![]() |
| | #1 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| MiRAS Dış etkenden uzak, objektif bir bakışla İslam hukuku değerlendirildiğinde ortaya çok önemli ve hassas bir gerçek çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu gerçek diğer hukukları İslam hukukundan ayırtan ve İslam hukukuna mümtaz" bir yer hazırlayan önemli bir hakikattir. İslam, hukukunu oluştururken adalet anlayışını benimsemiş ve böylelikle de her hukukta da teorik olarak bulunması gereken bir nokta, İslam hukukunda tebarüz ve temayüz etmiştir. Beşeri hukuklar adalet anlayışıyla eşitlik anlayışını ve bu ikisi arasındaki farkı anlamaktan acze düştüklerinden, zaman zaman İslam hukukuna haksız eleştiri yönlendirebilmişlerdir. Özellikle kadın-erkek ilişkileri, kadınlara ait özel haller ve hukuklar, anlaşılmayan veya anlaşılmak istenmeyen meselelerin başında gelmektedir. Kadın şahitliğinin erkekle denk tutulmayışı, kadının devlet riyasetinde bulunmayışı, kadının risalet makamına gelemeyişi, mirasın kadın ile erkek arasında eşi t teksim edilmesi, kadının kocaya ve çocuklarına karşı sorumluklarıyla kocanın farklı oluşu, tesettür anlayışı, haramlık-selamlık meselesinin kadınlara has kılınması, erkeğin aile reisliği ve kadının kocasına tabi kılınışı gibi meseleler kah müsteşrikler, kah kompleks duygularla bezenmiş İslam aydınlarının!, kah feministlerin anlamsız ve cehalet temeli üzerine oturmuş ve hakikatlerden unlayışlarıyla eleştiri konusu olabilmiştir. Meselelerin özüne inilip hikmet ve amaç araştırması yapılsa, bu hükümlerdeki şari' nin inceliği ve meseledeki hassasiyeti anlaşılıp takdir edilecektir. Ancak hamasi ve küfri reflekslerle hareket eden veya farkında olmadan batı hayranlığı ve kompleksi içerisinde bulunan zavallı aydınlar da İslam'ın öngördüğü bu incen noktaları kavramaktan fersah fersah uzaktadır. Hukuk kelime olarak "hak" kın çoğunluğu ve buda adalet demektir. Hangi hukuku temsil ederse etsin bir kişi hukukçu olduğunu iddia ediyorsa, adelet ve tarafsızlık vasfını muhakkak sürette taşımalıdır. Eğer bu vasıf ta$ınmıyorsa orada yanlışlık ve haksızlık muhakkak olarak ve bu vasfın olmayışı kişiyi sürekli bir yanlışın içinde tutacaktır. Yukarıda zikredilen ve kadınla erkek arasında var olan bir haksızlık gibi telakki edilmeye müsait bir zemine sahip meselelerin, her biri kendi içinde ele alınıp anlaşılmaya çalışılsa, şari'nin buradaki hikmet ve maksadı inceden kavranmaya gayret gösterilse, görülecektir ki, mesele, hiç de öyle ilk görünüşü gibi veya anlatılmak istenen gibi değildir. Kadının şahitliğinde tek değilde iki kişi oluşları, mirastaki farklı yüzdeler, tesettür anlayışında kadın-erkek farkları, hep bu incelik anlayışları üzerine bina edilmiştir. Şimdi hem konumuzla alakası olması hem de konumun tekiki için mirasta kadın¬ erkek eşitliğinin varlık sebeplerini maddeler halinde zikretmeye çalışalım. 1- Kadın İslam hukukuna göre herhangi bir kimsenin bakımını üstlenmez veya mükellef kılınamaz 2- Kadın ihtiyaçları ve bakımı erkek yakınları tarafından (baba, oğul, kardeş, koca) karşılanılır. 3- Erkeğin mali sorumlulukları daha geniştir. 4- Erkek, kadın mehrini vermek, oturacağı evi, beslenmesini ve giyinmesini temin etmek durumundadır. 5- Çocukların bakımı, tedavi giderleri, eğitim masrafları yine erkeğe aittir. Bu benzeri sorumlulukları ve erkeğin kadından farklı yerine getirmek durumunda olduğu sorunluluklar vardır. Ancak bu sorumluluklar İslam hukuku için geçerlidir ve İslam miras hukukunu buna göre gerçekleştirmiş ve külfeti nimete oranlamıştır. İslam hukuku toleranslı olmayan ve beşerin ürettiği bir miras hukukuyla İslami hukuku karşılaştırmak kıyas mea'l fark olur ki bu ciddi bir hatadır. Çünkü beşeri ideoloji kafasıyla ilahi bir sistem yargılanamaz. Her sistem kendi içerisinde yargılanmasıdır. Mesela laik, demokratik anlayış üzerine kurulu bir hukuk, mirasın denkliğini, çocukların bakım külfiyetinin ortaklığını, anne ile babanın ev masrafları hususunda eşit mesuliyet taşıdığını benimseyebilir. Komünist, sosyalist anlayışın oluşturacağı hukuk ise devletin daha sorumlu, vatandaşı devletin işçisi ve işçilerinin ihtiyacını gören bir patron mesafesinde görüp aile içi, akrabalar arası hukukunu bu anlayışlar üzerine oturtur. İslam hukuku da yukarıdaki bilgiler ışığında gerek erkeğin fiziksel, duygusal yargısını, gerekse toplum içerisinde cari anlayış çerçevesinde ki bu anlayış Hz. Adem (a.s) ile başlayıp modern toplumlar ıçinde bile geçerli olan kurallar olup ¬erkeğe biçtiği misyonun ıcrasını destekleyecek tarzda kural ve kaideler koymuştur. , Şimdi okuyucu her bir mizamı önce kendi içerisinde inceleyip sonrada diğerleriyle kıyas edecek ve insaflı okuyucu görecek ki, İslam'ın miras hukuku, hem toplumsal gerçeklere hem de insan fıtratına daha da uygun olduğunu tespit edecektir. Mirasla ilgili bu genel girişimizden sonra şimdi İslam'ın konuyla alakalı meselelerini maddeler halinde veciz bir şekilde anlatmaya çalışalım: 1- Erkek ve kız çocuğuyla ilgili hükümler "Erkeğe kadının iki katı pay vardır" Bu ayetten hareketle şu hükümler çıkar. a) Eğer muris (miras bırakan) bir erkek bir kız çocuğu bırakmışsa, miras iki pay erkeğe bir pay kıza olmak üzere bölüşürler. b) Çocuk sayısı fazla ise erkek iki kız bir olmak üzere hisseler şeklinde dağılım yapılır. c) Çocuklarla birlikte payları Kurayla tespit edilmiş kimseler önce paylarını alır ve çocuklar kalanı ikiye bir oranında paylaşırlar. 2- Anne-Babayla ilgili Hükümler "Anne-Baba eğer murisin çocuğu yoksa her biri terk eden altı bir alırlar. Eğer çocuk olmayıp ta anne-baba mirasçı olursa anne üçte bir alır. Eğer ölenin kardeşleri varsa anne altıda bir alır" Bu ayetten şu hükümleri ortaya koyabiliriz. a) Eğer ölenin çocukları varsa anne-babanın her biri altıda bir hisse alır. b) Çocuklar yoksa ve başka mirasçıda mevcut değilse anne üçte bir, baba ise kalanını alır. c) Eğer anne-babayla birlikte kardeşleri mevcutsa, anne muratsan altıda bir, baba ise kardeşleri hacmettiğinden yani yani varlığından dolayı diğer mirasçılara pay bırakmadığından dolayı kalan kısmın tamamını kendisi alır. 3- Borç ve Vasiyetle ilgili Hükümler "Vasiyyet edilen maldan ve borçtan sonra" Ayetin zahiri Vasiyeti borcun önüne almışsa da hüküm borcun terikeden en önce verilmesi, kalan kısmın birinci dereceden vasiyet sahiplerine verilmesi, kalan kısmın ise diğer mirasçılara taksimi gerekmektedir, 4- Koca ile İlgili Hükümler a)Kadın ölüp de çocukları yoksa mirasın yarısı kocasınındır. b) Çocuklar var ise koca dörtte bir alır. 5- Kadın ile ilgili Hükümler a) Koca ölüp de çocukları yok ise mirasın dörtte biri kadınlara kalır. Yani dörtte bir miras kadın sayısına bölünür. b) Çocuk var ise mirasın sekizde biri kadınlara kalır. 6- Anne bir kız ve erkek kardeşlerin durumu a) Muris ölüp de sadece anne bir erkek veya kız kardeş bırakırsa mirasın altıda birini alır. b) Eğer birden çok olursa üçte birinde eşit olarak hak sahibidirler. 7- Öz kardeş veya baba bir kardeşlerle ilgili hükümler a) Muris ölür ve birinci dereceden mirasçı bırakmayıp sadece öz kardeş veya baba bir kız kardeş bırakırsa mirasın yarısını alır. b) Eğer iki kişi olurlarsa mirasın üçte ikisini alırlar. c) Eğer birden fazla ve erkek kız karışık olursa erkek her iki kızlar bir olmak üzere mirastan mal alır. d) Eğer sadece bir erkek kardeş kalırsa mirasın tamamını, birden çok iseler eşit şekilde taksim edilir. Yukarıda zikredilen ayetlerle sabit olan ve yüzdeleri belirlenmiş mirasçılarla ilgili genel hükümlerdir. İslam hukuku erkek ve kadının ayrı ayrı mülkiyet sahibi olabileceklerine ve sahip oldukları bu malın vefatlarından sonra mirasçılara intikal ettirmek suretiyle hassas bir mali anlayış getirmiştir. İslam her alanda koyduğu hükümler gibi bu alanda da va' zetmiş olduğu hükümlerle insanı ve insanın ihtiyaçlarını en doğal ve doğru biçimde ifade etmiştir. Şimdi konumuza mirasın tanımıyla devam edelim: Miras bir şahıstan başka bir şahsa veya toplumdan topluma intikal eden şeylerdir. Özelde miras olan şahsın mükiyyetinin diri olan mirasçılarına intikali şeklinde tanımlayabiliriz. Miras bırakan şahsa "muris" miras alana "varis" bırakılan mala ise "tereke" adını veririz. Kişinin ölümüyle birlikte bıraktığı mal da birinci derece sorumlu olduğu şeyler vardır ki, bunlar yerine getirildikten sonra kalan kısım mirasçılara intikal eder. Bu mükellefiyetlikleri şöyle sıralayabiliriz. 1- Ölünün teçhiz ve defni için gerekli masraflar birinci dereceden terekeden alınır. 2- Kul hakkı içerikli borçlar ödenir kat,haklarına müteallik borçlar ise Hanefilere ödenmesini gerekli görür. 3- Ölünün vasiyetleri yerine getirilir. 4- Kalan kısım mirasçılara payları nispetinde taksim edilir. Diğer taraftan da mirasçıların hepsi eşit derecede hak sahibi olmayıp onlarda kendi ararlında şöyle sıralanırlar. 1- Hakları tesbit edilmiş varisler (Ashab-ı Furuz) 2- Ashab-ı Furuz'dan sonra Asaba't nesebiyyet diye tabir edilen ve ashab-ı furuz'dan sonra kalan malın tamamını alan mirasçılar 3- Fazla kalan miktarın ashab-ı furuza verilmesi. 4- Ashab-ı furuz ve asabattan olmayan akrabalar ki bunlar teyze, hala, dayı, kız çocuğunun oğlu gibi akrabalardır. Bunlara "zevi'l Erham" denilir. 5- Yukarıdakilerin mevcut olmadığı zaman karı-kocanın birisine kalan mirasın tamamının verilmesi. 6- Sebebi yakınlık ki köle azadıyla elde edilir. 7- Beytü'l Mal |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| MİRASIN RÜKÜNLERİ Miras rükünleri üç türlüdür. 1- Miras bırakan (ölen şahıs) 2-Miras alan (varis) 3-Tereke (miras bırakılan mal) MİRASIN ŞARTLARI 1- Miras bırakan şahsın hakikaten veya hükmen ölmesi gerekmektedir.Aksi takdirde terekenin taksimi mümkün olmaz. 2- Müveris (miras bırakan)'ın vefatı anında varisin gerekmektedir. Şayet hayatta olmazsa mirastan pay alamaz. 3- Varisin müverise yakınlık derecesinin bilinmesi ki mirastaki hisseler edilebilsin. MİRASA MANİ HALLER 1- KÖLELİK: Köle olan yakınının mirasından yap alamaz. Çünkü kölenin mülkiyet hakkı yoktur. Kölenin malik olduğu mallar efendisine ait olduğundan miras köleye tevdi edilmez. 2- ÖLDÜRME: Varis, müverisi öldürüp mirası almak isterse mirastan men edilir. i 3- DİN: Eğer öleninin varisi kafir ise Müslümanın malından payalamaz. Ancak kafirin mirasından Müslümanlar pay alabilir. ERKEK VE KADIN MİRASÇlLAR 1- Erkek çocuk 2- Erkek çocuğun olduğu ve bunların erkek çocukları 3- Baba 4- Dede ve dedenin babaları 5- Öz kardeş 6- Baba bir kardeş 7- Anne bir kardeş 8- Öz kardeşin oğlu 9- Baba bir kardeşin oğlu 10- Öz amca 11- Baba bir amca 12- Öz amca oğlu 13- Baba bir amca oğlu 14- Koca 15- Köle azad eden erkek(köleye nispetle mirasçıdır. Kadınlar ise 1- Kız çocuk 2- Anne 3- Oğlun kızı ve kızların 4- Nene ve anneleri (anne 5- Nene ve anneleri (baba 6- Öz kız kardeş 7- Baba bir kız kardeş 8- Bayan eşler 9- Köle azad eden kadın (köleye nispetle) KUR'AN'DA ZİKREDİLEN PAYLAR Kur'an altı kişinin payını belli yüzdeler halinde belirlemiştir. Bu paylar. a- Yarım b- Dörtte bir 0- Sekizde bir d- Üçte iki e- Üçte bir f- Altıda bir Şimdi bu payları kimler hak ediyor maddeler halinde izah etmeye çalışalım: ..... YARIM PAY Kur'an da zikredilen mirastan yarım pay yani mirasın yarısını alma salahiyeti kimselerdedir. 