![]() |
| | #1 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| Bismillahirrahmenirrahim Arkadaşlar Rabbim İzin verirse bugünden itibaren Şeyhulislam İbn-i Teymiyye'nin yetiştirdiği büyük alimlerden İbnul Kayyım El-Cevziyye'nin yolculuk yaptığı esnada deve üzerinde yazdığı rivayet edilen "ZADUL ME'AD" adlı eseriNİ burada yayınlamaya çalışıcaz.Rabbim Hayırlara vesile Eyler inş. KONUNUN BÖLÜNMEMESİ İÇİN-YORUM YAPILMAZSAUYARI VE DESTEK MSJ.LARINIZI PM OLARAK BİLDİRİRİSENİZ SEVİNİRİM Selam ve Dua İle... Başarı Allah'tandır... Düzenleyen: SeYYaF , 13-06-2008 - 20:04. |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| Tashih POLEN YAYINLARI Sayfa Düzeni OSMAN ARPAÇUKURU Kapak Tasarım POLEN AJANS Baskı KİLİM MATBAASI POLEN YAYINLARI Soğanağa Camii Sok. Büyük Tulumba Çıkmazı No: 5/9 Beyazıt / İSTANBUL Telefon: 0 212 516 42 44 www.polenkitap.com www.karincakitap.net İBN KAYYİM EL-CEVZİYYE ZÂDU'L-MEÂD |
| |
| | #5 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| V Allah Resûlünde sizin için güzel bir örnek vardır.(el-Ahzâb 33/21) O gün zâlim, (çaresizlik içinde) ellerini ısıracak ve: "Keşke ben de peygamberle aynı yolu tutsaydım!" diyecektir.(el-Furkân 25/27) Bismillâhirrahmânirrahîm Hamd Allah'a özgüdür. Allah kimi doğru yola ulaştırırsa, o doğru yoldadır. Kimi de doğru yoldan saptırırsa, artık ona doğru yolu gösterecek hiç kimse bulamazsın. Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resûlü olduğuna tanıklık ederim. Allah'ın selamı ve rahmeti onun, ehlinin ve sahabesinin üzerine olsun! Şüphesiz insanlar, ibâdet etmek, dünya ve âhiret işlerini ıslah etmek için indirilen Allah'ın diniyle amel etmekle sorumludur. Bunun için de vahyin ilk inişinden tamamlandığı güne kadar Hz. Peygamber'in rehberliğini ve bu dini açıklama şekli olan pratik yöntemini bilmeleri gerekir. Bu konuya ilişkin, gördüğüm en güzel kitap, hicrî sekizinci asır imamlarından dinin koruyucusu, derin ilim sahibi, konuları tahkik eden ve fikri hür olan İbn Kayyim el-Cevziyye'in (751/1350) Zâdü'l-Me'âd fî Hedyi Hayri'l-'İbâd isimli eseridir. Ancak konular detaylı olarak ele alındığından ve iki büyük bölümden meydana geldiği için bu kitabı sıkılmadan okuyan çok az kimse vardır. Kağıdının ve baskısının kalitesizliği, daha faydalı olmasını engellemiştir. Bu durum, çok önemli olduğu için bunu insanlara kolaylaştırmak ve her kesime yakınlaştırmak istedim ve böylece onu özetleyip ihtiyaç duyulan yerlerde de not düştüm. Bu özet ve notları birlikte, hacmini görenin bir defada okumayı arzu edeceği küçük bir kitap yaptım. Hacminin küçüklüğüne baskısının güzelliği, kağıdının kaliteliliği ve fiyatının ucuzluğu da eklenince, şüphesiz, bu kitaba rağbet ve ilgi çoğaldı. Gaye, dinin öğrenilmesi ve onunla amel edilmesini kolaylaştırarak ona yardımcı olmaktır. 1. Hz. Peygamber'in Rehberliği ve Alimlerin Bilinci Sayesinde Dinin Kolaylaştırılması Şüphesiz ilk zamanlarda dini öğrenmek kolay ve basitti. Alimler Hz. Peygamber'in tutum ve davranışlarını naklediyorlar, önce kendi nefislerinde tatbik ediyorlar sonra da ümmete sunup kendilerinin uyguladığı gibi onlardan da gereğince amel etmelerini istiyorlardı. Ümmet de aynısını tatbik eder ve bu yolda hiçbir şey onlara engel olmazdı. Amel etmek ümmete iki yönden kolay gelirdi. Birincisi, dinin meselelerinin mânası açık, anlaşılması kolay, faydası aşikar ve açık çelişkilerinin olmamasıdır. İkincisi ise, âlimler dinî hükümlerle amel eder, ümmet de onlara alışırdı. Çünkü âlimler, Allah Resûlü'nün vekilleri/halefleri ve onun vârisleridirler. Ümmet için âlimlerde uyulacak güzel modeller vardır. 2. Fıkıh Kitaplarının ve Alimlerin Yetersizliği Sebebiyle Dinin Zorlaştırılması Alimlerin, Hz. Peygamber'in uygulamalı eğitimdeki tutum ve davranışlarını terk edip fıkıh kitaplarındaki tartışma ve görüşlere sarılarak pek çok mezhep ve gruplara ayrıldıkları günden beri dini öğrenmek zorlaştı. Her grup bir mezhebe körü körüne bağlandı. Çokça kitap telif edip onlara şerhler, şerhlere hâşiyeler ve hâşiyelere de takrîrler yazdılar. Sonra da kendilerini mutlak müctehid, mezhepte müctehid, mezhepte müftü, mezhepte tercih yapabilen (müreccih) ve mukallid gibi pek çok tabakalara ayırdılar. İnsanları, dini bu kitaplardan öğrenmeye ve bu kitaplara koydukları kayıtlar, şartlar, işaretler/remizler ve sayılamayacak benzeri hususlarla amel etmeye zorladılar. İnsanlar bunların karşısında hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğunu seçemeyecek kadar şaşırıp kaldılar!! 3. Hz. Peygamber'in Rehberliği İle Fıkıh Kitapları Arasında Bir Karşılaştırma Allah Resûlü'nün rehberliği ile ihtilaflı bir çok konuya tahsis edilen bu kitapları karşılaştırdığında, aralarındaki açık farkı ve delili görürsün. Örneğin abdest, gusül ve teyemmüm konularını sadece Hz. Peygamber'in uygulamasına bakmakla öğrenebilirsin. Biz, Ezher'de bu konuları üç buçuk aydan fazla bir zamanda gördük. Fakat, dinin kolaylığını ve hakikatini ancak Hz. Peygamber'in rehberliğini öğrendikten sonra anladık. Bazılarımız Ezher'de on iki veya on beş yıl kalarak bir mezhebin kitaplarını öğrenip, diğer mezhep kitapları ile tefsir ve hadis kitapları bir yana, bu öğrenmeye çalıştığı mezhebin kitaplarını bile iyice tanımadan yüksek okul diploması alır. Hatta ihtilaflı meselelerde tercih yapamayacak derecede şaşkınlık ve tedirginlik içinde bocalamaya devam eder! Nasıl olur da sıradan insanlar, âlimlerin tutarsızlıklarını gördüğü ve amel etmek için kendilerine güzel örnek olabilecek kimseleri bulamadıkları halde, kitaplardaki bunca bilgi ile amel etmekten sorumlu tutulabilirler?! Dinin kaynakları, hacmi büyük, sayısı çok, görüşleri farklı ve meseleleri çetrefilli kitaplardır. Bu kitaplardaki yükümlülükler, şartların, rükünlerin, giriş ve sıhhat şartları arasındaki farkların, farzların, vaciplerin, kısımların, şekillerin, mendupların, müstehapların, iptal edenlerin ve mekruhların (tenzihen ve tahrimen mekruhların) sayısınca çok olur. Bunların dışında, talâk lafızları (kinaye ve açık); kafayı karıştıran hükümler; yolculukta namazı kısaltabilmek için mesafenin ölçüsü; su bulunmadığı zaman abdest veya gusül yapabilmek için yardımın sınırı ile yakınlığın ölçüsüne ilişkin hükümler ile bunlardan da öte, "şöyle şöyle farz edersek" şeklindeki varsayımlar gibi düşüncelerin farklılaştığı, vakit kaybettiren ve meydana gelmiş bir şey hakkında ilim ifade etmeyen pek çok husus bu kitaplarda mevcuttur. Üstelik Allah Teâlâ, böyle hükümleri indirmediği ve hiç kimseyi bunlara uymakla sorumlu tutmadığı halde, meşhur fıkıh kitaplarında yer alan bütün bu ve benzeri hükümler, avamın öğrenmeye ve onunla amel etmeye güç yetirebileceği şeyler değildir. 4. Kur'an ve Hz. Peygamber Kur'an'ı indiren Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Rabbinizden size indirilene uyun. O'nu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!"[1] "Siz, hiç ummadığınız bir sırada, başınıza ansızın inecek olan azap gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi (kıyamet günü): 'Allah'a karşı işlediğim kusurlardan dolayı vay halime! Ben gerçekten de (gerçeği) alay konusu yapanlar arasındaydım.' Ya da: 'Allah beni doğru yola iletseydi, O'na karşı gelmekten sakınanlardan olurdum!'. Yahut azabı gördüğünde: 'Keşke bir kez daha (dünyaya dönme imkanım) olsaydı da iyilik yapanlardan olsaydım!' demesin! (O zaman Allah, onlara: 'Hayır, (böyle bir şey olamaz); çünkü âyetlerim sana gelmişti. Sen ise onları yalanlamış, büyüklük taslayarak inkarcılardan olmuştun."[2] [1] el-A'râf 7/3. [2] ez-Zümer 39/55-59. |
| |
| | #6 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| "O halde sen, sözü dinleyip de onun en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ulaştırdıkları ve gerçekten de akıl sahibi olan kimselerdir."[1] "Allah sözün en güzelini; âyetleri (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan tüyleri ürperir. Sonunda tenleri ve gönülleri Allah'ı hatırlamaları nedeniyle yumuşar. İşte bu, Allah'ın, kendisiyle dilediğini doğru yola ulaştırdığı, doğru yol rehberidir. Allah kimi doğru yoldan saptıracak olursa, (şunu çok iyi bilsin ki), onu doğru yola ulaştıracak başka hiç kimse yoktur." 15.Sayfa [2] "Andolsun ki, Biz, düşünülüp öğüt alınması için Kur'an'ı çok kolaylaştırdık. Var mı/yok mu öğüt alan?"[3] "Biz, öğüt almaları için onu (Kur'an'ı) senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık."[4] "Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaları için pürüzsüz Arapça bir Kur'an olarak indirdik."[5] İnsanlar, Hz. Peygamber'in rehberliğine uymakla sorumlu tutulmuşlardır; zira Allah'ın indirdiklerini açıklamakla görevli olan odur. Bu hususa ilişkin olarak Allah Teâlâ birçok âyetinde şöyle buyurmaktadır: "Biz, insanlara, kendilerine indirileni açık*laman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana Zikri (Kur'an'ı) indirdik."[6] "Biz sana, kitabı, sadece, görüş ayrılığına düştükleri konuları onlara açıklaman, iman eden bir topluma doğru yolu göstermen ve rahmet olman için indirdik."[7] "Biz, (kıyamet) günü, her topluma/topluluğa, kendi içlerinden kendilerine karşı tanıklık yapması için bir tanık getireceğiz. Seni de (vahyimi bildirdiğin) bu kimselere tanık olarak getireceğiz. Biz, sana bu kitabı, her şeyi açıklaması, kendilerini Allah'a teslim edenler için bir yol gösterici, bir rahmet ve bir müjde olması için indirdik."[8] "(Bu Kur'an'a gelince), o, (asla insan tarafından) uydurulmuş olan bir söz değildir; fakat o, kendinden önceki (ilahî kitapları) onaylayan, her şeyi açıklayan, inananlar için bir yol gösterici ve bir rahmettir."[9] "Elif, Lâm, Ra. Bu, Bizim, insanları Rablerinin izniyle, karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna ulaştırman için sana indirdiğimiz bir kitaptır."[10] "O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna (Muhammed'e) apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir."[11] "İnsanlar arasında, Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmetmen için, sana gerçeği ortaya koyan kitabı indirdik."[12] "De ki: 'Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu (Kur'an âyetleri), inanacak olanlar için, (kalplerinize) Rabbinizden basiretlerdir, bir yol göstericidir ve bir rahmettir."[13] "Bu (Kur'an), insanların kalp gözlerini açan (bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir yol gösterici ve bir rahmettir."[14] [1] ez-Zümer 39/17-18. [2] ez-Zümer 39/23. [3] el-Kamer 54/17. [Aynı âyet 22, 32 ve 40. âyetlerde de tekrarlanmıştır. Z. D]. [4] ed-Duhân 44/58. [5] ez-Zümer 39/28. [6] en-Nahl 16/44. [7] en-Nahl 16/64. [8] en-Nahl 16/89. [9] Yûsuf 12/111. [10] İbrahim 14/1. [11] el-Hadîd 57/9. [12] en-Nisa 4/105. [13] el-A'râf 7/203. [14] el-Câsiye 45/20. |
| |
| | #7 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 921
| "Andolsun ki, Allah'ın Resûlü'nde sizin için, güzel bir örnek vardır."[1] "O gün zâlim, (çaresizlik içinde) ellerini ısıracak ve: 'Keşke ben de peygamber ile aynı yolu tutsa |