![]() |
| | #1 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Farkındayım, çok kışkırtıcı bir başlık! İslam'a karşı önyargıyla yaklaşan çoklarına yazının muhtevasına vâkıf olma ihtiyacı dahi hissettirmeyecek ve "n'olacak, alın size yobazlığın bir başka örneği" dedirtecek türden hem de. Ama acele etmeyin ve sabırla yazının sonuna kadar okuyun. Sorulan sorulara fıkhi açıdan cevaplar aradığımız bu sütunda "Cep telefonu kullanmak caiz midir?" sorusunun cevabını şimdilik üç ayrı açıdan ele alabiliriz; vakit israfı, araba kullanırken cep telefonu ile konuşma ve sağlık. Dikkat ederseniz bunların her biri de bir alet olarak cep telefonu ile ilgili değil, onun sebebiyet verdiği menfi ve müsbet sonuçlarla alakalıdır. Teker teker ele alalım. Vakit israfı: Dinimize göre israfın her çeşidi haramdır. Her ne kadar bizim toplumumuzda "Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez." (7/31) ayetinden hareketle israf, yeme-içme gibi şeylere has gibi algılansa da, bu alabildiğine yanlış bir yargıdır. İsraf, haddi aşma demektir ve haddi aşma konusunda gerek bizzat 'israf, müsrif' gibi kelimelerle, gerekse aynı manaya gelen başka kelimelerle Kur'an birçok ayetinde israfın her çeşidini yasaklamaktadır. Efendimizin birçok beyanında da bu gerçeği görmek mümkündür. İster konuşma bedelinin çok ucuz olması -ABD'de hafta içi akşam 9 ila sabah 7 arası ve cumartesi-pazar 24 saat cep telefon konuşmaları bedavadır- ister özenti belasıyla ihtiyaç sınırlarını aşan konuşmalar yapılmaktadır. Yemeğin tuzundan misafirliğe gidilen evde yapılan izzet u ikramlara kadar âşık muhabbetlerini andıran ve saatlerce devam eden bu konuşmalara söylenecek şey, sadece israf-ı zaman ve israf-ı kelamdır. Cep veya ev telefonu değil, normal şartlar altındaki karşılıklı konuşmalarda da genel ölçü, zaruret ve ihtiyaç ekseni üzerine oturmak zorundadır. Fazlası fazladır ve caiz olduğu söylenemez. O vakitler dünyevi ve uhrevi hayatımız namına çok daha faydalı işlerde harcanmalıdır. İkincisi; günümüzde istatistik ilmine ve ilmi araştırmalara konu olan en güncel problemlerden birisi araba kullanırken cep telefonu ile konuşmadır. 'Cep telefonunun tehlikeleri' yazarak internet arama motorlarında yapacağınız küçük bir araştırma, bu konudaki çıplak gerçeklerle sizi yüz yüze getirecektir. "Araba kullanırken cep telefonu ile konuşma, sarhoş iken araba kullanma gibidir", konu ile ilgili yapılan araştırma sonuçlarının verildiği haberin manşet cümlesidir mesela. Aslında sadece şu manşet cümlesi bile insanı ürkütmeye yeter. Araştırmalar 18-25 yaşındaki şoförlerin cep telefonu ile konuştukları takdirde direksiyon başında şuurlarının 65-74 yaş arasına çıktığını, dikkat, refleks ve araç takibi gibi mevzularda bu yaş arası insanların özelliklerini taşıdıklarını söylüyor. Neden? "Çünkü bakıyorlar; ama görmüyorlar", uzmanların konuyu özetleyen bir sözü. Bir başka araştırma sonucu; büyük şehirlerdeki trafik sıkışıklığının sebeplerinden bir tanesinin cep telefonu ile konuşmak olduğu kesinlenmiş durumda. Oran % 18. Ve belki de en önemlisi, cep telefonu ile konuşmanın sebebiyet verdiği trafik kazaları. Bir istatistik sunayım