![]() |
| | #1 |
| Er Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 15
| hz peygamber kuran'ı kitap haline getirmemiş. inen ayetlerin bir kaçar tane kopyası yapılabilirmiş. çünkü 23 yılda inmişti. hz ebubekir halife olunca onun aklına bile gelmemiş. yaşananlara bakınca böyle görüntü çıkıyor. sonra kuran'ı ezbere bilenlerin çoğunun şehit olmalarıyla, hz ömer in uyarılarıyla toplanmış. dışarıdan görünen: herkes ezbere bilmeli. unutmamak için hep tekrar etmeli. Düzenleyen: peniel , 04-06-2008 - 00:18. Sebep: harf yazım hatası |
| |
| | #2 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jan 2008 Yaş: 18
Mesajlar: 210
| saol kardeş saol emeğine sağlık |
| |
| | #3 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 3,948
| Kuran-i kerim Peygamber efendimiz donemindede kitap haline getirilememistir bunun en onemli nedenide efedimizin olumune yakin bir zamana kadar vahyin hala devam etmesidir... Ubeyd. b. es-Sebbak'tan: Zeyd b. Sabit (r.a.) şöyle dedi: "Ebu Bekir Yemâme savaşından sonra beni çağırttı. Yanına vardığımda Ömer de oradaydı. Ebu Bekir Radıyallahu Anhu şöyle dedi: ‘Ömer Radıyallahu Anhu bana geldi ve ‘Yemame savaşında Kur'an-ı ezberleyenlerin pek çoğunun şehit düştüğünü diğer yerlerde de şehit düşen kurraların artmasıyla Kur'an'ın kaybolmasından korktuğunu ve Kur'an'ın toplanılmasını emretmemi uygun gördüğünü’ söyledi. Bunun üzerine ben de Ömer Radıyallahu Anhu'ya; Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in yapmadığı bir şeyi nasıl yaparsın? dedim. Ömer; ‘Allah Subhenehû ve Teala’ya yemin olsun ki bu hayırdır’ dedi. Ve nihayet bu işe aklım yatıncaya ve Allah Subhenehû ve Teala benim göğsümü bu işe açıncaya kadar Ömer bu görüşünde ısrar etti, birkaç defa tekrarladı ve ben de Ömer'in görüşüne iştirak ettim, uygun buldum’. Zeyd diyor ki; Ardından da Ebu Bekir bana; ‘Sen, genç, akıllı ve doğruluğundan şüphe edilmeyen bir adamsın. Sen Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem 'in vahiy kâtipliğini yaptın. Kur'an-ı incele ve onu topla diye emir verdi." Zeyd b. Sabit konuşmasına şöyle devam ediyor: "Allah Subhenehû ve Teala’ya yemin olsun ki şu dağlardan, bir dağı, taşımakla görevlendirilmek, bana Kur'an-ı toplamakla görevlendirilmekten daha ağır gelmezdi. Bu nedenle Ömer'e Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem'in yapmadığı bir işi yapmaya nasıl cesaret edebilirsin? diye sordum da bunun üzerine Ömer Radıyallahu Anhu; ‘Vallahi bu hayırdır’ dedi. Ömer ve Ebu Bekir Radıyallahu Anhuma'nın göğsünü açan, ferahlatan Allahu Teâla bu konuda benim göğsümü de ferahlatıncaya kadar Ebu Bekir Radıyallahu Anhu bana müracaat etmeye devam etti ve ben de onların görüşüne uydum. Ardından da Kur'an-ı yazılı bulunduğu hurma dallarından, beyaz ince taşlardan, bez parçaları ve hafızların ezberlerinden takip ettim. Tevbe sûresinin son ayetlerinden olan; "And olsun ki size kendinizden bir resul gelmiştir. Sıkıntıya düşmeniz kendisine ağır gelir."[5] ayetinden Tevbe süresinin sonuna kadar olan ayet, Ensar'dan Ebu Huzeyme'nin yanında buluncaya kadar bu işe devam ettim. Bu ayeti ondan başkasında bulamadım. Derlediğim bu kitap; Ebu Bekir'in yanında ondan sonra Ömer'in yanında ondan sonra Ömer'in kızı Hafsa Radıyallahu Anha'nın yanında kaldı."[6] 5-Tevbe: 128 6- Buhari sahih; 6-255; 9,92,93 |
| |
| Konu Araçları | |
| |