![]() |
| | #1 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 94
| Inkar edenler, cehenneme bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapilari açildi ve onlara (cehennemin) bekçileri dedi ki: "Size Rabbinizin ayetlerini okuyan ve bugünle karsilasacaginizi (söyleyip) sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar: "Evet" dediler. Ancak azab kelimesi kafirlerin üzerine hak oldu. Dediler ki: "Içinde ebedi kalicilar olarak cehennemin kapilarindan (içeri) girin. Büyüklüge kapilanlarin konaklama yeri ne kötüdür." (Zümer Suresi, 71-72) Cehennemin Kapilari, Karsilanma, Cehennemin Katlari Sonuçta cehennemin kapisina varirlar. Cehennemin kapilari ise, her bir kafir grubu için özel olarak var edilmistir. Insanlar Allah'a karsi isyanlarinin siddetine göre siniflara ayrilmislardir. Cehennemde de, Kuran'da belirtilen konumlarina ve kazandiklari günahlara göre farkli azap tabakalarina yerlestirilirler. Bir ayette söyle denir: (Allah) diyecek: "Cinlerden ve insanlardan sizden önce geçmis ümmetlerle birlikte atese girin." Her bir ümmet girisinde kardesini (kendi benzerini) lanetler. Nitekim hepsi birbiri ardinca orada toplaninca, en sonra yer alanlar, en önde gelenler için: "Rabbimiz, iste bunlar bizi saptirdi; öyleyse atesten kat kat arttirilmis bir azab ver diyecekler. (Allah da Bir diger ayette, cehennem içindeki farkli "kat"lardan söyle söz edilir: ... onlarin tümünün bulusma yeri cehennemdir. O'nun yedi kapisi vardir; onlardan her bir kapi için bir grup ayrilmistir." (Hicr Suresi, 43-44) Bu katlarin en altinda yer alan, diger bir ifadeyle en büyük azapla karsilasanlar ise, iman etmedikleri halde mümin taklidi yapmaya çalismis olan ikiyüzlü "münafik"lardir. Kuran'da söyle denir: Gerçekten münafiklar, atesin en alçak tabakasindadirlar. Onlara bir yardimci bulamazsin. (Nisa Suresi, 145) Cehennem nefret doludur, kafirlere doymaz, besere azap vermeye susamistir. Içine atilan çok sayida inkarciya ragmen daha fazlasini ister. O gün cehenneme diyecegiz: "Doldun mu?" O da: "Daha fazlasi var mi?" diyecek. (Kaf Suresi, 30) Cehennem bir kere yakaladigini sonsuza kadar alikoyar. Allah, ayetlerde cehennemi söyle tarif etmektedir: Onu Ben, cehenneme sürükleyip-atacagim. Cehennem (sakar) nedir, sen bilir misin? Ne alikoyar, ne birakir. Besere delicesine susamistir. (Müddessir Suresi, 26-29) Üstteki ayetten anlasildigi gibi kafirler cehenneme "atilirlar". Bir diger ayette ise, kafirlerin cehenneme, adeta çöp gibi "dökülüverildigi" bildirilir. (Suara Suresi, 94) KILITLENEN KAPILARIN ARDINDAKI SONSUZ HAYAT Kafirler, cehenneme girdiklerinde cehennemin kapilari üzerlerine kapatilir ve olabilecek en dehset verici görüntülerle karsilasirlar. Biraz sonra atese atilacaklarini ve bunun da sonsuza kadar sürecegini anlamislardir. Kapilarin kapanmasi, artik bir çikisin ya da kaçisin olmadigini gösterir. Allah, inkarcilarin durumunu söyle haber verir: Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanin adamlaridir (Ashab-i Mes'eme). "Kapilari kilitlenmis" bir ates onlarin üzerinedir. (Beled Suresi, 19-20) Karsi karsiya kaldiklari azap, Kuran'in ifadeleriyle "büyük bir azap" (Al-i Imran Suresi, 176), "siddetli bir azap" (Al-i Imran Suresi, 4) ve "acikli bir azap"tir. (Al-i Imran Suresi, 21) Insanin dünya hayatinda sahip oldugu kistaslar, cehennem azabini tam olarak kavramaya yeterli degildir. Birkaç saniye olsun atese veya kaynar suya dayanamayan insan, sonsuza kadar sürecek bir ates azabini zihninde gerektigi gibi canlandiramaz. Hatta dünyadaki atesin verebilecegi herhangi bir aci, cehennem azabinin siddeti ile karsilastirilamaz. Allah'in azabinin bir benzeri yoktur: Artik o gün hiç kimse (Allah'in) verecegi azab gibi azablandiramaz. Onun vuracagi bagi hiç kimse vuramaz. (Fecr Suresi, 25-26) Kuran'da anlatildigina göre, cehennemde tam anlamiyla bir hayat, ancak her ani çok yönlü iskencelerle dolu bir hayat söz konusudur. Cehennemdeki bu hayat ise, asagilanmanin, rezilligin, sefilligin, fiziksel ve psikolojik eziyetlerin, iskencelerin çok çesitli uygulamalarindan olusur. Cehennemdeki azabi dünyadaki herhangi bir seyle kiyaslamak elbette mümkün degildir. Cehennem ehli bes duyusuyla da azap çeker. Gözü dehset verici ve igrenç görüntüler