![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Zeyd bin Hâlid el-Cühenî’den (Radiyallahu Anh): Resûlüllah (Aleyhisselatü Vesselam), Hudeybiye seferinde, geceleyin yağan yağmurdan sonra bize sabah namazı kıldırdı. Namazdan çıkınca cemaata dönüp: – Biliyor musunuz Rab Teâlâ, bu gece ne buyurdu? diye sordu. Ashâb-ı kirâm: – Allah ve Resûlü daha iyi bilir, dediler. Resûlüllah şu açıklamayı yaptı: – Allah Teâlâ buyurdu ki: Kullarımdan kimi bana iman ederek, kimi de inkâr ederek sabahladı. Her kim ‘Allah’ın fazl ve rahmeti ile yağmur yağdı’ dedi ise, işte o bana iman etmiştir. Her kim de, ‘Filan ve falan yıldızların doğup batması ile bize yağmur yağdı’ dedi ise, işte o kimse, bana iman etmemiş, yıldıza inanmıştır. (Buharî-Müslim) --- Bu hadiste; yağmur, fırtına, sel vs. gibi hâdiselerin, tesadüfen cereyan eden veya tabiat tarafından yaratılan doğal olaylar olmayıp Allah’ın takdiri ve iradesiyle meydana geldiği ifade edilmektedir |
| |
| Konu Araçları | |
| |