ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > GENEL > Eğitim


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 06-04-2007, 12:39   #1
Er
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Yaş: 16
Mesajlar: 15
Varsayılan OKS Fen Bilgisi çalışma stratejileri



Fen bilgisi soruları bugüne kadar Liselere Giriş Sınavlarında öğrencilerin en çok zorlandıkları ve düşük net çıkardıkları bölümler arasında. Oysa sınavı kazanmak için yüksek netler çıkarmak zorundasınız.
Bu nedenle, tüm sorularda olduğu gibi fen bilgisi sorularında da en yüksek neti çıkartma gayretinde olmalısınız. Unutmayınız ki rakiplerinin yapamadıklarını yapanlar, onların önüne geçer.
Fen bilgisine karşı ön yargıdan kurtulmak ilk olarak yapılması gereken hareket olmalıdır.
Etrafınızdaki arkadaşlarınız size fen bilgisinin zor bir ders olduğunu söyleyebilir. Ama sizler çalıştıkça bunun ne kadar yanlış olduğunu göreceksiniz. Fen bilgisi dersine cesaretle yaklaşmalısınız. Bu dersi başarabileceğinize inanmalısınız ve kendinize güvenmelisiniz.
Unutmayın ki Einstain, İbni Hacer, Çiçero gibi insanlar önceleri kabiliyetsiz, düşünme özürlü zannediliyordu. Ancak sonraları inançları, kendilerine güvenleri ve azimleri sayesinde dünya çapında büyük düşünür ve bilim adamı hâline gelmişlerdir.
Özellikle son yıllarda, Liselere Giriş Sınavlarında bilgiye dayanan yorum sorularının ağırlıklı olarak sorulduğunu görmekteyiz. Bundan dolayı, sadece konuların ana hatlarını ve formülleri ezberlemektense, konunun amacı ve mantığını anlamaya çalışılmalısınız. Böylece aynı konuyla ilgili sorulabilecek çok farklı tipteki yorum sorularını rahatlıkla çözülebilirsiniz.
LGS Sınavındaki soruların çözümü için gereken bilgiler yüzeyseldir. Temel ilkeler ve kavramlar düzeyindedir. Soruların çoğunda sizi çözüme götürecek ön bilgiler; açıklamalar, şekiller, grafik ve deneyler olarak sunulmaktadır. Sizlerden sonuca ulaşmanız ve yorum yapmanız istenmektedir. Bu nedenle, çok bilgiyle yüklenmek ve konuları ezberlemek yerine, bilgileri kullanarak sonuca varma yeteneğinizi geliştirmelisiniz.
Çıkmış sorular incelendiğinde, LGS sınavlarındaki soru dağılımlarında alışılmış bir düzenin olmadığı görülüyor. Bu da bize ayırt etmeksizin fen bilgisi müfredatı içindeki her konuyu soru gelecekmiş gibi çalışmanız gerektiğini gösteriyor. Buna rağmen, elektrik, basınç, madde ve bitkilerde hayat gibi konulardan her yıl soru çıktığı gözlenmekte..
Peki, nelerdir başarılı olabilmek için yapmanız gerekenler?
İlk olarak, okulda ya da dershanede anlatılan konuları dikkatlice izlemeli ve konularla ilgili temel kavramları çok iyi öğrenmelisiniz.
Ayrıca, anlayamadığınız ya da kafanıza takılan noktaları not etmeli, sonra da mutlaka öğretmenlerinize sormalısınız. Akıllı insan aklını kullanır, ondan daha akıllısı başkalarının aklını da kullanır.
