ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Dini Sorulara Cevaplar


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 14-03-2008, 11:53   #1
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 696
Varsayılan bir soru???

arkadaşlar benim bi sorum var cevaplarsanız çok sevinirim
( leilaheillallah ne demektir??) bana bu kelimenin içerigini yazarsanız sevinirim. teşekkürler...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-03-2008, 12:05   #2
sez
Er
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Yaş: 21
Mesajlar: 24
Varsayılan

Allahtan başka ilah yoktur demektir..


bakın ahmed hulusi ne diyor ?


islâm dini'nin temelini, «lâ ilâhe illallah» sözünün mânâsı oluşturur.
«lâ ilâhe illâllah» ne demektir?

bu söz basit olarak ele alınırsa;
"tanri yoktur sadece allah vardır" anlamında değerlendirilir...
eğer kelimelerin anlamı üzerinde durursak...
«lâ ilâhe»de; "lâ", yoktur; "ilâhe", tanri demektir; yani, tapınılacak tanrı yoktur, demektir.
şimdi burada şu noktaya dikkat edelim...
kelime-i tevhid, «lâ ilâhe» ile başlıyor... ve başlangıçta, kesin bir hüküm vurgulanıyor: «yoktur tapılacak varlık!»; "lâ ilahe"!.. .
akabinde, bir açıklama geliyor... «illâ» = "sadece", «allah» vardır!...
"illâ allah" yani "sadece allah"!...
burada özellikle vurgulamamız gereken son derece önemli bir husus vardır..
dine, tefekkürden uzak bir biçimde, ezbercilikle yaklaşmış, etiketi ne olursa olsun, bazı kişilerin içine düştüğü son derece önemli bir yanılgı vardır..
"lâ ilâhe illallah" uyarısını, halkın anladığı arapça kurallarıyla yorumlamak suretiyle çok büyük bir hataya düşmektedirler...
şöyle ki...
"lâ recülün illâ âli" dendiği zaman, bu ifade dilimize "âli'den başka er kişi yoktur" yada "âli gibi er kişi yoktur" veya "er kişi olarak âli gibisi yoktur" tarzlarında çevrilebilir..
oysa "illâ" kelimesi "allah" kelimesiyle yanyana kullanıldığı zaman bu asla "allah gibi bir tanrı yoktur"
şeklinde anlaşılamaz... yani, "başka bir tanrı-ilâh vardır ama o allah gibi değildir" şeklinde yorumlanamaz...
ayrıca bir de şu hususu iyi anlamak gerekir;
"kâne" yani "idi", eki nasıl "allah" isminin işaret ettiği anlam yanında, genel kullanım mânâsını yitirir; ve geniş zaman kavramına dönüşür ise; aynı şekilde "illâ" kelimesi de "allah" ismiyla yanyana gelince, genel kullanım alanı dışına taşıp, "sadece" kavramıyla anlaşılır...
önce "kâne" sözcüğüne bir misâl verelim...
"kânallahu gafûrur rahima" dendiği zaman, bunu nasıl "allah gafur ve rahim idi" diye çeviremezsek; "allah" isminin işaret ettiği özellikler, geçmiş zamanla kayıtlanmaktan beri ise...
aynı şekilde; "illâ allah" dendiği zaman da, bu asla "başka" ya da "gibi" anlamlarına anlaşılmayıp, "sadece" mânâsıyla idrak edilmesi zorunludur!
zira "allah" isminin bize işaret ettiği varlığın özellikleri, kendi dışında bir mevcut kabul etmediği gibi, hele hele, varlığı yanısıra başka bir vücud sahibinden sözetmeyi hiç kabul etmez!...
işte bu sebeplerledir ki. gerek "illâ", gerek "kâne" ve gerekse bu türden zaman ve vücud ifade eden kavramları "allah" ismiyle yanyana gördüğümüzde, genel kullanımda anladığımız mânâda değil, "allah" isminin işaret ettiği kavrama uygun bir anlamda anlamak mecburiyetindeyiz....
buna yapmadığımız takdirde, ortaya çıkacak olan kavram, ötemizde ve hatta evrenin ötesinde bir tanri yani ilâh kavramı olacaktır..
işte bu gerçeği gözönüne almış olarak, bu noktayı ince bir dikkatle kavramaya çalışırsak farkederiz ki...
«tapılacak tanrı yoktur, sadece allah vardır»..
birinci mânâ olarak, bu cümleden açığa çıkan gerçek şudur ;
«tapılacak tanrı yoktur»... evet, burada, kesin olarak, tapılacak bir öte tanrı olmadığını vurguladıktan sonra, «illâ allah» diyor...
"illâ", yukarıda açıklamaya çalıştığımız üzere, "ancak" mânâsına anlaşılabileceği gibi, buradaki kullanım şeklinde görüldüğü üzere "sadece" anlamında dahi kullanılır..
evet, "illâ", "allah" kelimesiyle bir arada kullanıldığı zaman kesinlikle "sadece" anlamında algılanmak zorundadır; zira "allah"tan gayrı vücud sahibi yoktur ki, "allah" ona kıyaslansın veya o şeyle benzer kefeye konarak ona nispetle târif edilsin!... bu hususu da geniş şekilde “hz. muhammed neyi okudu" isimli kitabımızda açmaya çalıştık...
işte bu sebepten dolayıdır ki, "illâ" kelimesi "allah" ismiyle yanyana kullanıldığı zaman bunu daima "sadece" kelimesiyle tercüme etmek zorundayız.

Düzenleyen: sez , 14-03-2008 - 12:10.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-03-2008, 15:08   #3
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 696
Varsayılan

güzeldi tam olarak aradıgım olmasada güzel bi cevaptı teşekkürler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-03-2008, 01:02   #4
ico
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 37
Varsayılan

KELİME-İ TEVHÎD
Tevhîd birleştirme, birleme, bir olduğunu kabul etme ve bu şekilde inanma demektir. Istılahı manası ise; Allah'tan başka ilâh olmadığına iman etmek, O'ndan başka Rab ve Ma'bud tanımamaktır. Başka bir deyişle; ihtiva ettiği manaya gönülden inanarak "Lâilâhe illallah Muhammedun Rasûlüllah" sözünü söylemektir. İşte "Allah'tan başka ilâh yoktur Muhammed Onun Rasûlüdür" anlamına gelen bu söze"Kelime-i Tevhîd" denir.
"Kelime-i Tevhîd " tüm semâvî dinlerin ortak inanç esaslarının temelini teşkil eder. Bu temele dayanmayan inanışların ve ibadetlerin tümü batıldır, Allah'ın yanında makbul değildir. Nitekim, Cenab-ı Allah'ın göndermiş olduğu elçilerinin tümüne vahyettiği ve insanlara tebliğ edilmesini istediği en önemli husus, "Tevhîd" inancının esasını teşkil eden bu kutsal kelimedir. Hak Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîm'de, son elçisi Hz. Muhammed (s.a.s)'e hitaben:
"Senden önce hiçbir rasûl göndermedik ki ona; Benden başka ilâh yoktur, şu halde bana kulluk edin, diye vahyetmiş olmayalım" (el-Enbiyâ, 21/25) buyurmakla bu gerçeği dile getirmiştir.
Allah'tan başka ilâh tanımamak ve yalnızca O'na ibadet etmek tüm semâvî dinlerin ortak hedefidir. En güzel ifadesini "Kelime-i Tevhîd"de bulan bu husus, ehemmiyetine binaen, hem Kur'ân-ı Kerîm'de, hem de Rasûlüllah (s.a.s.)'ın hadislerinde çokça zikredilmiştir. Kur'ân'da:
"Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır" (el-Bakara, 2/255).
"Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır, en güzel isimler O'na mahsustur" (Tâhâ, 20/8).
"O, sizin Rabbiniz olan Allah'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. Herşeyin yaratıcısı O'dur" (el-En'âm, 6/102).
"Allah ile birlikte başka bir ilâh çağırma. O'ndan başka ilâh yoktur. O'nun zatından başka her şey helâk olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz" (el-Kasas, 28/88) buyurulmaktadır. Rasûlüllah (s.a.s.)'ın hadislerinde de "Kelime-i Tevhid"le ilgili şu ifadelere rastlıyoruz:
"Her kim, Lâ ilâhe illâllâh der ve Allah'tan başka tapılan şeyleri reddederse, onun malına ve canına dokunmak haram olur. Hesabı da Allah'a kalmıştır" (Müslim, İman, 37).
"Lâilâhe illallah, Allah için yüce ve şerefli bir sözdür. Bunu samimiyetle söyleyen cenneti kendine vacip kılar. Yalandan söyleyen de malını ve kanını korumuş olur, fakat gideceği yer cehennemdir" (Alauddin Ali el-Hindi "Kenzü'l-Ummâl", l, 220).
"Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in, O'nun elçisi olduğuna şehadet getirerek Allah'a mülaki olan kimse cennete girer" (a.g.e., l, 215).
