![]() |
| | #1 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,456
| "İyisi mi, kendi hesaplarınızı yaptığınız kalemleri kırın. Kaderin kalemine güvenin. Siz sadece size “şimdi” düşeni yapın. Yoksa hâlâ kağıt üzerinde mi dolanıyorsunuz?" Senâi Demirci siz konuşurken biz susuyorduk ne zamanki çöllere düştük ateşten nasıl ki ne leyla boy ölçüştü aşkımızla ne de şirin muskalar edindik şîrin gibi terkederken siz inliyorduk biz işte o yüzden bu sahranın canyakan gülüyüz.. ciğerdelen bir fırtınaydı bakışlarınız alınız efendim toplayınız bu sizin oklarınız savaş çığlıklarınızı,akacak kan mı kaldı silin renklerimizi içerden vakitsiz ölüyüz.. Bir gün döneceksiniz efendim paramparça ettiğiniz kapıya.. Ya da gelmeyiverirsiniz..Ne gâm!.. Artık harflerin dansını bitirmeli sayfalarda..Harf harf harcanmamalı birleşerek acınası sözcükler de..Eğer sadece kelimelerle seslenmişseniz bize,hiçbir eşiğini geçememişsinizdir var saydığınız,dönüşe aralanmış kapıların..Oysa ne oyalamanın ne de oyalanmanın zamanı değildi,seçtiğiniz kırıp tüketen sözcüklerdi kesen yolunuzu..Her biri ışıksız ülkeler açardı zamana ve biz ise tutunuvermeyi dilemişizdir güneşe elimiz yansa bile..Yetmez efendim yakıverdiğiniz mumlar aydınlanmamıza.. Gece mi Leyla,Leyla mı geceden doğma karalığı muammâ bir dilber..Meczup mu ülkemin kentlerini harâmi gibi yağmalayıp ateşlere veren,ateş mi yakan alnını meczubun soğurtacak bir eczâ bile sunmadan.. Yıldızlı bir yaz gecesinde gireriz de kentin ön kapısından tâlihimiz hemen yol bulup sıvışır arka kapısından da sırtlanırız kentin çarmıhını..Ayak üstü derin rüyalar görürüz ve hep tâbirlerini şerre yorar kara çatkılara bürünmüş kâhinler..Akik gerdanlıklar takar,bin parça aynalara binlerce akik renkleri saçarız Necef çöllerinde..yine de geçmeyiz rüyalarımızda bile kırkıncı kapısından ötelerin.. Bizimki derin bir dip sarhoşluğu efendim,çöllerimiz oluşmadan evvel mekânlarımızdaki ummânlardan hatıra bir derinlik vurgunu bu.. Hadi su nakış tutmaz diyenler—(ki yanlış bir düşünce oysa ateş çiçeklerimiz alev alev kitre içre açar gönül teknelerimizde)—çöl de mi tutmaz suyu nakkâş gibi nakşederek bağrına,ya bu akıp duran gözlerimizden nereye gider onca yaş?!.. Sanır mısınız kızgın kuma düşen her şey buhar ?!Ya tuzu ,ya tuzu efendim ne çok hikâye çıkarır desenlerinde çöl gülü kadar naif,çöl yıldızı kadar parlak,çöl rüzgarı kadar okşayıcı helezonları kadar baş döndürücü.. Kum mu derinleşen sevdâların öykülerinin kalbe nişân almış mızrak misâli sahralarda gözyaşı kuyuları açar yoksa derdest edip ağrılarını sevdâlıların,kumul tepeler mi inşâ eder Bâbil kulelerine inat,kıskanılası,görkemli ve her kum tanesini acıyla ve gözyaşı ile harç yapıp güneşin yakıcı ışıklarıyla pişirip aşk âbideleri diker dört bir cenâhına çölden ülkemizin.. Peki biz bu hikâyenin neresindeyiz efendim? İşte efendim biz o hikâyenin Leylâ’sı ve Mecnun’u olarak tam semâ ile ârz’ın birleştiği yerdeyiz..Başı ve sonu belli bir mesnevisi var çölün biz kadar uzak ve biz kadar iç içe ama asla sıradan değil. Aslında niyetimiz kapıyla başlayıp bir kente girmekti,bir çöl yazısı yazmak değildi..Âhh o ellerimiz,kırılası,kumları karmayı öğrenmiş ellerimiz ne de alışkın tutunup köklerinden bir yalnız çöl gülünün hatrına sıraladı efendim bunca hurde teferruâtı.Ya çöl,ne mi dedi bunca ayak izlerine,bunca çiğnenmişliğin tanıklığında. Çöl bu ne anlar efendim onun işi örtmektir ve gömmektir hissizce,nice sırlar gibi..Çöl bu acıma/sız hikayeyi fırtınalarıyla örtüp unutturdu size efendim ama ya çöl gülü?! Böyle biter mi bir hikâye,yok efendim yok tüm nisyâna rağmen yine çölün hatrı var gülün fersûde yaprağında... Neşe Yeşilova |
| |
| | #2 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Apr 2008 Yaş: 19
Mesajlar: 893
| Güzeldi taşekkür ederim |
| |
| | #3 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 975
| çok güzel tuana teşekkürler |
| |
| Konu Araçları | |
| |