![]() |
| | |||||||
| | LinkBack | Konu Araçları |
| | #1 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,182
| Bilimin Açıklayamadığı Bir Olay FİZİĞE KARŞI METAFİZİK Doksan bin kişi hacca gelmişti o yıl... Seyyid Ahmed el Rufai ve yakınları da bunların arasındaydılar. Kabe tavafı bittikten sonra, Merkad-i Şerif diye isimlendirilen H.Z. Muhammed’in kabrinin bulunduğu yere gelindi. Seyyid Ahmet el Rufai ki isminin başında “Seyyid” sıfatı peygamberin soyundan geldiğini gösteriyordu Aldığı manevi bir işaretle ileri çıkarak aşk ile seslendi. - Esselamü Aleyke ya Ceddi... (Ceddi = eddim, atam)Aralarında İslam aleminin pek çok ileri gelen şahsiyetinin de bulunduğu cemaat ne olduğunu anlamaya çalışırken Merkad-i Şerif’ten son derece gür bir ses yükseldi Aleykesselam ya veledi... (Veledi = çocuğum) Herkes bir anda adeta taş kesti olduğu yerde. Çıt çıkmaz oldu. Peygamberin vefatından beş yüz sene sonra meydana gelen bu mucizevi hadisenin kimse hiçbir safhasını kaçırmak istemiyordu. Seyyid Ahmet el Rufai gözlerinden yaşlar akarak biraz daha yaklaştı Merkad-ı Şerif’e: - Şimdiye kadar uzaktan ruhum gelir ve huzurunda yer öperdi... şu anda nöbet vücudumdadır... dudaklarımın mübarek elini açıktan öperek şereflenmesine izin ver... Heyecandan neredeyse nefes almayı dahi unutacak raddeye gelmiş topluluğun donmuş bakışları altında Merkad-i Şerif’ten bir el ileriye doğru uzandı. Seyyid Ahmet el Rufai kendini toplayıp diz çöktüğü yerden doğruldu... İyice yaklaştı ve eli öptü... Aynı anda, bir insan seli zembereğinden boşalmış gibi bir birini ezerek Merkad-i Şerif’e doğru akmaya başladı... Ama el çekildi birden. O zamana kadar zar zor ayakta durmaya çalışan Seyyit Ahmet el Rufai, ilahi zelzelenin bu şiddetteki sarsıntısına dayanamadı ve Allah’ını seven beni çiğnemeden geçmesin... diyerek kendisini yere attı. Mahşer yerine dönmüştü bir anda Merkad-i Şerif’in önü. Kimse ne diyeceğini, ne yapacağını bilmiyordu... Gırtlaklarda düğümlenip kalmıştı sözler. Aralarında seyyid’in yakınlarının da bulunduğu bir grup kendinden geçmiş halde, sağda solda buldukları şivri şeyleri vücutlarına saplamaya başladı. Çivi, şiş, bıçak, kama... ne rastlarsa ve nereye rastlarsa saplandı. Ahmet el Rufai’nin ısrarıyla içlerinden bazıları O’nun bedenine de yönelttiler bu aletleri. Gece yarısına doğru ortalık yatıştığında, kimse gördüklerinin rüya olduğunu düşünmüyordu. Dönemin tasavvuf akımları arasında büyük dalgalanmalara yol açtı bu olay. Pek çok şeyh dergahını kapayıp Ahmet el Rufai’ye mürit olarak geldi. Seyyid’le aynı yıllarda yaşamış İslam büyüğü Abdulkadir Geylani, o’nun “Evliya üzerine hücceti ilahi” olduğunu söyledi. Geylani’nin vefatından sonra tasavvufi mertebelerin en yükseği kabul edilen Gavs-ı Azam’lık Ahmet el Rufai’ye intikal etti. Hicri 555 senesinde meydana gelen bu Hac ziyareti olayından sonra Ahmet el Rufai nin bu hadisesi şiş kama bıçak hadiseleri hariç osmanlı kayıtlarınada geçmiştir.... |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 1,271
| Bende bi halk insanı olarak böyle vucudlarına yapılan işkence(diycem artık)ye bi anlam veremiyom... |
| |
| | #3 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,182
| lalezarcığım burada üzerinde durmaya çalıştığım ve beni derinden etkileyen kısım Efendimizin ses vermesi ve kabrinden mübarek ellerini çıkararak öptürmesi ile kakarşılaması olayı ..... ki zaten yazının sonunda bu olay şiş bıçak filan olayları hariç osmanlı kayıtlarına girmiştir diye bir ekleme cümlesi özellikle bu yüzden koydum |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,231
| şimdi bende bir konuya takıldım burada .... bu mevzuu hicri 550 yıllarda geçiyorsa osmanlı hicri 600 lerden sonra kurulmuş olmasına rağmen nasıl arşivlere gir di.....( yoksa bu selçuklu arşivlerimiydi...) |
| |
| | #5 | |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,182
| Alıntı:
ve o dönemde herşeyi dünyanın neresinde olursa olsun araştıran ilim erbabı vardıya.. geçmiş olaylar olsa bile bir bilginin peşine düşer kaynaklardan ulaşılabilinen her koldan araştırırlardıya... işte o vardıkları sonuçları delilleri sebep sonuçlarıyla kayda geçirirlerdi... misal = barnabas incilinin peşine düşüp ortaya çıkarılması hadisesi... bu da öyle bir olay sanırım. | |
| |
| | #6 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,231
| olabilir tabiki.. neticede bu olayların olduğu dönemlerde abbasi hilafeti devam etmekteydi.....ve bu tarikat devam ettiği için muhtemelen arşivlerede rahatça girmiştir.....(allah onlardan ve onlara tabi olanlardan razı olsun.....) |
| |
| | #7 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,182
| Doğrusunu Rabbimiz daha iyi bilir ... ben yorumlamadım manevi bir hadisedir diye bilinçaltı ve üstüme olduğu gibi aldım açıkçası |
| |
| | #8 |
| Er Katılım Tarihi: Feb 2008 Yaş: 39
Mesajlar: 1
| Bu yazınızın kaynağını merak ettim. Mümkünse bildirebilirmisiniz ? Hayırlı akşamlar dilerim . |
| |
| Konu Araçları | |
| |