![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 315
| Peygamber Efendimiz (sas) bir hadis–i şeriflerinde şöyle buyururlar: “İleride, ehl–i kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar ) ve diğer milletler, tıpkı aç kimsenin sofranın başına koştuğu gibi sizin üzerinize üşüşeceklerdir; üşüşüp ağzınızdaki lokmaları almak isteyeceklerdir.” Yani cüzdanınızı elinizden almak, kazandığınız şeylerin üzerine oturmak için, tıpkı bir sofraya üşüşür gibi başınıza üşüşeceklerdir. Bunun üzerine bir sahabi sorar: “O gün bizim azlığımızdan mı böyle olacak yâ Rasulallâh!?” Efendimiz (sas) “Hayır! Bilakis siz o gün fevkalade çok olacaksınız; ama Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı olan mehâbeti (hürmetle karışık korkuyu) çıkaracak; yani hasımlarınızın nazarında saygısız hale gelecek, güvende olamayacak ve ağırlığınızı hissettiremeyeceksiniz. Aynı zamanda Allah sizin kalbinize ‘vehen’ koyacak.” buyurur. Sahabi yine sorar: “Vehen nedir yâ Rasulallâh (sas)?” “Vehen, (gelip–geçici yanları itibariyle) dünya sevgisi, dünyayı birinci plânda ele alma ve ölümden ürkmektir.” (Ebu Davud, Melahim, 5; Müsned, 2/278) buyururlar. Evet bir toplum, dünyayı, nefislerine bakan yanlarıyla asıl gaye yaparlar, kalbleriyle ve ruhlarıyla ona yönelir; Allah’ın rızasını da bir tarafa bırakırlarsa, yani dünyaya ve onun içindekileri Allah’a tercih ederlerse “Lâ ilahe illallâh” dese de, onda kalbî ve rûhî doğruluğun var olduğu söylenemez. |
| |
| Konu Araçları | |
| |