Niyeti 'İstanbul'a gitmek'olan kimsenin yönele*ceği yol, İstanbul yolu olmalıdır İslam'ı niyet olarak benimseyip, gayri islami yollarda Ömür tüketen kimseler bu niyetlerine hiçbir zaman kavuşamayacaklardır. Niyeti İstanbul'a git*mek olan Eskişehirli bir kimse Ankara yolunu be*nimser ve Ankara yolunda ilerlemeye çalışırsa İstan*bul'a varabilir mi?
Elbetteki varamaz!.Niyeti 'İstanbul'a gitmek' olan kimsenin yönele*ceği yol, İstanbul yolu olmalıdır. Niyeti 'Mekke'ye gitmek' olan kimsenin yöneleceği yol, Mekke olma*lıdır. Niyetleri 'Allah rızası' olan müslümanlann yö*nelecekleri yol, şanı yüce Rabbimizİn gösterdiği Rabbani yol olmalıdır. Müslüman bu noktada dur*malı ve düşünmelidir. "Rabbimin rızasına varabil*mem için Rabbimin gösterdiği Rabbani yola girme*liyim, bu yolda bulunmalıyım." demelidir.Bunu dert edinmelidir.Bu dertle uykuları kaçmalı, bu dertle samimi bir arayışa geçmelidir. Herhangi bir işten atıldığı zaman üç-beş günlük nafakası için nasıl endişeleniyor ve yeni bir iş bulabilmek için nasıl kapı kapı geziniyor*sa, ebedi hayatı için çok daha fazla endişe duyma*lı, çok daha fazla telaşa kapılmalıdır.Bilmelidir "Niyetim İslam" diyerek kurtulamaya*cağını!.Bilmelidir bazı İslami sloganlarla aldatılmışsa, aldatıcıyla birlikte cehenneme gireceğini!.
Bütün bunları bilmeli ve bu bilinçle dehşete düşmelidir. Şayet herhangi bir grupta İse bu grubu yöneten hocasından değil, Allah'tan korkarak yiğit*çe ayağa kalkmalı ve İslami bir edeple "Hocam, bi*zi davet ettiğiniz ve bizlerin de İslami duygularla be*nimsediğimiz bu yol, Kur'an ve Sünnetin bütünlü*ğünde beyan edilen Rabbani yol mudur? Resulullah (s.a.v.) bizatihi aramızda olsaydı, bizleri bu yola mı davet ederdi? Bizler Resulullah (s.a.v.)'in yolunda isek bu yolu şer'i delilleriyle savunmamız ve müslümanların Rabbani tenkidlerine açık olmamız gerek*mez mi?" diyebilmelidir. İdrak etmelidir hangi yolda olduğunu, doğru yolda olduğuna inanmaktan ve ho*casına iyi niyetle teslim olmaktan öte, doğru yolda olduğunu idrak etmelidir. |