![]() |
| | #1 |
| Er Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 23
Mesajlar: 25
| Henüz yaşamının baharında olan genç askerlerimiz canlarıyla vatana olan borçlarını ödediler ve halen de ödüyorlar. Sen yatağında rahat ve huzur içinde yatabilesin diye!!! Ezan dinmesin diye!!! Irzına kimse dokunmasın diye!!! Şimdi sıra bizde onları unutmayalım onlara olan vefa borcumuzu ödemeye çalışalım ... Gün birlik günüdür bir olalım ve onlara dua edelim... Teala bizleri o şehitler hürmetine bağışlasın ...Bizlere de şehitlik mertebesini nasip etsin.(amin) Dualarda buluşmak üzere inşALLAH... ![]() BU GÜNLERDE SINIR OPERASYONUNDA VATAN İÇİN TER DÖKEN ASKERLERİMİZE DUA EDELİM... “Geçtiler ten kafesinden... İçtiler, ölümsüzlük sırrını ölüm kasesinden...” Peygamberimiz, Kurtarıcımız, Efendimiz (a.s) ve Muazzez Sahabe Kadrosu Hayber önlerindedirler... ”İla’yı kelimetullah” için sıyrılmıştır kılıçlar kınından... Dünya, cennet-i firdevsleri sümbüllendirecek bir gülistan olsun diye eller uzanmıştır mızraklara ve oklara... Ordu kumandanı, “Cennet kılıçların gölgesinde çiçek açar” buyuran Resuller Resulü’dür (a.s.)... Hayber Yahudilerinin hayvanlarını otlatan bir çoban yaklaşır Resul-ü Ekrem Efendimiz(a.s) yanına. İslam dinini sorar ve öğrenir...”Bunları yaparsam bana ne var?” diye sorar, müjdecimiz yol göstericimiz buyururlar:”Ebedi bir cennet...Ve Rabbinin rızası...!” Çoban Kelime-i şehadetle ışıklandırır kalp, hal ve dilini...Müslüman dır artık, “selamet” ufkunda...”Ebedi cennet” eşiğinde... Nebi-i Muhterem Efendimiz (A.S.) emri ile çobanlığını yaptığı hayvanları götürüp sahiplerine teslim eder. Zira Müslüman “Emniyet insanıdır” “Emanette emin”dir Rehberi Muhammedül Emin (A.S.) misali Peygamber ashabı olmakla taçlanan ve insanlık semalarında yıldızlaşan O mübarek çoban (R.A.) “-Ey ALLAH’ın Resulü aleyhisselatû vesselam benimle bahsettiğiniz cennet-şehadet-arasında sadece şu nefes mi var?” diye sorar...Ve,“son nefesine kadar Rabb’inin rızası ve yolunda tüketme ahd-ü peymanıyla” oracıktan kaptığı bir mızrakla dalar savaş meydanına ... Savaş, Efendimiz aleyhisselam ve Sahabe-i Kiram aleyhimürrıdvanın zaferiyle taçlanır... Henüz İslam’la müşerref olmuş O Aziz Sahabe hemen oracıkta, O,meydanda şehit düşmüştür... Artık o “Şehitler şehrine” pervaz etmiş, Rabb’ine kavuşmuştur...Mes’uddur, mesrurdur ötelerden kendine tebessüm eden cennetleri seyirle... Rabb’inin rıza ve hoşnutluğu kazanmış, hayatını, “hayatlara hayat veren ebedi hayat sahibine” sunmakla huzurludur...Ne büyük bir devlet ve ne muazzam bir mazhariyetti bu?! Henüz imanla hayatlanmış ve İslam’la şereflenmişken “Şehadet tacını” giyinmek bir vakit namaz kılabilecek fırsatı bulamadan... Selamete ve şehadete ermek. O Muazzez Sahabe öncesinde ve sonrasında niceleri imanlar şerefyap oldu... Hal ve hayatıyla imani güzellik ve hakikatları ışıklandırdı...Kelime-i şehadetlerle şehadetin “Gül bahçesinde” ebedi hayat ve saadete açtı gözlerini...Adları bazen Sümeyye oldu, bazen Hamza, Bazen Hubeyb...Mute de Cafer Kosovada Sultan Murat Hüdavendigar, İstanbul surlarında Ulubatlı Hasan...Yemen, Galiçya, ALLAH-u Ekber dağları, Dumlupınar, Çanakkale de nice isimsiz Şüheda... Antep’te Şahin Bey... Sonra İskilipli Atıf hocalar, Erbilli Esad efendiler... Kucaklaştılar şehadetle... Birer birer... ”İla yı Kelimetullah”diye... İnsan, “İnsan olsun... Kainata sultan olsun!”diye... İnsanın dünya ve ahireti ağlamasın, ebeden gülsün diye... TÜM ŞEHİTLERİMİZE 'ALLAH TAN RAHMET AİLELERİNE SABIR DİLİYORUZ. ALLAH teala bizleri o şehitler hürmetine bağışlasın Bizlere de şehitlik mertebesini nasip etsin. Dualarımızın kabulu için el-fatiha... SELAM VE DUA İLE... |
| |
| | #2 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 56
| amin. dualarımız kabul olur inşallah |
| |
| Konu Araçları | |
| |