hava
Sordular mahkûmlar ne imiş dava
Gardaş geçmiş olsun Hak kolay sava
Deyip de duaya kalktı elleri
Rutubetli koridorlar küf kokar
Duvarlara hep yazılmış af kokar
Ranzaların altı üstü raf kokar
Zehir tadar şekerleri balları
Her kâhya da koğuşunu toparlar
Saat onyedide sayım yaparlar
Kilitleyip alacayı kaparlar
Bıçak açmaz ağızları dilleri
Koğuştan koğuşa konuk giderler
Bir an için unutulur kederler
Ağam misafirin hoş gelmiş derler
Sigaraya çaya döner kolları
Volta vurulurken volta kesilmez
Yeni tevkif edilmişse küsülmez
Alaca önünde sakın gezilmez
Sonra derler ne düşünür felleri
Yüzler kızartıcı suçu sevmezler
Uslu uslu duranları dövmezler
Düşen pişman yaptıklarını övmezler
Başlarından aşmış galmagalları
Yüreklerde türlü türlül acı var
İçlerinde âşık hoca hacı var
Buranın da kirası var baçı var
Sanmayın ki vergisizdir yılları
Kimi boncuk örer kimisi halı
Koğuşçu hamamcı buluyor yolu
Fakirlerin yoktur tutacak dalı
Çoğunun da akar gizli selleri
Gidin görün burda eylemeyin laf
Cümlesi devletten bekliyor af
Der Gazi'm bazısı altın gibi saf
Böyle gördü böyle çaldı telleri |