ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 05-08-2007, 18:36   #1
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,092
Varsayılan Affedebilir miyiz ?

Küçük bir çocuk. Henüz korunmaya muhtaç. Ağabeyleri: “ Kırda oynayalım, hem hava alır ” bahanesi ile babalarından izin alıp dağa götürüyor. İçlerinde kaynayan haset ateşi basiretlerine perde çekmiş. Tereddüt etmeksizin atıyorlar kuyuya.



Günlerce kalınan karanlık kuyu… Tam kurtuldum, aydınlığa çıktım diyecekken düşülen esir pazarı. Sonra uşak olmak saraya… Ev sahibesi hanımın frenlenemeyen işvesi ve iftira ile başlayan zindan… Bir dizi bela ve zorlu süreçler… Sonra gelen sultanlık. Ağabeylerin kıtlık sıkıntısı ile yardım talebi... Onlara cömert ikramlar... Ardından ailece yaşanan kavuşma…

Istıraplı süreçleri tetikleyen, mahcup ağabeylere söylenen tek cümle:

-Geçin, sarayımda keyfinizce yaşayın. Bugün size kınanma yok!..



***

Hz. Aişe (r.a) … Müminlerin annesi… Efendimizin mübarek eşi… Bir sefer dönüşü, mazereti nedeniyle ordudan geri kalıyor. Döndüğünde herkesin gittiğini görüp koşuyor telaşla. Arkada kalan biri, müminlerin annesini devesine bindiriyor. Hz. Aişe deve üzerinde, sahabe yaya yürüyor devenin yanında. Medine’ye giriyorlar. Fitne ayaklanıyor. Medine’de dedikodu: Peygamber eşi bir adamla geldi çöl tarafından! Rasülullah (s.a.v) üzgün, Aişe üzgün, ashab üzgün, Ebubekir Sıddık üzgün… Müminlerin ağzını bıçak açmıyor.(radıyallahü anhum ecmain )



Kısa süre sonra gelen ayetle Hz. Aişe destekleniyor. Olayın iftira olduğu Rabbani hitapla açıklanıyor.



Hz. Ebubekir… Zekatını dağıtmak üzere gıdalar hazırlatıyor adamlarına. Adamlarından biri soruyor: “Aişe’ye iftira eden, dedikoduları başlatan filancaya da verecek miyiz?..”



Bir an düşünüyor Ebubekir. Vermemek üzere yemin etmiş içinden.Aişe’ yi aklayan ayetleri hatırlıyor. O ayetlerde her halükarda infak ve af önerisi aklına gelince cevap veriyor: " Tabii, ona da vereceğiz. Hem de ölene kadar vereceğiz…" Kızına iftira eden adamın iaşesini ölene dek üstleniyor Ebubekir!.. Hiç aksatmıyor, her yıl yolluyor zekattan düşen payını.( radıyallahu anhum )



***

Mekke fethedilmiş. Bir sabah vakti şanlı İslam Ordusu giriyor başkentler başkentine… Rasülullah önce Kabe’ye gidiyor. 360 putu yerle bir ediyor. Sonra en büyüklerini deviriyor Ali ile… Kabe kapısından put molozları döküldükçe tekbir getiriyor fetih coşkusu yaşayan onbinler.



Mekkeliler kaygılı. Bir insana yapılabilecek ne varsa, akla hangi zulüm gelirse yapmışlar Alemlerin Efendisine… Dışarı çıkınca ne diyecek diye bekliyorlar merakla. Her şey Onun iki dudağı arasında. “ Kellerini vurun ” dese de haklı, itiraz etmeyecekler, çünkü çok eziyet ettiler… Alemlerin Efendisi Kabe kapısında görünüyor. Kollarını iki yana açıp pervazlardan tutunarak soruyor ahaliye:

- Beni nasıl bilirsiniz? Hakkınızda ne hüküm vermemi beklersiniz?..



Mekke’liler karşılık veriyor:

- Sen iyi bir kardeşsin. Biz senden iyilikten başka bir şey görmedik. Biz sana mahcubuz, hakkımızda ne hükmetsen yeridir, ama senden iyilikten başkası sâdır olmaz!..



Rasülullah tebessüm buyuruyor. Onu yurdundan çıkarmışlar, onu aç bırakmışlar, onun yoluna set çekmişler, ona deli demişler, onu öldürmeye kastetmişler. Şöyle buyuruyor İki Cihan Güneşi:

- Hepiniz serbestsiniz, hepiniz selamettesiniz!...



***



İkrime b. Ebi Cehil… Ebu Cehil’in oğlu. Entrikanın baş aktörü… Uhudda müşrik gençlerin intikam fitilini ateşleyen adam…



Mekke fethi için yola çıkıldığında Rasülullah, birkaç kişinin görüldükleri yerde öldürüleceğini, onlara kesinlikle af olmadığını komutanlara söylüyor. Bunu tahmin eden İkrime, İslam orduları şehre girdiğinde Yemen’ e doğru kaçıyor. Karısı Mekke’ de..



İçindeki mahcubiyet, iman pırıltılarına dönüşünce eşine haber salıyor: " Söyle Muhammed'e canımı garanti ederse geleyim." Gelsin, buyuruyor Alemlerin Efendisi. Sahabe, öldürülecek hükmünü hatırlatıyor Rasülullaha. Şefkat Nebisi açıklıyor: “ İlk hüküm öyle idi. Ama şimdi canını kurtarmak için değil, iman nuru ile geliyor.” Buyurduğu gibi huzur-u Rasülullahta şehadet getiriyor İkrime. Efendimiz soruyor:

- Ey İkrime, benden bir şey iste! Gücümün yeteceği bir şeyse sana bol bol ihsan edeyim.



Daha önce yeni mümin olanlar develer, kumaşlar istemiş, hepsine bol bol vermiş Efendiler Efendisi. Akıllı bir tüccar olan İkrime, iman dolu göğsünden taşan muhabbetle çok kârlı bir alış veriş talep ediyor:

- Benim için dua et Ya Rasulallah! Sana ve müminlere verdiğim tüm zararları mağfiret etsin Allah!...



Rasülullah el açıyor:

- İkrime'nin bana ve müminlere verdiği bütün zararı sen mağfiret eyle Allah’ım!..

………

………………

* Seni kuyuya atacaklar, bir dizi belaya sürükleyecekler sonra karşına gelecekler de sen onlara ipek yataklar açıp sarayda ağırlayacaksın!...

* Kızına iftira edecekler, zina isnat edecekler de bunu tetikleyen adama yardım edecek, ölene dek bakımını üstleneceksin!...

* Akla hayale gelebilecek tüm eziyetleri sana yaşatanlar karşına perişan vaziyette gelecekler de bütün gücüne ve haklılığına rağmen; affettim selamettesiniz diyeceksin!..

* Can düşmanının oğlu, anarşistlerin elebaşı haber salacak da gelsin diyeceksin. Üstelik geldim ama beni Rabbin de affetsin, dua et diye cesur bir istekte bulunacak da, kabul edeceksin!…

Sahneleri kıssa gibi okumazsak, rolün içine girersek ne kadar acı ve zor değil mi?..

Ama affetmişler!... Hıyanetin, ihanetin, zulmün en ağırını affetmişler!..

Ya bizler?.. Neleri affedemediğimize bir bakar mısınız?.. “ Falan tarihte o bana yan baktı”,

“ Filan zaman beni incitti” , vesaire vesaire… İncir çekirdeğini doldurmayacak bir yığın saçmalık!…

Bir onların affettiklerine bir de bizim takıldıklarımıza bakın!.. Ve düşünün derin derin…

Niçin affedemiyoruz? Onlar nasıl kolayca affetti?..

“ Ben varım” , dediğinizde karşı tavırlar, yanlışlar göreceksiniz etrafta.

“Ben ” demeniz; “ Ötekiler “ cephesini açmanızdır çünkü! “ Ben yokum ” bilincine ermişseniz, zaten var olmadığınız ,Yok olana, kim ne yapabilir ki ?..

Şu andan tezi yok, affedin dostlar!.. Başkaları için değil kendiniz için yapın bunu! Niçin mi?.

İnsanları affedebildiğiniz ölçüde Rahmanın affı sizinledir !..

selametle...

  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 02:22


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats