![]() |
| | #1 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,092
| Bu köşeye başlarken, cevabı takvim yapraklarından ilmihallere kadar çok yerlerde bulunan ve toplumda hemen herkes tarafından bilinen sorularla çok ilgilenme taraftarı olmadığımı ifade etmiştim. Ama köşeye başlamamızdan bu yana geçen 7 ay içinde aldığımız sorular, zaman zaman, kısa kısa da olsa bu çerçevedeki isteklere de cevap verme gerektiği kanaatini uyandırdı bizde. Erkeklerin bayanlar gibi ister kulaklarına, isterse Batı toplumlarında bazı gençlerin yaptığı gibi dil, dudak, göbek ve yanaklarına küpe takması ele alacağımız ilk konu. Öncelikle küpe bir ziynet eşyasıdır. Yani süslenme vasıtası. "Allah güzeldir, güzeli sever." (Müslim, İman, 147) fehvasınca fıtrî ölçüler içinde kalmak şartıyla bayanların da erkeklerin de süslenmeleri hem ihtiyaç hem hak hem de vecibedir. Fıtrî ölçüler; hilkat (yaratılış) değişikliğine yol açacak tasarruflara girmeme, karşı cinse benzememe, erkekler için genel-geçer İslami nasslarla yasaklanan altın, gümüş, ipek gibi ziynet eşyaları kullanmama ve israf etmeme gibi şeylerdir. Genel bir ölçü olarak da şu denilebilir: Beden ve ruh sağlığını tehlikeye atacak yollara girmeme. Bu açıdan erkek adına süslenme nedir, o süsleneyim derken hangi ziynet eşyaları kullanır/kullanabilir gibi hususlarda fakihler farklı müzakerelerde bulunmuş, farklı sonuçlara ulaşmışlardır. Kilit kavram, içinde yaşanılan ülkenin genel kültürüdür. Bu aşama küpenin yeri nedir diyecek olursanız; çok ender de olsa bazı çağdaş İslam bilginleri Müslüman'ın içinde yaşadığı toplumun kabullenmesine bağlı olarak erkeklerin küpe takabileceğini söylemektedirler. Onlar Osmanlılar döneminde bazı leventlerin (denizci) ve eğer tarihî rivayetler doğruysa Yavuz Sultan Selim'in küpe takmasını bu görüşlerine delil olarak gösterirler. Ama çoğunluğu teşkil eden ulema, meseleye fıtrat açısından bakarak erkeklerin küpe takmasının caiz olmadığını söylemektedirler. Bizim de katıldığımız bu görüşte esas olan, müslim-gayrimüslim adeta bütün insanlığa mal olmuş genel kabuldür. Bugün her ne kadar bazı Batı toplumlarında erkekler küpe taksa da, bunlar marjinal bir grubu oluşturmakta ve kendi aileleri başta olmak üzere toplumlarından kabul görmemektedir. İnsan hakları, ferdî özgürlükler, küpe takan erkeklerin hoş görülmesine yetmemektedir. Bu grupta yer alan fukahaya göre Sultan Yavuz Selim'in küpe takması delil olarak kullanılamaz; çünkü o, Mısır seferinde kölelerin köle olduklarının tescili için küpe taktıklarını öğrenince, 'Biz de Allah'ın kölesiyiz' deyip küpe takmıştır. Yavuz'un bu davranışı kulluk anlayışı ve Allah'a bağlılığı adına sadece takdir edilir derler. Ayrıca İbn Abbas'tan gelen bir rivayette Efendimiz (sas), erkeklere benzemeye çalışan kadınlara, kadınlara benzemeye çalışan erkeklere lanet etmiştir. (Buhari, Libas, 61) Nitekim 15 asırlık İslam tarihinde erkeklerin küpe takmasının hemen hemen hiçbir coğrafyada genel kabule mazhar bir âdet olmamasında Efendimiz'in bu yaklaşımının payı büyüktür. Fıkhi açıdan söylenenler bir tarafa, esas bizim bu hastalığın kökenlerine inmemiz lazımdır. Kendimizi aldatmanın bir manası yok. Gerçeklerle yüzleşmekten korkmayalım. Gençlerimizin bugün küpe takmalarının asıl sebebi tek kelime ile Batı hayranlığına kurban olmalarıdır. Yaptıkları, körü körüne bir taklittir. Dinî ve ahlakî değerlerden alabildiğine uzak, asırlık örf-âdet, gelenek ve göreneklerimize kapalı bir camiada kendine yer bulabilmektedirler bu türlü şeyler. Bizler belki 2 asırdır tarihe özne olamamışız. Zavallı birer nesne olarak hayatımızı idame ettiriyoruz. Ferdî açıdan da bu böyle, içtimaî açıdan da. Dolayısıyla bu sonuca şaşırmamak gerek. Asıl şaşılacak şey, kültürel açıdan yabancıların bunca istilasına rağmen hâlâ ayakta kalışımız olmalı. Bunda da kerameti kendimizde aramayalım. Eğer ortada bir keramet varsa, önce Allah'ın inayeti, sonra inandığımız değerlerin sağlamlığındadır. Öyleyse, dert bu olduğuna göre, derman apaçık ortada; öze dönme. Bizi biz yapan değerlerle yeniden tanışma, buluşma, kaynaşma ve hayata taşıma. İşte o zaman bu ve benzeri meseleler kendiliğinden hall u fasl olacaktır. zaman_______________--AHMET KURUCAN |
| |
| | #2 |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,196
| peki kadınların burunlarına hızma denilebilecek materyalleri takmalarının durumu nedir (konuyla alakası yoksa üzgünüm ama konu içinde bir cümle ile geçtiği için sordum :-[ |
| |
| | #3 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,268
| yavuz sultan hadisesi farklı ben kendi fikrimce (Allah c.c. bilerek yada bilmeyerek soylediklerimi affetsin. amin...) tamamen batılılara benzeme ... |
| |
| | #4 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,092
| Alıntı:
Soru Kadının hızma, pircing takması ve kulağına birden fazla delik deldirip küpe takması caiz mi.? Buruna delik delmek insan fıtratına uygun değildir. Kız çocuklarının kulaklarını delip küpe takmak caiz ve uygundur. Ancak bunun dışında buruna delik delmek ve hızma takmak doğru değildir. Ayrıca kadınların kulaklarını birden fazla deldirmesi caizdir. Kadının zinetini namahreme göstermesi caiz değildir. Bu bakımdan hızma takan kadının bunu yabancı erkeklere göstermesi söz konusu olduğu için takılmamalıdır. İslâm Hukukuna göre kulakların küpe takılmak üzere delinmesi ve küpe takılması, kadınlar için caiz görülmüş; ama erkekler için caiz görülmemiştir. Bazı hukukçular, erkek çocukların da kulaklarının delinebileceğini ve bu tür bir olayın Hz. Peygamber zamanında yapıldığı halde yasaklanmadığını ileri sürmektedirler. Her hal ü kârda ergen erkeklerin kulaklarını deldirmeleri ve küpe takmaları, çoğu hukukçulara göre haram ve bazılarına göre ise mekrûhtur; yani kısaca caiz değildir. Bunun gibi erkeklerin hızma ve pircing takması da caiz değildir. Sorularla islamiyet | |
| |
| | #5 | |
| Albay Katılım Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5,196
| Alıntı:
bide peygamberimiz zamanında da hızma vardı kadınlar takardı bunun la alakalı bir kayıt karar falan yok mu ki acaba | |
| |
| | #6 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: May 2007 Yaş: 26
Mesajlar: 8,496
| Bu grupta yer alan fukahaya göre Sultan Yavuz Selim'in küpe takması delil olarak kullanılamaz; çünkü o, Mısır seferinde kölelerin köle olduklarının tescili için küpe taktıklarını öğrenince, 'Biz de Allah'ın kölesiyiz' deyip küpe takmıştır. Yavuz'un bu davranışı kulluk anlayışı ve Allah'a bağlılığı adına sadece takdir edilir derler. Şimdiki Gençlerin hangisi bu düşünceyle hareket ediyorki..Tamamen öZenti.... |
| |
| | #7 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 1,268
| özentiden ziyade batılı hayranlıgı ![]() |
| |
| | #8 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Aug 2007 Yaş: 90
Mesajlar: 2,216
| sahsen ben ne erkeklerın kupe takmasını nede kadınların hızma kullanmasını tastıklemıyorumm..onlar hangı duyguyla takıyor kı bence hııc guzel durmuyor.... |
| |
| | #9 |
| Onbaşı Katılım Tarihi: Jul 2007 Yaş: 21
Mesajlar: 32
| benim fikrimce!!! tamam kadınlar bi nebze küpe takabilir diye düşünüyorum ama erkeklere hiç bir zaman yakıştırmıyorum ve her gördüğümdede kınıyorum... (doğru veyada yanlış fikrim budur.. |
| |
| | #10 |
| Er Katılım Tarihi: May 2008 Yaş: 23
Mesajlar: 1
| Küpe takmanın kadına benzememek amacı ile takılan bir cok ınsanın yasadagı bir toplumda takmak da caiz olabilir mi? Cunku hadislerımızde erkegın kadın giyimlerine veya davranısınaözenmememız gerektıgını soyluyor ama her toplumda kadına ozenılerek takılmıyordur ki? Kendini daha hür yada daha guzel gosterdıgını dusunerek takması caiz olabilir mi?(eger o toplumda kadına benzetılme gıbı bır bakıs acısı yoksa) (Erkeğe benzemeye çalışan kadın, kadına benzemeye çalışan erkek bizden değildir.) [İ.Ahmed] (Kadın gibi davranan erkeğe, erkek gibi davranan kadına lanet olsun!) [Buhari] (Erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere Allah lanet etsin!) [Taberani] Düzenleyen: cartman , 14-05-2008 - 20:59. |
| |
| Konu Araçları | |
| |