![]() |
| | #1 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: 04/2007
Mesajlar: 663
Rep Gücü: 84 | Bugün ben şâhımı gördüm, çeşmi cemâli güldür gül Gül olanın aslı güldür peygamberin nesli gül Kusuru gül, yaşı güldür, toprağı gül, taşı güldür Girdim şahın bahçesine, cümlesi aşı güldür gül Asmasında gül dalları, kovanında gül balları Ağacında gül hâlleri, servi pınarı güldür gül Arkı akar çarkı döner, gülden değirmeni döver Yine gülden gül üğütür, bendi ırmağı güldür gül Gülden terâzi yaparlar, gül ile gülü tartarlar Gül alırlar gül satarlar, çarşı pazarı güldür gül Açıl gel ey gonca gülüm, ağlatma şeydâ bülbülün Bu inleyen garib dilin, âh-u efgânı güldür gül Gel hâ gel ha gül Nesîmi, geldi yine gül mevsimi Bu feryad bülbül sesimi, sesi feryâdı güldür gül http://www.youtube.com/v/ftHuH-9HTOo&rel=1" Düzenleyen: üsküdarlı , 25-12-2007 - 21:40. |
| | |
| | #2 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: 11/2007 Yaş: 23
Mesajlar: 69
Rep Gücü: 60 | güzel şiir bi gül sevdalısı olarak çok beyendim paylaşım için sağol
__________________ "Biz Ölümü ölümsüzlük eyledik Ölüm bize neylesin?..." |
| | |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| ÖĞRETMEN Okulun ilk gününde 5.nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir > yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı > derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkansızdı, çünkü ön sırada oturduğu > yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. > Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi > oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli > dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle > bir noktaya geldi ki, bayan Mediha onun kağıtlarını büyük bir kırmızı > kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kağıdın üstüne > büyük " F " (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu. > > Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi > gerekiyordu ve Mustafa nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun > hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı. > > Mustafa nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: > > Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz > yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok ağlenceli" > > İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: > > "Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, > ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki > yaşamı mücadele içinde geçiyor." > > Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: > > "Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden > gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve > eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek." > > Mustafa nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: > > "Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok > fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor." > > Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı. > Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kağıtlara sarılmış hediyeleri > getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa nın hediyesini alıncaya > kadar bu böyle devam etti. > > Mustafa nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kağıdı > ile beceriksizce sarılmıştı. Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında > açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma > elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca > çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel > olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve > parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu > söylemek için kaldı. > > " Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz." > > Çocuklar gittikten sonra, bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden > sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı.Bunun yerine, çocukları > eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla > çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik > ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta > ki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini > söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi. > > Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, > ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu. > > Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında > üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı. > > Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, > sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile > mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha nın tüm > yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl > daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan > sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala > karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi > ismi biraz daha uzundu. > > Mektup söyle imzalanmisti, > > Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru) > > Öykü burada bitmiyor. Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var. > Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının > birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan > Mediha nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. > Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu ? > > Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin > süründüğü parfümden sürdü. > > Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına şöyle > fısıldadı, > > "Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim. > > Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi > gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim" > > Bayan Mediha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi, > > Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana > öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum". > > Birinin Hayatında Bir Fark Oluşturmaya Çalışın. |
| |
| | #4 |
| Albay Katılım Tarihi: 01/2007
Mesajlar: 5,684
Rep Gücü: 202 | aradığım bu söylenişi değildi ama şimdilik bu olsun bu arada üstteki öyküyü çok beğendim
__________________ Bir Kuş Olsam Uçsam Sana Süzülsem Sokaklarında...Düzenleyen: AvAnT GaRDe , 11-12-2007 - 00:44. |
| | |
| | #5 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| çok güzel yaf esa |
| |
| | #6 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: 04/2007
Mesajlar: 663
Rep Gücü: 84 | bu ezgi böyle söylenmiyodu ama dediğin gibi şimdilik böööle olsun,ayrıca öykü çok güzel ama buraya niye yazmış arkadaş yazık olmuş cidden |
| | |
| Konu Araçları | |
| |