![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 4,720
| Dinde şahsi görüşlerin yeri yoktur. Dinde nakil esastır. Akla göre din olmaz. İslâmiyet, nakle dayanan, selim akıl dinidir. Selim akıl, yanılmayan akıldır. Birinin aklına uygun gelmeyen bir şey, selim akıl sahibi için uygun gelebilir. Akla göre din olsa, insan sayısı kadar din olur. İslâmiyette aklın ermediği şey çoktur. Fakat, selim akla uymayan bir şey yoktur. Bazıları, (İslam artık toplumun gereklerine göre değişmelidir. Mesela (Teknoloji ilerledi, Avrupa uygarlığı benimsenmelidir, kadınlar daha özgür olmalıdır) diyorlar. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: (Yapacakları değişiklikle, dîni düzelteceğini sanıp dînin noksanlığını tamamladığını söyleyenler çıkıyor. Hâlbuki din noksan değildir. Kur’ân-ı kerimde, (Bugün sizin için dîninizi ikmâl eyledim, üzerinize olan ni’metimi tamamladım, size din olarak İslâmiyeti vermekle râzı oldum) buyuruldu. Dîni noksan sanıp, tamamlamaya [reform yapmaya] çalışmak, bu âyeti inkâr olur.) [m. 260] Dini insanlar çıkarmadı ki insanlar değiştirsin. Kadının nasıl giyineceğini insanlar tespit edemez ki. Allah’a inanan kimse, O ne demişse ona inanması gerekir, uyarsa daha büyük nimettir. (Ben hepsini uygulayamıyorsam da hepsine inandım) demelidir. Yoksa, günaha alışıp da bu günah mubah olmalıydı veya (bu asırda bu da günah olur mu) demek Allah’a inanmamak olur. Böyle söyleyenler Allah’a inanmıyorlar, inansalar böyle demezler. Allah her şeyi bilmez mi bugünkü toplumu bilmiyor muydu? İslam’da reform demek ben Allah’a inanmıyorum demektir, yahut Allah’ı basit bir varlık gibi görüp bu işi iyi yapmamış demektir. Hâşâ Allah yirminci, otuzuncu asırlarda toplumların duyacakları ihtiyaçları bilememiş mi?Toplumun ihtiyacı var diye dini değiştirmek dini yıkmak olur. Birinin çıkıp açıktan açığa, (ben İslam dinini yıkacağım) dediğini gördünüz mü hiç. Elbette demez. Niye desin ki, o zaman onu herkes tanıyacak, gerçek suratını herkes görecektir. Ama dinî kuralları bozarak bu çirkin emeline ulaşmaya çalışır. Peygamber efendimiz, (Âlimler benim vârisimdir) buyuruyor. Mezhepsizler ise, düşünce özgürlüğü diyerek Ehl-i sünnet âlimlerine saldırıp, (Âlimlere göre değil, hakka göre ölç!) diyorlar. Hakkı biz biliyoruz da, âlimler bilmiyor mu? Hakkı, âlimler bilemezse biz nasıl bileceğiz? (Elimizde temel ölçü olarak Kur’an olduğuna göre hakkı bâtıldan ayırırız) diyorlar. Peki, âlimlerin ellerinde Kur’an-ı kerim yok muydu? Onlar yanılabiliyor da mezhepsizler niye yanılmıyor? Bütün maksatları âlimler köprüsünü yıkmaktır. Bunlar, fikir anarşisi çıkartmak, hak ile batılı karıştırmak ve hak yol üzerindeki köprüleri yıkmak istiyorlar. Ehli sünnet âlimlerinin kurduğu köprüleri yıkıp, bid’at denizinde insanları boğmak istiyorlar. Fakat, âlimlerimizin kurduğu bu köprüler, bid’at ehlinin üfürmesiyle yıkılacak kadar zayıf değildir. Ama, kime ve neye hizmet ettikleri malum olmayan bu mezhepsizlere inanan zavallılara yazık oluyor. Bunu bildiği halde susanlar da vebal altındadır. Çünkü bir hadisi şerifte