ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Akaid, Fıkıh, Tefsir


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 17-06-2008, 13:49   #1
Er
 
Katılım Tarihi: Jun 2008
Yaş: 22
Mesajlar: 10
Varsayılan Kıyamet günü nebilerin ve şehitlerin gıbta edeceği kimseler

KIYAMET GÜNÜ NEBİLERİN VE ŞEHİTLERİN GIBTA EDECEĞİ KİMSELER


Hz. Ömerin rivayetine göre, Resulullah (asm.) şöyle buyurmuştur:
"Mutlaka 'ın kullarından bazı insanlar vardır ki, onlar ne Peygamber, ne de şehitlerdir. Fakat kıyamet gününde, katındaki makamlarından dolayı nebiler ve şehitler onlara gıpta edecekler"

Sahabeler dediler:
"Ey 'ın Resulü bize haber ver, onlar kimlerdir"

Resulullah:
"Onlar öyle bir topluluk ki, aralarında bir akrabalık, alıp verecekleri mal- mülk olmaksızın için birbirlerini severler. Hem, vallahi şüphesiz onların yüzleri pırıl pırıl nurdur. Şüphesiz onlar nur üzerindedirler. (İşleri nurdur) insanlar korktuğu zaman onlar korkmazlar, halk mahzun olduğu zaman onlar mahzun olmazlar" (1) buyurdu ve şu ayeti okudu: "iyi bil ki, 'ın velilerine, sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir."

Bir başka rivayet de şöyledir:
"Mutlaka 'ın kullarından, nebilerin ve şehitlerin kendilerine gıpta edecekleri kullar vardır. Sahabeler tarafından denildi ki: Onlar kimlerdir ey 'ın Resulü, bize haber ver ki onları sevelim. Resulullah onların bu isteği üzerine, şöyle buyurdu: "Onlar öyle bir topluluktur ki, aralarında mal (ticari ilişki) ve akrabalık olmaksızın birbirlerini severler. Onların yüzleri nurdur. Nurdan minberler üzerindedirler. Halk korktuğu zaman korkmamayı sürdürürler. İnsanlar mahzun oldukları zaman onlar üzülmezler, dedi ve sonra "Dikkat edin! Mutlaka 'ın evliyası için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar."[/b] ayetini okudu. (2)



Resulullah (asm.) kendisinden sonra gelecek kardeşleri'ni bir başka hadis-i şerifte şöyle dile getirmişti. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre, bir gün Resulullah (asm.) kabristana geldi ve: "Ey müminler yurdunda yatanlar, selam üzerinize olsun. İnşaallah biz de size kavuşacağız buyurdu". Sonra hasretle iç geçirerek: "Kardeşlerimi öyle göreceğim geldi ki" diye ekledi. Yanında bulunan sahabeler: "Ey Allahın Resulü biz senin kardeşlerin değil miyiz?" dediler. Resulullah (asm.) "Sizler ashabımsınız, kardeşlerim henüz gelmiş değildir." buyurdu.

Yukarıda geçen hadislerde olduğu gibi burada da Resulullah, ashabdan bir kısmı ile Medine kabristanı yanından geçerken kendisinden sonra gelecek İhvanı'nı görme arzusunu ve onlara olan hasretini ifade etmektedir. Çünkü dünyada onları görmesi mümkün olmayacaktır. Onlar Resulullah buradan göçtükten sonra, şu veya bu zamanda, dilediğinde hayat sahnesine çıkacaklardır. Onlarla ancak ahirette görüşmek nasip olacaktır.

Sahabeler, onun hasretini bir nebze olsun söndürmek için, kendilerinin ona olan yakınlıklarını bildiklerinden, "Biz senin kardeşlerin değil miyiz?" diye sormuşlardır. Fakat Resulullah (asm.) onlara Ashab, diğerlerine ihvan(kardeş) ünvanı vermiştir. Resulullahın devrinde onu görenler, sohbet edenler sahabe veya ashab diye anıldığı ve ashab sözü onlar için çok kullanıldığı gibi ihvan, kardeş veya kardeşler sözü de sonra gelecekler arasında çok kullanılacak, belki de onlar hangi ırktan veya beldeden olursa olsun birbirlerine kardeş! diye hitap edeceklerdir. İslam ve imanla birbirlerini soy kardeşten daha çok sevecekler, mesleklerinin esası, kardeşlik olacak, birbirlerine en fedakar kardeş, en civanmert arkadaş olacaklardır. Yani sonradan geleceklerin en önemli özellikleri ve mesleklerinin en mühim esası, İslâm kardeşliği olduğu için, Resulullah (asm.) onlara kardeş, ihvan, kardeşler ünvanını vermiş, bu kimselerin sonlarının iyi olacağına, imanla kabre gireceklerine de bir işaret vardır.

Resulullah; kardeşlerim henüz gelmiş değillerdir; buyurunca, sahabeler daha dünyaya gelmeyen kimseleri Resulullahın hiç görmeden nasıl tanıyacağını, ahirette nasıl bileceğini düşünmeliler ki, şöyle sordular:
"Peki ya Resulullah! Sen ümmetinden henüz dünyaya gelmemiş olan bu kimseleri nasıl bileceksin?"

Resulullah bunun üzerine şöyle sordu:
"Bir kimsenin alnı ve ayakları ak nişanlı bir atı bulunsa, onu siyah ve boz atlar arasında iken tanıyabilir mi?"

Sahabeler:
Evet, dediler.

Resulullahın o ak bahtlı kimseleri, alnında akı, ayaklarında sekisi bulunan atlara benzetmesi gösteriyor ki, bu kimseler beş vakit namazlarını sürekli kılan, büyük günahları terk eden kimselerdir. Ayette belirtildiği gibi onların alınlarında imanlarının ve secdelerinin izi ve işareti olan bir nur ve beyazlık olacaktır.

Hadis-i şerifin devamında şu husus dile getirilir:

"İşte o kardeşlerimde abdestlerinden hasıl olan nur sebebi ile abdest uzuvları pırıl pırıl parlayarak mahşere gelirler. Ben ise onları Kevser havuzumun yanında beklerim. Dikkat edin, bir kısım kimseler de şaşkın develerin kovalandığı gibi kevser havuzumdan kovulur. 'Buraya gelin' diye onlara seslenirim. Denilir ki;onlar senden sonra hal ve durumlarını değiştirdiler; Ben de o zaman; helak oldular, helak oldular; derim."
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-06-2008, 21:35   #2
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 1,016
Varsayılan Yanıt: Kıyamet günü nebilerin ve şehitlerin gıbta edeceği kimseler

ne güzel buyurmuş Allah(c.c) Resulü.inşAllah Rabbim bizlerede nasip eder
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 05:47


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats