![]() |
| | #1 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Şehid olmanın önemi Sual: Herkes şehid olabilir mi? Şehid olmanın faydası ne? CEVAP Şehid, kendisine şahitlik yapılmış, Cennetlik olduğuna şahitlik edilmiş anlamındadır. Şahit manası da vardır. Çünkü Allah katında, ölü değil diridir. Şehid olmak için Müslüman olmak şarttır. Gayri müslim nasıl ölürse ölsün veya öldürülsün şehid olmaz. Hayzlı veya cünüp ölmek şehidliğe mani değildir. Eshab-ı kiramdan Hanzala cünüp olarak şehid olmuştur. [Gusledecek kadar dahi vakit bulamamış, gazaya katılmıştı.] Şehid olmak büyük nimettir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Şehid kabir azabından emindir.) [İbni Mace, Beyheki, imam-ı Ahmed] (Deniz savaşında şehid olanların, bütün günahları, hatta kul hakları da affolur.) [İbni Mace] (Şehid, yakınlarından 70 kişiye şefaat eder.) [Beyheki] (Şehid, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyametin dehşeti, hesab, mizan, sırat onu rahatsız etmez, doğruca Cennete gider.) [Beyheki] (Karada şehid olanın borçları ve emanetleri hariç, bütün günahları affolur. Denizde, suda boğularak ölen şehidin ise, borç ve emanetleri de dahil bütün günahları affolur.) [Ebu Nuaym] Şehid, kanının ilk damlasında günahları affolur. Kabir azabından ve Kıyamet korkusundan emindir. Şehidin, kul haklarından başka bütün günahları affolur. Kul haklarını da, Allahü teâlâ Kıyamette helalleştirecektir. Suda boğularak ölen şehidlerin kul borçları da affedilir. Hak sahipleri, bu şehidden haklarını istedikleri zaman, Allahü teâlâ, (Ondaki haklarınızı benden isteyin) buyuracak, hak sahiplerine alacaklarını fazla fazla verecektir. Şehid de, sorgusuz sualsiz Cennete gidecektir. Aşağıda yazının tamamına yakını İbni Âbidin hazretlerinin Redd-ül muhtar kitabından alınmıştır. Müslüman olmak şartı ile aşağıdaki 37 maddede bildirilen kimseler şehid olarak ölür. Hepsi de hadis-i şerif ile bildirilmiştir: 1- Kendinin, komşusunun, can, mal ve namusunu müdafaa ederken öldürülen, 2- Haksız olarak hapsedilip ölen, 3- Mülci ikrah ile öldürülen, mesela bu içkiyi iç denilse onu içmesi caiz olur. Caiz olacağını bilmediği için, içmeyip öldürülürse, şehid olur. 4- Hırsızın, gaspçının, kapkaççının, yol kesicinin, eşkıyanın, yan kesicinin öldürdüğü kimse, 5- Yüksekten veya attan düşüp ölen, başına taş veya başka şey düşerek ölen, 6- Aslan, kurt gibi yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanarak ölen, 7- Akrep ve yılan gibi zehirli hayvan sokmasından ölen, 8- Suda boğulan, 9- Yangında ölen, 10- Gurbette garip iken ölen, 11- Depremde, duvar ve enkaz altında kalarak ölen, 12- Sara, sari hastalıklar, ateşli hastalıklar verem, kanser, kolera, veba, şiddetli öksürük, ishal ve diğer iç hastalıkları sebebiyle ölen, [Ameliyat edilirken ölen] 13- Soğukta gusledip ölen. 14- Hamile, lohusa ve doğumda ölen kadın, [Bir hadis-i şerif meali: (Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar Allah yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehid olur.) [Taberani] 15- Cuma günü veya gecesi ölen, 16- Aşkını gizleyip iffetini korurken ölen, 17- Emr-i maruf ve nehy-i münker yaparken öldürülen şehiddir. Doğru imanı ve namaz kılmayı meydana çıkaranlar, dinini öğrenmek, öğretmek ve yaymakta iken ölen, 18- Allah rızası için müezzinlik yaparken ölen, 19- Deniz tutup kusarak ölen, 20- Beş vakit namazı doğru olarak kılan. İki hadis-i şerif meali: (5 vakit namazı doğru kılana, her gün için bin şehid sevabı verilir.) [Tergib-i Hadimi] (Ümmetimin fesadı zamanında sünnetime [Ehl-i sünnete] yapışan ve beş vakit namazı cemaatle kılanın amel defterine her gün yüz şehid sevabı yazılır.) [İ. Nasiruddin] 21- Kuşluk namazı kılan, 22- Yolculukta da vitir namazını terk etmeyen, 23- Her ay üç gün oruç tutan, 24- Abdestli iken ölen, abdestli yatıp ölen, 25- Namazda iken ölen, 26- Günde yirmi kere ölümü düşünen, 27- Dine uygun ticaret yapan, 28- Gıda maddelerini ucuza satan, 29- Helal kazanıp çoluk çocuğunun din bilgisi öğrenmeleri ve ibadet yapmaları için çalışan, 30- Altmış yaşını geçen salih kimse, 31- Günde 25 kere "Allahümme barik li filmevt ve fi-ma bad-el-mevt" okuyan, 32- Müdara eden, yani insanlarla iyi geçinen, dinini koruyabilmek için dünyalık veren. Bir hadis-i şerif meali: (Müdara eden, şehid olarak ölür.) [Deylemi] 33- Ölüm hastalığında, kırk kere "La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü min-ez-zâlimin" okuyan, 34- Günde yüz defa salevat-ı şerife okuyan, 35- Her gece Yasin okuyan, sabah akşam Haşr suresinin sonunu okuyan, 36- Allah yolunda şehid olarak ölmeyi isteyen. [Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir: (Sıdk ile ihlas ile şehidlik isteyen, yatağında ölse de, şehid olur.) [Müslim] (Şehidlerin çoğu, yatakta ölür. Savaşta öldürülenin niyetini ancak Allah bilir.) [İ.Ahmed] (İhlasla şehidliği arzu eden, şehid olmasa da, şehidlik sevabına kavuşur.) [Müslim] 37- Günah işlerken zulmen öldürülen. |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Herkes şehid olabilir mi? Sual: Kimler şehiddir? Şehidler çürür mü? CEVAP Herkes şehid olamaz. Şehid olmak veya şehidlik sevabına kavuşabilmek için müslüman olmak şarttır. Ne yaparsa yapsın, nerede, nasıl ölürse ölsün veya öldürülsün müslüman olmayan şehid olmaz. Müslüman bir kimse, çok günahkâr olsa da, hatta İbni Nüceym hazretlerinin fetvasında bildirdiği gibi, günah işlerken mazlum olarak öldürülse, şehid olur. Şehidler de çeşit çeşittir. Çok günahkâr biri ile, salih birinin şehidliği arasında çok fark vardır. Savaşta öldürülen şehid ile, attan düşüp ölen şehid arasında çok fark vardır. İslam�ın beş şartından sonra ibadetlerin en üstünü cihaddır. Cihadda ölen şehidin, kul haklarından başka bütün günahları affolur. Cihadda ve hac yolunda ve hudut boyunda nöbette ölenlere, Kıyamete kadar, bu ibadetlerin sevabı devamlı verilir. Her biri Kıyamette yetmiş kişiye şefaat eder. Bir hadis-i şerifte, (Şehid, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyametin dehşeti, hesap, mizan, sırat onu rahatsız etmez, doğruca Cennete gider) buyurulmaktadır. (Beyheki) Şehidlik çeşitleri hakkında hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (5 vakit namaz kılana, her gün için bin şehid sevabı verilir.) [Tergib-i Hadimi] (İlim öğrenirken ölen şehiddir.) [Hatib] (Allahü teâlâdan, ihlasla şehidlik isteyen, yatağında ölse de şehid olur.) [Müslim] (Aşık olup, aşkını gizleyip ve iffetini koruyup ölen şehid olur.) [Hakim] (Abdestli yatıp da ölen şehiddir.) [Deylemi] (Suda boğulan, yangında ölen, garip, kimsesiz olarak ölen, zehirli hayvan sokarak ölen, iç hastalıklarından ölen, duvar ve enkaz altında kalarak ölen, kocasını kıskandığını gizleyen kadın, kendinin, din kardeşinin ve komşunun malını savunurken öldürülen, emr-i maruf ve nehy-i münker yaparken öldürülen kimse şehiddir.) [İbni Asakir] (Hamile iken, doğumda veya lohusa iken ölen kadın şehiddir.) [Taberani] (Cuma günü veya gecesi ölen, şehid olur, kabir azabından kurtulur.) [Ebu Nuaym] (Her gece, Yasin okumaya devam eden kimse, şehid olarak ölür.) [Taberani] (Ümmetimin arasında fitne, fesat yayıldığı zaman, sünnetime sarılana yüz şehid sevabı vardır.) [Hakim] (Terkedilmiş bir sünnetimi ortaya çıkarana, yüz şehid sevabı vardır.) [Hakim] (Misafir, bir müminin evine girince, onunla bin bereket ve bin rahmet girer. O ev halkının günahları, denizlerdeki köpüklerden ve ağaçlardaki yapraklardan daha çok olsa da affolur. Herbirine bin şehid sevabı verilir. Misafirin yediği her lokma için bir hac ve umre sevabı yazılır ve onlar için Cennette bir şehir inşa edilir.) [Nisab-ül ahbar] Şunlar da şehiddir: Allahü teâlânın emirlerine uygun ticaret yapanlar. (Tirmizi) Dinini öğrenmek, öğretmek ve yaymakta iken ölenler. (İbni Asakir) Devamlı olarak müdara edenler, insanlarla iyi geçinenler. (Deylemi) Gıda maddelerini ucuza satanlar. (Deylemi) Günde yirmi kere ölümü düşünenler. (İhya) Yol kesiciler, şehir eşkıyası [anarşistler] tarafından öldürülenler. (Taberani) Hayvandan düşüp ölenler. (İ. Süyuti) Zimmilerin, can, mal ve namusunu müdafaa ederken öldürülenler. (Ramuz) Haksız olarak, zulümle hapsedilip ölenler. (İ. Süyuti) Allah rızası için müezzinlik ederken ölenler. (İ. Ahmed) Soğukta gusledip ölenler. (İ. Hasan) Sara hastalığından, taundan [vebadan], koleradan, veremden, zatülcenbden, sari hastalıklardan, şiddetli öksürükten, ishalden ve bazı iç hastalıklardan ölenler. (S. Ebediyye) Her sabah-akşam üç kere (Euzü billahissemiilâlimi mineş-şeytanirracim) ile (Haşr) suresinin sonunu okuyanlar. (Taberani) Ehl-i sünnet itikadını ve namazı tadil-i erkan ile kılmayı meydana çıkaranlar. (Mektubat-ı Rabbani) Duha namazı kılanlar, her ay üç gün oruç tutanlar, yolculukta vitir namazını terk etmeyenler, her gece Yasin okuyanlar, helal kazanıp çoluk çocuğuna ibadet yapmaları için çalışanlar, her gün 25 kere "Allahümme barik li filmevt ve fi-ma bad-el-mevt" okuyanlar, ölüm hastalığında, kırk kere "La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü min-ez-zalimin" okuyanlar. (Redd-ül Muhtar) Namazda iken ölenler. (Abdurrezzak) Peygamber efendimize günde yüz kere salevat getirenler. (Taberani) Altmış yaşını geçip, beş vakit namaza devam edenler. (Cennet Yolu İlmihali) Şehidler çürümez Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Allah yolunda öldürülenleri [şehidleri] ölü sanmayın, onlar Rablerinin yanında diridir, rızıklandırılır.) [Al-i İmran 169] Her Peygamber, şehiddir ve diğer şehidlerden üstündür. Peygamberlerin bedenleri çürümez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, toprağın Peygamberleri çürütmesini haram etmiştir.) [Beyheki] Haram lokma yemiş ve çeşitli günah işlemiş kimseler, şehid de olsalar, bedenleri çürür. Haram yememiş, mütteki kimseler, yataklarında ölse bile şehid olur ve bedenlerini toprak çürütemez. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Mütteki, müezzin, kan içinde kımıldayan şehid gibidir. Ölürse kabrinde kurtlanmaz.) [Taberani] Sual: Kaç türlü şehid vardır? CEVAP Üç türlü şehid vardır: 1- Tam şehid, 2- Dünya şehidi, 3- Ahiret şehidi. Savaşta düşman, barışta eşkıya tarafından öldürülenler, tam şehid olur. Dünya menfaati için harpte ölenler, dünya şehidi olur. Ahiret şehidi çoktur. İlim öğrenirken, abdestli iken ölenler gibi. Sual: Tam ilmihalde, Haşr suresinin sonunu okuyanların ahiret şehidi olacağı bildiriliyor. Haşr suresinin sonu denince, sondan kaç âyet anlaşılır? CEVAP Hüvallahüllezi� diye başlayan üç âyet anlaşılır. Beş ve beşten fazla âyet okumak daha sevab olur. |
| |
| | #3 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Günahkâr da şehid olur Sual: Büyük günah işleyen kâfir olur mu? Savaşırken ölen sarhoş şehid olur mu? CEVAP Ehl-i sünnete göre, amel, imandan bir parça değildir. Bir mümin, çok günah işlese de kâfir olmaz, kâfir olmadığı için şefaate kavuşabilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim.) [Nesai, Tirmizi] (Şirk üzere ölmeyen her mümine şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim] Peygamber efendimiz, günahkâr müminlere şefaat edeceğini bildirince Ebüdderda hazretleri, (Hırsızlar ve zina eden müminler de şefaate kavuşacaklar mı?) diye sual etti. (Evet onlara da şefaat edeceğim) buyurdu. (Hatib) Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Allah şirki [küfrü, bozuk imanı] asla affetmez. Diğer bütün günahları ise, istediği kimselerden affeder.) [Nisa 48] (Ey günahı çok olan kullarım, Allah�ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Allah bütün günahları affeder. O, sonsuz mağfiret ve nihayetsiz merhamet sahibidir.) [Zümer 53] İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: Günah işleyene kâfir denmez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Cebrail aleyhisselam bana dedi ki: �Ümmetine müjde ver ki, mümin olarak ölen herkes Cennete girer." Zina ve hırsızlık eden de Cennete girer mi dedim, �Evet� dedi. Aynı suali üç defa sordum. Üçüncüsünde ise "Evet zina ve hırsızlık eden mümin de [günahının cezasını çektikten sonra] Cennete girer" dedi.) [Buhari, Müslim, Bezzar] Burada Ehl-i sünnet itikadı bildirilmiştir. Günah hafife alınmaz. Günahlar zehir gibidir. Her günah Cehenneme götürür. Ama zerre kadar imanı olan, sonunda Cehennemden çıkar. Fakat içki içen, zina eden kimse, kolay kolay imanını muhafaza edemez. Büyük günaha devam edenin kâfir olması kolaylaşır. Günahkâr veya günah işlerken şehidliği icap ettiren bir sebeple ölen veya öldürülen mümin şehiddir. İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: İşlediği günah sebebiyle ölen, şehid olmaz. Günah işlerken, şehidliği gerektiren bir sebeple ölürse, Ahiret şehidi olur ve günahının cezasını da yüklenir. Mesela, günah işlerken üzerlerine ev yıkılıp ölenler, şehid olurlar. Fakat şarap içip çatlayan şehid olmaz. Şarap içerken, zulmen öldürülen kimse şehid olur. Çünkü, şaraptan ölmemiş, başka sebeple ölmüştür. Fakat, şarap günahını da yüklenir. Bir kimse, yol keserken boğulursa şehiddir. İşlediği günahın cezasını da çeker. Gasp edilmiş bir at üzerinde savaşırken ölürse, yahut günah işleyenlerin üzerlerine ev yıkılırsa şehid olurlar. İşledikleri günahın cezasını da yüklenirler. Hz. Remlinin bildirdiğine göre, zinadan çocuk doğururken ölen kadın da şehid olur. Fakat kadın, çocuğunu düşürmeye çalışırken ölürse şehid olmaz. (Redd-ül muhtar, c.2, s.253) [İbni Abidin�in Türkçe tercümesine, şarap kısmını almamışlar. Aslında vardır.] Hanefi mezhebinin büyük âlimlerinden Hayreddin-i Remli hazretlerinin fetvası şöyle: Sual: Şarap içen kimse, sarhoş halde iken zulmen öldürülürse şehid olur mu? Cevap: Evet şehid olur. Şarap içmek masiyet [günah] ise de, şehid olmaya mani değildir. Çünkü şehidlik için, sarhoş olmamak ve masiyet içinde olmamak gibi bir şart yoktur. (Fetava-i Hayriyye c.1, s.16) |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Kadınların şehid olması Sual: Kadınlar cihad edemeyip şehid olamadıklarına göre, Cennete girmeleri zor değil midir? CEVAP Müslüman kadının Cennete girmesi, şehid olması kolaydır. Bir kadın salih kocasına itaat ederse cihad sevabı kazanır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Müslüman bir kadın beş vakit namazını kılar, Ramazan orucunu tutar kocasına itaat edip namusunu muhafaza ederse, Cennete istediği kapıdan girer.) [İbni Hibban] (Kadının cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani] (Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani] (Hamile iken, doğururken veya lohusa iken ölen müslüman kadın şehiddir.) [Taberani] (Müslüman kadın, hamilelikten doğuma kadar ve çocuğu memeden kesene kadar Allah yolundaki mücahid gibi olup ölürse şehid sevabı verilir.) [Taberani] (Müslüman kadın, hamile iken, gündüz saim, gece kaim ve Allah korkusu kendisinde galip olan bir mücahid sevabı hak eder. Onu ağrı tuttuğunda kendisine verilecek sevabı hiç kimse bilmez. Bebeğin her emişinde bir can ihya etmiş gibi sevap alır. Sütten kestiğinde ise, bir melek, onu takdir ederek, �haydi bir daha� der.) [Ebuşşeyh] Saim = oruçlu demektir, kaim = gece kalkıp namaz kılmak, ibadet etmek demektir. (Bir kadının kocası kendisinden razı olduğu halde hamile kaldığında Allah yolunda gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kişinin sevabı kadar ona sevap verilir. Doğum sancısı tutunca ona verilecek sevabı ancak Allahü teâlâ bilir. Doğum yapınca çocuğun emdiği her yudum süte karşılık kendisine bir sevap yazılır. Gece çocuk onu uykusuz bırakınca Allah rızası için 70 köle azat etmiş gibi sevap kazanır. Ey Selâme, bunları söylemekteki maksadımı biliyor musun? Namusunu muhafaza eden, kocasına itaat eden ve kocasından gördüğü iyilikleri inkâr etmeyen saliha hanımları kastediyorum.) [Taberani] |
| |
| | #5 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Şehid edilen bazı zatlar Filistin valisi Herod, yeğeni ile evlenmek istedi. İncil�de bu yasak olduğu için, Hz. Yahya nikah yapmadı. Herod da, bunu şehid etti. Babası Hz. Zekeriya, oğlunu kurtarmaya çalışınca, bunu da öldürmek istedi. Hz. Zekeriya bir kütük içine saklandı. Kütükle birlikte testere ile kesilerek şehid edildi. Hz. Hamza, Bedir�de Cübeyrin amcasını öldürmüştü. Cübeyr, kölesi Vahşi�ye, �Hamza�yı öldürürsen azat ol� demişti. Sonradan Resulullahın kayınvalidesi olan Hind de, babasının intikamı için, Hamza�yı öldürene çok altın vereceğim demişti. Azat olmak ve altınlara kavuşmak için, iyi okçu olan Vahşi, Hz. Hamza�yı, ok atarak ağır yaralayıp kılıcı ile şehid etti. Mekke�nin fethinden sonra, iman etti. İman edince, sahabi oldu. Yemame tarafına gitmesi emrolundu. Müseyleme ile savaşan Halid bin Velid�in ordusu bozulduğu sırada, Hz. Vahşi kahramanca saldırıp, Peygamberim diyen Müseyleme-tül-kezzâbı öldürdü. Bunu gören müslümanlar hücum edip, zafer elde ettiler. Resulullah efendimizin, Hz. Vahşi�yi Yemame tarafına göndermesinin, mucize olduğu meydana çıktı. Hz. Ömer, aşere-i mübeşşereden, yani Cennetle müjdelenen on kişiden biridir. Camide sabah namazına durunca, Mugire�nin kölesi kâfir Ebu Lü'lü Firuz tarafından karnından bıçaklanarak şehid edildi, bir gün sonra vefat etti. Resulullahın kayınpederi ve Hz. Ali�nin damadı idi. Hz. Osman, Resulullahın damadı ve aşere-i mübeşşeredendir. Mısırlı fellahlardan bir grup, Medine�ye kadar gelince, halifelikten istifa etmesi söylendi. Hz. Osman, (Kur'an-ı kerim okurken şehid olacağımı, Resulullah bana haber vermişti) buyurarak, kazaya rıza, belaya sabır göstermişti. Eşkıyanın halifenin evine saldırdığını, Hz. Ali işiterek, korumak için iki oğlu Hasan ve Hüseyini halifenin evine gönderdi. Her ikisi kılıçlarını çekerek kapıdan kuş uçurtmadılar ise de, 5-6 eşkıya, arka taraftan merdivenle içeri girdi. Resulullah efendimiz, rüyada, (Ya Osman, bu gece bizim yanımızda iftar edersin) buyurdu. Mısırlı fellahlardan Kinane bin Beşir isimli çingene, Kur'an-ı kerim okurken şehid etti. Sonra sanki kâfiri öldürmüşler gibi, sarayı yağma ettiler. Hz. Ali, aşere-i mübeşşereden, Resulullahın damadı ve Hz. Ömer�in kayınpederidir. Sabah namazına giderken ibni Mülcem isimli bir harici, kılıçla alnına vurarak şehid etti. Fakat Hz. Ali iki gün sonra vefat etti. Resulullah, Hz. Ali�nin İbni Mülcemin kılıcı ile şehid olacağını bildirmişti. Hz. Ali, İbni Mülcemi gördükçe; mübarek başını gösterip, (Bunu ne zaman kana bulayacaksın) buyururdu. İbni Mülcem de, (Ya Ali, bu kötü işi, Peygamberimiz bildirmiştir. Sen beni öldür de, kıyamete kadar lanete maruz kalmayayım) derdi. Hz. Ali de, (Öldürmeden önce ceza olamaz) buyururdu. Hz. Hasan, babası Hz. Ali�den sonra halife seçildi. 7 ay sonra, savaşa hazırlanırken, müslüman kanı dökülmemesi için, hilafeti bıraktı. Kıskançlık yüzünden hanımı tarafından zehirlenerek şehid edildi. Hz. Hüseyin, İbni Mercane denilen, Sinan bin Enes Nehai isimli biri tarafından Kerbela�da şehid edildi. Hz. Hüseyin ile birlikte 70 kişi daha şehid oldu. Mübarek başı, Mısır�da Karafe kabristanındadır. Dinimizde, yas tutmak günah olduğundan, şehid olan bu mübarek zatların hiç birisi için matem tutmak caiz olmaz. |
| |
| | #6 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Çeşitli sual ve cevaplar Sual: Kanser, verem, kolera, veba, bronşit, ishal gibi iç hastalıklarından ölen şehid midir? CEVAP Evet şehid sevabına kavuşur. Sadece iç hastalıkları değil başka hastalıklardan ölenler de şehid olur. Mesela sara, bulaşıcı ve ateşli hastalıklardan ölenler de şehiddir. Sual: Ameliyat masasından kalkamayarak ölen müslüman şehid olur mu? CEVAP Ameliyat edilirken ölen müslüman şehid sevabı alır. Ölmezse, ameliyat yüzünden günahları affolur. Ayağa bir diken batması bile günahlara kefaret olur. Mümin ameliyata yatarken tevbe istiğfar etmeli, (Bu hastalıktan kurtulursam, ibadetlerimi daha kolay yaparım, dinime daha çok hizmet ederim, insanlara daha çok faydalı olurum) gibi niyet ederse, niyeti kadar çok sevap kazanır. Ameliyat masasından kalkamazsa, tevbe de ettiği için günahları da affedilmiş bir şehid olarak vefat eder. Kul hakları da ahirette helalleştirilip, hiç günahsız olarak Cennete gider. Onun için müminin hastalığı da; ameliyatı da, yaşaması da, ölmesi de güzeldir. Sayılı günler, muayyen sıkıntılar bir gün geçecek ve hiç bitmeyen bir gün gelecektir. Ebedi saadet için her türlü sıkıntıya katlanmak, her türlü çileyi nimet bilmek gerekir. Sual: Aşkın duyulması şehidliğe mani midir? CEVAP Hadis-i şerifte, (Aşık olup, aşkını gizleyip, iffetini muhafaza ederek ölen şehid olur) buyuruldu. [Hakim] Aşkın duyulması, şehidliğe mani değildir. Mühim olan iffeti korumaktır. Sevgi, insanın elinde olmayan bir duygudur. İffeti yani namusu korumak şartı ile birisine karşı sevgi duymakta mahzur yoktur. Hatta iffetini koruyarak sevgisini gizlemek çok sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Aşkını gizleyip, namusunu koruyarak sabreden, Cennete girer.) [İbni Asakir] Demek ki, dinimizde iffeti muhafaza etmek ve sevgisi sebebiyle günah işlememeye sabretmek, çok sevaptır. Çünkü genel olarak birisine sevgi duyan kimsenin, kendisini günah işlemekten alıkoyması zordur. Zor olan işleri başarmanın sevabı da büyük olur. Sual: Şehid, ölürken, merminin veya kılıcın acısını duyar mı? CEVAP Duymaz. Sual: Suçsuz asılan, şehid olacağı için, ölüm acısını duyar mı? CEVAP Duymaz. Sual: Şehid, öldüğü bedenle mi dirilecektir? CEVAP Herkes öldüğü gibi dirilir, sonra sıfatına uygun şekil alır Sual: Tedavisi bilinmeyen hastalıktan mesela kanserden ölen mümin şehid mi? CEVAP Evet. Sual: Şehid çürümez mi? CEVAP Çürür. Haram yememiş, takva ehli olan çürümez. Sual: Demokrasi şehidi demek caiz mi? CEVAP Hayır. İmanlı olmayan, nerede nasıl ölürse ölsün şehid denmez. Dinimizin bildirdiği yollardan başka yolda ölene şehid denmez. Mesela devrim şehidi, demokrasi şehidi, görev şehidi, mafya şehidi olmaz. Sual: Esir kadının namusuna halel gelmemesi veya işkence edilmemesi için, yakınlarının bu kadını öldürmesi caiz olur mu? CEVAP Asla caiz olmaz. Düşmanın öldürdüğü