![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Bazı dua ve surelerin belirli sayıda okunmasının bir dayanağı var mıdır? Bazı dua ve surelerin belli bir sayıda okunmasına dair rivayetler bulunmakla birlikte, bu rivayetler o duaların çokça tekrarlanmasını veya yapılmasını teşvik amacıyladır. Bu nedenle dua ve surelerin belli sayılarda okunması zorunlu değildir. Gerek Kur’an-ı Kerim’de, gerekse Hadis-i Şeriflerde yer alan dualar, herhangi bir sayıyla sınırlanmaksızın okunabilir. Duada asıl olan sayı ve şekil değil, ruh halidir; samîmî bir şekilde içtenlikle yapılmasıdır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allâh : “Rabbinize gönülden ve gizlice dua edin. Doğrusu O aşırı gidenleri sevmez." (el-A’raf, 7/55) buyurarak bizleri samimi olarak ve gönülden dua etmeye teşvik etmektedir. Kur’an mealini baştan sona okumakla hatim yapılmış sayılır mı? Hatim, Kur'an-ı Kerim'i Arapça lafzıyla başından sonuna kadar okuyup bitirmektir. Bununla birlikte, Kur'an-ı Kerim'in indirilişinden asıl maksat, onun okunup anlaşılması ve gereğince amel edilmesidir. Bu sebeple Yüce Allah'ın öğüt ve buyruklarını öğrenmek için Kur'an-ı Kerim'in meal ve tefsirlerini okumak da önemli bir görev, sevaplı bir iştir. Yatarak Kur’an okumak ve dinlemek caiz midir? Kur’an-ı Kerîm’i okumak isteyen kimsenin abdest alıp kıbleye doğru oturarak okuması, Kur'an'a saygının bir ifadesidir. Ancak Kur'an'da, ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allâh'ı anmak tavsiye edilmektedir (Al-i İmrân, 3/191). Kur'an da Allâh'ın zikri olduğundan, herhangi bir saygısızlık kastı olmaksızın, yatarken Kur’an okumak ve dinlemekte sakınca yoktur. Radyo, teyp veya televizyonlardan secde ayetlerini dinleyen kimsenin tilavet secdesi yapması gerekir mi? Kur’an-ı Kerim’de on dört yerde secde ayeti bulunmaktadır. Bu ayetleri okuyan veya işiten kişinin, tilavet secdesi yapması gerekir. Tilavet secdesi, ayetteki ilâhî mesajı okuyan veya dinleyen kişinin, Yaratanına itaatinin ifadesidir. Bu itibarla radyo, teyp veya televizyondan da olsa, ilahî mesajı işiten kişinin, tilavet secdesi yapması gerekir. Ancak, okunan ayetlerin tilavet secdesi olduğunu bilmeyenler, tilavet secdesi yapmakla yükümlü değildirler. Bir Mezhebe Bağlanmak Gerekir mi? Herkesin, hükmü asıl kaynaklarından, Kur’an’dan ve sünnetten alması gerekir. Buna gücü yetmeyenler ise, bir alimin deliline bakarak tercihte bulunmak ve onun görüşünü paylaşmak suretiyle bir imama veya müçtehide uyabilirler. Bir mezhebe bağlılığın gerekliliğini savunmak kadar, "kişi muhayyerdir, dilediği müçtehidi taklit eder" demek de doğru değildir. Verilen fetvanın kişinin vicdanını tatmin etmesi gerekir. Zira doğru sadece bir tanedir. Bütün müçtehitler bu doğruya ulaşmak, onu bulmak için gayret sarf etmişlerdir. Eğer doğruya ulaşabilmişlerse iki ecir, hata etmişlerse bir ecir kazanmışlardır. Aynı şekilde, mukallitlerin de, doğruya ulaşmak için gayret sarf etmeleri gerekir. Dolayısıyla, delilsiz olarak, körü körüne taklit etmek yerine, delillerine bakarak kanaat getirmesi gerekir. Hz. Peygamber, “pek çok müftü fetva verse de, kalbine danış.” (Süyûtî, Câmi’u’s-Sağîr, I/40.) buyururken buna işaret etmektedir. Vicdanen doğru olduğuna inanmadan bir fetvaya uymak caiz değildir. |
| |
| | #2 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| sayın arkadaşlar bir eksiği yazmak ihtiyacı duydum yüce allah her canlıyı her ilmi cift yarattı dinde cift ilimle yaratıldı biri tarigat tarigatın= hocası ve ilmin kapısı hz ali dir biri şeriat= şeriatın hocası hz muahmmettir ve ilmin şehridir işte bizim müslümanlar dinin kapısını cok üzün zaman önce kapattılar dinin tarigat kısmı dinin esas kapısıdır bu tarigat tvlerde gördüğümüz şekilde insanın kendine işkence verecek şekilde değildir bu ilimden haberi olmayanların kendi kendine uydurduğu bir eylemdir bu sitede tarigat kapısını acacak yazıya raslamdım hz ali ile hz muhammet bir vucuttur biri birinden üstünlüğü yoktur bir evin kapısı olmazsa saten o ev ev sayılmaz hz ali dört kitaptada geldi isimleri ve makamları öteki dinlerde mevcut incilde papa paplık makamı hz ali makmıdır tarigat kapısıdır tevratta= ülya olarak zeburda carp a olarak kuranı kerimde aliyul murtaza olarak geldi ali ile muammedi bir tutmuyan elifi mimden ayırır ali ile muhammedi bir tutmayan ol kezzap dinden cıkar bu evliya sözlerini dikkate alın |
| |
| | #3 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 500
| S.Selmandan ALINTI....hz ali ile hz muhammet bir vucuttur biri birinden üstünlüğü yoktur bir evin kapısı olmazsa saten o ev ev sayılmaz öncelikle Hz Muhammed (sav) bir peygamberdir.. bir peygamber ile bu en yakını dahi olsa bir kul bir olamaz.. Hz Ali (r.anh) ise bir kul dur.. ve sahabenin büyüklerinden olup ilmin de kapısıdır.. ayrıca tarikatta zikir gizli ve sesli olmak üzere iki türlüdür.. gizli zikri peygamber efendimiz(sav) Hz Ebubekir(r.anh) hicret esnasında sevr mağarasında öğretmiştir. sesli zikri ise yine peygamberimiz (sav) Hz Ali (r.anh) öğretmiştir.. Hz Ali (r.anh) ve diğer her hangi bir sahabeyi kiram-ı (allah onlardan razı olsun) sevmemek insanı allah korusun dinden çıkarır.. Ehli sünnet alimlerinin bildirdiğine göre tüm ümmetler içinde bu ümmet en üstünü, bu ümmetin içinde de peygamberlerden sonra en üstün insan sırasıyla halifelik yapan sahabe-i güzin (allah onlardan razı olsun) efendilerimizdir.. Allah (cc) bizleri ehli sünnet vel cemaat itikadından ayırmasın.. bu kaygan zeminde ayaklarımızı kaydırmasın.. tüm ümmetil Muhammede inşaallah rahmet etsin.. selam ve dua ile..... |
| |
| | #4 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Apr 2006 Yaş: 26
Mesajlar: 1,840
| S.Selmandan ALINTI....hz ali ile hz muhammet bir vucuttur biri birinden üstünlüğü yoktur bir evin kapısı olmazsa saten o ev ev sayılmaz öncelikle Hz Muhammed (sav) bir peygamberdir.. bir peygamber ile bu en yakını dahi olsa bir kul bir olamaz.. Hz Ali (r.anh) ise bir kul dur.. ve sahabenin büyüklerinden olup ilmin de kapısıdır.. Allah razı olsun Kaptan Kardeşim! |
| |
| Konu Araçları | |
| |