sizlere. ABD'de her yıl 42 bin kişi trafik kazalarında ölüyor. Geçen sene cep telefonunun sebebiyet verdiği kazalarda ölen kişi adedi 2.600, yaralı sayısı ise 33 bin. Yetkililer bu rakamın her yıl katlanarak arttığına dikkat çekiyor. Zaten araba kullanırken cep telefonu ile konuşma yasağı eksenli kanuni düzenlemelerin hız kazanmasının sebebi de bu. Bu kazaların milli ekonomiye zararını da unutmamak lazım. Meseleye bu zaviyeden baktığımızda dünyevi ve uhrevi birçok mesuliyeti beraberinde getiren böylesi riskli bir amele dinin cevaz vermesi düşünülemez. İslam hukuku açısından bir örnek; cep telefonu kullanımının vesile olduğu ölümcül bir kazada, şoför yüzde yüz kusurlu ise "şibh bi'l amd; kasda benzer öldürme veya tesebbüben katl; ölüme sebebiyet verme" suçu ile yargılanmayı hak etmiş demektir. Bu ise 'suçlu, tazminattan ehliyetinin süreli veya süresiz geri alınmasına ve hapis cezasına kadar hukukun öngördüğü cezaya çarptırılabilir' anlamını taşır. Haftaya sağlık açısından bakacağız... zaman_________________AHMET KURUCAN |
| |
| | #2 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 194
| Kardeş paylaşımın güzel ama amaları var.. |
| |
| | #3 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Alıntı:
| |
| |
| | #4 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Cep telefonu ve sağlık Geçen hafta israf ve araba kullanırken cep telefonu ile konuşma zaviyelerinden cep telefonu konusunu ele almış ve meselenin sağlık boyutunu bu hafta inceleyeceğimizi söylemiştik. İslam hukuku metodolojisinde bu ve benzeri mevzularda nihai sözü söyleyebilmek için ilmi veriler esas alınır. Bilirkişi raporları, uzman görüşleri, laboratuvar araştırmaları, istatistikler hükme ulaşmada araçlar hükmündedir. Konu ile yakından ilgilenenlerin de bildiği gibi ilim dünyası cep telefonunun insan sağlığına yaptığı tesir ve bu tesirlerin müsbet ya da menfi uzantıları hakkında nihai ve kesin bir kanaate sahip değildir. Ama hemen ifade edelim; şu ana kadar yapılan araştırmalar hiç de iç açıcı değil. "Tıpkı sigarada olduğu gibi gün gelecek 'cep telefonu sağlığa zararlıdır' cümlesi, telefon şirketlerinin bütün muhalefetine rağmen telefon ambalajlarının üzerine yazılacaktır" sözü aşağıda aktaracağımız verilerin adeta bir sonucudur. Araştırmalar, tahmin edileceği gibi cep telefonlarının çalışma sistemlerinde bulunan radyo-frekans (RF) elektromanyetik dalgaların insan sağlığına etkisi üzerine yapılıyor. Şu ana kadar elde edilen sonuçlardan bazıları şunlar: 1- 10 yılın üzerinde düzenli cep telefonu kullananların, kafalarının ahizeyi tuttukları yer civarında "glioma" adı verilen sinir sistemi tümörleri gelişmesi ihtimali yaklaşık yüzde 39 oranında daha fazlaymış. 2- Elektromanyetik dalgalar insan kafasındaki 'blood brain' denilen engelleri aşıyor ve filtre sistemine zarar veriyormuş. Bu da o bölgede kanser, beyin tümörü gibi istenmeyen etkilenmelerin oluşumuna sebep oluyormuş. 3- Kanser ve beyin tümörü oluşumunun ötesinde cep telefonu kullananlarda elektriğe karşı aşırı duyarlılık yeni telaffuz edilen sonuçlar arasında. 4- Stanford Üniversitesi ile Integrated Laboratory Sistem'in yaptığı bir araştırmada ortaya çıkan bulgu; cep telefonu kullananların kan hücrelerinde kromozomal değişiklikler saptamış. 5- Danimarka'da yapılan araştırmada, elektromanyetik dalgaların sinir sistemi, tükürük bezi ve gözü etkilediği sonucuna ulaşılmış. 6 - İngiltere'de yapılan bir araştırmada, sinyaller uykuda dahi beyin aktivitelerini etkiliyormuş. Sözgelimi kahve misali beyni uyku uyumama noktasında uyarıyor ve kişi normalden 25 dakika daha geç uykuya dalıyormuş. 7- Çoklarının dikkatinden kaçan bir başka tehlike, tıpkı pasif sigara içicilerinde olduğu gibi cep telefonunun yaymış olduğu RF dalgalarının 500 metre ile 1,5 kilometre çevresini etki altına almasından hareketle, o bölgede bulunan herkesi cep telefonu kullanmasa da menfi etkiliyormuş. 8- Çocuk yaşta cep telefonu kullanıcılarında ise erken bunama oranının % 30 daha fazla olabileceği uyarısında bulunuyor uzmanlar. Avrupa'da yapılan bir istatistikte 5,5 milyon içinde 5 ile 9 yaş arasındaki cep telefonu kullanıcı adedi 500 bin. Eğer bunama eksenli tahminler doğru çıkarsa, bunun yakın gelecekte yol açacağı manzarayı hayal etmek zor olmasa gerek. Kısaca arza çalıştığımız bütün bu menfi sonuçlara paralel müsbet kanaat izhar edenler de var ilim dünyasında. Onlar bu sonuçları abartılı bulmamakla beraber, insanoğlunun hayatında adeta vazgeçilemez bir yere sahip olan cep telefonu konusunda daha dikkatli ve ihtiyatlı davranılması, kamuoyunu paniğe sokacak beyanlardan özenle kaçınılması gerektiğini savunuyorlar. Fakat enteresandır, meslektaşlarının bunlara verdiği cevaplar arasında, 'cep telefonu şirketlerinin muhtemel, mümkün veya vaki baskıları' var. Ne yapacağız? Bence araştırmaların devam ettiği ve nihai bir sonuca ulaşılamadığı bu safhada dinî görüş nedir sorusuna cevap aramaktan ziyade hıfzıssıhha açısından meseleye bakmalı ve her fert şahsi tedbir almalıdır. Hiç kullanmama yerine cep telefonu konuşmalarını asgari düzeye indirgeyecek iradi kısıtlamalar içine girilmelidir. İsraf-ı kelam ve israf-ı zamana girmeksizin zaruret ve ihtiyaç ölçü alınmalıdır. Ve tabii ki araba kullanırken değil. AHMET KURUCAN |
| |
| | #5 |
| Er Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 1
| Bir çok teknolojinin insan saglıgına zararı var.Bi şekil de hayatı kolaylaştıroyr ama yan etkileir olabiliyor.burda okadar güzel konulara yer veirlirken bu konu gerçkten abes kaçmış.tamam şimdi güzle bi site buldum derken böyle bi başlık keyfimi kaçırıdı açıkçası.ciddiyeti bozmuş.mümkünse bu konunun hemen ortdan kaldırılmasını rica ediyorum.benim yeni giren biri aklındaki sorulara cevap arayan bir kişi böyle bir başlıgı görünce geldiig yere geri döner.böyle biline... |
| |
| | #6 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
| Alıntı:
Konunun size abes gelen kısmı neresi ? Belki de sizinle hemfikirizdir. Konunun tamamını okumadım ama biraz göz gezdirdim tahmin ettiğim gibi galiba. Elbette cep telefonunun zararları büyük ama bu da teknolojinin dezavantajı işte. | |
| |
| | #7 | ||
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,096
| Alıntı:
Alıntı:
Yaziyi okumanizi tavsiye ederim... selam ve dua ile.... | ||
| |
| Konu Araçları | |
| |