ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Akaid, Fıkıh, Tefsir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 12-06-2008, 15:23   #1
sultan
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Düğünlerimizde Eğlence

Düğünlerimizde Eğlence
Bir yandan akrabalık hukuku var, diğer yandan günah işlememe hakkımız var. Hiç şüphesiz, akrabalarımız bizim günah işlememe hakkımıza saygı duyacaklardır. Fakat onları düğünleri sebebiyle de tebrik etmemiz gerekiyor.

Bu ikisini bir arada yapmak, yaşamak ve başarmak zor olmasa gerek.
Her şeyden önce şunu ifade edelim ki, düğünlerde eğlence düzenlemek sünnette de vardır. Sünnetteki ölçülere uyulması halinde; meşru sınırlar içinde eğlenceye karşı koymamalıdır.

Eğlencede sünnet ölçüleri şunlardır:

1) Eğlence kadın-erkek karışık olmamalı; kadınlar kendi aralarında ve erkeklere kapalı alanlarda, erkekler de kendi aralarında helâl sınırlar içinde –içkisiz, kavgasız, kargaşasız- olmak şartıyla eğlenebilirler.

Nitekim Resulullah Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselâm: “Gayr-i meşrû birleşme ile meşrû evliliği birbirinden ayıran şey, def çalmak ve ilân etmektir.” buyurmuştur. 1

Rubey binti Muavviz radiyallahü anhâ anlatmıştır ki: Ben gelin olduğumun kuşluk vaktinde Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm evlenme törenime geldi.
O sırada küçük kızlarımız deflerini çalmakta ve Bedir günü şehit düşen atalarının kahramanlıklarını nağme ile dile getirmekte idiler. Nihayet içlerinden biri: “Aramızda bir Peygamber vardır.” dedi. Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm:

“Bu sözü bırak da, şu söylediklerini söylemeye devam et.” buyurdu.2

2) Eğlencelerde nefsi şımartan, şehevî duyguları tahrik eden, yetimâne hüzünler veren ve ulvî duyguları tahrip eden parçalar çalınmamalıdır.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, hiç şüphesiz evlenen çiftler tebrik edilmeli ve hayır duâ edilmelidir. Nitekim Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm Efendimiz evlenen kişiyi “Allah mübarek etsin. Tebrik ederim. Allah sizi mutlu kılsın ve sizi hayırla bir araya getirsin.” Diyerek tebrik ederdi.3

Öte yandan akrabalarımıza düğünlerimizdeki bu ölçüler hatırlatılır ve onlara düğünlerini meşru sınırlar içinde yapmaları hususunda yardımcı olunursa iyi olur. Böylece en azından gidemeyeceğimiz bir düğün kâbusunu önlemiş oluruz.

Fakat kimi yerlerde öyle yerleşmiş görenekler var ki, düğün denince kendiliğinden bu göreneklerden geçilmesi gerekiyor gibi bir emir ortaya çıkıyor. Sanki bir yüksek makam çıkmış emrediyor: Düğünleriniz salonda orkestralı olacak, kadınlı erkekli danslı oyunlu olacak, su gibi içki içilecek, havaya silâhlar sıkılacak… Vs. Bunlar yapılmasa düğün olmuyor. Ele güne karşı, ne deriz sonra? Öyle ya, el gün bu düğünü konuşacak ve aferin diyecek.

Şu görenekçiler, Allah ne diyor diye soruyorlar mı acaba?

Eğlenceye tamam, ama bu kadarı değil. İçinde haram unsur taşımayanına bir diyeceğimiz olmaz. Haram unsur varsa, dost ve akrabalarımızı öncelikle incitmeden uyarmamızda yarar var. Söz dinlenmiyorsa, küsmek yok. Ama düğünün içinden haram unsurları ayıklama gayretimizi sürdürürüz.

Ayıklayabildiğimiz kadar ayıklarız. Meselâ içki olmayacak, silâh olmayacak denebilir. Bir de kadınlarla erkeklerin salonları ayrılsa mesele kalmayacak. Fakat başaramadığımız yerde küsüp elimizi çekmemize de gerek yok. Demek yapabildiğimiz bu kadar. Daha sonra başka yapabileceklerimiz için kapıları kapamadan, akrabalık hukukumuz çerçevesinde, içinde bir miktar bidat da olsa, bidati yaşamamak kaydıyla, akrabalarımızın düğününe gideriz. Gideriz çünkü aksi takdirde, akrabalık ilişkilerinin kesilmesi gibi daha büyük yaraların açılmasına fırsat vermemek lâzım. Küsmeden, tavır koymadan, incitmeden, kırmadan yanlış bulduklarımızı, doğru bildiklerimizi söylemeye devam ederiz. Olabildiği kadar.

Allah düğünlerimizi, derneklerimizi haramlardan ve bidatlerden korusun. Âmin.


Dipnotlar:
1. Tirmizî, Nikâh, 6;İbn-i Mâce, Nikâh, 1896 2. Tirmizî, Nikâh, 1096 3. Tirmizî, Nikâh, 7

Süleyman Kösmene
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-06-2008, 15:24   #2
sultan
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Düğünlerimizde Eğlence

Sünnete uygun bir düğün nasıl olmalıdır?

Sünnete uygun bir düğünü, aslında tercihlerini sünnete göre yapmaya duyarlı halkın örfü belirlemelidir ve nitekim belirlemiştir. Örf, halkın belirli sosyal davranışları ve toplumsal tercihleri kabul edip benimsemesi, yaygınlaştırması ve gelenekleştirmesidir. Bin yıldan beri Müslüman olan toplumumuzun tercih ve kabullerini sünnete göre yeniden kritize etmek ve sünnet şablonuna uyan toplu davranış biçimlerini yaşatmak aslında en mâkul olanıdır. Bilhassa düğünler toplum reflekslerinin en canlı örnekleridir. Halkın dinî ve inanç yapısını, yaşayış biçimini, tercihlerini, zevklerini, anlayışlarını ve hoş görülerini ilk bakışta düğünleri ele verir.

Sünnete uygun bir düğün diyerek dar bir şablon çizmek, aslında en başta sünnete uygun düşmez. Düğün şablonumuz her şeyden önce tüm haramlara kapalı, tüm mubah tercihlere açık olmalıdır. Nitekim söz konusu olan düğündür ve bunu halk yapar. Halk ise Müslümandır. Müslüman halkımız, gelenekleriyle taşları aslında yerli yerine koymuştur.

Öyleyse, Müslüman toplumun tercihi olan program alınır, sünnet açısından göze batan noktalar varsa düzeltilir; ama mubah davranış kalıpları daraltılmaz. Bulunduğumuz yörenin haram olmayan tercihlerini ve günah unsuru taşımayan geleneklerini yaşatmamızda sünnet açısından hiçbir sakınca yoktur.

Meselâ, zaten örf ve geleneklerimizde var olan; kızı Allah’ın emriyle, Peygamberin kavliyle istemek, kızın olurunu alan kız tarafının bu talebe uygun cevap vermesi, tarafların bu evliliğe yardımcı olmaları, köstek olucu davranışlardan uzak durmaları, kızın mehri konusunda erkek tarafının elinden geldiğince cömert olması, zorlukların anlayışlı yaklaşımlarla aşılması, tarafların birbirlerine karşı mütevazı olmaları ve sevgi ile yaklaşmaları, birbirlerinin hatâlarını örtmeleri, karşılıklı hazırlıkların yapılması, düğün gününün birlikte tesbit edilmesi, halkımızın adına yer yer “okuntu” da dediği ve imkânlar ve örf ölçüsünde küçük hediyeciklerle birlikte dâvetiyelerin dağıtılarak insanların düğüne çağrılmaları düğün öncesi sünnete uygun davranışlardır.
Düğün esnasında nelerin sünnet olduğunu hatırlayalım:

1- Düğün programının yeri, şekli, tarzı, muhtevası düğüne katılacak insanların meşrû çizgileri de dikkate alınarak karşılıklı rızâ ile tesbit edilir. Halkın gönlü hoş tutulmaya çalışılır. Haram bir şey istenmedikçe, halkın istek ve dileklerine cevap vermeye gayret edilir.

2- Düğünün amacı, evliliği halka duyurmaktan ibârettir. Nitekim Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm: “Evliliğin alâmeti nikâhın îlân edilmesidir.” buyurmuştur.1

3- Düğünde yemek vermek sünnettir.

Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm, Abdurrahman bin Avf radiyallahü anh’ın üzerinde zâferân kokusu (düğünde sürülen koku) görünce sordu:

“Bu ne hal?”
Abdurrahman bin Avf radiyallahü anh: “Bir kadınla bir miktar altın mehir karşılığında evlendim” dedi.

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm:

“Allah mübârek eylesin. Fakat bir koyunla da olsa düğün ziyâfeti ver” buyurdu.2
Enes bin Mâlik radiyallahü anh anlatmıştır: Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm’ın bir düğününde annem yemek hazırlamış, göndermişti. Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm bana:

“Onu koy. Git filanı, filanı, filanı ve karşılaştığın herkesi çağır” buyurdu ve bir çok adamın ismini söyledi. Gittim, Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm’ın adlarını söylediği kimseleri ve rastladığım herkesi çağırdım. Üç yüz kadar kişi geldiler.

Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm:

“Onar onar halka yapsınlar ve herkes yesin.” buyurdu. İlk gurup doyuncaya kadar yedi, kalktı. Sonra diğer gurup doyuncaya kadar yedi, sonra diğer gurup yedi. Herkes yedikten sonra Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm:
“Yâ Enes! Sofrayı kaldır!” buyurdu.

Ben de sofrayı kaldırdım. Fakat yemeği ilk koyduğumda mı daha fazlaydı, yoksa kaldırdığımda mı fazlaydı; bilemedim.”3

Sabit el-Buhânî radiyallahü anh anlatmıştır: Hz. Enes’e: “Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm Zeyneb radiyallahü anhânın düğün ziyafetini ne ile yaptı?” diye sordum. Hz. Enes radiyallahü anh:

“Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm sahabelerine doyup terk edinceye kadar ekmek ve et ziyâfeti verdi” dedi.4

4- Düğün ziyâfetinde fakîrler ihmal edilmez, muhakkak çağırılır. Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm: “Yemeğin en şerlisi fakîrlerin çağırılmayıp, zenginlerin çağırıldığı düğün yemekleridir.” buyurmuştur.5

5- Düğünde harama girmeksizin meşrû çerçevede eğlenmeye imkân verilir. Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm: “Gayr-i meşrû birleşme ile meşrû evliliği birbirinden ayıran şey, def çalmak ve ilân etmektir” buyurmuştur.6

Rubey binti Muavviz radiyallahü anhâ anlatmıştır: Ben gelin olduğumun kuşluk vaktinde Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm evlenme törenime geldi.
O sırada küçük kızlarımız deflerini çalmakta ve Bedir günü şehit düşen atalarının kahramanlıklarını nağme ile dile getirmekte idiler. Nihayet içlerinden biri: “Aramızda yarını bilen bir Peygamber vardır” dedi. Bunun üzerine Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm:
“Bu sözü bırak da, bundan önce söylediklerini söylemeye devam et” buyurdu.7

6- Evlenen çiftler tebrik edilir ve hayır duâ edilir. Ebû Hüreyre radiyallahü anh bildirmiştir: Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm evlenen insanı tebrik edeceği vakit: “Allah mübârek etsin. Tebrik ederim. Allah sizi mutlu kılsın ve sizi hayırla bir araya getirsin” buyururdu.8

Yukarıda zikredilen temel ölçüler çerçevesinde, imkânlar ölçüsünde, Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, ulvî hüzünleri ve Rabbânî aşkları seslendirecek biçimde9 meselâ ilâhîler, kahramanlık türküleri veya geleneklerimizde olduğu şekliyle mevlitler okuyan bir grup varsa düğün programına alınabilir. Günün anlam ve önemini belirten ve eşler arası görev ve yükümlülükleri konu alan kısa konuşmalara yer verilebilir. Küçük parodilerle, skeçlerle, eğlendirici ve düşündürücü oyunlarla, ulvî zevkleri tahrik eden şiirlerle ve hoş vakit geçirmeye yönelik küçük çaplı yarışmalarla düğün programı zenginleştirilebilir.
Harama girmemeye, nefsi ve şehveti tahrik edecek biçimde kadın-erkek karışık şarkı, türkü, oyun ve sâir eğlencelere yer vermemeye, düğünün bütün safhalarında düğün gerekçesiyle de olsa israftan ve savurganlıktan kaçınmaya azamî özen gösterilmelidir.

Düğün sonunda evlenen çiftler tebrik edilmeli, hayırlı bir evlilik hayatı ve hayırlı nesiller dilemelidir.

DİPNOTLAR:

1- Nesâî, Nikâh, 72;
2- Nesâî, Nikâh, 74, 75; Müslim, Nikâh, 79, 80; Tirmizî, Nikâh, 10;
3- Mektûbât, s. 114; Nesâî, Nikâh, 84; Müslim, Nikâh 94; Buhârî,4/234;
4- Müslim, Nikâh, 91;
5- Müslim, Nikâh, 110;
6- Tirmizî, Nikâh, 6;İbn-i Mâce, Nikâh, 1896;
7- Tirmizî, Nikâh, 1096;
8- Tirmizî, Nikâh, 7;
9- İşârâtü’l-İ’câz, s. 72.
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-06-2008, 21:49   #3
muhtacım
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Düğünlerimizde Eğlence

çok güzel ve bilgilendirici bir konu ablacım.benim dayımında düğünü var çalgı vb hiçbirşey yok inşAllah Yasin-i Şerif okutucaznasipse
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-06-2008, 21:49   #4
salihanur
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Yanıt: Düğünlerimizde Eğlence

allah razı olsun gerçekten çok önemli bir konu...rabbim bizleri resulallahın izinden ayırmasın....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 11:52


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2009 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats