![]() |
| | #1 |
| Er Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2
| 2-3. “Ey inananlar! Yapmadığınız, (yapmayacağınız) şeyi niçin söylersiniz? Yapmadığınız şeyi yaptık demeniz, Allah katında büyük gazaba sebep olur.” “Ey iman edenler, yapmadığınız şeyleri niye söylüyorsunuz? Yani konuştuğunuz şeyler konusunda niye kendinizi unutuyorsunuz? Sözcülüğünü yaptığınız şeylerin eylemini, amelini niye gerçekleştirmi-yorsunuz? Bir şeyin sözcülüğünü yapıyorsanız, bir konuda iman iddiasında bulunuyorsanız onu eyleme geçirmeniz gerekmez mi? Sözlerinizle hayatınız aynı olmalı değil mi? İddialarınızla amelleriniz bütünlük teşkil etmeli değil mi? Ya da birilerinden yapmasını istediğiniz şeyi sizin de yapmanız gerekmez mi? İnsanlara bir şeyler söyler de kendinizi unutur musunuz? Veya kendinizin yapmadığı, yapmayacağı şeyleri niye başkalarına söylüyorsunuz?” Bu âyetin bir kaç boyutu vardır: 1- Ey mü’minler, amelin konusu olmayan, yapmanın konusu olmayan şeyleri niye konuşuyorsunuz? Yani amelin konusu olmayan, yarın amele dökülemeyecek konuları, sizi amele sevk etmeyecek, uygulama imkânı olmayan konuları niye konuşup duruyorsunuz? Ne gibi! A.B.D’yi konuşuyoruz, Çin’i, Maçin’i, Mançurya’yı, İnkaların Amerikan kültürüne etkilerini konuşuyoruz. Sumatra dosyasını konuşuyoruz. Başkalarının çocuklarının eğitim problemini konuşuyoruz. Yani bütün bunlar bizden amel istemiyor ki! Lüks şeyler bunlar! Yarın amele dökülemeyecek fantastik konuları niye konuşuyorsunuz? diyor Allah. 2- İkinci mânâsı da, yapmadığınız, yapmayacağınız şeyleri niye konuşup duruyorsunuz? Konuştuğunuz şeyler niye olduğu yerde kalıyor? Yani sizler hep söz Müslümanı mı olacaksınız? Hep söz planında mı Müslüman olacaksınız? Amel planında Müslüman olmayacak mısınız? Namaz kılmayacağınız yerde niye abdest alıyorsunuz? Abdest, bir daha abdest bir daha abdest! Yeter ya, bir de namaz kılmayı öğrensenize! Halbuki Allah, konuşma yerine iş yapmayı sever. Allah, konuşma yerine iş yapmayı sever. Laf ebeliği, laf üretmek yerine lafı eyleme geçirmeyi ve saf saf savaş toplumu olarak Allah yolunda savaşanları sever. Bu işin edebiyatını yapanları değil, amelini gerçekleştirenleri sever. “Yapmak lazım, kurmak lazım, kırmak lazım, vermek lazım,” gibi laf ebeliğiyle meşgul olanları değil. (Besairul Kur'an) |
| |
| | #2 |
| Er Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2
| Bu ayetlerin Nuzulü ile ilgili çeşitli rivayetler vardır; "Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?" buyruğu ile ilgili olarak Dârimî Ebu Muhammed, Müsned'inde şu rivayeti kaydetmekte*dir: Bize Muhammed b. Kesir, el-Evzai'den haber verdi. O Yahya b. Ebi Ke-sir'den, o Ebu Seleme'den, o Abdullah b. Selam'dan dedi ki: Biz Rasûlullah (sav)'ın ashabından bir grub kendi aramızda konuşarak dedik ki: Yüce Al*lah'ın hangi ameli daha çok sevdiğini bilseydik elbette ki onu işlerdik. Bu*nun üzerine yüce Allah: "Göklerde ve yerde olan herşey Allah'ı teşbih ed*er. O Azîzdir. Hakimdir. Ey İman edenleri Yapmayacağınız şeyi niçin söylersiniz?" buyruklarını -(Abdullah) onu (sûreyi) bitirinceye kadar (oku*du)- indirdi. Abdullah dedi ki; Rasûlullah (sav) da onu (o sureyi) bize sonu*na kadar okudu. Ebu Seleme dedi ki: îbn Selam da onu (sûreyi sonuna ka*dar) bize okudu. Yahya dedi ki: Ebu Seleme de onu bize (sonuna kadar) oku*du. Yahya da onu bize okudu. el-Evzaî de onu bize okudu. Muhammed de onu bize okudu.[1] İbn Abbas dedi ki: Abdullah b. Revâha dedi ki; Bizler Allah'ın amellerden hangisini daha çok sevdiğini bilseydik, elbette onu işlerdik; fakat cihad emri inince ondan hoşlanmadılar, el-Kelbî dedi ki: Mü'minler Ey Allah'ın Rasûlii dediler. Şayet bizler Allah'ın hangi ameli daha çok sevdiğini bilseydik, biz de o isi yapmaya daha çok ko*şardık. Bunun üzerine: "Sizi çok acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi?" (es-Saf, 61/10) buyruğu nazil oidu. Bir süre böylece bek*lediler ve bu arada şöyle diyorlardı: Bu ticaretin ne olduğunu bilseydik, el-betteki onu mallarımızı, canlarımızı, eşimizi, dostumuzu feda ederek satın alır*dık. Yüce Allah bu ticareti onlara: "Allah'a veRasûlüne iman edersiniz, mallannızkt, canlarınızla Allah'ın yolunda cihad edersiniz" (es-Saf, 61/11) âye*ti ile gösterdi. Uhud günü sınandılar, fakat kaçtılar, İşte sözlerine bağlı kal*madıkları için onları ayıplamak üzere bu sûre nazil oklu. Muhammed b. Ka'b dedi ki: Yüce Allah Peygamberine Bedir şehidlerinuı sevabını haber verince, ashab: Şahid ol, Allah'ım dediler. Andolsun biz bir savaşta bulunacak olursak, şüphesiz o uğurda bütün gücümüzü harcayaca*ğız; fakat Uhud günü kaçtıklarından ötürü Allah bu davranışları sebebiyle on*ları ayıpladı. Katade ve ed-Oahhak dediler ki: Bu buyruk -hiç de böyle bir şey yapma*dıkları halde-: Biz cihad ettik ve çeşitli belâ ve sıkıntılara maruz kaldık, di*yen bir topluluk hakkında inmiştir. Suhayb dedi ki: Bedir günü müslümanlara eziyet vermiş, onlara oldukça sıkıntılar ve zorluklar tattırmış bir kişi vardı. Ben de onu öldürdüm. Bir baş*ka adam: Ey Allah'ın Peygamberi gerçekten ben filan kişiyi öldürdüm, de*di. Peygamber (sav) da bunun üzerine çok sevindi. Ömer b. el-Hattab ile Ab-du'r-Rahman b. Avf: Ey Suhayb, dediler niye filanı sen öldürdüğünü haber vermedin? Filan kişi yalan yere onu öldürdüğünü iddia etti. Bunun üzerine Suhayb ona durumu haber verince, Peygamber: "Böyle mi ey Ebu Yahya?" diye buyurdu. Suhayb: Allah'a yemin olsun ki evet ey Allah'ın Rasûlü, dedi. Bunun üzerine bu âyet-İ kerime, o şahsı yalan yere öldürdüğünü iddia eden kişi hakkında nazil oldu. İbn Zeyd dedi ki: Buyruk münafıklar hakkında inmiştir. Onlar Peygam*ber (sav) ve ashabına şöyle diyorlardı: Sizler savaşmak üzere çıkar ve sava*şacak olursanız, biz de sizinle birlikte çıkar ve sizinle birlikte savaşırız. Fa*kat müslümanlar savaşmak üzere Medine'nin dışına çıktıklarında onları bı*rakıp geri döndüler ve geri kaldılar. [2] [1] Dârimî, II, 263; Tirmizl, V, 412; Hakim. Müstedrek, II, 7HT 248 [2] İmam Kurtubi, el-Camiu li-Ahkami’l-Kur’an, Buruç Yayınları: 17/296-297. |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 90
Mesajlar: 2,224
| konu ne olursa olsun kesın konusmamak lazım.... bende bazen kesın konusabılıyorum malesef... neyse kardes paylasımın guzeldı [razi] |
| |
| Konu Araçları | |
| |