görür; kulagi korkunç ve aci veren sesler, ugultular, gürültüler, çigliklar, inlemeler, haykirislar duyar; burnu olabilecek en pis ve tiksinti verici kokularla dolar; dili en igrenç tadlari, en dayanilmaz acilari hisseder; derisi ve tüm vücudu, tek bir hücresi eksik kalmamak üzere yanar, siddetli acilar içinde kivranir. Bir türlü ölüp yok olmaz. Kuran'daki ifadeyle "atese ne kadar dayaniklidirlar". (Bakara Suresi, 175) Derileri yenilenir, azapta hiçbir kesinti ve hafifleme olmadan ayni iskence sonsuza dogru gider. Yine Kuran'daki ifadeyle artik kafirler "sabretseler de birdir, sabretmeseler de". (Tur Suresi, 16) En az fiziksel acilar kadar siddetli manevi azaplar da vardir. Asagilanir, horlanir, rezil olur, pisman olur, çaresizligini ve ümitsizligini düsündükçe yüregi yanar, kan aglar. Sonsuzluk aklina geldikçe mahvolur. Öyle ki, azap bir milyon yil sonra veya bir milyar yil sonra ya da trilyonlarca yil sonra sona erecek olsa bu onun için büyük bir umut ve sevinç kaynagi olurdu. Ama azabin bir daha hiç sonunun gelmeyecegini, cehennemden hiçbir zaman çikis olmayacagini bilmenin verdigi ümitsizlik hissi dünyadaki herhangi bir ümitsizlik hissiyle kiyaslanamayacak bir duygudur. Kuran'daki tasvirlerden anlasildigina göre cehennem, pis kokusu, dar, gürültülü, karanlik, isli, dumanli, izbe ve tekin olmayan mekanlari, hücreleri kavurucu sicakligi, en igrenç yiyecek ve içecekleri, atesten elbiseleri, kül rengi zeminiyle sonsuza kadar artan azabiyla azap sanatinin en ince ayrintilarina kadar sergilendigi bir mekandir. Ancak söz konusu ortami, fikir vermesi açisindan bazi yönlerden, nükleer savas sonrasindaki dünyayi tasvir eden filmlerdeki karanlik, alabildigine pis, igrenç, bunaltici ortamlara benzetebiliriz. Elbette böyle bir mekanda ona uygun bir hayat söz konusudur. Cehennem ehli duyar, konusur, tartisir, kaçmaya çalisir, ateste yakilir, azabin hafifletilmesini ister, susar, acikir, pismanlik duyar. Suuru çok açiktir. Bu ortamda cehennemlikler pis ve igrenç mekanlarda hayvanlar gibi yasarlar. Yiyecek olarak yalnizca zakkum agacini veya dari dikenini bulabilirler. Içecek olarak ise irin, kan ve kaynar sudan baska bir seyleri yoktur. Bu arada ates onlari her yanlarindan kusatmistir. Yanan derilerinin yerine yenileri yaratilir. Böylece atesin verdigi aci, kesintisiz bir sekilde hiç hafiflemeden devam eder. Derileri dökülmüs, etleri yanmis, bütün vücutlari yanik, kan, irin içinde oldugu halde zincirlere vurulur ve kirbaçlanirlar. Tasmalandirilir, elleri boyunlarina bagli olarak daracik yerlere atilirlar. Zebaniler tarafindan atesten yataklara yatirilirlar, üzerlerine örttükleri örtüler bile atestendir. Bu azaptan kurtulabilmek için sürekli feryat ederler, yalvarirlar, ama kendilerine cevap bile verilmez. En azindan, bir günlük de olsa azabin hafiflemesini isterler, ama yine asagilanma ve azapla karsilik görürler. Cehennemde bütün bu olanlar kesin birer gerçektir. Bugün dünyada sürdürdügümüz hayat kadar, hatta daha da gerçektirler. Allah'a, O'nun tam olarak istedigi gibi degil, bir ucundan ibadet edenler (Hac Suresi, 11); "nasil olsa Allah bagislar" diyerek günah isleyip de azapta belirli bir süre kalacaklarini umanlar (Al-i Imran Suresi, 24); Allah'tan baska ilahlar edinerek, para, mevki, kariyer gibi kavramlari hayatlarinin amaci haline getirenler; Allah'in dinini kendi istekleri dogrultusunda degistirenler, Kuran'i sahsi menfaatlerine göre yorumlayip çarpitanlar, imandan sonra inkara sapanlar, kisacasi bütün kafirler, müsrikler ve münafiklar hepsi cehenneme getirilirler. Bu, Allah'in kesin bir sözüdür ve gerçeklesecektir: Eger biz dilemis olsaydik, her bir nefse kendi hidayetini verirdik. Fakat benden çikan su söz gerçeklesecektir: "Andolsun, cehennemi cinlerden ve insanlardan (inkar edenlerle) tamamiyla dolduracagim." (Secde Suresi, 13) Bu insanlar da zaten cehennem için özel olarak yaratilmislardir: Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayida kisi yarattik (hazirladik). Kalbleri vardir bununla kavrayip-anlamazlar, gözleri vardir bununla görmezler, kulaklari vardir bununla isitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha asagiliktirlar. Iste bunlar gafil olanlardir. (Araf Suresi, 179) |
| |
| Konu Araçları | |
| |