![]() |
| | #1 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Nov 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 41
| Anlatıldığına göre her şey 1273'te Konya'da kaldırılan bir cenazeden sonra başladı.Mevlana Celaleddin-i Rumi, 17 Aralık 1273 günü vefat ediyor. Cenazesine yüzbinlerce insan katılmış. Naaşı, İplikçi Camii'nden, 500 metre ilerdeki bu türbeye 8 saatte getirilebilmiş.Müslümanlar Mevlana'nın naaşını defnedebilmek için gayrimüslimlerin cenaze cemaatinden çıkmasını istemiş. Ancak onlar, 'Bize İsa'yı da Musa'yı da Mevlana öğretti' diyerek bunu reddetmişler.Mevlana'nın kabrinin altına bir 'mezar odası' bulunuyor.MEZAR ODASINA 700 YILDA 1 KİŞİ İNDİEski Türklerde mezarların altına Farsça 'zir-i zemin' yani 'zeminin altı' denilen bir mezar odası yapılırmış.Mevlana'nın naaşı da böyle 4 metrelik bir mezar odasına konmuş.Ancak o tarihten bu yana mezar odasına kimse inmemiş.Sadece bir kişi hariç.Rivayete göre Sultan Dördüncü Murad, Mevlana'nın türbesini ziyarete geldiğinde, mezar odasının içinde ne olduğunu çok merak etmiş ve bu odaya girmek istemiş.Ancak dönemin Mevlevi büyükleri, buna kesinlikle karşı çıkmış ve girmesini engellemişler.Bunun üzerine Sultan, elindeki tespihi, ağzı açık odanın içine atmış.Veya düşürmüş.Bu tespihi almak üzere 7 yaşında bir kız çocuğu mezar odasına indirilmiş.Bilinen tek şey, odanın iki tarafından aşağı doğru merdivenlerin indiğiymiş.Kız çocuğu mezara inip çıktıktan sonra dili tutulmuş. Dr. Naci Bakırcı, 'Çocuğun dilinin neden tutulduğu hálá bilinmiyor' diyor.KÜÇÜK KIZ MEZAR ODASINDA NE GÖRMÜŞTÜ?İşte bu olaydan sonra 'mezar odasının sırrı' iyice merak edilmeye başlanmış.Acaba kız çocuğu orada ne görmüştü de dili tutulmuştu?Bir iddiaya göre, oda çok karanlık olduğu için çocuk çok korkmuş ve geçirdiği travmadan dolayı dili tutulmuştu.Ancak bir başka iddia daha var ki, o 'mezar odasının sırrını' daha da koyulaştırıyordu.Selçuklu Türkleri o tarihte mumyalama tekniğini biliyorlarmış. Fatih Sultan Mehmed dahil 7 padişahın naaşı mumyalanmış. Mevlana'nın naaşı da mumyalandığı için muhtemelen öyle duruyordu.Kız çocuğu orada yatan Mevlana'yı görünce bu hale gelmiş olabilirdi.Bu olay dönemin önde gelen Mevlevilerini harekete geçiriyor ve 1640 yılında mezar odasının ağzı tuğlayla örülüp üzeri kurşunla kaplanıyor.O tarihten sonra mezar odasının ağzındaki kurşun hiçbir zaman kaldırılmadı.Mezar odası, sırlarıyla birlikte belki de ebediyete kadar sessizliğe gömüldü.1930'LU YILLARDA MÜZE MÜDÜRÜNÜN ODASINDAAncak odanın hikáyesi burada bitmiyor. Aradan 300 yıl geçtikten sonra, Mısır'daki piramit sırlarına benzeyen bir dizi olay daha yaşanacaktı.Bu olayın iki tanığı vardı.Biri olayı yaşayan Yusuf Akyurt isimli biri.Öteki de onun yaşadığını Murat Bardakçı'ya anlatan Abdülbaki Gölpınarlı Hoca.1930'lu yılların güzel bir gününde, Mevlana Müzesi'nin Müdürü Yusuf Akyurt odasında tek başına otururken, aklına sandukanın altındaki mezar odası gelir.İçinden 'Acaba şu odaya bir girsem de içinde ne olduğunu görsem' diye geçirir.Ancak tepki çekeceğini düşündüğü için kararsızdır.O AN KAPI ÇALINDI YAŞLI ADAM GİRDİ.Tam o esnada kapı çalınır ve içeri, müzenin yaşlı odacısı girer.Bu yaşlı adam aslında, Mevlevi dedesidir. Cumhuriyetin ilanından sonra tekke ve zaviyeler kapandığı için müzeye çevrilen türbede odacı olarak çalışmayı kabul etmiştir.Yaşlı Mevlevi dedesi saygılı bir şekilde içeri girer ve Yusuf Akyurt'un tüylerini diken diken eden şu cümleyi söyler:'Sakın oraya inmeyi düşünmeyin...'Ancak bu şaşkınlık, müdürü kararından vazgeçirmez. Mezara inmek üzere kurşunla kaplı kapağın önüne gelir.Halıyı kaldırır. Tam kapağı açmak üzereyken, bir adam haykırarak içeri girer:'Müdür bey, yetiş evin yanıyor...'Yusuf Akyurt gelinceye kadar evi kül olmuştur.İşte tam o sırada eline bir telgraf tutuşturulur.Müze müdürü başka bir yere tayin edilmiştir.KONYA-ANKARA YOLUNDAKİ KAZA.Konya-Ankara yolu o gün çok ıssızdı.Gün batmış, alacakaranlık etrafa hákim olmaya başlamıştı.Uzaktan gelen kamyonun farları, henüz tam karanlık hale gelmemiş ufukta cılız iki nokta gibi duruyordu.Şoförün yanında kapıya dayanmış şekilde oturan çocuk kimbilir hangi hayallere dalmıştı.Kamyon bir kavise girdiği sırada kapı aniden açılır ve çocuk alacakaranlığın içinde kaybolur.Kamyon durup, içindeki iki adam kapıdan uçan çocuğa ulaştıklarında iş işten geçmiştir.Çocuk öteki dünyaya göçmüştür.Çocuğun başında duran ikinci adam, başı ellerinin arasında hüngür hüngür ağlamaktadır.O adam, Konya'dan tayini çıkan Müze Müdürü Yusuf Akyurt'tur.Kimine göre, mezar odasının sırrı, onu hálá takip etmektedir.MEZARIN BAŞINDA SÖYLENEN SON SÖZLERYusuf Akyurt oğlunun cenazesini alıp Konya'ya döner.Cenaze töreninden sonra doğruca Mevlana Müzesi'ne gider ve sandukanın başında ellerini açıp haykırmaya başlar:'Yetmedi mi? Affet artık...'Bütün bunlar neydi? Efsane mi? Gerçek mi? Küçük kızın dili niye tutulmuştu? aşlı odacı, müdürün kafasından geçen düşünceyi nasıl anlamıştı?Bildiğimiz tek şey var. Mezar odası 731 yıldan bu yana sırrını muhafaza ediyor. |
| |
| | #2 |
| Teğmen Katılım Tarihi: May 2008
Mesajlar: 192
| kesinnnnnnnnnnn yalan mason yalani Düzenleyen: muhtar , 01-08-2008 - 21:12. |
| |
| | #3 |
| Er Katılım Tarihi: Aug 2008 Yaş: 19
Mesajlar: 2
| ben hiç bişey anlmadım bundan böyle mubarek bi insanın mezarı neden lanetli olcak..!!!!!!:S |
| |
| | #4 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| olayda biraz esrarengizlik var biraz da katmışlar ..anlayamadığım 7 yaşındaki kız çocuğunu nasıl indirebilmişler..enteresan.... |
| |
| | #5 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 17
Mesajlar: 1,521
| bu haberin kaynağı neresi yazarsanız sevinirim yoksa yalan olduğunu açıkça söyliyebilirim |
| |
| | #6 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,138
| ben Mevlana hz leri ile Şems hazretlerinin kabirleri arasında (aynı zamanda yaşadıkları tekkeleri idi de zaten ) alttan sağlıklarında görüştükleri bir tünel olduğunu bununda sonradan sanırım 90 li yıllarda yol çalışması sırasında bulunduğunu ve üzeri saygıdan kapatıldığını biliyorum.. yani o odaya girilmemiş falan değil oluyor bu durumda... yinede araştırmakta fayda var.. ama esrarengizlik katılmaya çalışılmış o kesin. yalnızca esrar olmayacak anlamında söylemedim bunu benim yaşagığım bir esrarengizlik bile oldu mesela.. bundan birkaç birkaç yıl önce çok istedim gitmeyi konya mevlana özlemim çoktu içimde. yazıldım bir tura yer kalmamış çok talep olduğundan beni yedeklerin yedeklerine eklediler. bende ümidi kestim yedeklerin yedeklerine sıra gelmez diye. gece bir telefon hala gelmek istiyorsanız bir kişilik yer boşaldı dediler.. sabah yola çıkılacak ama istememmmi apar topar hazırlandım yedeklerin yedeklerinden olan bana nasıl sıra geldi hayret ederek koştum. neyse Konyaya vardık... mevlana türbesine gireceğiz grup gup ilerleniyor türbe turistik kurumlar kapsamında ya kapıda ücret alınıyor tabi dedim kendi kendime "hey ya Rabbi şu işe bak bizim mubareğimiz ve bizim mubareğimizi ziyarette para verip gireceğiz... parasında değilim dünyaları isteseler verip zaten gireceğim çok istiyorum ama öyle bir dokundu ki o dokunma ile böyle mırıldandım.. emin olun benden öncekilerden aldılar benden sonrakilerden de ama içinde benim de bulunduğum az sayıdaki topluluk elimizi kolumuzu sallaya sallaya içeri girdik bizi ne durduran ne para soran nede ısrar eden olmamamıştı... hamdedip anladım ki mubarek serzenişimi manen duymuş ve misafiri olan bize Rabbul Aleminden ikram talebetmişti.. bu ikram için hala hamdederim. Düzenleyen: TaLia , 03-08-2008 - 01:24. |
| |
| | #7 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Nov 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 41
| |
| |
| | #8 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Apr 2007 Yaş: 36
Mesajlar: 2,226
| olaylara egzotizm serpiştirilerek bir efsane yaratılmak istenmiş.. şüphesiz ki bizim için mevlana celaleddin-i rumi h.z. yüksekliği tartışılmaz.. ancak biz biliyoruzki allah dostları ölümlerinden sonrada tasarruf sahibi olup. sevdirmek ve kurtarmak için çalışırlar korkutmak ve uzaklaştırmak için değil.. ikinci bir detayda zaten allah dostlarının ve şehitlerin naaşları mumyalamaya ihtiyaç olmadan bozulmadan kalabilir.. rabbim bizede onların şefaatlerinden istifade etmeyi nasib eylesin... |
| |
| | #9 |
| Ayın Üyesi Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1,440
| bana hiç inandırıcı gelmedi valla uydurma hepsi haber kaynağıda yoktur bunun kesin... |
| |
| | #10 |
| Er Katılım Tarihi: Nov 2008 Yaş: 17
Mesajlar: 4
| YANİ BANA GERÇEKMİŞ GİBİ GELMEDİ AMA BİLEMEM GERÇEKTE OLABİLİR |
| |
| Konu Araçları | |
| |