![]() |
| | #1 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,456
| ![]() KIYAMA KALK EY AŞK-I SÜCUD! Kan damladı gökkubbenin şakağından yazgıma..bozuldu düşüm………. bir nefes lazım şimdi bana ölmek için… Eyy ardından koşarken ardıma kalan yar! Hesap dürüldü aşkla, sicilime al düştü.. söyle istanbul’una, değmeyin artık bana…Ölesi aşikar, sereserpeyim işte, alnımın karasını yalayan zefzefelerin çıkmaz sokak kuytuluğunda..sırtımda yalın bir aşk ,kulluk namına..örtün mahrem sızılarımı örtün , utanıyorum arzdan..! ‘’VENNECMİ ! ‘’……zelilim el aman ! didik ettiler taa içimi, en ürkek yanıma sözlerini dikerek! Ellerim vardı yanımda bir tek, yüzüme kapanası ellerim.. ‘’AŞK ! ’’ dediler…sus’tular… meylettim diz üstü… berzahındayım… gayrı ölümsüyorum içimi,, gülümseyerek…cehennemden sıçramış bu harlanış ki, ölüp ölüp dirilmeler vaktinin vakad’ıyım! bağdaş kurdum işte mizanın kıyısına, alacaklıyım verdiğim kadar.. ellerim.. düşün yakasından yarin..dilim sus, günah kadar! Hadi.. ör saçlarını nil kıyımına züleyha,yum sözlerini aleme ki bilmesinler , leyl çökmüş kirpiğinde bir ‘’yusuf lekesi’’ var !!! doğruluyorum yar’e kıyamdan… BİSMİLLAH.., bu aşk SANA aşikar! Vaktidir.. LA Azrail, nazar etme ömre ! ve sen ey aşk, kalem hakkı için söyle! Kuyudan bozma yürek aralarında zamana uğramayası mısın sen!Hep ölüme özentili ölümsüz bir yanılgı mı kalmaya ahdettin..? dünlerinden yitik orta asya’nın bağrına yamanan , kurutulmuş kan bezeli bir yara mı kalacaktın, ümmete kanayısı… ömrün bir ‘’sus’’ boyunda mıydı ki ölçüsü alındı.. kelepçeli özgürlükmüş yalnızlık, eyvALLAH,,, kursağıma dolandı… peki neden yüzün bende hala.. sahi.. senin gitmelerin hep ardına mıydı..? ahh şeh-i yar! derinlikli besmeleler salıyorum, ciğerlerini gelgitleyen mavinin arsızlığına.. heyhat İstanbul!.. az durulsana… zelilim… arasatta yalan sayılmaz sandım.. yetişemedi bir Arafat duası ardıma ki, başım önde taddım kızıl elmadan.. heyyy! beni hüzne yalnız ayartan iblis! Şimdi çiğne en pak amelimi dişlerinin arasında ! İsrafil üflüyorken sur’uru şah damarıma, gel ya Azrail, hükmü vurmadan akla! Tırnağımdan başla içimi sökmeye eyy Meryem, heybende ki hurmayla damağımı ısla… yum beni yusuf’un gözlerinde, sandık lekesi vurmadan yazgıma… çenemi bağla yar! Ki lanetlenmesin aşk! Salın beni kuyuma, kefenimin iliğini arkadan vurarak! ‘’gelmeyi istememişti hiç.. böylesi gidişi istemediği kadar…..’’ şimdi hangi ölüm tekil çekilmeyi vaat ediyor bana, yırtınarak! ki aşk değil midir , iki kişilik cinayetlere tek tabut kaldırmayı maharet saymak! değil midir ki aklı çarık yapıp, yürek tokmaklarına dervişane vurulan mühürlerle delilik dergahından cazet almak... firdevs-i a'la'sındayım aşkın .. son durak......... önüme durma anneee..! heveslendim bir kere , ölesim var.........eteğine düşen kor vurmadan ciğerine, hadii dikil şehr-i yarin alın hizasına... iyi bakk!... bir ben miyim sanıyorsun intihar yolcusu yalınayak! koşşş yedi tepe arası sa'ylarda, sen oku selamı türkü yakarak.. ''o yar..nefs elinden şarap içmiş kaç vakit önce.. dilini vurdu yavruma soyu yücelsin diye.. kınalanmış gayrı, gönüş yok ki geriye... izzet-i dergah'ında kabul buyur Rabbisiiii... kızım.. kurban oldu.............. aşka..'' Züleyha Çay ![]() |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,795
| ~Belki Dönerim~ Zamanın insanı yorduğu cansız vakitlerdeyim. Düzeltmek istediklerimin hızına ulaşamamanın tahammülsüzlüğünde ve düzeltemediğim eğrilen süreçlerin ezberindeyim yine. Zamandan bana, benden geriye kalan, ulaşamadıklarımın yorgunluğu ve uykuya yabancı kaldığım bilinmez kaç katran gecede hesaplaşmanın derdinde bir deli yangın vurur yüreğime. Bir de kaçak düşlerin gölgesi vurunca çıkmaz gecelerin kavgalı yüzüne, yazmak kafi gelmez duyumsananları aktarmaya ve kelimeler öyle boş, öyle kifayetsiz kalır ki yaşananlar karşısında, nârdan âlâ cehennem bile kafi gelmez bu yangını anlatmaya. Ey! Buzulların korunağı, çöllerin gönüllü serabı med-cezir garipliğinde ki bi-karar yürek. Neden bir çok şeyin yitikliğini yaşadıktan sonra uyanırsın ki, daldığın derin uykudan? Bilmez misin ki? Kaybedilenler dönüşsüz bir hatra vurduğu zaman kendisini bir daha geri dönmez hareket ettiği noktaya. Yaşantımın derinleşen derin çukurlarına gömüldükçe cansız sevinçlerim; dünün yanılgısı, bugünün yadsızlığı ve yarının sabahsızlığı da yüreklendiriyor bu bitimsiz eziyeti. Ve yoğun, ve yorgun ve yılgın duygularımın fazlalık faili! Bugün kendimi sensizliğe terk edip, gidiyorum. Yarın veya bir sonra ki gün geri döner miyim? bilmem. Ama yinede bitirebilirsem içimdeki bu bitimsiz kavgayı, belki o zaman dönerim yine... Bu gece karanlığı da yanıma alıp gidiyorum. Bir mevsim sonra, güneşi sabahlarıma katıp ta gelir miyim? bilmem. Ama kim bilir, benden önce uğrarsa bahar sana... belki o zaman dönerim yine filizlenmiş düşüncelerimle yarınlarıma... ALINTI . . . ![]() |
| |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Sizin gibi insanlar oldukça bizim gibi insanların bilgi dağarcığı ve kültür bakımından gelişimi her zaman sağlanacaktır Elinize kolunuza sağlık ve aynı zamanda tertemiz yüreğinize de......... |
| |
| | #4 |
| Er Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 23
Mesajlar: 3
| sevgili züleyha çay kardeşimizin şiirlerini vakti kuşanmak programında muhammed abiden dinlemiştim.yada Vakti Kusanmak da okumuştum.eğer yanlış hatırlıyorsam affedin.ama biryerlerden aşinalık var yani.şiirler hakkaten güzel yaaaa.allah daimi ilhamlar nasip etsin. |
| |
| | #5 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,456
| Protagonist Eline Sağlık Alıntı:
Allah Razı olsun Abi tüm güzel düşüncelerin için ![]() dudayeva : Sizde sağolun kardeşim ![]() | |
| |
| Konu Araçları | |
| |