1- KOCA: Koca, hanımı ölmüş ve çocukları yok ise mirasın yarısını alır. 2- KIZÇOCUK: Eğer erkek kardeşi yok ve tek kız çocuk ise mirasın yarısını alır. 3- ÖZ KIZ KARDEŞ: Tek kendisinin olması, erkek kardeşinin olmaması ve ölen şahsın asıl (anne-baba-nene-dede) ve fer'inin (çocuk- çocukların çocukları) olmaması halinde mirasın yarısını alır 4- ERKEK ÇOCU<iUN Kızı: Bu kızın erkek kardeşinin veya kız kardeşinin olmaması ve ölenin erkek veya kız çocuğu olmaması halinde mirasını yarısını alır. 5- BABA BİR KIZ KARDEŞ: kendisiyle birlikte erkek kardeşinin olamaması tek kardeşinin olması, ölünün asıl ve fer' inin olması ve öz bacının olmaması halinde mirasta belirlenen payı alabilir. B- DÖRITE BİR PAY Dörtte bir payı iki kişi almaktadır. 1- KOCA: Hanımı ölürde çocukları olursa bu payı alır. 2- KADIN: Koca ölürde çocukları olmazsa bu payı hakkeder. C- SEKİZDE BİRPAY Bu payı da kocanın 9lümü halinde, eğer çocuklar var ise kadın alır. Bu payı sadece bu formülde zevce tabir ettiğimiz bayan alır. D-ÜÇTE İKİ PAY Bu payı dört sınıf kişiler alırlar. Bunlar: 1- İki ve yukarısı kız çocuklar, erkek kardeşin olmaması halinde mirasın üçte ikisini alırlar. Sayı ister iki, isterse yukarısı ol su oran değişmez. Üçte ikilik dilim kız çocuklar arasında eşit olarak teksim edilir. 2- Erkek çocuğun iki ve daha yukarısı kız çocukları da (torunlar) ölenin erkek veya kız çocukları olmaması ve erkek çocuğun erkek çocuğu (erkek torun) olmaması halinde mirastan bu hissesi alırlar. 3- İki ve daha yukarısı kız kardeşlerde ölenin oğlunu veya kızının, baba veya annenin olmaması ve erkek kardeşin olmaması, veya çocukların çocuklarının olmaması durumunda mirastan bu payı alırlar. 4- Baba bir bacılarda yukarıdaki şartların yanı sıra öz bacıların olmaması halinde mirastan bu payı alırlar. E- ÜÇTE BİR PAY 1- Anne, ölen kişinin çocukları veya çocuklarının çocuklar:!. olmaması, yine ölenin erkek veya kız kardeşlerinin olmaması halinde mirastan bu payı alır. 2- Anne bir erkek ve kız kardeşlerde ölenin aslının ve fer' inin olmaması ve sayılarının iki ve yukarısı olması halinde mirastan üçte bir pay alırlar ve bu pay erkek ve kadınlar arasında eşit olarak taksim edilirler. F- ALTIDA BİR PAY Altıda bir payı yedi kişi alabilir. Bunlar: 1-BABA: Eğer ölenin erkek veya kız çocuğu var ise bu payı alır. 2-BÜYÜK BABA: Babanın olmaması, ölenin kız ve erkek çocuklarının ve onların erkek çocuklarının olmaması halinde bu payı alır. 3- ANNE: Ölenin çocukları ve çocuklarının çocukları olması halinde ve ölenin erkek veya kız kardeşlerinin (en az iki kişi olmak koşuluyla) olması halinde altıda bir alır. 4- Ölenin bir kızı ve çocuklarından da bir kızı olursa, öz kızı mirasın yarısını, torun olan kız ise altıda birini alır. Bu iki kızı_ (öz kız ve torun kız) aldığı toplam hisse mirasın üçte ikisini oluşturur. 5- Baba bir bacı da ölenin bir öz bacısı o'lması halinde yukarıdaki örnekte olduğu gibi bu hisseyi alırlar. 6- Erkek veya kız kardeş ölenin asıl ve fer' inin olmaması halinde mirastan altıda bir alırlar. 7_ Annenin olmaması durumunda anne-anne' de mirastan al_da bir pay alır. |
| |
| | #3 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| ASABE Asabe lügatte kişinin baba tarafından oluşan yakınlığı _larak tanımlanır. 'Istılahta ise; tek kalma durumunda mirasın tamamını alan veya ashab-ı furuz'un yani payları belirlenmiş şahısların hisselerini aldıktan sonra kalan kısmın tamamını alan yakın akrabalıklardır. Asabe, nesebi ve sebebi olmak üzere iki kısma ayrılır. Nesebi asabelik, akrabalıklarla yani kan bağıyla oluşan yakınlıklardır. Sebebi ise; köle azad etme(itak) münasebetiyle oluşmuş yakınlıklardır. NESEBİ ASABE'LİK Mirasta, asılı bu sınıf teşkil eder ve üç kısma ayrılır. 1- Bizzat asabelik 2- Başkasıyla asabelik 3- Başkasıyla birlikte asabelik Şimdi bu kısımları inceleyelim. 