İyi öğrenmeden geçtiğiniz her konu sizi fen bilgisi dersinden uzaklaştırır. Bir konuyu bitirmenin ölçüsü, konuyla ilgili bütün bilgileri bilmek değildir. Konunun anlaşılması ve ana noktaların kavranması bu yoldaki ilk adımdır.
Fen bilgisi konularıyla ilgili temel bilgi eksiklikleri ve konuyu kavrama probleminiz varsa, soru çözümünde sorunlar yaşayabilirsiniz. Öyleyse soru çözülecek konunun temel bilgileri mutlaka öğrenilmelidir. Konu iyice anlaşılmalı, sonra sorulara geçilmelidir.
Çoğu öğrencinin en büyük sıkıntısı konuları bilmelerine rağmen soru çözememeleri ve öğrendiklerini çabuk unutmalarıdır. Unutmayınız ki fen bilgisi konuları adeta kolonya gibi uçucudur. Gördüğünüz konuları belli aralıklarla tekrar ederseniz, çözümlü ve cevaplı testleri çözerseniz, unutma probleminin önüne geçebilirsiniz.
Edindiğiniz konu bilgisini test çözümüne kanalize etmek için soru çözmelisiniz.
Soru çözmeye, çözümlü sorulardan başlamalısınız. Bu soruları çözebiliyor olsanız bile, yine de çözüm tarzlarını irdelemelisiniz. Bu şekilde daha pratik çözüm yolları veya değişik yaklaşım taşıyan yorumları öğrenebilirsiniz..
Yorum yeteneğinizin ve test çözme hızınızın artması için çok sayıda test çözmelisiniz. Sınavlardaki soru çeşitliliğini düşünecek olursak kullandığınız kaynaklar da çeşitli olmalı.
Yıl boyu konu anlatımlı bir kitabın yanı sıra en az bir fen bilgisi soru bankası bitirmeniz, sizin için oldukça faydalı olacaktır. Bazı test kitaplarıyla beraber süreli yayın olan dergileri de kullanabilirsiniz.
Dergiler sürekli yenilenerek çalışma şevkinizi tazeler ve size planlı çalışma imkanı hazırlar. Yıllardır sınavları kazanan öğrencilerin vazgeçilmez kaynağı olmuş Liselere Hazırlık Zirve Dergisi sizin için de oldukça faydalı olacaktır.
Kullandığınız diğer kaynaklardaki soru tiplerinin Liselere Giriş Sınavındakilerle uygun olmasına dikkat ediniz.
İzlenecek aşamaları kısaca tekrar edelim:
Öncelikle dinlediğiniz konuların anlaşılması, sonra öğrendiğiniz konu ile ilgili soruların çözülmesi ve öğrenilen konuların Liselere Giriş Sınavına kadar unutulmadan taşınması..
Tüm bunlar ancak planlı ve programlı bir çalışma ile mümkün olacaktır. Konuları çabucak bitirme gayretine girmeyin. Gereksiz aceleciliğin sonu “Konuları biliyorum, ama soru çözemiyorum!” noktasıdır.
Bazen de tam tersi yaşanır. Konu çalışması ertelenir durur. Ancak, vaktin azalması, son dönemdeki stres ve kaygı ortamı ile diğer derslerin de birikmesi nedeniyle başarı getirecek çalışma bir türlü gerçekleşmez. Bunun da sonu hayal kırıklığı olur. Sınavlara hazırlıkta ilk andan itibaren plan ve program ihmal edilmemelidir. Bu konuda öğretmen ve danışmanlarınızdan yardım alabilirsiniz. Biliyorsunuz, fen bilgisi dersi üç ana branştan oluşmuştur; fizik, kimya ve biyoloji.

16.09.2005 22:18:55
www.legese.com

LGS Fen Bilgisi çalışma stratejileri

Şimdi her bir branş üzerinde ayrı ayrı duralım.
Liselere Giriş sınavında fen bilgisi testinde en çok sayıda soru, fizik konularından çıkmaktadır.
• Fizik konuları ile ilgili en güzel davranış varsa zihninizdeki ön yargıyı silmek olacaktır.
• Fizik sizden özellikle ilk zamanlarda bir ilgi bekler. Başlangıçta konuları dikkatlice dinledikten sonra fazla vakit geçirmeden yapacağınız tekrarlar, soru çözümlerinizi kolaylaştırır.
• Fizik testlerini çözerken bunu bir soru çözme yarışı haline getirmeyin. İlk önceliğiniz asla az zamanda çok fazla fizik sorusu çözmek olmamalı. Hatta biraz daha ileri giderek şunu bile söyleyebiliriz. İlk planda doğru yaptığınız soru sayısından ziyade, kavrayarak, her şeyiyle anlayarak çözdüğünüz soru miktarı önemlidir.
• Fizik sorularının her birini, nedenini ve nasılını sorarak, önemli noktaların altını çizerek irdelemelisiniz. Yanlış yaptığınız soruları tespit edip daha sonra mutlaka bunların doğru çözümlerini ve neden yanlış yaptığınızı öğreniniz.
• Bu tarz yaklaşım sizlere başta zor gelebilir. Ancak ileride hata yapma olasılığınızı oldukça azaltır. Elinizdeki doküman bittiğinde, o dokümanda çözemeyeceğiniz ve çözümünü kavrayamadığınız soru kalmamalıdır.
• Fizik dersinin birçok dersten farklı yanı, günlük hayatta kullanılan veya gerçekleşen olayların bu dersle ilgisi olmasıdır. Bu nedenle öğrendiklerinizin günlük hayatla bağlantısını kurmanız öğrenmenin verimini artıracaktır.
• Fizik dersinin birçok konusu deney gerektirir. Deney, soyut bilginin laboratuvar ortamında somut hâle gelmesini sağlar. Deney sayesinde öğrenci, en etkili ve verimli öğrenme metotlarından biri olan; görerek, yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi gerçekleştirir. Ayrıca deney çalışmaları, öğrencinin yorum yapma kabiliyetini de geliştirir. Yoruma dayalı fizik sorularını daha kolay çözmesine zemin hazırlar. Bu nedenle deney çalışmaları, ciddiye alınmalı; takip edilmeli ve not tutulmalıdır.
Gelelim kimya konularına...
• Kimya, fen bilgisi dersi içerisinde en kolay anlaşılabilecek nitelikteki bölümdür. Soruların hazırlandığı konular, diğer branşlara göre daha belirgindir.
• Dersi öğretmenden takip ediyorsanız çok dikkatli dinlenmelisiniz. Önemli görülen noktaları not etmelisiniz.
• Bir dergi veya kitabı takip ediyorsanız, konu anlatımlarını hazmetmelisiniz. Soruları dikkatlice incelemelisiniz. Bu sırada neyin nasıl anlatıldığı üzerinde düşünülmelisiniz.
• Test çözerken soruları dikkatlice okumalı, önemli kısımların ve verilerin altını çizmelisiniz. Eğer soru şekilsiz ise bazen basit şekiller çizerek, olayı hayalinizde canlandırmalısınız. Bunun soru çözümünde faydasını göreceksiniz.
Biyoloji biraz farklıdır.
• Biyolojinin konu ve alanı çok geniştir. Sorular en ince ayrıntılardan bile gelebilmektedir. Bunun için ders kitapları iyi incelenmeli, bu kitaplara, her cümlesi soru olabilir düşüncesiyle çalışılmalıdır.
• Birçok öğrencimiz, biyoloji dersinde yabancı kavramların çokluğundan şikayetçidir. Bu, çok doğru bir tespit değildir. Çünkü aynı miktarda; hatta daha fazla kavram diğer derslerde de vardır.
• Yabancı kavramların çokluğundan şikayet etmek, bunları günlük hayata aktaramamaktan kaynaklanmaktadır. Oysa biyolojinin birçok konusu insanı doğrudan ilgilendiren ve yaşamla ilgili konulardır.
• Biyolojiyi öğrenmenin en etkili yolu sık sık tekrardır. Her dersin zeka ile halledilebilecek yoruma dayalı yönünün yanında ezberlenecek yönü mutlaka vardır. Biyolojideki kavramları ezberlenecek kısımdan kabul edebilirsiniz, aynı matematikteki formüller gibi. Bu yapılırken görsel malzeme kullanılabilir. Örneğin kalp ile ilgili kavramları öğrenecekseniz resim, afiş, fotoğraf, tablo veya maketlere bakarak çalışabilirsiniz.
Diğer branşlarda olduğu gibi, ısrarlı şekilde ve bıkmadan fen bilgisi dersinin de üstüne gidin.
Başlangıçta gözünüzde büyüttüğünüz dersin aslında çok zevkli olduğunu görecek, hatta bir fen bilgisi bağımlısı bile olabileceksiniz.
Fen bilgisi dersi ile aranızda bir sevgi köprüsü kurmaya çalışın. Kişi sevmediği işte başarılı olamayacağı gibi, sevmediği derste de başarılı olamaz.
Fen Bilgisine ait tüm konuların mayıs ayı başında bitirilmesini tavsiye ediyoruz. Sınavlara kadar kalan bir aylık sürede ise bol bol deneme sınavı çözerek sınav deneyiminizi artırmanız gerekiyor.
Çalışmalarınız sırasında, özellikle 1998 yılından sonraki Liselere Giriş Sınavlarında ve Özel Okullar sınavlarında çıkmış soruları gerek konu konu, gerekse deneme olarak çözmek, sınavlara hazırlık adına faydalı olacaktır. Bu şekilde çıkan soru tiplerine aşina olabilirsiniz.
Evet sevgili öğrenciler, sizlere yansıttığımız bu çalışma stratejileri yılların deneyimi sonucu ortaya çıkan bulunmaz bir reçete hükmündedir. Daha önce nice öğrenciler başta umutsuz olmalarına rağmen bu reçeteyi uygulayarak mutlu sona ulaştılar.
Sizler için de oldukça faydalı olacağı düşüncesindeyiz. Ancak unutmayınız ki kullanılmayan ilacın hastaya hiç bir faydası olmaz. Bu tavsiyelerin meyve vermesi ancak sizin, dinlediklerinizi gerçekleştirmek için çaba göstermenizle mümkün olacaktır.
Hiç bir zaman ümitsizliğe düşmeyiniz, elbet çalıştıkça daha başarılı olacaksınız…
Hakan BAHADIR
Zirve Dergisi
Fen Bilimleri Yayın Kurulu ÜyeLERİ
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 07:35


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats