Izgara Planı (Dama Tahtası): Birbirine paralel ve dik sokaklar arasında kalan kare ya da dikdörtgen yapı alanlarından (adalardan) oluşan kent planı. Bu tip kent plancılığının mucidinin Miletoslu Hippodamos olduğu ileri sürülmektedir. İki Yarım Kubbeli Cami: Merkezi planlı, büyük kubbesi ana eksen üzerindeki iki yarım kubbe tarafından desteklenen cami tipi. İyon Düzeni: Antik mimarlıkta kullanılan, İyonya’da geliştirildiği için bu adla anılan düzen. Dor düzenine oranla daha incelmiş sütunları, sütun kaideleri ve volütlü sütun başlıkları ile ayırt edilir. İzlenimcilik (Empresyonizm): 19. Yüzyıl sonunda Fransa’da ortaya çıkan, ışık etkilerine dayanarak doğayı anlık görüntüsü ile resimlemeye dayanan sanat akımı. Kaat’ı: Oyma. Herhangi bir şekil ya da yazının kağıt, deriden oyularak çıkartılmasıyla meydana getirilen bir süsleme sanatıdır. Oyulup çıkarılarak başka yere yapıştırılan kısma “Erkek oyma”, oyulan kısma ise “dişi oyma” denilir. Kaburgalı Tonoz: Genellikle beşik tonozlarda ve diğerlerinde destek kaburga sisteminin görülebildiği tonoz biçimi. Kalem işi: Yapıların genellikle iç yüzeylerinin bezenmesinde kullanılan bir süsleme türü. Boya, taş, ahşap yüzeyler üzerine fırça ile boyanan renkli nakışlar. Karolenj: Charlamange (şarlman) döneminde (9. yüzyıl) gelişmiş olan sanat üslubu. Kasnak: Bir mimari yapıda kubbenin oturduğu ve yapının üslubuna, türüne göre çokgen yada yuvarlak olan kaide. Katakomp: Yeraltı mezarı, Katakomplar, ilk Hıristiyanların gizlice toplanıp ayin yaptıkları yerlerdi. Katedral: Piskoposluk kilisesi. Genellikle boyut açısından normal kiliselerden daha büyüktür. Kavsara: Portal (taçkapı), mihrap gibi yerlerin yarım kubbeye benzeyen üst bölümü. Kaya Mezarı: Bir yamaçta kayaya oyulmuş bir oda ya da odalardan oluşan, çoğu kez bezemeli bir fasada sahip mezar tipi. Kemer: Dairesel, örgülü ara taşıyıcı ve bezeme öğesi. Düşey kuvvetleri eğri kuvvetlere çevirip kemer ayaklarından zemine taşıyan geçiş elemanı. Kesme Taş: Düzenli yontulmuş taş. Hem duvar öğesi hem bezeme için düzenli işlenmiş taş ve bu taşlarla örülmüş duvar tekniği. Çoğunlukla kaplama malzemesi olarak yüzeylerde kullanılır. Kontur: Çevre çizgisi. Figürleri ya da motifleri çevreleyen çizgi. Korint Düzeni: Antik mimarlıkta kullanılan bir düzen olup, stilize akant yaprakları ile bezeli sütun başlıkları yoluyla diğer düzenlerden ayrılır. Dor ve ıyon düzeninden daha geç bir dönemde ortaya çıkmıştır. Köşebent: Dikdörtgen ve kare formlu biçimlerde köşelere yapılan süslemeler verilen ad. Köşk Mescit: Genellikle Sultanhanı adı verilen bir dizi 13. yüzyıl Anadolu Selçuklu kervansarayının avlu ortasında dört kemer üstünde yer alan mescit bölümüne verilen ad. Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. Kubbeli Bazilika: Bazilika ile merkezi planlı tipin birleşmesinden meydana gelen yapı türü. Kubbeli Medrese: ıç avlusunun üstü örtülü olan medreseler için kullanılan sanat tarihi deyimi. Kûfî yazı: Arap harflerinin düz ve köşeli olarak kullanılmasıyla oluşmuş erken üslup ve bundan geliştirilmiş bir yazı türü. Külliye: Değişik işlevli yapılardan meydana gelen yapılar topluluğuna verilen ad. Kümbet: Gömme bölümü, gövde (ziyaret) bölümü ve kubbesinin üstünde külahı bulunan mezar anıtları için kullanılan sanat tarihi deyimi (farsça=kubbe). Lahit: Tahta, taş (mermer), kurıun ya da pişmiş topraktan yapılan, içine ölünün yerleştirildiği özel sanduka. Mağrip Üslubu: ıspanya ve Kuzey Afrika’nın İslam sanatı üslubuna verilen genel ad. Malakâri: Yapıların daha çok iç yüzeylerinde kullanılan ve yüzeysel alçı kabartmanın renklendirilmesi ile elde edilen bir süsleme tekniği. Medrese: Yüksek düzeyde öğretim kurumu. Bu amaçla yaptırılmış mimarlık eseri. Anadolu dışında genellikle açık avlulu, Anadolu’da ise avlusunun üstü açık ve kapalı olmak üzere iki tipte gelişmiştir. Kaynağında 9-11. yüzyıl Horasan bölgesi konut mimarisini bulmak mümkündür. Megaron: Prehistorik çağlardan itibaren Ege çevresinde uygulanmış, kısa tarafında giriş bölümü olan ön dehliz ve dikdörtgen bir odadan oluşan ev tipi. Yunan tapınağının prototipi. Merkezi Planlı Yapılar: Bu tipin zemin şeması altıgen, sekizgen veya yuvarlaktır. Üstleri kubbe ile örtülüdür. Mescit: Genel anlamda cami. Anadolu’da minberi olmayan, vakit namazları için kullanılan küçük camiler. Mihrap: Cami ve mescitler ile namazgâhlarda kıble yönünde belirleyici mimari öğe. ımamın önünde durduğu bölüm. Genellikle etrafı çerçevelenmiş, duvarda küçük bir girinti biçiminde yapılmıştır. Minber: Camilerde cuma namazında hutbe okunan yer. Genellikle birkaç basamak yükselen bir mimari öğe. Kapı, basamak, basamak korkulukları, köık ve külah (taç) bölümleri bulunur. Ağaç ya da taştan olabilir. Çok basitlerinden çok bezemelilerine kadar değişik türlerine rastlanır. Mitolojik: Mitolojiye ilişkin her türlü olgu ve oluşumlar. Batı sanatında genellikle Yunan ve Roma mitolojilerinden konu alınmış yapıtlarda görülen nitelikler. Mozaik Çini: Değişik renklerde sırlanmış levha ve parçaların alçı zemin içinde dondurulmasıyla elde edilen bir süsleme tekniği. Muhakkâk: Sülüse benzeyen ancak daha fazla yatık ve uzun çizgileri olan büyük boy yazı üslubu. Mukarnas: Kademeli olarak taşmalar yapacak biçimde, aşırtmalı olarak yanyana ve üst üste gelen, üç boyutlu görünüm veren bir geçiş ve dolgu öğesi. Petek biçimi bir görüntü ile yarım kubbelerin içini dolgulayan İslam sanatı öğesi. (Sarkıtlı olanlarına istalaktit denilir). Murakka: ıstenilen kalınlığı sağlayacak kadar kağıdın birinin suyu diğerinin aksi yöne gelecek şekilde kola ile yapıştırılmasıyla elde edilen mukavvadan yapılan albüm. Üzerine hattatların ayrı ayrı kağıtlara yazdıkları hatlar, minyatürler, varaklar v.s. yapıştırılır. Murassa: Kıymetli taşlarla bezenmiş. Müselsel: Bütün harfleri ve kelimeleri birbirlerine bitişik olarak yazılan bir yazı üslubu. |