1- BİZZAT ASABELİK Bizzat asabelik, ölen kişiye arasına kadından dolayı bağ girmeyen erkek akrabalıklardır ve bunun dört mertebesi vardır. a) Oğulluk ciheti: Ölenin erkek çocukları, erkek çocuklarının erkek çocukları ve aşağı doğru giden diğer erkekler. b) Babalık ciheti: Ölenin babasının,kapsar. c) Kardeşlik ciheti: öz erkek kardeş, baba bir erkek kardeş, öz kardeşin oğlu, baba bir erkek kardeşin oğlu. Anne bir erkek kardeş Asabe olamazlar. Onlar bazı şartlar çerçevesinde ashab-ı furuz'dan sayılmışlardır. d) Amcalık ciheti: Öz amca, baba bir amca, öz amca erkek çocukları, baba bir amca erkek çocukları. Yukarıda zikredilen sınıfları belirtilen sıralamaya göre mirastan hak sahibidirler. Mesela, bir bayan arkasında bir koca bir öz bacı e baba bir erkek kardeş bıraksa, koca mirasın yarısını, öz bacı yarısı alır. Baba bir erkek kardeş ise mirastan pay kalmadığından alamaz. Ancak bu iki mirasçıdan biri olmasaydı veya ikisi olmasaydı birinci ihtimalde mirasın yarısını, ikincide ise tamamını alırdı. Eğer mirasçıların ölüye yakınlık cihetleri aynı ise bu durumda yakınlık derecesi yüksek olan mirası alır. Mesela, ölen bir kişi arkasında bir erkek çocuk ve erkek çocuğunun çocuğunu bırakırsa mirasın tamamını erkek çocuk alır. Ölenin oğlunun oğlu yeni erkek torun mirastan pay alamaz. Eğer cihet ve derecede aynı mesafede olan mirasçılar geride kalırsa, öz kardeş ve baba bir kardeşte olduğu gibi bu durumda da daha güçlü yakınlık bağı olan mirası alır ki bu da bu örnekte öz kardeştir. 2- BAŞKASIYLA ASABELİK Başkasıyla asabelik dört kişide olur ve bunların tamamı kadındır. a)Erkek çocukla birlikte Asabe olan kız çocuk b) Kardeşiyle beraber veya amca oğluyla beraber Asabe olan erkek çocuğun kız çocuğu c) Öz kardeşle birlikte Asabe olan öz bacı d) Baba bir erkek kardeşle Asabe olan baba bir bacı. 3- BAŞKASIYLABİRLİKTE ASABELİK Başkasıyla birlikte asabelik öz -bacılar veya baba bir bacılarla birlikte kızların oluşturduğu asabeliktir. Ölenin erkek yakını olmayıp öz bacı veya baba bir bacıyla, kızı kalırsa bunlar mirasın tamamını alırlar. Konuyla ilgili alakalı birkaç örnek vererek pekiştirelim.Ölen bir şahıs geride aşağıdakileri bırakırsa; 1- a)Kız ½ yani yarısı b)Öz bacı (Başkası ile birlikte asabe olduğundan kalanı alır) c)Baba bir kardeş Pay kalmadığından alamaz (mahcup) 2- a) Koca ½ b) Oğlun kızı ½ c) İki tane öz bacı Başkasıyla birlikte Asabe olduğundan kalanı alır. d) baba bir kardeş (mahcup) 3- a)iki tane kız 2/3 b)baba bir bacı Başkasıyla birlikte Asabe olduğundan kalanı alır. c)Öz kardeşin oğlu (mahcup) 4- a) Kız ½ b) Oğlun kızı 1/6 (üçte ikiye tamamlamak üzere) c) Anne 1/6 d) baba bir bacı Başkasıyla birlikte Asabe olduğundan kalan yani mirastan 1/6 miras alır. e) Öz amca (Mahcup.) Bir konuya daha değinerek Asabe konusunu kapatalım şayet bir şahıs ölene yakınlığı iki cihetten olursa her cihet için mirastan pay alır mı yoksa bir cihet için alır, diğerini almaz mı? Bu konuyu bir örnekle açıklayalım. Ölen bir bayan geride bir nene, anne bir erkek kardeş ve öz amca oğlu bacısını bırakırsa nene 1/6, anne bir erkek kardeş 1/6, koca ½ alır. Kalanında Asabe olarak (öz amca oğlu) olması hesabiyle kalan 1/6'yıda kendisi alır. |
| |
| | #4 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| MİRASTAN ENGELLENME (HACB) Hacb,kelimesi Kur'an'da engellenme anlamında kullanılmıştır.Mesela "Hayır!Muhakkak onlar kıyamet günü Rab'lerini (görmekten) engellenileceklerdir" Ayette engelleme kelimesi "hacb” kökünden türemiştir.Hacb, iki kısa ayrılır. 1 - Vasıfla hacb 2¬ - Şahısla hacb "Vasıfla hacb" dediğimiz birinci şıktaki hacb, mirasçıyı mirastan tamamen men eder. Çünkü men' i gerekli kılan vasıf mirasçıda bulunursa -ki bu vasıf bölünmeyi kabul etmez¬.O zaman mirastan tamamen men olunurlar.Şöyle ki, mirasçı irtidat ederse veya miras bırakacak şahsi öldürürse -ki burada hem irtidat hem de kefillik bir vasıftır- mirastan pay alamazlar. İkinci şıktaki "şahısla hacb" ise kendi arasında ikiye ayrılır. 1- Tamamen Hacb:Böyle bir durumda hacbedilen şahıs mirastan hiç payalamaz.Mesela babanın varlığı durumunda dedenin, oğlu varlığı durumunda torunun mirastan pay alamaması gibi, 2- Eksik Hacb: Bu durumda da mirasçı, alması gereken payı n bir kısmını alarak, diğer kısmını alamaz.Mesela; Annenin 1/3 paydan miras bırakan şahısın fer' tabir edilen yani çocuklarının varlığı münasebetiyle 1/6 paya gerilemesi,kocanın hanımının ölümü halinde çocuklar var ise ½’den ¼ görülmesi gibi. Altı sınıf mirasçı, mirastan tamamen men edilemezler. Bunlar: 1- Öz oğul 2- Öz kız 3 - Baba 4 - Anne 5- Koca 6- Hanım Mirastan tamamen men edilen erkekleri ve men sebeplerini de şu şekilde sıralayabiliriz. 1- DEDE: Babanın varlığıyla menolur. Daha uzak dede ise daha yakın dedeyle yani dedenin babası dede var ise dedeyle dedenin babası mirastan hacb olur. 2- ÖZ KARDEŞ: Baba veya çocuklar var ise mirastan men olurlar 3- BABA BİR KARDEŞ: Öz kardeşin, babanın veya çocukların varlığıyla mirastan pay alamaz. 4 - ANNE BİR KARDEŞ VE BACI: Babanın veya çocukların varlığıyla mirastan hacb olur. 5- ERKEK TORUN: Erkek çocuğun varlığıyla miras alamaz. Torunun erkek torununda, torunun varlığından dolayı mirastan pay alamaz. 6- ÖZ KARDEŞİN O_LU: Baba, dede, oğul, oğlun oğlu, hacb olunur. 7¬-BABA BİR KARDEŞİN OĞLU:Öz kardeş oğlu ve öz kardeş oğlunun hacb eden sebepler dolayısıyla mirastan pay alamaz. 8- ÖZ AMCA:Baba bir kardeşten ve baba bir kardeş oğlunun hacb sebeplerinde dolayı mirastan pay alamaz. 9¬-BABA BİR AMCA:Öz amcayı hacb eden sebepler dolayısıyla ve öz amcanın varlığıyla hacb olunur. 10- ÖZ AMCA OĞLU: Baba bir amcayı hacb eden sebepler yanı sıra baba bir amcadan dolayı hacb olur. 11- BABA BİR AMCA OĞLU: ÖZ amca oğlu ve onu hacb eden sebeplerle mirastan pay alamaz. Kadınlardan mirastan tamamen men edilen (hacb olunan) kimseler ise aşağıdaki gibidir. 1- NİNE: İster anne anne olsun isterse baba anne olsun annenin varlığıyla hacb olunurlar. 2- OĞLUN KIZI: Oğul ve iki kız çocuğu ve yukarısı var ise mirastan pay alamaz. 3- ÖZ KIZ KARDEŞ: Babayla ve ölenin erkek furuatı var ise pay alamaz. 4- BABA BİR KIZ KARDEŞ: Öz kız kardeş ve onu hacb eden sebeplerle hacb olunur. 5- ANNE BİR KIZ KARDEŞ: Ölenin asıl ve fer'leri dolayısıyla hacb olunur. |
| |
| | #5 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| DEDENİN, KARDEŞLERLE MİRASI Dede,ölenin kardeşleriyle beraber- mirastan pay alma hususu Kur' anda veya sünnette bir nas ile sabit olmadığından sahabe döneminde dahil tartışma konusu olagelmiştir. Bu hususta mezhepler başlıca iki görüş beyan etmişlerdir.Birinci görüşe göre: kardeş öz olsun, baba bir veya anne bir olsun, erkek veya kız kardeşler olsun, dedenin varlığıyla" hacb olunurlar. Çünkü dede, babanın yokluğunda babanın makamına gelir ve baba varken de yukarıda zikri geçen kardeşler mirastan pay alamaz. Sahabeden Ebu Bekir (r. a) ,İbnu Abbas (r. a) ve İbnu Ömer (r.a)'in desteklediği bu görüş Ebu Hanife'ninde katıldığı görüştür. İkinci görüşe göre ise; kardeşleri mirastan menedemez. Çünkü dede de ölüye baba vasıtasıyla,kardeşle de ölüye baba vasıtasıyla ulaşırlar.Dolayısıyla dedenin de kardeşlerinde ölüye yakınlık dereceleri eşittir.Aynı zamanda kardeşlerin,dedelerden mala olan ihtiyacı alken daha fazla olacağından akli bir yaklaşımla kardeşleri öne almak daha mantıklı olmaktadır. Bu görüş Ahmet b. Hanbel, Şafii ve Malikilere ait olup Hanefilerden de Ebu Yusuf ,Muhammed'de bu görüştendir.Hz.Ali,İbnu Mes' ud, Zeyd b.Sabit'te bu görüş üzeredir. RED VE AVL Ölen kişinin bıraktığı miras ile, mirasçıların hisseleri toplamı arasında fazla olması veya eksik kalması gibi bir uyumsuzluk ortaya çıkarsa bu durum ya "red" de veya "avl"le girer. RED: Mirastan pay alacak hisselerin mirasın tamamını kapsamaması halidir. Mesela ölen kişinin arkasından bir koca ve iki kız çocuğu bırakması gibi. Çünkü koca ¼ ve çocuklarda 2/3 pay alırlar. Paydaları eşitlediğimizde 1/4 + 2/3 = 3+8/12 = 11/12 eder ki 1/12 fazlalık kalır. İşte bu fazlalık "red" din konusu olup, buradaki örneğe göre kızlara ait oranda dağıtılır. Avl, ise mirasçıların hisseleri toplamının mirasın tamamını aşma halidir. Mesela ölen kişi geride bir baba,bir anne, bir kız ve bir tanede oğlun kızını bıraksa baba 1/6, anne 1/6, kız 1/2 ve oğlun kızı da iki kız çocuğa mirastan 2/3 oranında pay alacağından 2/3 iki kızın alacağı olur. Paydaları eşitlendiğinde: 1/6 + 1/6 + 2/3=1+1+4/6 = 6/6 1 1 2 çıkar ki hisselerle miras denk düşer ve bu meselelerde avl olmaz. Ölen kişi bir koca, bir öz bacı ve bir anne bir bacı bırakırsa koca 1/2, bacı 1/2 ve anne bir bacıda 1/6 pay alması gerekir.paydalar eşitlediğimizde: 1/2 + 1/2 +1/6 = 3+3+1/6 = 7/6 (3) (3) (1) olur ki miras bu paylara yetmemektedir.İşte bu mesele avl'dir ve mirasçılar fazlalık oranında mirastan payı az alırlar.[/color] |
| |
| | #6 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| ZEVİ'L ERHAM'IN MİRASI Istilahı olarak zevi'l ehram "ki tap ve sünnette belli bir pay verilmemiş ve Asabe sınıfına da girmeyen kimseler şeklinde tanımlayabilir.Bu sınıf kimselerin mirastan pay almaları ihtilaflıdır. Bu ihtilafı ise şöyle açabiliriz. 1- Zevi'l Ehram'ın mirastan pay almamaları ve malın mirasçılar yok ise beyt’ül mala intikali ve tüm mü'minlerin istifadesine sunulması. şeklindeki görüş ki, bu görüş Şafii'ler ve Malikilere aittir. 2- bu görüşe göre de zevi'l Erham mirası alırlar.Ahmed b.Hanbel ve Ebu Hanife'de bu görüştedir. Bu i ki görüş arasında tercihe şayan görüşü ikinci görüş olarak belirttikten sonra mirasın Zevi'l Ehram arasındaki taksim şekliyle ilgili görüşleri belirtmeye çalışalım. 1- Zevi'l Erham'ın hepsinin denk olduğu hususunda görüş beyan ederler. Yani kız,erkek, uzak-yakın şeklinde ayrım yapılmaksızın herkese aynı şekilde payalır. Kızın kız, bacının kızı, hala, teyze, anne bir kardeşin oğlu Zevi'l Erham'dan sayılır ve eşit pay alırlar. 2- Bu görüşe göre de Zevi' lErham ölüye hangi kanal ile yaklaşıyorsa sanki o mirastan pay alıyor gibi dağılım yapılır. Mesela ölen kişi geride kızın kızı,öz bacı oğlu, baba bir kardeş kızı bırakırsa, sanki kız, ö zbacı ve baba bir kardeş bırakmış gibi işlem görür ve o mirası alırlar. Bu örneğe göre Kız ½ Öz bacı 1/2 (Asabe olarak alır) Baba bir kardeş (öz bacı onu hacb etmiştir.) 3- Bu görüşe göre yakınlığın derecesi ve kuvveti esas alınarak taksim yapılır. Bu görüşte, Zevi' 1 Ehram, Asabe şeklinde değerlendirilir ve o taksime göre pay alırlar. |
| |
| | #7 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| HÜNSANIN MİRASI İstilahta hünsa;erkeklik ve dişilik uzununun ikisini birden bulunduran veya ikisinin de olmadığı kimseye denir. Hünsa ile ilgili birçok hüküm (avret yeri, nikah vb.) farklı bir kategoride değerlendirildiği gibi, miras hukukunda farklı değerlendirilmiştir.Şimdi ulemanın hünsa ile ilgili hükümlerinin beyan etmeye çalışalım. 1- Hanefiler,hünsanın,erkek veya kadın kabul edilerek alacağı miras hangi şekilde az olursa hünsanın o payı alacağı görüşündedirler. 2- Şafilerde, hünsanın hangi şekilde payı az ise o verilir ve kalan kısım hali tamamen ortaya çıkıncaya kadar bekletilir. 3- Maliki mezhebinde ise miras ne az ne çok pay üzerinden değil de orta dereceli olarak değerlendirilir. |
| |
| | #8 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| ANNE.KARNINDAKİ BEBEĞİN MİRASI Anne karnındaki bebeğin şu iki şartla mirastan pay alabilir. Bu şartlar: 1-Miras bırakan kişinin ölüm anında,çocuğun anne karnında varlığı kesin olmalıdır. 2- Anne karnından sağ olarak doğmuş olmalıdır. Anne karnındaki çocukla ilgili şu beş hal mümkündür: 1-Cenin (anne karnındaki çocuk)in erkek veya kız olma halinde mirastan pay hak edememe hali. Mesela,ölen bir kişi geride bir hanım, bir baba ve üvey babasından hamile bir anne bıraksa bu durumda hanım 1/4 baba kalının 2/3 hamile anne kalanın 1/3' ünü alır. Anne karnındaki bebek doğsa bile anne bir kardeş olduğundan ve her halükarda miras alamayacağından miras, mirasçılara dağıtılır. 