şehid olur. Sual: İstanbul�un çeşitli yerlerine, (İslam şehidlerini anma günü) diye yazılan afişleri görmüşsünüzdür. İslam�dan başka şehid de olur mu? Niçin şehid kelimesi yozlaştırılıp bid'at çıkarılıyor? Mesela İslam namazı olur mu? CEVAP Elbette müslüman olmayan şehid olmaz. Belki de, devrim şehidi, demokrasi şehidi diyerek şehidlik kelimesini istismar edenlerden ayrılmak için İslam şehidi demişlerdir. Bu bakımdan onları da mazur görmelidir. Sual: Savaşta ölen herkes şehid midir? CEVAP Şehidlik müslüman olmaya ve niyete bağlıdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Nice kendisine silah isabet edip ölen vardır ki, ne şehiddir, ne de hamid. Nice döşeğinde ölen kimse vardır ki, Allah katında sıddık ve şehiddir.) [Ebu Nuaym, Ebuşşeyh] (Hamid, şükreden demektir.] |
| |
| | #7 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Gaziliğin fazileti Sual: Gaziliğin fazileti nedir? CEVAP Gazi, savaşa, cihada katılıp sağ olarak geri dönen kimse demektir. Cihad edene mücahid denir. Mücahid sağ olarak evine dönerse buna gazi denir. Savaşta her ölene şehid, geri dönenlere de gazi deniyorsa da, hakiki şehid ve gaziyi ancak Allahü teâlâ bilir. İmanı olan ancak şehid ve gazi olur. Diğerlerinki zahiren öyledir. Gazilik ve şehidlik yüce bir mertebedir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (İman edip de Allah yolunda hicret edenler, cihad edenler ve bunları barındırıp yardım edenler, işte gerçek mümin bunlardır.) [Enfal 74] İki güzellik, iki iyilik Kur'an-ı kerimde şehidlik ve gazilik için iki güzellik, iki iyilik tabiri kullanılmaktadır. (Tevbe 52) Şehid olmasa da, cihada katılmanın, gazi olmanın sevabı büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Allah yolundaki bir savaşta bir saat durmak, 60 yıl ibadetten üstündür.) [F.Kadir] (Allah yolunda bir ok atan, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır.) [F.Kadir] (Bir gün nöbet tutmak, bir ay oruç tutmaktan ve gecelerini ibadetle geçirmekten hayırlıdır.) [Müslim] (Allah için savaşmayan veya bir mücahidi silahla donatmayan veya bir mücahidin çoluk çocuğuna yardım etmeyen bir belaya maruz kalır.) [Ebu Davud] (Bir mücahidi donatan, o mücahid kadar sevaba kavuşur.) [İbni Mace] (Cihada çıkan bir gaziyi donatan, cihad etmiş gibi ecre kavuşur.) [Buhari] |
| |
| | #8 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Hak din yalnız İslam�dır Sual: (Hıristiyanların mazlumları şehit olarak ölür ve Cennete gider) deniyor. Niye Yahudilerin veya başka kâfirlerin değil de, Hıristiyan kâfirlerin mazlumları şehit oluyor ve Cennete gidiyor? CEVAP Müslüman olmayan kimse, mazlum da olsa, zalim de olsa asla Cennete giremez. Zerre imanı olan Müslüman da, çok zalim de olsa, çok günahkâr da olsa, yine sonunda Cennete gider. Böyle inanmayan kimse Müslüman olamaz. Sual: Bir yazar, (Allah�a inanıp barışa yönelik hizmetler veren herkes, ister yahudi, ister hıristiyan olsun Cennete girecek) diyor. Doğru mu? CEVAP Elbette doğru değildir. Cennete yalnız müslüman olanlar girer. Hud suresi 16. ve Tevbe suresi 17. âyet-i kerimelerinde, gayri müslimlerin iyi amellerinin hiç fayda vermeyeceği, Muhammed aleyhisselama tâbi olmadıkları için Cehennemde sonsuz kalacakları bildirilmektedir. İyi işlere, ibadetlere sevap verilebilmesi için düzgün iman sahibi bir müslüman olmak şarttır. (Kitab-üt-tevhid) Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, [İslam düşmanlığında] birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan [kâfir] olur. Allahü teâlâ, [kâfirleri dost edinip, kendine] zulmedenlere hidayet etmez.) [Maide 51] (Eğer Ehl-i kitap [Kur'ana ve Muhammed aleyhisselama] iman edip [kötülükten] sakınsaydı, günahlarını örter, nimetleri bol Cennetlere koyardık.) [Maide 65] (İman edenlere en şiddetli düşmanlık edenler yahudi ve müşriklerdir.) [Maide 82] (Hak din yalnız İslamdır.) [Al-i İmran 19] (İslam dininden başka din isteyenlerin, dinlerini Allah kabul etmez. Bunlar ahirette en büyük zarara uğrayacaklardır.) [Al-i İmran 85] (Ey Resulüm, de ki, Eğer Allah�ı seviyorsanız, bana tâbi olun!) [A.İmran 31] [Ehl-i kitap] ("Yahudi ve hıristiyanlar hariç hiç kimse Cennete girmeyecek" dediler. O iddia, onların kuruntusudur. Onlara de ki "Doğru söylüyorsanız delilinizi getirin.") [Bekara 111] (Kendi dinlerine uymadıkça, yahudilerle hıristiyanlar senden asla hoşnut olmazlar.) [Bekara 120] (İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi; fakat o, Allah�ı bir tanıyan hanif, doğru bir müslüman idi; müşriklerden de değildi.) [Al-i İmran 67] Hazret-i İbrahim, Hazret-i Musa, Hazret-i İsa da her Peygamber gibi müslüman idi. Hazret-i Musa�ya ve Hazret-i İsa�ya o zaman inanan kimseler de müslüman idi. Şimdiki yahudi ve hıristiyanlar, Muhammed aleyhisselama inanmadıkça, yani müslüman olmadıkça ebedi Cehennemliktir. Sual: Müslüman bir komşumuz var. Yalnız Hıristiyanlarla irtibat halindedir. 9-10 yaşlarında bir kız çocukları var. Onunla konuşuyordum. Namaz kılıyor musun dedim. (Hıristiyanlık da, hak din imiş. Onlar da Allah'a inanıyormuş. Müslümanlıkta olduğu gibi emir ve yasaklar yokmuş. Her gün namaz kılmak gerekmiyormuş. Kadınların örtünmesi lazım değilmiş. Bunun için, annem babam, namaz kılmama lüzum olmadığını söylediler) dedi. Acaba, Allah'a inandıkları için, Hıristiyanlar da, Cennete girerler mi? CEVAP İman, sadece Allah'ın varlığına inanmak demek değildir. Amentü'de bildirilen altı esasın hepsine birden inanmak ve beğenmek gerekir. Yani Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe, öldükten sonra dirilmeye, hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmak şarttır. Bunlardan birisine inanmayan Müslüman olamaz. Peygamber efendimize iman etmeyen, hangi dinden olursa olsun, kâfirdir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Beni duyup da, bana inanmayan Yahudi ve Hıristiyanlar, elbette Cehenneme girecektir.) [Müslim] |
| |
| | #9 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Diyalogcuyu sollayan kişi Sual: Bir yazar, sanki azap âyetleri yokmuş gibi, hep rahmet âyetlerini yazarak, Hıristiyanlara kucak açan diyalogcuları geride bırakıyor. Kitap, sünnet, icma ve kıyasa aykırı olarak, mazlum olarak ölen Hıristiyanların şehid olduklarını söylüyor. Şöyle diyor: (Şirke girmemiş, fakat zulümle ölmüş Hıristiyanların bir nevi şehid olduklarını söylemek âyet ve hadislere aykırı değildir. Çünkü Allah�ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır.) CEVAP Yazarın bu sözü dindeki dört delile [Kur�ana, sünnete, icmaya ve kıyas-ı fukahaya] aykırıdır. Şirke girmemiş Hıristiyan demek, Müslüman bir kâfir demektir. Kâfirse Müslüman denmez, Müslümansa kâfir denmez. Bu söz, necasete [pisliğe], temiz necaset demeye benzer. Yani temiz necaset denmez, temiz ise, o zaman necaset değildir. Hıristiyan gayri müslimdir, kâfirdir. Her kâfir şirke girmiştir. Şirke girmemiş olana gayri müslim veya Hıristiyan denmez, o Müslümandır. Şirke girerse kâfir olur. Hangi Hıristiyan Amentü�deki altı esasın hepsine inanıyor ki? Diyalogcu bir yazar da, (Hıristiyanlarla iman birliğimiz, Amentü�de ittifakımız var) diyordu. Ama o mazlum ölen hıristiyana şehid demiyordu. Hıristiyanlarla aramızdaki inanç farklılıkları çok ise de birkaçını bildirelim: 1- Biz bir Allah�a inanırız. Onlar üç ilaha inanırlar. Hz. İsa�ya tanrının oğlu ve tanrı diyorlar. Onlar melekleri kız gibi görüyorlar, biz ise, meleklerde erkeklik dişilik olmadığını biliyoruz. Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Allah ile birlikte başka ilah edinen Cehenneme atılır. Rabbiniz oğulları size ayırdı da kendisi için kız olarak melekleri mi edindi? Elbette vebali çok büyük söz ediyorsunuz.) [İsra 39, 40] 2- Onlar tanrı gökte derler, biz Allah�ı mekandan münezzeh biliriz. 3- Biz semavi kitapların hepsine inanırız, onlar, Kur�ana inanmazlar. 4- Biz bütün Peygamberlere inanırız, onlar, Muhammed aleyhisselama inanmazlar. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki: (Kimi, Ona [Resulüme] iman etti, kimi de, Ondan yüz çevirdi. Bunlara da çılgın ateşli Cehennem yetti. Âyetlerimizi inkâr ederek kâfir olanları elbette ateşe atacağız.) [Nisa 55-56] Hadis-i şerifte de buyuruldu ki: (Bana iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan, mutlaka Cehenneme girecektir.) [Hakim] 5- Biz hayrın ve şerrin Allah�tan olduğuna inanırız, onlar, (Tanrı kötülükleri takdir etmez) derler. Amentü�ye inanmayan Cennete gider mi? Yazar, Allah�ın rahmeti her şeyi kuşatmış diyerek gavurlara da ahirette rahmet edileceğini söylüyor. Rahman, dünyadaki her mahluka acıyan, Rahim, ahirette yalnız müminlere acıyan demektir. Allahü teâlânın rahmeti, şefkati dünyada müminlere ve kâfirlere, herkese birlikte yetiştiği halde, ahirette kâfirlere merhametin zerresi bile yoktur. İşte üç âyet meali: (Kâfirlerin cami yapmaları ve diğer bütün [iyi] işleri, boşa gidecek, Cehennemde sonsuz kalacaklar.) [Tevbe 17] (Bunlara ahirette yalnız Cehennem vardır. Emekleri ahirette boşa gider.) [Hud 15, 16] (Kâfirlerin dünyada yaptıkları iyi işler, çölde görünen seraba benzer.) [Nur 39] Doğru iman [Ehl-i sünnet itikadı] şöyledir: Allah�ın azabından emin olmamak, rahmetinden de ümit kesmemek. Dostlarına dost, düşmanlarına düşman olmak. Hz. Zekeriyya şöyle övülüyor: (Korku ile ümit arasında dua ederdi.) [Enbiya 90] Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Müslüman havf ve reca [korku ile ümit] arasında bulunursa, Allahü teâlâ, ona umduğunu verir ve korktuğundan onu emin kılar.) [Tirmizi] (İmanın temeli Müslümanı sevmek ve kâfiri sevmemektir.) [İ.Ahmed] (İmanın efdali Allah için sevgi, Allah için buğuzdur.) [Taberani] Cenab-ı Hak, Hz. İsa�ya buyurdu ki: (Yer ve göklerdekilerin ibadetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve kâfirlere düşmanlık etmedikçe, hiç faydası olmaz.) [K.Saadet] |
| |
| | #10 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,810
| Allah'ın azabı çok şiddetlidir Sual: Bir yazar, Allah�ın rahmeti her şeyi kuşatmış diyerek mazlum Hıristiyanların Cennete gideceklerini, hatta şehid olacaklarını bildiriyor, rahmet âyetlerini yazıyor, azap âyetlerinden hiç bahsetmiyor. Böyle yapmak uygun mu? CEVAP İslamiyet, ifrat ve tefritten [aşırılıklardan] uzak bir dindir. Allahü teâlânın rahmeti bol olduğu gibi azabı da şiddetlidir. Mümin havf ve reca arasında olmalıdır. Havf, Allah�tan korkmak, reca da Allah�ın rahmetini ümit etmek demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Havf ve reca [korku ile ümit] arasında bulunan mümin, umduğuna kavuşur, korktuğundan emin olur.) [Tirmizi] Hep Allah�ın azabından bahsedip insanları korkutmak doğru olmadığı gibi, hep Allah�ın rahmetinden bahsedip azabından hiç bahsetmemek de yanlıştır. Mümin, ikisi arasında olmalıdır! Yaşarken, havfı, ölürken recası daha fazla olmalıdır! Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Kullarıma haber ver ki, ben gafururrahim olduğum gibi, azabım da çok acı, çok şiddetlidir.) [Hicr 49-50] (Allah�ın azabı şiddetlidir.) [Bekara 211, Yunus 70, Rad 6,13, 34, Taha 127, Mümin 22, Haşr 7] (Allah�ın azabının şiddetli olduğunu bilebilselerdi!) [Bekara 165] (Elbette azabım çok şiddetlidir.) [İbrahim 7] (İşte o gün, hükümranlık çok merhametli olan Allah�ındır. Kâfirler için de pek çetin bir gündür. O gün, zalim kimse ellerini ısırıp, �Vay başıma gelene, keşke Peygamberin yoluna uysaydım da falancayı [bâtıl yoldakini] dost edinmeseydim.) [Furkan 26-28] (Allah ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki Allah, azabı şiddetli olandır.) [Enfal13] (Kurtuluşa erenler, Allah�a ve Resulüne itaat edip Allah�tan korkan ve sakınanlardır.) [Nur 52] (İşlediklerinin cezası olarak, artık az gülüp, çok ağlasınlar.) [Tevbe 82] (Allah katında en kıymetliniz, Ondan çok korkup sakınanınızdır.) [Hucurat 13] (Allah�tan nasıl korkmak gerekiyorsa, öylece korkun.) [A.İmran 102] (Sizden öncekilere de, size de Allah�tan korkmanızı tavsiye ettik.) [Nisa 131] Müminun suresinin, (Rablerinin huzuruna çıkacaklarından kalbleri korku ile çarpar) mealindeki 60. âyetinde bildirilen kimselerin hırsız mı, zani mi olduğu sorulunca, Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Bunlar, namaz, oruç ve zekat gibi ibadetlerini yerine getirdikleri halde �acaba ibadetlerimiz kabul olmadı mı� diye korkan kimselerdir.) [Tirmizi] Yine buyurdu ki: (Allah korkusu, her hikmetin başıdır.) [Taberani] Hıristiyanlara kucak açıp kiliselere gidip âyinlerine iştirak edenler, onların Cennete gideceklerini, hatta mazlumlarının şehid olacaklarını söyleyenler, şu âyetleri bilmiyorlar mı? (Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, [İslam düşmanlığında] birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan [kâfir] olur. Allahü teâlâ, [kâfirleri dost edinip, kendine] zulmedenlere hidayet etmez.) [Maide 51] (Müminler, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allah�ın dostluğunu bırakmış olur.) [A. İmran 28] [Kâfirlere kucak açanlar da, Allah�ın dostluğunu bırakmış olur.] (Sen, onların dinine uymadıkça, Hıristiyanlar ve Yahudiler senden hoşnut olmazlar. De ki "Doğru yol, ancak Allah�ın [bildirdiği İslamiyet] yoludur.") [Bekara 120] |
| |
| Konu Araçları | |
| |