buyuruluyor ki: (Bid’atler yayılıp, bu ümmetin sonra gelenleri, öncekilere lânet edince, ilim sahipleri bunu herkese bildirsin! Bildirmeyip ilmini gizleyen, Kur’an-ı kerimi gizlemiş sayılır.) [İ. Asakir] Her Müslüman gücü nispetinde Ehl-i sünnet âlimlerinin eserlerini yaymaya çalışarak bu vebalden kurtulmaya çalışmalıdır. Bozuk kitapların dağılmasına sebep olmak ayrıca vebaldir. Yanlış vasıtaya binen istediği yere değil, vasıtanın gittiği yere gider. Mesela Paris’e giden uçağa binen, Kâbe’ye varamaz. Ehli sünnet yolu kurtuluş ve saadetin tek vasıtasıdır. |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 4,720
| İlimsiz Kişilerden Fetva Alınması Abdullah b. Mübarek, Ebu Ümeyye el-Cumehî’den rivayet ettiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Üç şey kıyametin alametlerindendir: İlimsiz kişilerden fetva alınması…”[1] Abdullah b. Mübarek’e ilimsiz kişilerin kim olduğunu soruldu: Şöyle dedi: “Onlar kendi kafalarına göre fetva verenlerdir.” Başka bir yerde: “Onlar bid’at ehli olanlardır” demiştir. İbn Mesud (ra) şöyle demiştir: “İnsanlar, Rasulullah (sav)’in sahabesinden ve büyük zatlardan ilim aldıkları sürece çok iyi idiler. Küçüklerden ilim almaya başlayınca görüşleri farklılaştı ve ayrılığa düştüler.”[2] [1] “Zühd” (s: 20-21. Hadis no: 61). Albâni hadis için: “Sahih” demiştir. Bak: “Camiu’s-Sağir’in Sahihleri” (2/243 Hadis no: 2203). İbn Hacer bu hadisi destekleyen rivayetleri vermiştir. Bak: “Fethu’l-Bârî” (1/143) [2] “Zühd” (s: 281 Hadis no: 815). Tuvecrî “İthafu’l-Camâa”da (1/424) şöyle diyor: “”Taberâni “Kebir” ve “Evsat” ta, Abdurrezzak “Musannef”te bu hadisin benzerini rivayet etmiştir. İsnadı Müslim’in şartına göre sahihtir.” Bak: “Musannef” (11/347 Hadis no: 20446) |
| |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| [font=Comic Sans Ms] [size=11pt][b]bu asırda bu da günah olurmu diyen, dini hükümleri mantıklarıyla çözmeye çalışan çok insan gördüm gerçekten. Ben inanıyorum ki onlar bilmediklerinden öyle konuşuyorlar yoksa bilseler böyle bir günah işlemezler.art niyetli olanlarda yok değil günahları kendilerine Allah (cc) kalplerde geçenleri bilir. İnşAllah onlarda hakikatin farkına varırlar Faydalı bir yazı Allah razı olsun [font=Comic Sans Ms] [size=11pt][b] |
| |
| | #4 |
| Er Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 10
| ELİNE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİR UYARICI AYET BİZİMLE PAYLAŞTIĞIN İÇİN ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM |
| |
| | #5 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,039
| allah razı olsun çok faydalı bi konuda bilgilendirdin selametle... |
| |
| | #6 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 1,387
| Çok güzel bir açıklama.. İşte İslamiyetin değişmemesinde ki en önemli incelik burdadadır. Bencelerle sencelerle değil selim akılla olaylara açıklık getirilmektedir |
| |
| | #7 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 3,344
| Çok güzel bir yazı Allah razı olsun. Cenab-ı Hakk, ehl-i sünnet itikadından ayırmasın. |
| |
| Konu Araçları | |
| |