2-Ceninin erkek veya kız olma durumlarının birinde mirasçı "olma halinde ise ceninin mirastan pay alacağı formül esas alınıp kalan miras mirasçılara dağıtılır.Bekletilen kısım ise doğum sonrasında ki duruma göre ya çocuğa verilir yada mirasçılara hakkettikleri oranda dağıtılır. 3- Her halükarda mirasçı olma halinde ise mirasın çok olma formülü baz alınıp bu kısım durdurulur. Geri kalan kısım mirasçılara dağıtılır. Doğum sonrasındaki duruma göre de taksim yapılır. Mesela bir kişi olsa, geride hamile hanım, baba ve anne bıraksa ceninin erkek olma durumunda hanım 1/8, baba 1/6, anne 1/6, erkek çocuk kalanın tamamını alır. Ceninin kız olma Halinde; Hanım 1/8, anne 1/6, kız 1/2, baba 1/6'yı kalanın Asabe olarak tamamını alır. Yukarıdaki örnekte çocuğun erkek olması göz önünde tutulup,kalan dağıtılır.Çocuk erkek doğarsa mirası beklemektedir.Kız doğarsa payını alır,kalan kısım mirası hakkeden kimseye rucu ettirilir. 4- Erkek veya kız halinin her ikisinde de miras değişmiyorsa mirasçılara hakları verilir. Kalan kısım bekletilir. Mesela bir kişi ölüp geride öz bacı, baba bir bacı başka birinden hamile anne bıraksa (üvey baba),anne karnındaki çocuk doğarsa ya anne bir bacı veya anne bir _ardeş olur ki her iki durumda da miras aynı olur. Öz bacı 1/2, baba bir bacı 1/6, hamile anne 1/6, cenin 1/6 erkek veya kız pay değişmez. 5- Hiç varisin olmaması veya olsa da hacb edilme durumunda ise miras bekletilir. Doğum sonrası mirasçı yok ise mirasın tamamını alır. Mirasçı var ve hacb edilmiş ise yine mirası alır. Ancak ölü doğarsa hacb edilen mirasçılar o zaman hak sahibi olabilirler. |
| |
| | #9 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| KAYBOLMUŞ ŞAHSIN MİRASI Kendisinden haber alınamayıp,ölümü-dirimi olduğu bilinmeyen kimselerin hanımları evlenemez,mirası dağıtılmaz mallarından tasarrufta bulunulmaz.Bu kimselerin hakkında hakim ölü veya diri veya ölümüne hükmen karar verilinceye kadar yakındaki hükümler geçerlidir. Fukaha kaybolmuş kişinin hükmen ölü olduğunu kabullendikleri müddetler ihtilaflıdır.İhtilaf ise şöyledir. 1- Beldesindeki akranlarının ölümüne itikar edilir.Bu görüş Ebu Hanife'ye aittir. 2- İmam Malik ise bu müddet i 70'yıl olarak kabul etmektedir. 3- Şafiiler ise 90 yıl olarak görüş beyan etmekle birilikte,sahih olan görüşe göre kadının ölüme hükmetmesiyle hüküm sabit olur. 4- İmam Ahmed de eğer zannı galibe göre ölme ihtimali yükselse mesela,geminin batması kimsenin kurtulmaması haliki 4yıl beklenir.Haber alınmazsa ölümüne hükmedilir.Normal bir seyahat veya vb. sebeplerden dolayı haber alınmazsa bir görüşe göre 90 yıl diğer görüşe göre ise hakimin hükmüne bakılır. Yukarıdaki mezhepler karşılaştırıldığında ve günümüz koşulları da göz önünde bulundurulursa, hakimin hükmü beklide en sıhhatli görü olmaktadır. (vallahu A'lem) Böyle bir durumda kaybolan kişi ya diğer mirasçıları hacb eder veya onlara mirasta iştirak edebilir.Birinci durumda mirasın tamamı bekletilir.Mesela bir kişi ölüp geride öz kardeş,öz bacı ve kaybolmuş bir erkek çocuk bırakırsa miras bekletilir. Çünkü erkek çocuk mirasın tamamını alır ve diğerlerini hacb eder. Mirasa iştirak etmek durumunda ise, kaybolanın ve var olan mirasçıları haklarına bir halel gelmesizin miras dağıtılır ve şüpheli kısım kaybolan için bekletilir. Kaybolan kişinin,hakimin hükmen ölümüne karar vermesiyle hanımı ölümden dolayı iddet bekler ve akabinde evlenebilir. Mirası ise mirasçılar arasında dağıtılır. |
| |
| | #10 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 4,720
| bu konuyu eve gidince okuyacağım ve arşive alacağım çok güzel anlatılmış,günümüzde ne kadar islam a uygun miras paylaşımı uygulanıyor, bilemiyorum ama fıkıhta başlı başına bir konudur ve çok zordur. Çok güzel anlatılmış herkesin okuması gereken fıkhı bir konu Allah razı olsun.. |
| |
| Konu Araçları | |
| |