"Lâilâhe illallah" çok vecîz ve mana yönünden oldukça kapsamlı bir sözdür. Türkçe'ye"Allah'tan başka ilâh (tanrı) yoktur" şeklinde tercüme edilebilir. Ne var ki, Allah ve ilâh kelimelerinin ifade ettiği manalar tam olarak anlaşılmadıkça "Allah'tan başka ilâh yoktur." sözü; "Kelime-i Tevhid"in, kafalara ve gönüllere yerleştirmek istediği mefhumu ifade etmekte çok kısır kalacaktır. Kaldı ki, hiç kimsenin mü'min ve muvahhid sayılabilmesi için, Kur'ân'ın tanımladığı şekilde Allah'a iman etmesi ve tüm içtenliğiyle O'na teslim olması gerekir. Aksi takdirde "Kelime-i Tevhid"i diliyle söylediği halde, tevhide aykırı düşünce ve davranışlarından dolayı iman dairesinden çıkarak kâfir olması içten bile değildir.
Kur'ân-ı Kerîm, Cenab-ı Allah' şöyle tanımlıyor:
"Allah bir tektir (el-İhlâs, 112/1), O'ndan başka hiçbir ilah yoktur (el-bakara, 2/255). Tüm âlemlerin Rabbi'dir (Fatiha, 1/1), herşeyin yaratıcısı O'dur (el-Enam, 6/102), hüküm yalnızca Allah'ındır (ez-Zümer, 39/3), rızkı veren O'dur (ez-Zariyat, 51/58), dirilten de öldüren de (Alû İmran, 3/156), hastalara şifa veren de O'dur (el-En'âm. 5/59). O, her şeyi; gizli olanı da açıkta olanı da bilir. (İbrahim, 14/38). O'nun irade ve izni olmadan bir yaprak dahi dalından düşmez" (el-Mâide, 6/59). Kısacası Allah, akla gelebilecek her türlü noksanlıklardan münezzeh ve en mükemmel sıfatlarla muttasıftır.
Kur'ân âyetlerinden de anlaşılacağı gibi, insanın mü'min ve muvahhid sayılabilmesi için, Allah hakkındaki düşüncelerinin sağlıklı olması, "Tevhîdi" çizgiyle paralellik arzetmesi gerekir. Bir yandan "Allah'tan başka ilâh yoktur " deyip diğer Yandan O'nun hükmünü reddetmek ya da hâkimiyetinde O'na ortak koşmak, kesin olarak haram kıldığı bir şeyi helâl, helâl kıldığı bir şeyi haram saymak, yalnızca kendisine mahsus özelliklerden birini veya birkaçını, yaratılmışlardan herhangi birine isnad etmek, Allah'a yaklaştıracak veya O'nun katında şefaatçi olacak diye O'ndan başka dostlar edinip bunları ulûhiyyet derecesine çıkarmak, Tevhîd inancıyla asla bağdaşmaz. Bu tür düşünce ve inançlara sahip kimse "Allah'tan başka ilah yoktur." demekle iman etmiş sayılmaz. Cenab-ı Allah bu gibi kimseleri yalancı ve inkarcı diye nitelemektedir:
"Halis din yalnız ve yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinenler; bizi, sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye onlara ibadet ediyoruz, derler. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah, yalancı ve inkârcıyı hidayete erdirmez" (ez-Zümer, 39/3).
"Yoksa onlar, câhiliyye hükmünü mü arıyorlar? İyi anlayan bir toplum için hükümranlığı Allah'tan daha güzel hüküm veren kim vardır?" (el-Tevbe, 5/50).
"Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler. Halbuki onlara; yalnız bir ilaha tapmaları emredilmişti. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır " (et-Tevbe, 9/31).
Evet, "Kelime-i Tevhîd"; düşünce ve davranışlarda, şirkin her türlü pisliğinden arınmayı, sadece Allah'ın emirlerine boyun eğerek tâğûtun her çeşidini reddetmeyi gerektirir. Artık:
"Her kim tâğûtu reddedip Allah'a inanırsa, asla kopmayan, sağlam bir kulpa yapışmış olur" (el-Bakara, 2/256. Ayrıca bk. La ilaha illallah).

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-06-2008, 17:08   #5
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 1,963
Varsayılan Yanıt: bir soru???

bir hocam bana bunla ilgili şöyle bir şey demişti.her şey bu dünyada bir sorunun cevabına göre yaratılmıştır.ve her şeyi en başta inkar ederek doğruyu bulabiliriz dedi.hz.ibrahim(AS) de inkar etmiş bütün tanrıdedikleri putları daha sonra rabbe ulaşmıştır. allahu teala da "la ilahe" ilah yoktur diyerek bir ilahın varlığını reddetmiş insanı sorgulamaya düşünmeye sevketmiş ve devamında da açıklamıştır demişti.mantıklı bence.ama her sorunun bi cevabı olamayabiliyor tabi
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-06-2008, 17:29   #6
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 1,303
Varsayılan Yanıt: bir soru???

La İlahe İllallah'ın manası:



Tek ilah'tan başka kulluk edilecek başka bir ilah yoktur. O tek olan ilah da, şeriki olmayan yüce Allah'tır. Çünkü ibadete layık olan, ancak O'dur. Bu kelimenin gereği, Allah'ın (c.c.) dışındaki bütün sahte ilahları reddetmektir. Zira Allah (c.c.) dışındaki mabutların ilahlık iddiası batıldır. Çünkü O'ndan başka bir şey ibadete (dua edilmeye, emir ve yasak koymaya, nizam tespit etmeye) layık değildir. Uluhiyetin başkaları için reddedilmesi, ilahlığı sadece ortağı olmayan Allah'a (c.c.) ait kılmayı ve O'nun yanında ikinci bir ilah edinmemeyi gerektirir.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi şirk (ortak) koşmayın..." (Nisa: 36)

"Kim tağutu inkar edip Allah'a iman ederse, muhakkak kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa (La İlahe İllallah'a) yapışmış olur. Allah işitendir, bilendir." (Bakara: 256)

"... Biz her ümmete, yalnız Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan da sakınmaları için Rasul gönderdik." (Nahl: 136)

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
'Kim La İlahe İllallah der ve Allah'tan başka tapınılanları reddederse malı ve kanı haram olur..." (Müslim, İman: 8.)

Bütün rasullerin kavimlerini davet ettikleri söz şudur:
"... Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur..." (A'raf: 59)

İbn-i Receb (Allah ona rahmet eylesin) şöyle demiştir:
"İlah; yüceliğiyle, aşk ve muhabbetiyle korku ve ümidiyle kendisine güvenilen, tevekkül edilip dayanılarak kendisinden istenilen, kendisine dua ve yakarışta bulunulan, itaat edilip isyan edilmeyendir. Tüm bunlar ancak aziz ve celil olan yüce Allah'a yaraşır." İşte bu sebeple; Rasulullah (s.a.v.) Kureyş müşriklerine: "La ilahe illallah" deyiniz, dediğinde müşriklerin cevabı; "İlahları tek bir ilah mı kıldı? Gerçekten bu çok acaip bir şey"(Sa'd: 5) demek olmustur..

Hakimiyet, "La ilahe illallah"ın gerçek manasının tamamını değil sadece bir cüzünü oluşturur. Çünkü ibadette şirk koşan bir kimsenin, şeriatın hükmünü kabul etmesinin bir faydası yoktur. Şayet "La ilahe illallah" ın manası onların zannettiği gibi olsaydı, Rasulullah (s.a.v.) ile müşrikler arasında herhangi bir mücadele olmaz, onlar da Rasulullah'a (s.a.v.) bağlanırlardı. Böyle bir durumda, Rasulullah (s.a.v.) onlara: "Allah'ın varlığını ve her şeye kadir olduğunu tasdik edin. Hukuki meselelerde şeriatın hükmüne tabi olun" der ve onları ibadetlerinde serbest bırakırdı. O zaman Allah Rasulü'ne tabi olurlardı. Bunlar, Arap lisanının ehli olan bir kavim oldukları için "La ilahe illallah" ın putları tapmayı reddettiğini ve sadece lafzi bir mana taşımadığını anlıyorlardı. Bundan dolayıdır ki bu kelimeden nefret ederek uzaklaştılar ve şöyle dediler: "... İlahları tek bir ilah mı kıldı? Şüphesiz bu çok acaip bir şey..." (Sa'd: 5)

Allah (c.c.) onları şöyle vasfediyor:
"Onlara "La ilahe illallah" denildiği zaman kibirlenirlerdi ve "mecnun bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz." derlerdi." (Saffat: 35-36)

Onlar, "La ilahe illallah"ın Allah'ın (c.c.) dışında ibadet edilen her şeyi reddetmek, ibadette sadece Allah'ı (c.c.) birleme manasına geldiğini çok iyi biliyorlardı. Şayet müşrikler "La ilahe illallah" dedikleri halde putlara ibadet etmeye devam etselerdi, kendi içlerinde çelişkiye düşerek bundan rahatsız olurlardı.


Sonuç olarak: Kim bu kelimeyi, manasını bilerek söyler, gereğiyle amel edip açık ve gizli şirkten kaçınırsa, ibadeti tam bir itikatla yalnız Allah'a (c.c.) has kılıp bununla amel ederse, işte o gerçek bir mümindir. Kim "La ilahe illallah" deyip inanmadığı halde zahiren amel ederse, o da münafıktır. Kim bu kelimeyi diliyle söyler fakat onu bozacak amellerden birini işler ve Allah'a (c.c.) şirk koşarsa o da müşriktir. "La ilahe illallah" kelimesinden kastedilen; manasını bilip bu mananın gerektirdiği şekilde Allah'a (c.c.) ibadet etmektir.

İbadet, muamelat ve bütün meselelerde Allah'ın (c.c.) hükümlerini kabul edip, beşeri kanunları reddetmek, insan ve cin şeytanlarının revaca çıkardığı bütün hurafeleri ve bidatleri ortadan kaldırmak bu kelimenin ameli gereklerindendir.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Yoksa onların dinden Allah'ın izin vermediği bir şeyi kendileri için din gösteren ortakları mı vardır?" (Şura: 21)

"... Eğer siz onlara itaat ederseniz, muhakkak ki müşrikler olursunuz..." (En'am: 121)

"... Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryemoğlu Mesih'i Rabler edindiler." (Tevbe: 31)

Nebi (s.a.v.) bu ayeti kerimeyi okudu. Bunun üzerine Adiyy b. Hatem Rasulullah'a (s.a.v.) dedi ki:
"Muhakkak onlar, onlara ibadet etmiyorlar ki.
Rasulullah (s.a.v.):
"Onlar Allah;ın helal kıldığı bir şeyi haram, haram kıldığı bir şeyi helal kıldıkları zaman onlara itaat etmiyorlar mı?" dedi.
Adiyy b. Hatim: "Evet," deyince,
Rasulullah (s.a.v.):
"İşte böylece onlara ibadet ediyorlar." buyurdu. (Tirmizi, Tefsir: 10; Taberi: 14/210 (61632-61634); Suyuti, Durru'l-Mensur: 3/230; Beyhaki, Sünenü'l-Kübra.)

Şeyh Abdurrahman b. Hasan dedi ki:
"Allah'tan başkalarına itaat etmekle alimlerini rabler edindiler. Aynı olaylar bu ümmetin içinde de vuku bulmaktadır. Bu ise en büyük şirk olup, "La ilahe illallah" ın manasını ortadan kaldırır." Bu kelimeyi söyleyen bir kimsenin, beşeri kanunlarla muhakeme olmayı da reddetmesi gerekir. Çünkü sadece Allah'in kitabıyla hükmolunmak, onun dışında kalan beşeri sistemleri terketmek vaciptir.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"... Eğer bir şeyde ihtilafa düşerseniz onu Allah'a ve Rasulü'ne götürün." (Nisa: 59)

"Herhangi bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, onun hakkında hüküm vermek hakkı Allah'ındır. İşte benim Rabbim olan Allah O'dur..." (Şura: 10)

Allah (c.c.) kendi indirdiği şeriatle hükmetmeyenler hakkında kafir, fasık, zalim diye hüküm vermiştir. Allah'ın (c.c.) indirdiğinin dışında hüküm veren kişide iman yoktur. "La ilahe illallah" müslümanların yaşamlarının her yönüne hakim olması gereken bir hayat nizamıdır. Bazılarının zannetikleri gibi, sadece manasını anlamadan gereğiyle amel etmeden, sabah ve akşam virdlerinde bereket için tekrar edilen bir söyleyişten ibaret değildir. "La ilahe illallah"ın gereklerine bağlılık, Allahû Teala'nın isim ve sıfatlarına Allah (c.c.) ve Rasûlünün (s.a.v.) bildirdiği şekilde iman etmeyi gerektirir.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
"En güzel isimler Allah'ındır. O halde O'na bunlarla dua edin. Onun isimlerinde ilhad etmeyin. Onlar yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir." (A'raf: 180)

Abdurrahman b. Hasan dedi ki:
"Arap dilinde ilhad kelimesinin manası, Allah Teala'nın isim ve sıfatları hakkında sapmaya meyletmek ve yalana yönelmektir. Bilerek veya bilmeyerek birtakım tevillerle Allah'ın (c.c.) isim ve sıfatlarının hak olan manasını inkar etmek ve O'nu mahlukata benzetmektir." Her kim Allah'ın (c.c.) isim ve sıfatlarını bozar, tevil eder veya kabul etmez, Celil olan manalarına delalet eden manasını ortadan kaldırırsa, Cehmiyye, Mutezile, Eş'ariler gibi La ilahe illallah'ın delaletine muhalefet etmiş olur. Çünkü ilah, isim ve sıfatlarıyla dua edilen ve vesile olunandır.

Allah (c.c.) şöyle buyuruyor'
"... En güzel isimler Allah'ındır. Onunla O'na dua edin..." (A'raf: 180)

İsim ve sıfatları olmayan nasıl ilah olur? Kendisine ne ile ve nasıl dua eder?" (Fethu'l-Mecid: 237-238)

İmam ibn-i Kayyım dedi ki;
"İnsanlar ahkam ayetlerinin tefsirinde ihtilafa düştüler. Fakat Allah'ın (c.c.) sıfatlarıyla ilgili ayet ve hadislerin herhangi birinde ihtilafa düşmediler, bilakis sahabe ve tabiin bu ayetlerin manasını anladılar ve gereğiyle amel ettiler. Kur'an'da bulunan ahkam ayetlerinin manasını ilim ehlinden başkası anlayamaz, fakat sıfat ile ilgili ayetlerin manasını bütün insanlar anlayabilirler. Bundan kastettiğim mananın kefiyetinin değil de aslının anlaşılmasıdır." (İbn Kayyım el-Cevziyye, Medaricu's-salikin: 1/29-30.)

"Çünkü hamd'e layık olan sadece O'dur. (Muhtasar Sevaiku'l-Mürsele: 1/10.) Allah'ın (c.c.) kemal sıfatlara sahip olduğuna ve bütün noksan sıfatlardan ve mahlukata benzemekten uzak olduğuna mutlaka inanmak gerekir." (İbn Kayyım el-Cevziyye, Medaricu's-salikin: 1/26.)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 19-06-2008, 23:12   #7
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Yaş: 17
Mesajlar: 1,017
Varsayılan Yanıt: bir soru???

"Allah'tan başka ilah yoktur" demek...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 02:32


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats