ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 27-07-2007, 14:46   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,690
Varsayılan Müslümanlarla ilgili konuşma ve tavırlarda ihtiyatlı olalım

“Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir” (Mu'minun: 3)
“İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Al-i İmran: 66)
“… Boş şeylerle karşılaştıkları zaman vakarla geçip giderler.” (Furkan: 72)

Yerilmiş, kovulmuş ve alçaklardan olan şeytan; her topluluğa, her ferde aynı şekil ve telkinatlarla gitmez. Herkesin konumuna, kabiliyetine, durumuna ve şartlarına göre ayrı ayrı gider. Hedefi; fert ve toplulukları Allah’ın emirlerine karşı isyan ettirme, nehiylerini hoş, güzel ve tatlı gösterip yaptırmadır. Onları azdırma, saptırma, şaşırtma, aldatma ve ayaklarını doğru yoldan kaydırmadır. Haram içinde yaşayana haramı güzel gösterir. Zalime zulmünü hak ve adalet gösterir. Birbirleriyle kaynaşmış, kaynaşma gayreti içinde olan mü’min bir topluluğun bazı eksikliklerini bahane gösterip nifaka sebep olabilecek konuşma ve davranışları faydalı gösterir. Hatta hizmet olarak gösterir ve telkin eder. Açık bulduğu her noktadan saldırıya hazırdır ve fırsatını yakaladığı an saldırır.
Konuşmalarımız, sohbetlerimiz ve tartışmalarımız imanımıza, ahiretimize, İslam'a, Müslümanlara, Allah ve Resulü’nün davasına fayda vermeyecek bir konuda ise hemen kendimize gelip kendimizi toparlamamız gerekir. İşin içinde nefis ve şeytanın olduğunu, şeytan dostlarının oluşturdukları veya oluşturmak istedikleri atmosfere katkı sağladığımızı bilelim.
Bizi hedefimize, gayemize ulaştırmayan söz, davranış ve tavrın faydası yoktur. İçinde olmadığımız, yakından bilmediğimiz ve hakkında sıhhatli bilgi sahibi olmadığımız bir mesele ve olay hakkında konuşmak/tartışmak doğru olmaz. Hele söz konusu mesele ve olay ile ilgili kaynak; İslam düşmanlarının ortaya attıkları ve oluşturmak istedikleri gündemse bu daha tehlikelidir. Bilmeden şeytan ve dostlarının kurduğu bir oyunda oyuncu olmaktır. İslam ve Müslümanlara zarar verecek bir vitrinde kendini teşhir etmedir.
Cenab-ı Allah malayani şeylere iltifat etmememizi, boş ve faydasız sözle karşılaştığımızda onurlu olarak geçmemizi istiyor. Yine hakkında bilgi sahibi olmadığımız bir konuda konuşmamızı/tartışmamızı nehyediyor. Cenab-ı Allah'ın bu ölçüsü her konu, her iş, her olay ve her haber için böyledir.
Biz konuyu; hakkında bilgi sahibi olmadığımız veya az bilgi sahibi olduğumuz, içlerinde, onlarla organik bağ içinde olmadığımız, şartlarını/dayanaklarını bilmediğimiz, özellikle onlara müdahale imkânına sahip olmadığımız, başta Irak olmak üzere gerek kendi coğrafyamızda gerekse ümmetin başka coğrafyalarında İslam’a hizmeti kendisine esas alan Müslüman şahsiyetler, cemaatler ve hareketlere getirmek istiyoruz.
Bize göre; bazı yanlışlıkları, eksiklikleri, kusurları ve hataları olsa bile İslam’ı ve Müslümanları kendine dert edinmiş, bunun için dünya nimetlerini elinin tersiyle bir kenara itmiş, muhacir olmuş, mahkûm olmuş, yeri geldiğinde şehadete koşan Müslüman şahsiyetler, cemaatler ve hareketlerle ilgili konuştuğumuzda; yazdığımız, sohbet ettiğimiz ve tartıştığımız zaman daha çok dikkat etmek, daha ölçülü olmak gerekir. Zira uzun bir aradan sonra İslam coğrafyasının hemen hemen her yerinde Allah’ın rızasını kazanmak, Allah’ın dinini ve Peygamberin ümmetini aziz kılmak ve İslam’dan uzaklaştırılan toplumlara İslam’ı götürmek için Kur’an ve Sünneti “Müslümanların vazgeçilmezleri” olarak bilen ve ortaya koyan cemaatler, hareketler ve fertler çıkmış, hizmet ediyor. Şeytan ve dostları bu hizmet ve yönelişi tesirsiz ve etkisiz kılmak için işgaller dahil her türlü sıcak müdahalenin yanında Müslümanların yek vücud olmamaları için her türlü oyunu oynadıklarını biliyoruz. Düşmanın fiili müdahale ve işgalleri akıl almaz sıkıntılara sebep olmasına rağmen, yükselen İslam sedasına engel olunamadığını da biliyoruz.
Korkumuz; tarihin değişik dönemlerinde olduğu gibi Müslümanları birbirleriyle meşgul etmekle -Allah korusun- maksatlarına varmalarıdır.
Hamd olsun Allah’a dünyanın değişik bölgelerinde bulunan çoğu hareketler, cemaatler ve İslam davetçileri olan belirgin şahsiyetler bu noktaya dikkat çekiyorlar. İnşaallah bu duyarlılığın, söylemlerin ve yazıların faydası olacaktır.
İnsanlara İslam’ı götürme, İslam’ın ve Müslümanların izzetini koruma ve insanların Kur’an ve Sünnete dönmeleri için Müslüman olmayanları dahi hayrette bırakacak kadar fedakârlık yapan cemaatlerin, hareketlerin ve belirgin İslam davetçilerinin bütün olumsuzluklarını, basitliklerini ve yanlışlıklarını her zaman emperyalist güçlere bağlamak çok doğru olmaz.
Bu fedakâr insanlar bazen hizmetlerini/işlerini yaparken sadece kendi hesaplarını yapıyorlar. Kendilerinin dışında İslam’a hizmet eden Müslümanların hesaplarını, başkalarına verilecek fayda ve zararın muhasebesini yapmadan bazen hissi, bazen nefsi, bazen de gaflet durumundan dolayı birbirlerine zarar verebiliyorlar. Zaman zaman ölçüyü ve vasat olmayı unutuyor, ifrat veya tefrite düşüp yanlış yapabiliyorlar. Bazen de içinde oldukları şartlar başka Müslümanların hesabını yapmaya engel oluyor. Dolayısıyla zaman zaman da olsa yapılan yanlışlıkları şeytan ve dostları iyi kullanıyorlar. Bu yanlışlıkları kendi meramları doğrultusunda İslam âlemine sunuyorlar.
Bütün bunları hesaba katarak; yakından tanımadığımız, içlerinde olmadığımız müspet-menfi yaptıkları hiçbir konuda müdahale edemeyeceğimiz Müslümanların yaptıklarını, konuştuklarını ve söylemlerini değerlendirirken/tartışırken ölçüyü muhafaza etmeye çalışalım, bu konuda şeytan ve dostlarının emellerine bilmeden yardımcı olmaktan sakınalım.
Eksik ve sahih kaynaklı olmayan kulaktan dolma bilgiler bizi isabetsiz yorum ve izahatlar yapmaya sevk eder. Dolayısıyla başkalarını yanlış yönlendirmeye, bazı Müslüman fert, cemaat ve hareketler hakkında yanlış düşünmeye sebep olabiliriz ki, bunun vebali az değildir.Müslümanların birliğine, ittihadına ve kaynaşmalarına engel olacak, kuvvetlerini dağıtacak, şeytan ve dostlarının hesabına gelecek her olay, eylem ve söylemi; kimden gelirse gelsin kabul etmez uygun göremeyiz.
Bazı Müslümanlara, cemaatlere ve hareketlere olan sempatimiz ve sevgimiz onların yanlışlıklarını hoş görmeye sebep olmamalıdır.
İslam’a hizmet eden kesimlerin yaptıklarını kendimizce yanlış görüyorsak, ibret ve ders alınması açısından kendi aramızda konuştuğumuz zaman iş tartışma noktasına gelecekse veya geldiği andan itibaren tartışmayı keselim.
Müslümanların arasındaki tartışmalı meseleler ve bizce uygun görülmeyen hadiselerin/olayların kaynağı Müslüman olmayan kesimlerden gelirse, hiç itibar edilmesin. Taraf gözüken ve taraftar bulma gayreti içinde olan Müslümanlardan da gelse itibar edilmesin.
Müslümanım diyen hiç kimse, Müslümanların arasındaki ayrılığı, tartışmayı ve çatışmayı uygun göremez. Benzer ayrılıkların, tartışmaların ve Allah korusun çatışmaların bulunduğumuz yerde de olmaması için dua edelim. Onların kendi aralarındaki sorunlarına taraf olup kendi aramızda birbirimizi bozacak, kıracak ve üzecek şekilde tartışmayalım. “Hakikat ortaya çıksın” düşüncesiyle yani, gereklilik ve hizmet mantığıyla bu işi yapanlar farkında olmadan şeytan ve dostları tarafından iğfal edildiklerini bilmelidirler.
Müslümanların imanlarının selameti için gerekirse ahiretini de feda etmeye hazır olan Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin değişik lahikalarda konumuza taalluk eden bazı tavsiyeleriyle yazımıza son verelim:
“Lâ ilahe illallah diyen ehl-i kıbledir. Sarih küfür söylemezse ona Müslüman olarak bakmak zorundayız.
Müslümanların arasındaki meselelere ihtiyatlı yaklaşmak gerekir. Ehl-i iman ve kardeşiz. Uygun görmediğimiz davranışlarını hüsn-ü niyet edelim, iyiye yorumlayalım. Su-i zan etmeyelim.
Mesleğimizde Müminlerin uhuvveti esastır. Yalnız küfre, zındıkaya, dalalete cephe alır.
Büyük bir düşmanın hücumu zamanında dâhili düşmanlıkları bırakmak elzemdir. Yoksa hücum eden büyük düşmana yardım hükmüne geçer.”
Cenab-ı Allah, hepimizi sakınılması gereken zandan sakındırsın. Kalbimizde iman edenlere karşı kin bırakmasın. Kendini İslam’ın ve Müslümanların hizmetine adayan tüm kardeşlerimizi insi ve cinni şeytanların hile ve oyunlarına karşı korusun. Hepimize hakkı göstersin, hakkı yaptırsın ve hakkı yazdırsın.
Allah’a emanet olunuz.

İnzar
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 02:27


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats