![]() |
| | #1 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| KONULARI BAKIMINDAN DESTANLAR 1. Şairnameler 2. Yaş Destanları 3. Kadın ve Aile Hayatını Anlatan Destanlar 4. Davulcu ve Bekçi Destanları 5. Ticari Hayatla ve Mesleklerle ilgili Destanlar 6. Öğüt Destanları 7. Savaş Destanları a- Dışa dönük savaşları anlatan destanlar b- İçe dönük çatışmaları anlatan destanlar 8. Hapishane ile ilgili Destanlar 9. Hayvan Destanları 10. Doğal Afetlerle İlgili Destanlar 11. Güldürücü Destanlar 12. Toplumsal Yergi, Taşlama ya da Eleştiri Niteliğindeki Destanlar 13. Dünyadan, Felekten ve Kaderden Yakınma Destanları 14. EIifnameler 15. Değişik Konulardaki Destanlar |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| ŞAİRNAMELER Âşıklar destanı olarak da bilinir. Âşıkların, çağdaşları olan ya da onlardan önce yaşamış âşıklardan (ya da şairlerden) söz ettiği destanlara verilen ad. Şairname adı ile bilinen en eski destan, 17.yy. âşıklarından Âşık Ömer’e aittir. Âşık Ömer bu destanında kendisinden önce yaşamış Türk ve İran şairleri ile haklarında çeşitli bilgiler verdiği âşıklardan söz eder. Ayrıca kendi bilgi ve yeteneklerini arar. Şairnamelerde daha çok, âşıkların kimlikleri (nereli oldukları, nerede yaşadıkları, ne iş yaptıkları, nerede öldükleri vb.) ve sanatları (söyleyiş özellikleri, üstün yönleri, saz çalmadaki becerileri vb.) hakkında bilgi bulunur. Bu kısa bilgilerin öznel yargıları da içermesi, araştırmacılarca dikkatle kullanımlarını gerektirmektedir. Âşık Ömer’den sonra şairname yazan başlıca âşıklar Sun’i, Hızrî, Gubarî, Bosnavî ve Erzurumlu Noksanî’dir. Bunların şairnamelerinden bir bölümü yalnızca mahlasların sıralanmasından oluşur. Şairler üzerine verilen bilgiler çok sınırlıdır. Birçoğu Arap alfabesine göre sıralanmış bu mahlasların gerçekten yaşamış bir aşığa mı ait olduğunu, yoksa mahlas olmaya uygun sözcüklerin sıralanmasından mı oluştuğunu kestirmek güçtür. Günümüz âşıkları arasında bu geleneği sürdürenler çıkmıştır. Şairnameler farklı usüllerle söylenmişlerdir. Bunlar; A-Arap Alfabesindeki harf Sırasına Göre (Aynı harflerle adları başlayan şairleri bir dörtlükte toplayan) Şairnameler. B- Akrostiş Şairnameler a- Mısra Başları Arap Alfabesine Göre Olanlar b- Mısra Başları Latin Alfabesine Göre Olanlar C- Kâinatın Yaratılması ve Dini Bilgilerden Sonra Şairlerle, Onların Özelliklerinden Söz Edilen Şairnameler Ç- Bektaşî İtikadı İle Yazılmış Şairnameler D- Etkisi Altında Kalınan Şairlerden Bahseden Şairnameler a- Şairleri Tanıtmayı Amaçlayan Şairnameler b- Kıyasa Dayalı Şairnameler c- Dertten Dolayı Söylenmiş Şairnameler E- Bölge Âşıklarını Konu Alan Şairnameler F- Bir Âşık Kolunu Konu Alan Şairnameler G- XX. Yüzyıl Âşıklarını Konu Alan Şairnameler Ğ- Olaya Bağlı Şairnameler Örnekler: ŞAİRNÂME Ben âşıkım deyu âh etme gönül Dağlarda duman var sen n'olacaksın Çağlar Hak dilince Hakk'a çağırır Şad Murat Umman var sen n'olacaksın Yazıc'oğlu yanmış evrak elinde Mecnun Haa'a yetmiş Leyla dilinde Ferhat canı vermiş Şirin yolunda Fuzuli sultan var sen n'olacaksm Aşk ile kül olmuş yanmış Niyazi Eşrefoğlu gezmiş Şam'ı Şiraz'ı Yunus meleklerden olmuştu razı Bekâyı bulan var sen n'olacaksm Arınmış Kuddusi hep mâsivâdan Emrah göçün çekmiş dar-ı fenâdan Mansuri kendini asmuş semâdan Canına kıyan var sen n'olacaksın . Âşık Ömer gelmiş çok yazmış ebyât Kâmili dünyada almamış murat Nizamoğlu, Dertli çok kılmış feryat Bekâyı, bulan var sen n'olacaksın Aşık Garip sazın asmış duvara Kerem yana yana dönmüş fenere Kusuri'nin gözü benzer pınara Ene’l Hak diyen var sen n'olacaksın Ben âşıkım deyu çok kılma zârı Otur bir köşeye edip kararı Ne sultanlar gelmiş Adem'den beri Feryd ü figan var sen n'olacaksın Bazı âşık vardır sürer savurur Mahbûdi aşkından dağı devirir Altmış beş yaşında çalar çağırır Mesleki suzan var sen n'olacaksın Ben değilim Hak söyletir dilimi Bade içtim kimse bilmez halimi Şu yalan dünyadan çektim elimi Meftuni nihan var sen n'olacaksın Nice âşık gelmiş nicesi geçmiş Nice sır saklamış nice sır açmış Nicesi bu yolda serinden geçmiş Ummana dalan var sen n'olacaksın Bilir misin âşıklığın sırrını Cümlesi bu yolda vermiş serini Daha öldürmedim nefsin birini Ruhsati külhan var sen n'olacaksın ÂŞIKLAR DESTANI Elif Emrah alamadı Selvi’yi Be Bahadır kılıç vurdu kınamam Te Teclili yandı ma’şukam deyi Se Sehilli kendin yordu kınamam Cim Celali maşukunu bulmadı Hâ Hidayet muradını almadı Hı Hıdır ağladı bir yol gülmedi Dal Dertli terk etti yurdu kınamam Zel Ziyâ ermedi dünyada deme Re Ruhsatî kavuşmadı Meryem’e Ze Zühtü boyandı kedere gama Sin Sümmani yolun gördü kınamam Şın Şenlik âşığı zehir öldürdü Sad Sâdık derdini halka bildirdi Dat Dadaloğlu göçün kaldırdı Tı Tahir Zöhre’yi sordu kınamam Zı Zâri yanardı Esme Yârine Ayın İbreti od koydu serine Kayın Kuddisi de döndü pirine Fe Ferhat kayayı yardı kınamam Kaf Kamber’le Arzu birlik gül oldu Kâf Kerem’le nice dağlar yol oldu Lem Leyla’nın için Mecnun del oldu Mim Minhaci bağlı durdu kınamam Nun Niyazi Hakk’a açtı elini Vav Veli Sultan’a döndü yolunu He Hasan sevmezdi dünya malını Lamelif La’le can verdi kınamam Ye Yunus şeyhinin gezdi izinde Üç âşık kavuştu dünya yüzünde Feryadî ağlar Baharözü’nde Yana yana bulur derdi kınamam |
| |
| | #3 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| YAŞ DESTANLARI İnsanın mezara dek geçirdiği evreleri uzun uzun destan niteliğinde vermek, şeklindedirler. Halk Edebiyatı’nın belli konularındandır. Bektaşi-Alevi ozanları da bu akımdan kendilerini uzak tutmamışlardır. Bu yolda destanlar söylemişlerdir. Bu türde tarikat dışı kalan ozanlardan bir ayrılık göstermezler. Örnek: Bir çocuk da anasından doğunca Bedenini pişirmeğe tuz ister Uryan buryan ortalıkta kalınca Setrini örtmeye bez ister Kanla sudan gelir anın gıdası Nasibini veren Bari Hüda'sı Beşiklere beler onun anası Akşam sabah emzirmeye yüz ister Bir yaşında ürüm ürüm ürünür İkisinde sürüm sürüm sürünür Üç yaşında adım adım yürünür Dört yaşında söylemeye söz ister Beş yaşında dili civan sevişir Altısında uşağınan döğüşür Yedisinde dişlerini değişir Sekizinde her gediğin düz ister Dokuzunda olur bir tosun maya Onunda da benzer kaşları yaya On birinde başı girer sevdaya On beşinde ala gözlü kız ister Yirmisinde akıl baştan savrulur Otuzunda vursa dağa devrilir Kırk yaşında akıl başa çevrelir Ellisinde avın almış baz ister Altmışında iner bir merdivenden Yetmişinde binse düşer duvardan Sekseninde su getirmez pınardan Doksanında döşeğini düz ister Pir Sultan Abdal bu söz hepimize Tonus girinceye belki de yaza Yüz yaşında ölümünü gözede Zemheriyi çıkarmaya yaz ister |
| |
| | #4 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| KADIN VE AİLE HAYATINI ANLATAN DESTANLAR Kadın ve aile hayatını anlatan destanlar özellikle kadın konusunu, karı koca hayatını ve aile yaşamının kimi zaman gerçekçi, kimi zaman da, gülünç yönlerini işleyen bu tip destanlara âşıkların şiirleri arasında sık sık rastlanmaktadır. Aile hayatını anlatan destanlardan örnekler: Genç Abdal'ın: Kov gaybet için kalkar yerinden Allah 'ım sen sakla kadın şerrinden Ayırırlar dostu biri birinden Allah 'ım sen sakla kadın şerrinden İlin kuyusunu kazup niderler Allah'tan korkmadan bühtan ederler Görmediği şeyi ben gördüm derler Allah'ım sen sakla kadın şerrinden Haktan korkmaz peygamberden utanmaz Er pir olan senin sözünden kanmaz Tövbe etsen kitap öpsen inanmaz Allah'ım sen sakla kadın şerrinden Doğru yolu koyup eğri giderler İli kötü görüp kendin öğerler Kara çalar sana kara yüzlüler Allah'ım sen sakla kadın şerrinden Müslümanım dese vallahi yalan Kendi düşer ilin kuyusun kazan Genç Abdal'ım eder mürvet elaman Allah'ım sen sakla kadın şerrinden. Ceyhuni'nin: İnkisar eylesem yazıktır sana Döşek üzre yan gelesin sevdiğim Ağzından burnundan hicran yerine Parça parça kan kusasın sevdiğim Bir yel essin gelip Şam'dan Urum'dan Gam kasavet eksik değil serimden Yekin yekin kalkamaz ol yerinden Dizlerine sızı insin sevdiğim Şöyle bir dert tutsun bilen olmasın Bir saat yanında kalan olmasın Korkudan üstüne gelen olmasın Yine derim derdin azdır sevdiğim Muradın gözünde kalsın ey kara İmam bulunmasın kefenin sara İskatın dağılsın on beşer para Yine derim o da azdır sevdiğim Rahatlık görme hiç hab-ı nazında Isıtmalar tutsun kışın yazında Yedi yıl hırlasın can boğazında Suyu İblis versin sana sevdiğim Dilerim mevladan derde çatasın Kapansın gözlerin duvar tutasın Azıcık ağrıya kırk yıl yatasın Yine derim derdin azdır sevdiğim Yata yata yanın belin çürüsün Eşin dostun etrafını bürüsün Damarın çekilsin kanın kurusun Hastalara şan veresin sevdiğim Ocağın başında ısırgan bitsin Bacanın başında baykuşlar ötsün Günde yedi kere ısıtma tutsun Ettimdi buldum diyesin sevdiğim Pare pare oldu sinemin başı Durmayıp akıyor gözümün yaşı Ol kadar çok olsun alemin işi Gelip cenazeni kılan olmasın Ne düşmüşsün Ceyhuni'nin kastına Zebaniler yapışalar destine Dokuz ay yatasın bir yan üstüne Onbir ayda can veresin sevdiğim |
| |
| | #5 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| DAVULCU VE BEKÇİ DESTANLARI Bak bekçinin iz 'anına Açlık geçmiş tâ canına Paça yaptırmaya varmış Paçacının dükkânına Sahanın eline alır Kazanın dibine varır Bir iyice yapsın deyu Paçacıya pek yalvarır Paçacı kazanı açar Bekçi de yanına geçer Kazan içine bakarken Başından sarığı uçar Sarık gider bir yanına Bak bekçinin seyranına Sarığı alayım derken Düşer paça kazanına Bekçi bir yol dalar çıkar Paçacı ateşi yakar Bekçi başlarken feryada Paçacı da döner bakar Bekçiyi kazanda görür Başına bir kepçe vurur Der ki ne ararsın anda Sahanın taşrada durur Örneğinde olduğu gibi birbiri ardı sıra gelen ve konu bütünlüğü gösteren manilerden oluşan özellikle bekçilerle ilgili âşıkların ve çoğu zaman da ramazan davulcularının söyledikleri destanlardır. |
| |
| | #6 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| TİCARET VE MESLEKLERLE İLGİLİ DESTANLAR Esnaf Destanları Âşıkların bir bakıma âşıklığı yüceltmek için kurmaca olarak çeşitli mesleklere girdikten sonra bütün bu mesleklerin kendilerince kötü olan taraflarını göz önünde tutarak terk edişlerini ve en sonunda da şairlikte karar kıldıklarını konu edinen destanlardır. Meslek Destanları Konu edindiği meslekleri veya mesleği “esnaf destanları”nda olduğu gibi tamamen zemmetmek yerine halkın, köylünün veya âşığın dünya görüşüne göre olabildiğince objektif ölçütler ortaya koymaya çalışarak övdüğü veya yerdiği destanlardır. Pahalılık Destanları Enflasyonla fiyatların değişmesi neticesi hayat şartlarındaki zorlaşmayı konu edinen destanlardır. Pahalılıkla ilgili destanlarda âşık özellikle fakir kesimin durumunu ortaya koyar. Alacaklı – Borçlu Destanları Alacaklı ve borçlu kavramlarını ele alan veya bir olaya bağlı olarak alacaklı ve borçlu olanların çoğu zaman cinayetle sonuçlanan durumları kınanarak anlatılır. Örnek; Alacaklı der ki vermişim akça İsterim elbette hakkımdır bence Kavlim yoktur bir gün vade bir gece Sana beklediğim bunca zamandır Borçlu der ki hele sabreyle biraz Param yok dersem asla inanmaz Elbet Mevla kerimdir veririm az az Şimdi bu yakında halim yamandır Alacaklı der ki vaz mı geçeyim Yoksa üstüne bir su mu içeyim Sağlam adamları nasıl seçeyim Beni de aldatan tatlı lisandır Borçlu der ki halim ettim ifade Niçin vaz geçersin vermezsin vade Faizin aldın maldan ziyade Senden istediðim biraz meydandır Alacaklı der ki çekmezsin azap Faizim isterim etmezsin hicap Alıp vermeyince döner mi dolap Kırma itibarım bu asitandır Borçlu der ki pek çok etmişim zarar İnanmazsan işte âlem aşikâr Kişi nerden düşerse ordan kalkar Ettin bari biraz daha dayan dur Alacaklı der ki fendini göster Aldatmak var iken çekmezsin keder Mahşer günü haklı hakkını ister Anda hilaf olmaz dolu mizandır Borçlu der ki muradıma ereyim Borçsuz adam göster ben de göreyim Allah versin ben de sana vereyim Vermez ise ne alır kul bir candır Alacaklı der ki usandım senden Para çıkmaz canın çıkmazsa tenden Bana verenler de istiyor benden Ben kimden alayım dünya yalandır Kul borcu zordur kurtara Mevla Aman yaman bilmez ister daima Yaradana da borcun Aşık Kadriya Bu kadar ibadet dahi bir candır |
| |
| | #7 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| ÖĞÜT DESTANLARI Âşığın dinleyicisine kendi hayat tecrübesinden veya sözlü kültür ortamında yaygın olarak atasözü formunda yaşayan halk felsefesinden temaları ve onları içeren deyim ve atasözlerini kullanmak suretiyle öğüt vermeye yönelik olarak ele alış tarzı veya anlatım tutumudur. Nasihatname diye de bilinir. Nasihat babında bir destanım var Her nesneyi öğren sen ar eyleme İsbat-ı vücutla eyleyeyim izhar Sakın bu kelamdan firar eyleme Hakkın meri ile olur cümle iş Hizmet et mürşidin tennurunda piş Bu bir sırrullahtır sevdayi endiş Hakikat sırrını inkar eyleme Erbabî davada eyleme benlik Benlik olan yerde olmaz düzenlik Kemliğe iyilik et eyleme kemlik Dostunu kendine ağlar eyleme |
| |
| | #8 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| SAVAŞ DESTANLARI Çoğunlukla tarihi olayları anlatan, tarihi konuları işleyen ve çatışmaları konu edinen destanlardır. Savaş destanlarında tarih kitaplarının yazmadığı bazı gerçeklerin de yer aldığı bilinmektedir. Anadolu destanlarında, özellikle savaşları konu edinen destanlarda görülen önemli bir nokta da savaşların, çeşitli çatışmaların toplum üzerindeki olumsuz etkileridir. a- Dışa dönük savaşları anlatan destanlar: Eskiden beri ordu içinde yaşamış, seferlere ve savaşlara katılmış, asker kökenli Aşıkların katıldıkları savaşlarla ilgili destanlarla Kurtuluş Savaşı gibi milli savaşları konu edinen destanlardır. Dışa dönük savaşları anlatan birçok destanda düşman elinde kalmış yörelerde görülen zulüm ve kötülükler anlatılır ya da kazanılan zaferler dile getirilir . Kul Mustafa'nın Sultan Mecit Destanı, Genç Osman Destanı, Aşık Halil Karabulut'un ''Türk İstiklal Savaşı Destanı ve Aşık Kemâli Bülbül'ün Kıbrıs Zaferi gibi destanlar dışa dönük savaş destanlarının güzel örneklerindendir . b-İçe dönük çatışmaları anlatan destanlar: İsyancılar ve aşiretlerle yapılan çatışmaları, eşkıyaların ya da çevrede ün salmış kişilerin serüvenlerini anlatan destanlardır, Osman Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri ile Doğudaki isyancılardan Bedirhan Beyi arasındaki çatışmayı anlatan Vahabi Destanı, İbrahim Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleriyle Abdullah Paşa komutasındaki isyancıların çatışmasını anlatan Aşık Karari’nin Akkâ Destanı, Mecit Paşa ile Kozanoğlu arasındaki kavgayı anlatan Kozanoğlu Destanı bunlardandır. Ayrıca, Anadolu destanları arasında eşkıyaların yaşantılarını, kendi aralarındaki ve yönetime karşı giriştikleri mücadeleleri anlatan Köroğlu, Çakıcı Efe, Yörük Ali Efe, Elbaşoğlu, gibi eşkıya ya da çevresinde ün yapmış kişilerle ilgili destanlar bu destanlardandır. Örnek; Ilgıt ılgıt bir yel esti uğrumdan Yönü gurbet ele döndü Avşar’ın Kimse kurtulmadı haksız ölümden Duydum hali perişandır Avşar’ın Ulu Bey'in gözü kan ile doldu Alnı top perçemli gelinler n'oldu Avşar'ın ellerinin gülleri soldu Kesildi kanadı kolu Avşar’ın Avlamaz oldu şahanları bazları Yağı aldı gelinleri kızları At oynanmaz gayrı Avşar düzleri Yönü gurbet ele döndü Avşar'ın Padişahtan ferman geldi n'edeyim Yolumuza iskân düştü gideyim Yeşil yaylaları kime terk edeyim Kapandı yalası yolu Avşar'ın Güz oluptur bu ellerin yazları Ötmez oldu bülbülleri kazları Esir gitti gelinleri kızları Bozuldu katarı eli Avşar’ın Elbeyl'oğlu der ki hâllar güç oldu Gözü kanlı şahbazlarım nic'oldu Osmanlıdan altınımız tunç oldu Ermedi çakmağa eli Avşar'ın |
| |
| | #9 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| HAPİSHANE İLE İLGİLİ DESTANLAR Hapishaneleri ve hapishane hayatını konu edinen destanlardır. Hapishane hayatıyla ilgili olarak gerek bu hayatın zorluk ve mahrumiyetlerini ifade etmek üzere mahkûmlar tarafından ve gerekse mahkûm olmadığı halde bu hayatın ibret dolu halini anlatmak için hapis olmayanların ağzından yazılmışlardır. Hapishane Destanı Bin dokuz yüz seksen yirmi bir kasım Göründü zindanın bize yolları İnsanın sevdiği olursa hasım Solar çiçekleri gonca gülleri Başgardiyan ile geldiler tümü İlk girişte aradılar üstümü Yusuf’un evine serdim postumu Burda gördüm çok perişan halleri Dolandırdı başım bir basık hava Sordular mahkûmlar ne imiş dava Gardaş geçmiş olsun Hak kolay sava Deyip de duaya kalktı elleri Rutubetli koridorlar küf kokar Duvarlara hep yazılmış af kokar Ranzaların altı üstü raf kokar Zehir tadar şekerleri balları Her kâhya da koğuşunu toparlar Saat onyedide sayım yaparlar Kilitleyip alacayı kaparlar Bıçak açmaz ağızları dilleri Koğuştan koğuşa konuk giderler Bir an için unutulur kederler Ağam misafirin hoş gelmiş derler Sigaraya çaya döner kolları Volta vurulurken volta kesilmez Yeni tevkif edilmişse küsülmez Alaca önünde sakın gezilmez Sonra derler ne düşünür felleri Yüzler kızartıcı suçu sevmezler Uslu uslu duranları dövmezler Düşen pişman yaptıklarını övmezler Başlarından aşmış galmagalları Yüreklerde türlü türlül acı var İçlerinde âşık hoca hacı var Buranın da kirası var baçı var Sanmayın ki vergisizdir yılları Kimi boncuk örer kimisi halı Koğuşçu hamamcı buluyor yolu Fakirlerin yoktur tutacak dalı Çoğunun da akar gizli selleri Gidin görün burda eylemeyin laf Cümlesi devletten bekliyor af Der Gazi'm bazısı altın gibi saf Böyle gördü böyle çaldı telleri |
| |
| | #10 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 38
Mesajlar: 1,925
| HAYVAN DESTANLARI Hayvanları konu edinen destanlardır. Bu tür destanlarda hayvanlar ya genel olarak veya kuşlar ve benzeri alt gruplamalarla yahut ta kediler, köpekler, atlar gibi bir hayvan türü olarak ele alınıp özellikleri anlatılır. Hayvan destanlarının bir kısmında da hayvanlarla insanlar arasında geçen türlü olaylar anlatılır. Bazılarında ise hayvanların hayatı sembolik bir anlatımla insan dünyasını anlatır. Örnek; Hey gaziler bir seyrana uğradım Söylenecek dinlenecek hal değil Dokuz kişi bir pireyi kovalar Ardı sıra erilecek hal değil Mutaf1ar hep derildiler şaştılar Et hammalları görünce şaştılar Ayağına yaz çift manda koştular Göde çok çekilecek hal değil Gelir iken karşı tuttum bacağım Düşüremedim pirenin kalçağın Vardı yıktı bir fukara ocağın Elli yılda yapılacak hal değil Bakın pire bize ne hal işledi Düşüp önüme at gibi kişnedi Anı gördüm topuğumu dişledi Zor gibi yakalanacak ha değil Bakın hele şu pirenin işine Henüz girmiş elli sekiz yaşına Topuz ile gül eyledim başına Kirpikleri kırılacak hal değil Uyurken uyandım anı bekledim, Kollarım sıvadım karşı dayandım Ocaklara düşüp küle boyandım Dahi gözüm açılacak hal değil Âşık Ömer eder bunu söylerim Aşk elinden dünü günü inlerim Durmayıp pirenin methin eylerim Akıl erip inanılacak hal değil biçiminde başlayan Pire Destanı bu türün güzel örneklerindendir. |
| |
| Konu Araçları | |
| |