ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Edebiyat > Denemeler


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 26-04-2007, 01:23   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 121
Varsayılan @Dile Gül Koymak@


Konuşmasından anlaşılır insan. Güzel konuşmasından…
Kalpten kalbe yol vardır derler. Bunu biraz daha değiştirerek söylersek:
Dilden kalbe yol vardır.

Gönlü yumuşak insanların konuşmaları da yumuşak ve ılımlıdır. Onlar asla kalp kırmaz. Çünkü bir mihenk vardır gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabına sunar.

Katı kalpli insanlar ise, bu mihengi yitirmiştir. Gönül kayalıklarında paramparça olmuştur mihenkleri. Nereye vuracak ve sözünü tartacak? O altın ile bakırı birbirinden ayıramaz artık. Olur olmaz yerde kelâm eder, ya baş kırar, ya da göz çıkarır.

Ilık meltemler gibi soluklar gerek bize. Gönüllere ulaştığında, bahar çiçekleri açtıran. En sert yürekleri dahi yumuşatan, yoğuran, şekillendiren…

“Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.” denmiş, derler. Ne kadar doğru. En öfkeli olduğumuz anlarda bile yüreğimizdeki karanlığı gündüz aydınlığına çevirir güzel bir söz.

“Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ahulu aşı,
Yağ ile bal ede bir söz.”

diyor Yunus.

Elbette öyledir. En karamsar ve kaos yüklü anları bile cennet iklimine çevirir, alımlı ve iç açıcı bir söz. Bu sebepten, güzel ve nazik konuşan insanların pek düşmanları olmaz çevrelerinde. Bilmeden bir gönül kırarlarsa, hemen tamir ediverirler bir kaç kelimeyle. Mayalarında yalan olmadığı için, inandırıcı bulur çevreleri böyle kişileri.

Zaten yalana ihtiyaçları da yoktur, böyle gönül ve söz ustalarının. Bazen bilmeden açtıkları yaralar olur elbet gönüllerde. Ama bu bilmeden olur çoğu kez. Lâkin o yarayı dudaklarından akan bal gibi kelimelerle, sihirli cümlelerle bir anda iyileştirirler. Asla başka bir zamana bırakmazlar açtıkları yaraları, oluşturdukları çizikleri. Anında pansuman eder ve tedaviye geçerler.

Acı konuşan insan böyle mi? Dil yayından karşıdakine fırlattıkları kırıcı söz oku, paramparça eder muhatabın yüreğini. Onlar dönüp bakmazlar bile. Hani yolda arabayla bir hayvanı veya insanı ezen acımasız şoförler vardır; arkalarına bile bakmadan kaçıp giden… Aynen öyledir bu zalimler de… Kırdıkları kalbin çırpınışları ve yanaklardan sızan damlaları görmezlikten gelip, dönüp giderler. Öylelerini akrebe benzetebiliriz.

Sokmaktan zevk alan acımasız akreplere… Dillerini de, zehirli iğnelere…

Arkadaş! İnancın yumuşak ikliminde bir meltem yumuşaklığına çevir sözlerini.
Yüreği kırgın olanların doktoru ol, masum gönüllerin cellâdı değil! Yaralı gönüllere Hızır gibi yetiş. Onların kırgınlıklarını gider. Yaralarına söz merheminden sür. Gönlünden akıp gelen ve kelimelerle harmanlanıp, dövülüp şekillenen manevî iksirinle onları iyileştir.

Bak bu hususta Hz. Ömer ne diyor: “Ey Kâbe seni bin sefer yıksam yine yapabilirim. Ama kırık bir kalbi asla!” İşte bu derece zor durumda olan bir kırık kalp eğer onarılırsa sen artık Halk’ın sevgili kullarından olduğuna inanabilirsin. Çünkü bir hadis-i şerifte şöyle diyor, Nebiler Nebisi:

“Gerçek mümin, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kişidir.”

Bir gün sahabiler, Nebiler Nebisi’nin yanına varıp, ihtiyar bir kadını övüyorlar.
“Şöyle ibadet ediyor, böyle namaz ve oruç tutuyor.”
Peygamber Efendimiz: “Çevresine davranışları nasıl o kadının?” diye sorunca, sahibiler: “Çevresine hep kötü davranıyor, Ya Resulullah. Konuşmasıyla kalp kırıyor.” diyor.
Bunun üzerine Resûlü Ekrem: “Söyleyin o kadına, cehennemde yerini hazırlasın.” diyor.

İşte dost! Tatlı dil ve acı dil arasındaki fark, cennet ile cehennem arasındaki fark gibidir.

Sen diline ister gül koy, istersen bal ve gönüllere cennet asa bir iklim ör.

İstersen kor koy, başkalarını alev alev yak.

Tercih senin..




  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 26-04-2007, 09:21   #2
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Feb 2007
Yaş: 23
Mesajlar: 972
Varsayılan Ynt: @Dile Gül Koymak@

gerçekten çok güzel bi yazı ellerine sağlık.

etrafımdaki bazı insanlar sana ne deniliyorsa sen on mislini söyle kendini ezdirme diyorlar. ama gerçekten eğer sen sesizsen senin üstüne gelen çok insan oluyo. yani bi yerden sonra onlara karşı kendini korumak için güzel konuşamıyosun.

bazı insanlar da kendi dediklerini doğru bilerek sana fırsat vermeden seni haksız yere koyarak konuşuyolar.

keşke bu yazıyı herkes okusa
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-04-2007, 10:59   #3
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 831
Varsayılan Ynt: @Dile Gül Koymak@

Ellerine sağlık
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-04-2007, 23:18   #4
Er
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 11
Varsayılan Ynt: @Dile Gül Koymak@

ne güzeL ifade ediLmiş TaTLı diL yıLanı deLiğinden biLe çıKaRTıR
işTe denemede bu ne güzeL deRLenmiş ... eLine emeğine sağLıK LeyaL
yaLnız bazen diLe güLde KoysaK papaTyada oRKide de KoysaK muhaTabımızın bu güLü yada bu TaTLıyı
KaaLe aLmasıyLa geRçeKLeşio, ne KadaR diLe güL Koymanın neTice veReceği
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-04-2007, 23:23   #5
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 121
Varsayılan Ynt: @Dile Gül Koymak@



hee illegalll sende haklısın
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-05-2007, 12:00   #6
mervesafa
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: @Dile Gül Koymak@

ALLAH razı olsun. sağol kardeş.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-05-2007, 12:16   #7
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 228
Varsayılan Ynt: @Dile Gül Koymak@

sağol
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-05-2007, 12:25   #8
Teğmen
 
Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 413
Varsayılan Ynt: @Dile Gül Koymak@

teşekkürler güzel yazıydı.kötülük herkesin karı iyilik er kişinin demişler.elbette güzel söz ilaçtır.ilacı da kim sevmez, lakin biz insanlar biraz cimriyiz ya veremeyebiliyoruz kimi zaman.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-11-2007, 23:20   #9
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 978
Post dile gül koymak

Konuşmasından anlaşılır insan. Güzel konuşmasından…
Kalpten kalbe yol vardır derler. Bunu biraz daha değiştirerek söylersek:
Dilden kalbe yol vardır.

Gönlü yumuşak insanların konuşmaları da yumuşak ve ılımlıdır. Onlar asla kalp kırmaz. Çünkü bir mihenk vardır gönülde; sözünü önce ölçer biçer sonra muhatabına sunar.

Katı kalpli insanlar ise, bu mihengi yitirmiştir. Gönül kayalıklarında paramparça olmuştur mihenkleri. Nereye vuracak ve sözünü tartacak? O altın ile bakırı birbirinden ayıramaz artık. Olur olmaz yerde kelâm eder, ya baş kırar, ya da göz çıkarır.

Ilık meltemler gibi soluklar gerek bize. Gönüllere ulaştığında, bahar çiçekleri açtıran. En sert yürekleri dahi yumuşatan, yoğuran, şekillendiren…

"Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.” denmiş, derler. Ne kadar doğru. En öfkeli olduğumuz anlarda bile yüreğimizdeki karanlığı gündüz aydınlığına çevirir güzel bir söz.

"Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ahulu aşı,
Yağ ile bal ede bir söz.”

diyor Yunus.

Elbette öyledir. En karamsar ve kaos yüklü anları bile cennet iklimine çevirir, alımlı ve iç açıcı bir söz. Bu sebepten, güzel ve nazik konuşan insanların pek düşmanları olmaz çevrelerinde. Bilmeden bir gönül kırarlarsa, hemen tamir ediverirler bir kaç kelimeyle. Mayalarında yalan olmadığı için, inandırıcı bulur çevreleri böyle kişileri.

Zaten yalana ihtiyaçları da yoktur, böyle gönül ve söz ustalarının. Bazen bilmeden açtıkları yaralar olur elbet gönüllerde. Ama bu bilmeden olur çoğu kez. Lâkin o yarayı dudaklarından akan bal gibi kelimelerle, sihirli cümlelerle bir anda iyileştirirler. Asla başka bir zamana bırakmazlar açtıkları yaraları, oluşturdukları çizikleri. Anında pansuman eder ve tedaviye geçerler.

Acı konuşan insan böyle mi? Dil yayından karşıdakine fırlattıkları kırıcı söz oku, paramparça eder muhatabın yüreğini. Onlar dönüp bakmazlar bile. Hani yolda arabayla bir hayvanı veya insanı ezen acımasız şoförler vardır; arkalarına bile bakmadan kaçıp giden… Aynen öyledir bu zalimler de… Kırdıkları kalbin çırpınışları ve yanaklardan sızan damlaları görmezlikten gelip, dönüp giderler. Öylelerini akrebe benzetebiliriz.

Sokmaktan zevk alan acımasız akreplere… Dillerini de, zehirli iğnelere…

Arkadaş! İnancın yumuşak ikliminde bir meltem yumuşaklığına çevir sözlerini.
Yüreği kırgın olanların doktoru ol, masum gönüllerin cellâdı değil! Yaralı gönüllere Hızır gibi yetiş. Onların kırgınlıklarını gider. Yaralarına söz merheminden sür. Gönlünden akıp gelen ve kelimelerle harmanlanıp, dövülüp şekillenen manevî iksirinle onları iyileştir.

Bak bu hususta Hz. Ömer ne diyor: "Ey Kâbe seni bin sefer yıksam yine yapabilirim. Ama kırık bir kalbi asla!” İşte bu derece zor durumda olan bir kırık kalp eğer onarılırsa sen artık Halk’ın sevgili kullarından olduğuna inanabilirsin. Çünkü bir hadis-i şerifte şöyle diyor, Nebiler Nebisi:

"Gerçek mümin, elinden ve dilinden başkalarının zarar görmediği kişidir.”

Bir gün sahabiler, Nebiler Nebisi’nin yanına varıp, ihtiyar bir kadını övüyorlar.
"Şöyle ibadet ediyor, böyle namaz ve oruç tutuyor.”
Peygamber Efendimiz: "Çevresine davranışları nasıl o kadının?” diye sorunca, sahibiler: “Çevresine hep kötü davranıyor, Ya Resulullah. Konuşmasıyla kalp kırıyor.” diyor.
Bunun üzerine Resûlü Ekrem: "Söyleyin o kadına, cehennemde yerini hazırlasın.” diyor.

İşte dost! Tatlı dil ve acı dil arasındaki fark, cennet ile cehennem arasındaki fark gibidir.

Sen diline ister gül koy, istersen bal ve gönüllere cennet asa bir iklim ör.

İstersen kor koy, başkalarını alev alev yak.

Tercih senin...

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-11-2007, 21:34   #10
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Yaş: 21
Mesajlar: 33
Varsayılan

Allah Razi Olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 02:13


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats