![]() |
| | |||||||
| | LinkBack | Konu Araçları |
| | #21 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 38
| göz zinası kalb zinası |
| |
| | #22 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 172
| kardeş en güzeli tek tir eyer cıkacagın kişi sana karşı durusse sende ona karşı durus ol allah nasibini kalbine göreversin fazla flört yanlış tır kafan karışır allah yardımcınız olsun |
| |
| | #23 |
| Er Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 28
| flört olayı çok muallak bir konu fakat ben şunu düşünüyorum iki tarafta dininin gereklerini biliyorlarsa buna göre davranırlar ve ortada sorun olmaz.Bir de şu sorun var ki flört eden kişiler günümüzde 13 ile 17-18 yaş arası insanlar ve bunlar çok tehlikeli yaşlar.Ergenlik dönemindeki bunalımlarını bu duygularla bastırmaya çalışıyorlar fakat en küçük bir ayrılıkta duygusal bir yıkım meydana geliyor.Bu yüzden benim bu konudaki fikrim ailelerin çocuklarını eğitmesi.burada demek istdiğim kızım ya da oğlum şuna aşık olma buna aşık olma değil bu tarz duyguların zamanının olduğundan ve bu zmana kadar çocuğun başka konulara eğilim vermesi gerektiğinden bahsedilmesidir. |
| |
| | #24 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 50
| bence ve dinimizde flört olayı hangi yaşta ve hangi amaçla olursa olsun haramdır el zinası göz zinası kalp zinası olur |
| |
| | #25 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 26
Mesajlar: 261
| erkeğe kadının sesini duyması dahi haram bırakın flört olayını islamiyet de flört yoktur gerçi bunu bilen kaç kişi var dışarıda bilem ama yerdeki karıncadan uçan kuşlara kadar eş veren rabbim herşeyden üstün tuttugu insana elbette vakti ve zamanı gelince bir eş nasip eder aslında buda bir sınav sabır cümlemiz bu sunavı kazananlardan oluruz inşallah |
| |
| | #26 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,609
| flört adını duyunca tüylerim diken diken oluyor kenar mahalle züppeleri ile İslama yakışmayan kişilerin İslama aykırı hareketlerine fetva aramaları ne acı hele o tesettürlü kızları elele görünce başlarından o saf örtüyü fırlatıp atasım geliyor , kalbini karatmışsın bari örtüyü karartma ... biras ağır yazdım ama yazılanları okuyunca az bile dedim ... |
| |
| | #27 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 22
Mesajlar: 1,443
| 1- Flört Müslümanlarların lügatında yeri olan bir kelime olmadığı gibi, ifade ettiği mânâ da Müslümanlarda hayat bulan bir olay değildir. Flörte kimler ne mânâ yüklerse yüklesin. İslâm böylesine hissi bir konuda erkekle kadına sınırlar çizer ve Efendimizin meşhur ikazı iki tarafı da kesin ölçülerle korumaya alır, muhafaza eder. Nedir Efendimizin kesin ve çok makul olan ikazı? – Yabancı bir kadınla bir erkek iki ikiye, baş başa kalırlarsa üçüncüleri şeytandır! Evet, biribirine yabancı iki karşı cinsin tenha bir yerde baş başa kalışları; hislerinin isyanına, yaratılışta var olan duyguların ayaklanmasına vesile teşkil eder. Cinsi hislerin ayaklanması ve isyanından sonraki safhaları ise kimse kestiremez. Nerede başlar, nerelere kadar gider. Zaten toplum hayatındaki pişmanlıkların, hatta cinayetlerin ve kötülüklerin büyük çoğunluğunun bu ikaza kulak asmayıştan, aradaki sınırı aşıp taşmaktan kaynaklandığı da yaşanan günlük olaylarla sabittir. Bunun istisnası yok mu, her kadın, her erkek böyle mi? Elbette öyle bir iddiamız olmaz. Elbette her kaidenin istisnası olur. Lakin istisnalar hep müstesna kalır, umumi hükmü değiştirmez. Bildiğim gerçek odur ki kadın kendisini şaibe altına sokacak laubaliliklerden uzak kalmalı, kolay elde edilen, kolayca da terk edilen eğlence metaı haline gelmemelidir. Bilindiği üzere kolay elde edilen şeyin kıymeti pek bilinmez, kolayca da terk edilmesinde mahzur düşünülmez. Değerli şeyler ise hep zor elde edilir, böylece de kolayca terk edilmezler. Kadın değerlerin en yücesi, itibarını korunması lazım gelenlerin de en önde gelenidir. Kadının bir gün falanın yanında, öteki günü de filanın kolunda olması, bir başka gün ise kimin yanında olacağının bilinmez hale düşmesi, onu hayatı boyunca itibarsızlığa mahkum eder. Bir değerli hayatı böylesine değersiz ve itibarsız hale düşüren şeye ise siz ister flört deyin, isterse başka bir şey; ne savunulur ne de sonucu basite alınacak bir doğallık olarak görülebilir. Yine bir kudsi beyandan öğrenmekteyiz ki sonu evliliğe varmayan gayrımeşru yakınlaşmalardan taraflar öylesine pişmanlık duyacak ki ahirette: – Keşke ateş parçası tutsaydım da böyle sonuçlar verecek başlangıçlar yapmasaydım diye feryat edeceklerdir. Ama bunun faydası olmayacaktır. Çünkü ok yaydan çıkmış, kurşun hedefi vurmuş; tamiri mümkün olmayan tahribat vaki olmuştur. Onun içindir ki dindar ailelerde kadın, kuracağı yuvada mutlu ve huzurlu olmak için geride şaibeli bir geçmiş bırakmamaya çok dikkat eder, vardığı yerde başına kakılacak bir sürü yanlışların sahibi olmama konusunda büyük titizlik gösterir. Bu dikkat ve titizliğinden dolayı da ömür boyu sevinç duyar, itibar sahibi olmanın mutluluğunu yaşar. Kadını tertemiz mutlu bir ailenin kurucusu değil de, günlük zevklerin malzemesi haline getiren erkekler, yahut da kendilerini bu duruma düşürmüş kadınlar elbette konuyu bizim gibi yorumlamayacak, hallerine uygun düşen hayatın savunucusu olacaklardır. Böylelerine bizim ne söyleyecek sözümüz, ne de verecek cevabımız olur. Kendi düşen ağlamazdan başka. alıntı |
| |
| | #28 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 22
Mesajlar: 1,443
| Alıntı:
evet ağır oldu.sandiğin gibi değildir belki aralarında nikah vardır. | |
| |
| | #29 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1,609
| Alıntı:
kaldıki evli dahi olsalar eşine sokak ortasında 9 kollu ahtapot gibi sarılmasını gerektirmez. İnsan sevgisini mahremiyet çerçevesinde belli eder kimseye kanıta gerek yok. Adam evde hanımına basar tokatı ama sokakta sarmaşdolaş , bu ne yaman çelişki , neyse konu değişmesin. | |
| |
| | #30 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Mar 2008 Yaş: 26
Mesajlar: 261
| kimsenin günahını almayalım |
| |
| Konu Araçları | |
| |