ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Dua


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 20-08-2006, 19:49   #11
BÜŞRA NUR EYMEN
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Miracımız Mübarek Olsun!




Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.
Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur'ân-ı Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur. Bu îlâhî yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur'ân'da şöyle anlatılır:

“Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” (İsra Suresi, 1)

Miraçın ikinci merhalesi de Mescid-i Aksâdan başlayarak semânın bütün tabakalarından geçip tâ İlâhi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresinde şöyle' anlatılır:

“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O’nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm Suresi, 7-18.)





isra suresi dedik...

ALLAH'IN İZNİYLE DAHA BOYUTLU İDRAK İÇİN OKUYALIM.....





İsra 1'in tefsiri (2)
05/09/2005

İsra 1'in tefsiri (2)

İsra Sûresi 1. âyetin tefsirine kaldığımız yerden devam edelim:
Âlemlere rahmet Hz. Muhammed Efendimizin yaşadığı mirac müşahedesi, ilahi bir onurlandırmadır. Allah tarafından zor zamanlarda verilen bu teselli armağanının, Efendimizi yüceltme amacı taşıdığının en güzel ifadesi "isra" kelimesinin kök anlamında saklıdır.
Esrâ, "insanlık, şeref, onur" anlamına gelen es-serv kökünden türetilmiştir. Es-Seriy, "yücelik, yükselmek, yücelmek" anlamına gelir (Lisanu'l-Ârab). Esrâ'nın böyle bir kökten geliyor olması, "yürüyüş"ün yatay ve maddi bir zeminde olmaktan çok dikey ve manevi bir zeminde olduğu, en azından yolculuğun amacının "yolcuyu yüceltmek ve onurlandırmak" olduğu sonucu çıkarılabilir. Bu anlamdan dolayıdır ki; bir önceki yazıda kaynağını verdiğimiz bazı âlimler, âyetteki el-Mescidu'l-Aksa (en uzak mescid) ile Kâbe'nin Arş'daki aslı olan ve Tur Sûresi'nin 2. âyetinde geçen el-Beytu'l-Ma'mur'un kastedildiği yorumunu yapmışlardır.
Hadislerde bu yolculuğun burak adı verilen bir vasıtayla yapıldığı ifade buyurulur. Burak; yıldırım, daha açıklayıcı bir ifadeyle "doğal elektrik akımı" anlamına gelen berk'in mübalağa kipidir. Tabii ki, burak diye adlandırılan bu vasıtanın niteliğini ve işlevini bilmemiz mümkün değildir. Bu bir mucizedir. Mucizeler kendi zamanlarının insanlarının onu yapmaktan aciz kaldıkları, hakkı isbat batılı iptal amacı taşıyan ilahi müdahalelerdir. İslâm akidesinde, mucizenin asli faili peygamber değil Allah'tır. Allah onu peygamberin elinde yaratır. Her mucize yine eşyada bulunan ilahi bir potansiyelin ya zayıfken güçlendirilmesi, ya atılken harekete geçirilmesi, ya pasifken aktifleştirilmesidir. Bu durumda büyük kuvvet zayıf olanı âtıl hale getirir, fakat asla batıl hale getirmez. Yani eşyanın tabi olduğu umumi-ilahi yasayı batıl kılmaz.
Kimi mirac rivâyetlerinde beş vakit namazın miracda verildiği rivâyet edilmişse de, bu sûreden yıllarca önce indiği kesin olan Taha 130'da (Krş. 11:114) güneşin doğum ve (tam) batımından önce, gecenin bir kısım saatinde ve gündüzün kenarlarında olmak üzere beş vakit namaz farz kılınmıştı. Ayrıca Mirac'da verildiği söylenen üç şey arasında Bakara'nın son iki âyeti de sayılmaktadır. Oysa Bakara Sûresi'nin tümüyle Medine'de indiği konusunda tüm İslâm otoriteleri arasında ittifak vardır.
Mirac müşahedesini Allah Rasûlü yaşamıştır. Ve o da Rabbine kavuşmuştur. Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Peki, bu müşahededen bize kalan nedir? Bizim için bu tarihi olayın anlamı, sadece Efendimize verilen armağan olması mıdır? Vahyin modern muhatapları ve Hz. Peygamber'in bıraktığı risalet mirasının yaşayan temsilcilerinin bu örnek olaydan alacakları bir pay yok mudur?
Bu sorunun cevabı Efendimizin şu hadisinde gizli: "Namaz müminin miracıdır."
Bu hadisten, idraki aşan ruhani bir müşahedenin ayrıntılarına ilişkin tüm yorum ve ihtilafların ötesinde, Allah Rasûlü'nün miracını nasıl okumamız gerektiği de anlaşılmaktadır. Her namaz, özünde bir mirac potansiyeli taşır. Mümin namaza yönelirken, ilahi bir randevuya yetişme titizliğini göstermelidir.
Mümin insan, tüm namazlarını bir yolculuğun durakları bilmelidir. Her namaz, insan ruhunun bu ulvi yolculuğunda alınan yeni bir mesafe olmalıdır. Mümin her namazla biraz daha yücelmeli, biraz daha insanlaşmalı, imanın izzet ve onurunu biraz daha artırmalıdır. Unutmayalım; İsra 1'deki "esrâ", "insanlık, şeref, onur" anlamına gelen "serv" mastarından türemiştir.
Kur'an'daki namaz emirlerinin, neden yalın halde "Sallû" diye değil de, "Ekimu's-Salat" (Namazı ikame edin) şeklinde geldiği şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu? Ekâme; yamuk bir şeyi doğrultmak, yatık bir şeyi kaldırmak, bükük bir şeyi dikmek, yıkık bir şeyi yapmak, bozuk bir şeyi tamir etmek, düşük bir şeyi yüceltmektir. Yani, ikame edilmiş bir namaz, "isra"dır.
Bu emir, "Namaz sancağını düşürmeyin, imanın belini doğrultun, dinin binasını yapın, ibadetin istikametini düzeltin, insanlık şeref ve onurunu ayağa kaldırın" anlamlarını barındırır.
Her namaz, bir namaz için kılınır; mirac olan o namaza ermek için kılınır.






[color=green]
[color=red]Peygamber,Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti,müminlerde(iman ettiler).Her biri allaha ,meleklerine kitaplarına peygamberlerine iman ettiler.


Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayrım yapamayız.İşittik itaat ettik.Ey Rabbimiz affına sığındık!Dönüş sanadır dediler.Allah her şahsı,ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar.Herkesin kazandığı hayır kendine yapacağı şerde kendisinedir...

Rabbimiz !unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma...

Ey Rabbimiz !Bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır bir yük yükleme..

ey Rabbimiz!Bizim gücümüz yetmediği işler de yükleme!
Bizi affet!
Bizi bağışla!
Bize acı!
Sen bizim Mevlamızsın.Kafirler toluluğuna karşı bize yardım et!

(bakara suresinin son iki ayeti...)




MİRACIMIZ MUBAREK OLSUN!
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-08-2006, 20:21   #12
BÜŞRA NUR EYMEN
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Miracımız Mübarek Olsun!

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-08-2006, 20:44   #13
derdest
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan Ynt: Miraç Kandili

tüm islam aleminin ve site üyelerinin kandili mübarek olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-08-2006, 01:19   #14
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 306
Varsayılan Ynt: Miraç Kandili

Miraç kandilimiz mübarek olsun
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-08-2006, 02:50   #15
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 335
Varsayılan Ynt: Miraç Kandili

Tüm İslam Aleminin Mübarek Mirac Kandili Mübarek Olsun..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 29-07-2008, 15:38   #16
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 521
Varsayılan Yanıt: Miraç Kandili

ne büyük mucize rabbim bizleri O'na komşu eyle ne olur. edilen dualarımızı kabul eyle. emeğinize sağlık kardeşim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 05:00


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats