ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Dini Sorulara Cevaplar


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 06-08-2007, 13:40   #1
eragon
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

Sizce, Peygamber efendimiz döneminde, Kafirler bunca delili gördüğü halde Allah'ın varlığına, birliğine, Hz. Muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna neden iman ETMEMİŞLERDİR?


  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-2007, 14:00   #2
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Yaş: 19
Mesajlar: 204
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek




neden olcak o zamanlarda sihirbazlık yaygın olduğu için peygamberimizi de öyle sanmışlardır herhalde.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-2007, 14:21   #3
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

Allh u Alim Furkan suresinde buna cevap verilmiş.

Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla


1.Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan'ı indiren (Allah) ne Yücedir.
2.Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.
3.O'nun dışında, hiçbir şeyi yaratmayan, üstelik kendileri yaratılmış olan, kendi nefislerine bile ne zarar, ne yarar sağlayamayan, öldürmeye, yaşatmaya ve yeniden diriltip-yaymaya güçleri yetmeyen birtakım ilahlar edindiler.
4.İnkar edenler dediler ki: "Bu (Kur'an) olsa olsa ancak Onun uydurduğu bir yalandır, kendisi düzüp uydurmuş ve Ona bir başka topluluk da yardımda bulunmuştur." Böylelikle onlar, hiç şüphesiz haksızlık ve iftira ile geldiler.
5.Ve dediler ki: "Bu, geçmişlerin uydurduğu masallardır, bir başkasına yazdırmış olup kendisine sabah akşam okunmaktadır."
6.De ki: "Onu, göklerde ve yerde gizli olanı bilen (Allah) indirmiştir. Doğrusu O, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir."
7.Dediler ki: "Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?"
8."Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?" Zulmedenler dedi ki: "Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz."
9. Bir bak; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiçbir yol bulamazlar.
10.Dilediği takdirde, sana bundan daha hayırlısı olarak altından ırmaklar akan cennetler veren ve senin için köşkler kılan (Allah) ne Yücedir.
11. Hayır, onlar kıyamet-saatini yalanladılar; Biz kıyamet saatini yalan sayanlara çılgınca yanan bir ateş hazırladık.
12. (Ateş,) Onları uzak bir yerden gördüğünde, onlar bunun gazablı öfkesini ve uğultusunu işitirler.
13.Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar.
14. Bugün bir yok oluşu çağırmayın, birçok (kere) yok oluşu isteyip-çağırın.
15. De ki: "Bu mu daha hayırlı, yoksa takva sahiplerine va'dedilen ebedi cennet mi? Ki onlar için bir mükafat ve son duraktır."
16. "İçinde ebedi kalıcılar olarak, orada her istedikleri onlarındır; bu, Rabbinin üzerine aldığı, istenen bir vaaddir."
17. Onları ve Allah'tan başka taptıklarını biraraya getirip toplayacağı ve: "Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan saptılar?” diyeceği gün;
18. Derler ki: "Sen Yücesin; Senin dışında başka veliler edinmemiz bize yakışmaz, ancak onları ve atalarını Sen meta verip yararlandırdın, öyle ki (Senin) zikri(ni) unuttular ve böylece yıkıma uğrayan bir kavim oldular."
19. "İşte (ilahlarınız) sizin söylediklerinizi yalanladılar; bundan böyle (azabı) ne geri çevirmeye gücünüz yetebilir, ne de bir yardıma. Sizden kim zulmederse, ona büyük bir azap taddırırız."
20.Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
2l. Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimiz'i görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.
22.Melekleri görecekleri gün, suçlu-günahkarlara bir müjde yoktur. Ve o gün (melekler onlara) derler ki: "(Size sevinçli haber) Yasaktır, yasak."
23.Onların yaptıkları her işin önüne geçtik, böylece onu savurulmuş toz zerreleri kılıverdik.
24. O gün, cennet halkının kalacakları yer daha hayırlı, dinlenecekleri yer çok daha güzeldir.
25.Göğün bulutlarla parçalanacağı ve meleklerin bir indirilme ile indirileceği gün;
26.İşte o gün, gerçek mülk, Rahman (olan Allah)ındır. İnkar edenler için oldukça zorlu bir gündür.
27.O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: "Ah keşke, elçiyle birlikte bir yol edinmiş olsaydım,"
28."Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim."
29."Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra beni zikirden (Kur'an'dan) saptırmış oldu. Şeytan da insanı 'yapayalnız ve yardımsız" bırakandır."
30.Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar."
31.İşte böyle; Biz, her peygambere suçlu-günahkarlardan bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.
32.İnkar edenler dediler ki: "Kur'an Ona tek bir defada, toplu olarak indirilmeli değil miydi?" Biz onunla kalbini sağlamlaştırıp-pekiştirmek için böylece (ayet ayet indirdik) ve onu 'belli bir okuma düzeniyle (tertil üzere) düzene koyup' okuduk.
33. Onların sana getirdikleri hiçbir örnek yoktur ki, Biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım.
34. O yüzükoyun cehenneme doğru sürülüp-toplanacak olanlar; işte onlar, yer bakımından çok kötü, yol bakımından sapmış olanlardır.
35. Andolsun, Biz Musa'ya kitabı verdik ve onunla birlikte kardeşi Harun'u yardımcı kıldık.
36. Böylece onlara: "Ayetlerimizi yalanlayan kavme gidin" dedik; sonunda onları (Firavun ve çevresini) kökünden darmadağın ettik.
37.Nuh'un kavmi de, elçileri yalanlandıklarında onları suda boğduk ve insanlar için bir ayet kıldık. Biz zulmedenlere acıklı bir azap hazırladık.
38. Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri (yok ettik).
39. Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.
40.Andolsun, onlar, üstüne felaket yağmuru yağdırılmış bulunan o ülkeye uğramışlardır; yine de onu görmüyorlar mıydı? Hayır, onlar dirilmeyi ummuyorlardı.
41.Seni gördükleri zaman, seni yalnızca alay konusu edinmektedirler: "Allah'ın, elçi olarak gönderdiği bu mu?"
42."Eğer onlara karşı kararlılık göstermeseydik, neredeyse bizi ilahlarımızdan saptıracaktı." Azabı görecekleri zaman, kim yol bakımından daha sapıkmış, öğreneceklerdir.
43.Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?
44. Yoksa sen, onların çoğunu (söz) işitir ya da aklını kullanır mı sayıyorsun? Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; hayır, onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı) dırlar.
45. Rabbini görmedin mi, gölgeyi nasıl uzatıvermiştir? Eğer dilemiş olsaydı onu durgun kılardı. Sonra Biz Güneş'i ona bir delil kılmışızdır.
46. Sonra da onu tutup Kendimize ağır ağır çekmişizdir.
47. O, geceyi sizin için bir elbise, uykuyu bir dinlenme ve gündüzü de yayılıp-çalışma (zamanı) kılandır.
48. Ve Kendi rahmetinin önünde rüzgarları müjdeciler olarak gönderen O'dur. Biz, gökten tertemiz su indirdik;
49. Onunla ölü bir beldeyi (toprağı) canlandırmak ve yarattığımız hayvanlardan ve insanlardan birçoğunu onunla sulamak için.
50. Andolsun bunu, onların arasında öğüt alıp-düşünsünler diye çeşitli biçimlerde açıkladık. Ama insanların çoğu nankörlük edip ayak direttiler
51. Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
52.Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur'an'la) büyük bir mücadele ver.
53. İki denizi (birbirine) salıp katan O'dur; bu, tatlı, susuzluğu giderici, bu da tuzlu ve acıdır. İkisinin arasında (birbirlerine karışmalarını önleyen) bir engel (berzah) ve aşılmayan bir sınır koymuştur.
54.Ve insanı bir sudan yaratıp onu, neseb ve sihriyyet (sahibi) kılan O'dur. Senin Rabbin güç yetirendir.
55.Allah'ı bırakıp kendilerine yarar ve zarar sağlayamayacak şeylere ibadet ediyorlar. Kafir, (asıl) kendi Rabbine karşı (şeytana) arka çıkandır.
56.Biz seni yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-korkutucu olarak gönderdik.
57.De ki: "Ben buna karşılık, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden bir ücret istemiyorum."
58.Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (Allah)a tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.
59.O, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahman (olan Allah)dır. Bunu (bundan) haberi olana sor.
60.Onlara: "Rahman (olan Allah)a secde edin" denildiği zaman, "Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecek mişiz?" derler ve (bu,) onların nefretini arttırır.
61.Gökte burçlar kılan, onların içinde bir aydınlık ve nurlu bir ay vareden (Allah) ne Yücedir.
62. O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp-düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.
63. O Rahman (olan Allah)ın kulları, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman "Selam" derler.
64.Onlar, Rablerine secde ederek ve kıyama durarak gecelerler.
65. Onlar: "Rabbimiz, cehennem azabını bizden geri çevir; gerçekten, onun azabı ödenmesi kaçınılmaz bir borç (veya sürekli bir acıdır) derler.
66. "Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."
67.Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.
68. Ve onlar, Allah ile beraber başka bir İlah'a tapmazlar. Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa 'ağır bir ceza ile' karşılaşır.
69. Kıyamet günü, azap ona kat kat artırılır ve içinde aşağılanmış olarak temelli kalır.
70. Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde bulunup davranan başka; işte onların günahlarını Allah iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
71.Kim tevbe eder ve salih amellerde bulunursa, gerçekten o, tevbesi (ve kendisi) kabul edilmiş olarak Allah'a döner.
72.Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.
73. Onlar, kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onun üstünde sağır ve körler olarak kapanıp kalmayanlardır.
74. Ve onlar: "Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soyumuzdan, gözün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl," diyenlerdir.
75.İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileği ve selamla karşılanırlar.
76. Orda ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir.
77. De ki: "Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi? Fakat siz gerçekten yalanladınız; artık (bunun azabı da) kaçınılmaz olacaktır."
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-2007, 14:27   #4
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2007
Yaş: 26
Mesajlar: 589
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

acaba peygamberin neden insan olarak gönderildiğine mi inanamadılar yani neden bir insan.

Hatta peygamber efendimize bazı sözlerde bulunmuşlar yeri göğü yar , yerden tükenmeyecek su çıkar gibi...İnanma adına ama bilemiyorum gene de
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-2007, 14:36   #5
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

43.Kendi istek ve tutkularını (hevasını) ilah edineni gördün mü? Şimdi ona karşı sen mi vekil olacaksın?

Kendi istek ve tutkularını ilah edineler; tüm mucizeleri görselerde inanmazlar. Zira heva ve heveslerine olan aşırı düşkünlükleri; gözleri varken göremez; kulakları varken duyamaz; kalpleri varken idrak edemez duruma getirmiştir onları. Dolayısıyla gün gibi ortada olan hakikatleri inkar etmişlerdir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-2007, 21:31   #6
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,475
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

(kendi cumlelerimle ve hatirladigim kadariyla yaziyorum bu kissayi ) Bir gun peygamber (asm) Ebu Cehil'e yine islami anlatmis fakat o inadinda devam etmisti Peygamber (asm) uzgun bi sekilde oradan ayrildiginda orada bulunan Hz. Ali (r.a) Ebu Cehil'e "sen onun gerçekten allah'in resulu oldugunu biliyorsun degil mi? " diye sorar, ebu cehil "elbette biliyorum fakat neden o , neden bizim gibi soylulardan biri çikmadi (peygamber) ? " cevabini verir.
bence bu hadise ozellikle de musrik reislerinin o kadar çok mucize gordukleri halde neden iman etmediklerini bir nebzede olsa anlatiyor...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-2007, 22:41   #7
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Apr 2007
Yaş: 24
Mesajlar: 359
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

Dönemde kölelik fazlaydı halk fakir ve cehalet çok fazlaydı...ileri gelenler inançsız ve halkı kandırabiliyorlardı...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-08-2007, 15:06   #8
Er
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 3
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

Kafirler son peygamberin geleceğini biliyorlardı.Fakat son peygamber onlara değilde Araplara gönderildiğini görünce inanmak istemediler.diye düşünüyorum.Bir neden olarakta kafirler düzenlerinin bozulmasını istememiş olabilir.Yani onların putları vardı bu yüzden kar sağlıyorlardı.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-08-2007, 16:47   #9
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 39
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

kafirlerin çoğu mekkenin ileri gelenlerindendi. onlarda peygamberin bir zengin değil de hem fakir hem de yetim biri olmasını kabullenemiyorlardı. ayrıca mekkede düzeni onlar sağladığı için düzenin bozulmasını istemiyorlardı. mekkede herkesin onların putlarına inanması, kafirlerin işine geliyordu.
ayrıca o zamanlar sihirbazlık bitmişti. peygamber efendimizin dünyaya gelmesiyle sihirbazlık bitti. ve peygamberin insan olarak gelmeside inanmaları içindi. mesela bir melek olsaydı mucizelere inanmazlardı. o bir melek, bende melek olsam bende yaparım derlerdi. insan olması ise o yapıyor ben yapamıyorum demekki o farklı onda bir ilahi güç var diye düşünmelerine neden oluyordu.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-08-2007, 00:06   #10
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,935
Varsayılan Ynt: Bakalım Kim İyi ve Doğru Cevap Verecek

Arkadaşlar büyük bir İslam alimi bunun cevabını vermiştir. Bu İslam alimi buyurmuştur ki : Benim hocamı kim görse eğer kafirse derhal müslüman olur. eğer müslümansa derecesi yükselir. Orada bulunanlar itiraz ettiler. Peygamberimiz zamanında yaşayıp onu gördüğü halde iman etmeyen binlerce insan var. Nasıl oluyor da peygamberimizi görüp iman edemiyorlar, sizin hocanızı görüp derhal iman ediyorlar. İslam alimi onlara şöyle cevap veriyor. Peygamberimiz zamanında yaşayıp ona iman etmeyenler ona Peygamber gözüyle bakmadılar. Ona Ebu talibin yetimi gözüyle baktılar. bu yüzden iman edemediler.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 15:44


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats