![]() |
| | |||||||
| | LinkBack | Konu Araçları |
| | #41 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ya benim bu konuda pek bilgim yok konusmasam belki daha ii ama şöyle bir sey duymuştum hocamdan zina ne kadar kötüyse bir erkegin seesini duyması da o kadar kötüdür.benim buna baya bi tepkim olmuştu ama allahu teala erkekleri cok farklı hislerde yaratmıştır senin düsünmediğini o düsünür demişti.slamını alma ne niyetle verdiğini bilmedikce.hala bu kafamda ve düzlüğe cıkabilmiş degilim.bana da yardım edin lütfen ![]() |
| |
| | #42 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Kadınların sesleri haram mı?Sual: Bazıları, kadınların erkeklerle konuşmasına helal diyorlar. Haram değil mi? CEVAP İslamiyet’in hükümleri, 23 yılda geldi. Tesettür âyeti gelmeden önceki olayları ele alıp yabancı erkeklerle konuşmayı mubah saymak yanlıştır. İçki de haram edilmeden önce günah değildi. Daha önceki olayları örnek gösterip, asr-ı saadette içki içiliyordu diyerek içkiye mubah denir mi? Eski Peygamberlerin dinlerindeki olayları örnek gösterip bak kadınlarla konuşmak caiz denir mi? Hazret-i Âdem zamanında şimdi evlenilmesi haram olan bazı kimselerle evlenmek caizdi. Daha sonra haram edildi. Şimdiki olaylar için o zamanki hükümler örnek verilir mi hiç? Cariyelerin şarkı söylemeleri, hür kadınlar için örnek gösterilemez. Hazret-i Ömer, mehrin azaltılmasını tavsiye edince, perde arkasından yaşlı bir kadın, itiraz mahiyetinde, Nisâ suresinin (Bıraktığınız eşinize, yüklerle [altın mehir] vermiş de olsanız, ondan bir şey geri almayın) mealindeki 20. âyetini okuyor. Hazret-i Ömer bu kadına itiraz etmiyor. Bazı sapıklar, (Bu olay, kadının sesinin haram olmadığını gösterir) diyorlar. Perde arkasındaki kadının ihtiyar olduğunu açıklamıyorlar. İhtiyar kadının sesi haram değildir. İhtiyar kadına caiz olan şey, genç kadına caiz olmaz. Sapıklar yine diyor ki: (Hazret-i Âişe anlatır: "Bayram günü iki cariye, kahramanlık şiirlerini def çalarak terennüm ediyordu. Resulullah yatağına yatıp yüzünü öbür tarafa çevirdi, sonra babam [Hazret-i Ebu Bekir] içeri girdi. (Bu ne hâl, Resulullahın huzurunda şeytanın düdüğü ve sesi ne arıyor?) diye beni azarlayınca, Resulullah (Bırak onları, her milletin bir bayramı vardır, bu da bizim bayramımızdır) buyurdu. Babam başka şeyle meşgul olunca cariyelere işaret ettim, dışarı çıktılar.) Sapık kimseler, bu olayı delil göstererek, kadınların erkeklerle beraber oturmasının, çalgı çalmasının, şarkı söylemesinin ve seslerini erkeklere duyurmasının helal olduğunu söylüyorlar. Şimdi yukarıdaki ifadeleri inceleyelim: 1- Şiir okuyan veya şarkı söyleyenler, hür kadın değil cariyedir. Cariyelerin saçlarını, kollarını açmaları seslerini erkeklere duyurmaları günah değildir. Cariyeyi örnek gösterip, hür kadınlara da bunların mubah olacağını söylemek Müslümana yakışmaz. 2- Kahramanlık şiirleri veya şarkıları da, mehter marşları da caizdir. Bunların caiz olması, diğer şarkı ve türkülerin de caiz olmasını gerektirmez. Def ile şarkı türkü söylenir, ilahi söylenmez. Çünkü ilahi ibadettir. İbadete çalgı karıştırılmaz. Tasavvuf müziğinin dinde yeri yoktur. Resulullah efendimizin geldiği bir evde, küçük zenci kızları [cariyeler] def çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar. Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [ilahi söylemek] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K. Saadet) 3- Hazret-i Ebu Bekrin, def için şeytanın düdüğü demesi, çalgının mubah olmadığını gösterir. Ulema sadece düğünlerde, bayramlarda kadınların def çalmasının caiz olduğunu bildirmiştir. Yani def çalmanın kadınlara caiz olması, düğün ve bayram içindir. Başka zaman caiz değildir. Kadın sesinin haram olduğunu bildiren vesikalardan bazıları: Resulullahın hanımları müminlerin anneleri olduğu için, onun hanımları ile yani annelerimizle evlenmek de haramdır. Üç âyet meali: (Ey iman edenler, Resulullahın eşleri ile evlenmeniz caiz değildir.) [Ahzab 53] (Resulullahın eşleri, müminlerin anneleridir.) [Ahzab 6] (Ey nebi hanımları, siz diğer kadınlar gibi değilsiniz. Allah'tan sakının, edalı, yumuşak konuşmayın, kalbi bozuk olan, ümide kapılır; hep ciddi konuşun.) [Ahzab 32] Âyette, Peygamber hanımlarının yani annelerimizin yumuşak konuşmaları caiz olmayınca, başka kadınların yumuşak konuşmaları nasıl caiz olabilir. Annelerimize kötü gözle bakan çıkabileceğine göre, diğer kadınlara kötü gözle bakan çıkmaz mı? Kadının ihtiyaçsız sesini erkeklere duyurması caiz olmadığı gibi, bakması da caiz değildir. Bir âyet meali: (Mümin kadınlara da söyle, gözlerini [yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar.) [Nur 31] Birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir: (Erkeğin kadına, kadının da erkeğe [şehvetle] bakması haramdır.) [Taberani] (Yabancı kadını görünce, yüzünüzü çevirin!) [Ebu Davud] (Şarkı söyleyen kadını dinlemek ve yüzüne bakmak haramdır.) [Taberani] (Namahreme bakmak göz zinasıdır.) [Buhari] Ümm-i Seleme vâlidemiz anlatır: Resulullahın yanında iken, iki gözü de görmeyen İbni Ümmi Mektûm, izin isteyip içeri girdi. Resulullah bize, (İçeri girin) buyurdu. (Ya Resulallah o a’ma değil mi, bizi görmez) dedim. (O sizi görmüyorsa, siz onu görmüyor musunuz?) Yani, o kör ise, siz kör değilsiniz ya, buyurdu. (Tirmizi, Ebu Davud) Bir âyet meali de şöyle: (Resulullahın eşlerinden ihtiyacınızı perde arkasından isteyin.) [Ahzab 53] Namahreme bakmak günah olduğu gibi onunla konuşmak da günahtır. İki hadis-i şerif meali: (Ey kadınlar, ancak mahreminizle konuşun, namahremle konuşmayın!) [Ramuz, İbni Said] (Yabancı kadınla şehvetle konuşana, her kelimesi için, Cehennemde azap vardır.) [R. Nasıhin] Kadınların yüksek sesle veya yumuşak konuşmaları ve seslerini namahreme duyurmaları caiz olmadığı için, ezan ve ikamet okumaları da caiz değildir. (Redd-ül Muhtar) Genç kadın, yabancı erkeğe selam veremez ve aksıran erkeğe bir şey söylemez ve kendine söylenince de cevap vermez. (Hamevi Eşbah şerhi) Kadınların seslerini erkeklere duyurması haramdır. Bazı âlimler, ihtiyaç zamanında, ihtiyaç kadar ve sert, ciddi konuşmaları caiz olup fazlası yine caiz olmaz buyurmuşlardır. (Tezkiye-i ehli beyt) Çalgı ve kadın sesi, sima değil gınadır, haramdır. (Dürr-ül-mearif) Allahü teâlâ, kadının namahremle yumuşak sesle konuşmasını men ediyor. (Mekt. Rabbani 3/41) Kadınların, saçı, başı ve kolları açık sokağa çıkmaları ve yabancı erkeklerle lüzumsuz yere, konuşmaları, şarkı söyleyerek, hatta Kur'an, mevlit, ezan okuyarak seslerini erkeklere duyurmaları büyük günahtır. Ancak yabancı erkeklerle, alış veriş gibi, ihtiyaç olduğu zaman, fitneye sebep olmayacak şekilde, sert ve ciddi konuşmaları caizdir. (Tergibüssalat, Hadika, S. Ebediyye) (Alıntıdır..) Düzenleyen: GNCR , 25-03-2008 - 00:52. |
| |
| | #43 | |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 85
| Alıntı:
Düzenleyen: DeSPeRAdO kuVA-İ , 23-03-2008 - 12:52. | |
| |
| | #44 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| o zaman bu söyldiklerinize göre şarkı dinlemek ve söylemek de günah oluyor.ben imam hatipten mezun old.günden beri hocamın isyan sözcükleri içermemesi halinde günah degil demişti bende dinliyordum.bide bi şey daha soracaktım eger durum erkeklerle mesafe konusunda böyle olursa ben üniversite okuyorum benim erkeklere karsı tavrım nasıl olmalı.ikilem arasında kalmış vaziyetteyim ve arkadaşlarımın her biri bi şey söylüyor bunu da yanıtlarsanız cok mutlu olurum.bu arada cevaplarınız için allah sizden razı olsun.cok sagolun rabbim merhameti üzerinizden eksik olmasın selamün aleyküm Düzenleyen: salihanur , 23-03-2008 - 23:17. |
| |
| | #45 | |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
| Alıntı:
İkinci cevabın fetvası zaruri haller içindir. Kimse bunu kendine fetva olarak almasın. şehvetsiz bakmayacağına dair kim kendinden emin olabilir ki...Dolayısıyla bakmamak gerek. Şüpheli şeylerden kaçınan imanını korumuş olur. Bakılması haram olan bölgeler tv'de de olsa, zaruret dışında bakılması haramdır.Harama götüren şeyde haramdır.En iyisini Allah bilir. | |
| |
| | #46 | |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 85
| Alıntı:
| |
| |
| | #47 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Dec 2005 Yaş: 26
Mesajlar: 798
| görüyorum kı cogu arkadasımızın kendı nefsıne guvenı yok adamın yanında refaketcı olarak ucuncu olarak seytanın olmasına gerek yok ıcınde varsa 180 bın kısılık maracana stadında bıle gelır seytan yanına sen adam olursan bunun zamanı yerı mekanı olmaz adam her yerde adamdır flortte yasanan seylerın cogu gorucu usulu gorusmelerde de oluyor bence cok ucuyorsunuz ... |
| |
| | #48 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Nov 2007 Yaş: 31
Mesajlar: 170
| devamlı yanımızda suclayacağimiz bır seytanı bahane etme ve bu bahaneye sığınma ko nusunda korkut kardesıme katılıyorum .sınır ve sevıyesını bılenlerın sorunu olmaz sanırım.. |
| |
| | #49 | ||
| Onbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 85
| Alıntı:
Alıntı:
Soru Dinimiz flört tarzı ilişkiye nasıl bakmaktadır. Aşık olmak caiz mi? 08-Ocak-2007 - 17:28:42 Cevabımız Değerli Kardeşimiz; 1- Flört Müslümanlarların lügatında yeri olan bir kelime olmadığı gibi, ifade ettiği mânâ da Müslümanlarda hayat bulan bir olay değildir. Flörte kimler ne mânâ yüklerse yüklesin. İslâm böylesine hissi bir konuda erkekle kadına sınırlar çizer ve Efendimizin meşhur ikazı iki tarafı da kesin ölçülerle korumaya alır, muhafaza eder. Nedir Efendimizin kesin ve çok makul olan ikazı? – Yabancı bir kadınla bir erkek iki ikiye, baş başa kalırlarsa üçüncüleri şeytandır! Evet, biribirine yabancı iki karşı cinsin tenha bir yerde baş başa kalışları; hislerinin isyanına, yaratılışta var olan duyguların ayaklanmasına vesile teşkil eder. Cinsi hislerin ayaklanması ve isyanından sonraki safhaları ise kimse kestiremez. Nerede başlar, nerelere kadar gider. Zaten toplum hayatındaki pişmanlıkların, hatta cinayetlerin ve kötülüklerin büyük çoğunluğunun bu ikaza kulak asmayıştan, aradaki sınırı aşıp taşmaktan kaynaklandığı da yaşanan günlük olaylarla sabittir. Bunun istisnası yok mu, her kadın, her erkek böyle mi? Elbette öyle bir iddiamız olmaz. Elbette her kaidenin istisnası olur. Lakin istisnalar hep müstesna kalır, umumi hükmü değiştirmez. Bildiğim gerçek odur ki kadın kendisini şaibe altına sokacak laubaliliklerden uzak kalmalı, kolay elde edilen, kolayca da terk edilen eğlence metaı haline gelmemelidir. Bilindiği üzere kolay elde edilen şeyin kıymeti pek bilinmez, kolayca da terk edilmesinde mahzur düşünülmez. Değerli şeyler ise hep zor elde edilir, böylece de kolayca terk edilmezler. Kadın değerlerin en yücesi, itibarını korunması lazım gelenlerin de en önde gelenidir. Kadının bir gün falanın yanında, öteki günü de filanın kolunda olması, bir başka gün ise kimin yanında olacağının bilinmez hale düşmesi, onu hayatı boyunca itibarsızlığa mahkum eder. Bir değerli hayatı böylesine değersiz ve itibarsız hale düşüren şeye ise siz ister flört deyin, isterse başka bir şey; ne savunulur ne de sonucu basite alınacak bir doğallık olarak görülebilir. Yine bir kudsi beyandan öğrenmekteyiz ki sonu evliliğe varmayan gayrımeşru yakınlaşmalardan taraflar öylesine pişmanlık duyacak ki ahirette: – Keşke ateş parçası tutsaydım da böyle sonuçlar verecek başlangıçlar yapmasaydım diye feryat edeceklerdir. Ama bunun faydası olmayacaktır. Çünkü ok yaydan çıkmış, kurşun hedefi vurmuş; tamiri mümkün olmayan tahribat vaki olmuştur. Onun içindir ki dindar ailelerde kadın, kuracağı yuvada mutlu ve huzurlu olmak için geride şaibeli bir geçmiş bırakmamaya çok dikkat eder, vardığı yerde başına kakılacak bir sürü yanlışların sahibi olmama konusunda büyük titizlik gösterir. Bu dikkat ve titizliğinden dolayı da ömür boyu sevinç duyar, itibar sahibi olmanın mutluluğunu yaşar. Kadını tertemiz mutlu bir ailenin kurucusu değil de, günlük zevklerin malzemesi haline getiren erkekler, yahut da kendilerini bu duruma düşürmüş kadınlar elbette konuyu bizim gibi yorumlamayacak, hallerine uygun düşen hayatın savunucusu olacaklardır. Böylelerine bizim ne söyleyecek sözümüz, ne de verecek cevabımız olur. Kendi düşen ağlamazdan başka. Ahmed Şahin, Aile İlmihali, 142. 2- Aşık olmak günah mıdır? Selam ve dua ile... Sorularla İslamiyet Editör Soru Kız arkadaş edinmek ve onlarla beraber dolaşmak dinimize göre yasak mıdır? Kadınlara karşı davranışımız nasıl olacaktır? 14-Mart-2007 - 15:17:40 Cevabımız Değerli Kardeşimiz; Müslüman bir kimsenin dokunması helal olan kadınlar vardır, dokunması, haram yerlerine bakması ve yalnız kalması yasak olan kadınlar vardır. Bu nedenle evlenmesi helal olan bir kadına, nikahsız olarak dokunmak, onunla yalnız kalmak ve haram yerlerine bakmak dinimize göre yasaktır. Mahrem olmayan kadına dokunmak veya tokalaşmak mutlaka haramdır. Peygamber'e (sav) biat eden kadınlar dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, biat ederken elimizi tutmadınız. Peygamber (sav) kadınların elini tutup tokalaşmam, buyurdu (1). Hazreti Aişe (ra) biat ile ilgili şöyle buyuruyor: Allah'a yemin ederim ki Resûlüllah'ın eli bir kadının eline dokunmadı. Sadece sözle onlardan biat aldı" (Ahmed bin Hanbel, Nesâî, İbn Mâce). Peygamber (sav) bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: "Sizden biriniz, başına iğne ile dürtülmesi kendisi için helâl olmayan bir kadına dokunmaktan daha hayırlıdır." İslâm dini, kadınla tokalaşmayı yasaklamakla kadını tezyif etmiyor. Bilakis şerefini kurtarıyor. Kötü niyetli kimselerin şehvetle el uzatmasına engel oluyor. (Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II. 170) | ||
| |
| | #50 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 85
| |
| |
| Konu Araçları | |
| |