Başlık: sanat sözlüğü
Tekil Mesaj Gösterimi
Eski 04-03-2008, 00:26   #1
Lokman Aşkın
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,872
Varsayılan sanat sözlüğü

SANAT SÖZLÜĞÜ
Acanthus: Eski Yunan’dan beri süsleme sanatlarında kullanılan bitkisel bir motif. Türkçe’de Akanthus ya da Akantus olarak yazılır. Türkçe’de yanlış olarak kenger diye adlandırılsa da tümüyle farklı bir bitkidir.
Agora: Antik Yunan kentlerinde stoalar ile çevrelenmiş, içinde ya da yakınında tapınak, bouleuterion gibi dini ve resmi yapıların bulunduğu toplumsal ve ticari yaşamın yoğunlaştığı alan.
Ağaç Direkli Cami: Örtü bölümünü taşıyan ağaç direklere sahip cami tipi. Çok sayıda ağaç direkle taşınan ahşap çatılı bu yapılar, genellikle 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu mimarlığında ve sonrasında yaygın bir tiptir. Diğer ağaç süsleme bölümleri de önemlidir.
Akademizm: Sanat dallarında akademik öğretimin kalıplarına bağlı, yeni arayışlara karış çıkan anlayış.
Akropolis: Antik Yunan kentlerinin en yüksek tepesinde bulunan, savunma amacıyla genellikle sarp bir tepe üzerine inşa edilen özel bölge.
Alegori: Bir olayı semboller yoluyla anlatmak.
Alem: Yapıların kubbe ve külah gibi yerlerinin tepesinde, sancaklarda çoğunlukla yarım aya benzer formda bezeme elemanı, bir çeşit tepelik. Maden ya da taştan yapılmış olabilir.
Alınlık: Antik yapıların cephelerinde çatı ile korniş arasında yer alan üçgen biçimindeki kısım. Bir portalin ya da bir pencerenin çerçeve içine alınmış üst kısmına da bu ad verilir.
Altı Dayanaklı Cami: Merkezi planlı, üzerini örten büyük kubbesi altı sütun ya da paye tarafından taşınan cami tipi.
Altılı çiçek: Enine kesitli altı yapraklı hatayı (Bkz. Hatayi)
Altın kesim: Sanatta uyum ve oranlama konusunda en yetkin ölçüleri verdiğine inanılan formül. Altın kesim, bir doğru parçası ikiye bölündüğünde küçük parçanın büyüğe oranının, büyük parçanın bütüne oranına eşit olması olarak tanımlanabilir. % 61.8 en yaklaşık değerdir.
Ampir: Batı dillerinde “Empire” olarak tanınan sanat akımının dilimizde kullanılan şekli. Batı ülkelerinden alınan bir üslup olup, klasik antikitenin bazı özelliklerini yansıtır
Antikite: Yaklaşık olarak İ.Ö. 6. yy. ile ı.S. 3. yy. arasındaki Yunan ve Roma kültürlerine verilen ad.
Apsis: Kiliselerde koronun arkasında bulunan ve camilerdeki mihrap kısmının karışlığı olan, tonoz ya da kubbe ile örtülü bölüm.
Arasta: Çarış, dizi dükkanlar. Bazen önlerinde revak yada karışlıklı sıraların arasında örtü bulunanlar bir tür kapalı çarpı oluştururlar.
Arkhitrav (Arşitrav). Antik mimarlıkta sütunların taşıdığı, bir sütun ekseninden diğer sütun eksenine uzanan taş hatıllara (kiriş) verilen ad.
Atrium: Antik Roma konutlarında evin bir bölümünü oluşturan, etrafı sütunlarla çevrili avlu.
Avlu: Genellikle üstü açık iç mekan. Çevrede yapı birimlerinin dizilerek bir bütün meydana getirdiği iç mekân.
Avlulu Medrese: ıç avlusunun üstü açık olan medreseler için kullanılan bir sanat tarihi deyimi.
Ayak: Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öğe.
Aydınlık Feneri: Örtülü iç mekanlara ışık sağlamak için düzenlenmiş bölüm. Genellikle kubbe ya da çatının ortasında daha yüksek ve etrafı camekanlı ışıklık.
  Alıntı Yaparak Cevapla