![]() |
| | #221 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,367
| Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Kırk yılda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha değişik bir fırsat çıktığını düşünerek buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur: - Oğlum burada balık yok! Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler, - Burada balık yok dedim sana... Temel'in eli ayağı titreyerek seslenir: - Tanrım, sen misun yoksa? Ses yeniden duyulur, - Hayır oğlum, ben buz hokeyi stadının spikeriyim. |
| |
| | #222 | |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 27
Mesajlar: 348
| Alıntı:
vay be koptum burda yaa.. | |
| |
| | #223 | |
| Teğmen Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 27
Mesajlar: 348
| Alıntı:
| |
| |
| | #224 | |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 78
| Alıntı:
eskiden beridir süre gelen bir önyargı diyorum zaten hep önyargılı olduğumuzdan kaybediyoruz herşeyi ama gerçeklerle alakası yok şuda bir gerçekki öyle olabilen insanlarda vardır açıkcası ama onlara benzemeyen niceleride vardır | |
| |
| | #225 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Taş Fırın Erkeği Şehrinde çok kılıbık erkek bulunduğuna inanmayan Padişah bu konuya aydınlık getirmek ister ve şehrin bütün erkeklerini toplatarak: - Meydana iki çadır kurdurdum, biri siyah biri beyaz Karısından korkan, dayak yiyen, laf geçiremeyen beyaz çadıra. Karısından korkmayan her gün döven, yani taş fırın erkekleri siyah çadıra Erkeklerin hepsi light çıkar ve beyaz çadıra girer. Sadece bir erkek siyah çadıra girer. Padişah sevinir: - Oh be, bir delikanlı çıktı Hele getirin şu taş fırın erkeğini de tebrik edeyim Adam gelir, Padişah sorar: - Helal sana, nasıl oldu da girebildin o çadıra? - Padişahım karım sıkı sıkı tembih etti. "Sakın kalabalığa girme" dedi ______________________________ __________ bir koyunun bayram telaşı 1. GÜN: Sevgili günlük, bugün bayramın ilk günü. 10 gündür elimden geleni yapıp bi şekilde satılmamayı başardım. Arkalara kaçtım, sürekli yüzüme hastalıklı bir hava verdim. Şans da yüzüme güldü, bugüne geldik. Ama bu iş boşlamaya gelmez. Her an biri gelebilir, orama burama bakıp, şu başımda dikilen herife kilomu sorabilir. O da zaten beni satamadı diye gıcık, en az 10 kilo fazla söyler. Adam inanıp alır beni evine götürür, evin küçük kızı gelip beni sever, oynar. 1 gün sonra o kızın babası gözlerimi bağlayıp besmele çekip bıçağı boğazıma dayar ve keser. O sırada hayatım gözlerimin önünden bir film gibi geçer. Film de film olsa. Hep aynı kare: Ot yiyorum, etrafa bakıyorum, ot yiyorum etrafa bakıyorum... Hayat mı bu be? Dünyaya gel, birkaç sene ot ye, sonra seni yesinler! 2. GÜN: Sevgili günlük, ben eşeğim. Yani koyunum ama eşeğim. Sana dün ne dediysem oldu, iyi mi?! Saatine mi geldi nedir?! Şu an herifin birinin bahçesindeyim. Şu saate kadar bayramlaşmaydı, gelen giden falandı derken beni kesmediler ama en geç yarın bu iş biter! Kesecekler beni günlük duyuyon mu? Kıyacaklar kınalı kuzuna. Hayır boğa olsaydım, sahibimin elinden kaçar, sokaklarda terör estirirdim. Televizyonlard aki bütün haber bültenleri beni gösterir, en azından ölmeden meşhur olurdum. Ama tabiatım boğa kadar asabi değil ki! Koyun gelmişiz, koyun gideceğiz 3. GÜN: Günlük, inanmayacaksın ama hâlâ hayattayım. Bunlar beni kesmeyecek galiba. Şaka yapıyorlar. Camdan bakıp bakıp gülüşüyorlar. Son gün de beni salacaklar. Haklısın! İyimserliğin de bu kadarına yuh artık. Yok yok bu defa işim zor, hem de çok zor. Yarın görüşemeyiz, hakkını helal et. 4. GÜN: Günlük, benim ben. Hahahaha!! Yırttım oğlum. Bu sabah aslında tam gidiyordum, adam bıçakları, tülbenti hazırladı. Yanıma koydu. Tamam dedim, bu sefer ağzımla kuş tutsam yolcuyum. Sonra 'ne dedim lan ben' dedim kendi kendime. Ağzımla kuş tutmak! Tabii ya! Kuş gribi. Bunu bir becerirsem ağzımda kuşla beni hayatta kesmezler. Hemen dalda duran bir kuştan rica ettim. Gel iki dakika ağzımın içinde dur sonra uçarsın hesabı. Kuş gıcık çıktı. "Hay senin kafana" deyip tam kesilirken kafamın orta yerine hacetini bıraktı. Bunu gören sahibim panikleyip kuş gribi olmamak için beni saldı. Kafana kuş pislemesi uğurlu gelir derlerdi de inanmazdım. Bayram diye buna derim oğlum! Değmeyin keyfi -meeeee!!! |
| |
| | #226 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Sep 2007 Yaş: 21
Mesajlar: 791
| Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen saga çekmiş ve polis gelmiş: 'buyrun memur bey?' 'beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz' 'yok efendim sadece bip yaptı, ben de sarji mi bitiyor diye baktım' karısı lafa atlamış: 'aaa yapma hayatım.. yarım saattir ortagınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda' Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş: 'beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz? ??' 'memur bey takmıştım ama sizin geldiginizi görünce durduktan sonra çözdüm' Karısı yine atlamış: 'aman şekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba....' Adam kadına bi tane patlatmamak için kendini zor tutarken;polis bu sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -'beyefendi bakar mısınız sag sinyaliniz de kırık' 'aaaa.. kırık mı?? sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi...yolda oldu galiba, hiç de farketmedik' karısı çenesini tutamamis yine: 'amma da attın kocacıım, sana 3 haftadır söylüyorum artık şu kırık sinyalin icabına baktır diye.....' Adam en sonunda dayanamamış bagırmış: 'bana bak sen susucak mısın çakıcam şimdi suratının ortasına!!' Polis kadına sormuş: 'hanımefendi eşiniz size hep böyle mi davranır?' Kadın cevap vermiş: 'yok canım....sadece alkollu oldugu zaman.. |
| |
| | #227 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,209
| temel ve maymun.... Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!" |
| |
| | #228 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Bir gün Real Madrid, Fenerbahçe'yle maç yapmak için Istanbul'a gelecekmiş. Binmişler uçağa, Real Madrid'li oyuncular çok üzgün. Zidane kaptan olarak sormuş tabi - Ne o çocuklar yüzünüzden düşen bin parça? Raul demiş ki: - Ya abi fenerle oynamayı hiç istemiyoz. Stata gelmişler. Hala millet surat yapıyor. Zidane arkadaşlarina; - Siz gidin İstanbul'u gezin, ben Fenerbahçe'yle tek basima maç yaparım. demiş. Bunu duyan arkadaşlari sevinçten havalara uçmuşlar. Hemen dalmışlar İstanbul gecelerine. Maç başlamış. Devre arası Real Madrid'li futbolcular stata gelmişler ve skorboarda bakmislar Real Madrid 1:0 önde. Demişler bi Laila yapalım gelelim bari. Maçın sonunda geri gelmişler. Bi bakmışlar skor 1:1. Gitmişler soyunma odasına Zidane'yi kutlamaya, ancak Zidane almış başını iki elinin arasına ağlıyor. - Niye ağlıyorsun, sen bütün takıma karşı tek başına oynadın ve maç berabere bitti. Bu mükemmel bi şey. Zidane cevap vermiş; - Eğer maçın 60. dakikasında kırmızı kart görmeseydim, farka gidecektim. Ben ona üzülüyoru |
| |
| | #229 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 167
| Bİ FIKRADA BENDEN adamın biri bi adamı öldürmüş ve hakim karşısına geçmiş. hakim sormuş: -neden öldürdün? adam cevap vermiş: -bana su aygırı dedi. -ne zaman dedi? -bir sene önce. hakim şaşırarak sormuş: -peki neden şimdi öldürdün? adamın cevabı şöyle olmuş: -çünkü su aygırını dün gördüm... ![]() |
| |
| | #230 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 91
| ![]() ![]() güzeldi |
| |
| Konu Araçları | |
| |