![]() |
| | |||||||
| Anket Sonuçlarını Göster: anlaşan anlaştıran insan mısınız? | |||
| anlaşan | | 9 | 69.23% |
|
anlaştıran (size güveniyorum başka seçenek olamaz | | 4 | 30.77% |
| Oylayan: 13. Bu ankete katılma yetkiniz yok | |||
| | LinkBack | Konu Araçları |
| | #1 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,169
| Sahabenin ileri gelenlerinden Kab bin Malik ile İbni ebi Hadred, Mescid-i Saadet’e namaza gelmişlerdi. Ancak Kab’ın ötekinde alacağı vardı. Hazır yan yana gelmişken Kaab, alacağı parasını istedi. Borçlu da henüz eksiğini tamamlayamadığından hemen veremeyeceğini ifade etti. Derken gürültü Resulüllah’ın hanesinden duyulacak kadar yükseldi. Evinin mescide bakan penceresinden perdeyi kaldırarak boynunu uzatıp iki tarafa da bakan Resulüllah, iki mümin arasında bir alacak verecek anlaşmazlığı olduğunu anladı. Müminler arasındaki anlaşmazlıklar müminlere mahsus şekilde mutlaka bir anlaşma anlaştırma ile sonuçlanmalıydı. Bu, kamil müminin vasfıydı. Bunun için de gücü yeten tarafın birazcık fedakârlığı gerekirdi. Bu yüzden Efendimiz, alacaklı olan Kab bin Malik’e, sağ elinin şehadet parmağını yukarıya doğru dikerek ortasından bölme işareti yaptıktan sonra, ‘Alacağının yarısını bağışla, sen bunu yapabilirsin, durumun böyle bir fedakârlığa müsaittir.’ tavsiyesinde bulundu. Kab, kamil müminin vasfını bildiğinden anlaşmaz mümin durumuna düşmek istemiyordu. Hemen cevap verdi: - Başım gözüm üstüne ya Resulallah. Alacağımın yarısını bağışlayarak anlaşan mümin olmayı tercih ediyorum! Bundan sonra da borçlu İbni ebi Hadred’e işaret eden Efendimiz; “Kalk git, sen de kalan borcunu getirip hemen öde. Senin de buna gücün yeter artık”, buyurdu. - Hemen ödüyorum ya Resulallah, bu kadarını zaten hazırlamıştım, anlaşmaz mümin durumuna düşmekten Allah’a sığınırım, dedi. Böylece gürültülü bir anlaşmazlık, anında sakin bir anlaşmayla sona erdi. Efendimiz buyurdu ki: - “Mümin anlaşan, anlaştıran insandır.” Arkasından da ekledi: - Anlaşmayan, anlaştırmak için gayret göstermeyen müminde hayır yoktur! Bunu böyle bilin! - Ne dersiniz, evde ve sokakta biz ne haldeyiz?. Anlaşan, anlaştıran mümin örneği mi veriyoruz? Yoksa aksiliklerin ve inatçılığın numunesini mi teşkil ediyoruz? Bir düşünsek, nefs muhasebesi yapsak mı? tamamı için:>>>> Ailem =>> http://ailem.zaman.com.tr/?bl=23&hn=5931 |
| |
| | #2 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,367
| Anlaşan olmaktan yanayım...Genede Mükemmel değilim Arada ksuurlarımız da yok değil |
| |
| | #3 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 18
Mesajlar: 801
| yazı çok güzelmiş.... |
| |
| | #4 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 17
Mesajlar: 1,521
| anlaşanımdır genelde |
| |
| | #5 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,169
| Alıntı:
| |
| |
| | #6 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 90
Mesajlar: 2,216
| bana bellı olmaz ıkısıde olabılırım |
| |
| | #7 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 194
| ben anlaşan insanım..paylaşımın için teşekkürler kardeşim [razi] |
| |
| | #8 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 1,169
| ne güzel cevaplar amin, cümlemizden razı olur inşallah |
| |
| | #9 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 4,984
| bende anlaştıran daha bir ağır basıyo 8) size güveniyorum demişsin ya kendi adıma güvenini boşa çıkarmiim |
| |
| | #10 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 1,981
| bende anlaşan bi insanım... 8) |
| |
| Konu Araçları | |
| |