![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 413
| “Her insanın amelini boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.” (İsra, 17/13) Bu ayet, insana idamlık birinin idama götürülürken cürümlerinin menşûru bir levhanın onun boynuna asılmasını çağrıştırıyor. Bu hususta şunlar söylenebilir: 1) Bu, insanın amelidir; hadis-i şeriflerdeki ifadelere göre iyi ise “hasenü’l-vech” çirkin ise, “kabîhu’l-vech” şeklinde insanın karşısına dikilecek olan onun iyi-kötü amelleridir. 2) Şayet Allah, bir kulunu rüsvay etmek isterse, yani onu yaptıklarından ötürü adaletinin gereği olarak cezalandırmak dilerse amel defterini onun boynuna asar ve ettiklerini fâş eder; yok af etmeyi murad buyurursa, onun kusurlarını saklar ve kimseye göstermez. 3) Bir başka tevcih olarak da şu söylenebilir: İnsanın boynuna bağlanan bu şey, ondan hiç ayrılmayan vicdanın derinliklerinde daima kendini hissettiren ve halk arasında sıkça kullanıldığı üzere, amele bağlı olarak “vicdan azabı” veya “vicdan rahatlığı” demektir. Hasılı, her insanın iradesi etrafında örgülenen bahtı, kaderi, cesedin canla irtibatı, gölgenin bedenle münasebeti ölçüsünde hep onun boynunda ve koynunda kendisini hissettirir de, ya bir sevinç olur onun içine akar ya da bir hafakan ve gönül daralması şeklinde bir lahza onun yakasını bırakmaz; kıyamet gününde bir hesap defteri gibi açılır ve onun önüne serilir.. serilir de ona “oku kitabını; hesaba çekilmene esas olarak bugün senin nefsin sana yeter” denir. Dünyada her gün kendini okuyan ve sorgulayan, o çetin günün hesabını daha önceden yapıp kapadığı için emniyetle yürür cennetlere ve rıdvana; açıkları olanlar da apışır kalırlar kalakaldıkları yerde. |
| |
| Konu Araçları | |
| |