ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 27-09-2007, 00:12   #11
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 45
Mesajlar: 1,555
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Lokman Aşkın
Metin kardeşim , oğlunla konuşuyorum. Çok selamları var. Ellerinden öpüyor.

İnan ki o senden daha anlayışlı olacak. En azından inatçı olmayacak. Allah'a emanet olunuz.

Lokman kardes senin neyini begenmiyorum biliyormusun(Latife)selamsiz basliyorsun yazina.El öpenleri cok olsun Allahim onuda o haberi getirenide And cennetlerinde agirlasin.Siz beni cok yanlis taniyorsunuz,Ben inatci degilim aksine dogru delillerde cok hizli yön degistirebilen biriyim yani kibir yapmam.Eger yanlissam(Tabiki yanlisim ancak güclü delille isbat edilirse)hemen rücu ederim Insallahu Teala.Rahmana emanet olun.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 00:18   #12
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,935
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

Selamün Aleyküm kardeşim (Nasıl hatamı düzelttim sanırım). Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü. Sizleri seven bir kardeşiniz olduğunu sakın unutmayın. Cenab-ı Hakk, kendisinin ve Rasulünün yolundan ayırmasın.Hidayette bizleri daim eylesin. Son nefesimizde imanla ruhumuzu teslim etmeyi nasip eylesin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 00:21   #13
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 45
Mesajlar: 1,555
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Lokman Aşkın
Selamün Aleyküm kardeşim (Nasıl hatamı düzelttim sanırım). Yaratılanı hoş gör yaratandan ötürü. Sizleri seven bir kardeşiniz olduğunu sakın unutmayın. Cenab-ı Hakk, kendisinin ve Rasulünün yolundan ayırmasın.Hidayette bizleri daim eylesin. Son nefesimizde imanla ruhumuzu teslim etmeyi nasip eylesin.

Aleykümselam,Ecmain duan güzeldi"Amin"demiyorum ama Insallahu Teala kabul buyurur.

Not;tinaza alarak Amin demiyorum degil ben o kelimeyi kullanmadigim icindir.Yoksa duaniz gercekten cok hos.Hele kirmizi yer icin iki kere Insallahu Teala diyorum...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 01:30   #14
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,935
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

Selamün aleyküm kardeşim. Şimdi size birşeyler yazacağım. İnşaallah faydasını hep beraber görürüz.

Düşünebiliyor musunuz Metin kardeşim, Cenab-ı Hakk, Kur'an-ı Kerimi 23 senede Peygamberimize indirdi. Bu süre zarfında Eshap, gelen ayetlerde anlayamadıkları meseleleri peygamberimize sordular. Cevaplarını aldılar. Bu cevaplara göre hareket ettiler. Mesela şöyle demediler. Ayeti alalım , anladığımız gibi amel edelim. Zaten biliyorsunuz her ayet veya ayetler bir sebebe göre iniyordu. Bir olay meydana geliyor. Buna göre bir ayet iniyordu. Bütün ayetlerde Rasulüllahın hayatına göre iniyordu. Yani O 23 yıl boyunca her hal ve hareketimizle nasıl davranmamız gerektiğini, nasıl ibadet edeceğimizi, Neyin yasak olduğunu, neyin helal olduğunu davranışlarıyla insanlara öğretiyor. Buna göre de ayeti kerimeler iniyordu. Yani Eshap bütün yaşayışlarını Peygamberimize uydurmuşlardı. onu örnek alıyorlardı. Çünkü vahiy ona geliyordu. O gelen vahyi en iyi tabiiki o anlar.

Peygamberimizden sonra gelen İslam alimleri de Kur'anı Kerime bakarak amel edelim , herşey bundadır başka birşeye gerek yok dememişlerdir. Ne yapmışlardır. Ayet-i kerimeleri okumuşlar, Bunların ne manaya geldiklerini ise Peygamberimiz zamanındaki uygulamaya bakarak anlamaya çalışmışlardır. Çünkü Kur'anı en iyi anlayanlar Peygamberimiz zamanında yaşayanlar veya hemen sonraki nesil olmuştur. Peki sonra gelenler ne yaptılar, Kendilerinden öncekiler nasıl ayetleri anlamışlarsa ona göre hüküm vermişlerdir. Bu alimler ki. belki 30 yıl onlarca alimden ders almışlar, ondan sonra bu işe girişmişlerdir. Bir Ayet e mana verirken de kendi anladıklarıyla değil, O ayeti açıklayan başka bir ayet olup olmadığına, yoksa bu konuda bir hadis olup olmadığına , olayın zamanına, mekanına, sebebine bakmışlar ondan sonra bütün ilmi kudretlerini kullanarak bir hüküm vermişlerdir. Tefsir , Hadis, Fıkıh, Kelam, Akaid vb konularda binlerce , kütüphaneler dolusu kitaplar yazmışlar, bunları sonra gelenlerin istifadesine sunmuşlardır. Şunu da iyi bilelim ki Kuranı kerime mana verebilmek için 14 Fenni, bunlara bağlı 80 İlmi ve bunların çeşitli dallara ayrılmış 1000 kadar kolunu iyi bir şekilde bilmek lazımdır. Bunlar öyle alimlerdir ki 300, bilemediniz 400 bin hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere biliyorlardı.

Şimdi size soruyorum kıymetli kardeşim ve abim. Bu gelen alimlerden , ister peygamberimizden hemen sonrakiler olsun, ister zamanımızdakiler olsun, hiçbirisi Kur'ana bakalım, hüküm çıkaralım, onunla amel edelim dememişlerdir. Ne yapmışlardır? Kendilerinden önceki alimlere teslim olmuşlar, onların anladıklarını olduğu gibi kabul etmişlerdir. Sonuçta bütün anladıkları Peygamberimizin anladığı gibi olmuştur. Çünkü Kur'anın gerçek muhatabı o idi. Bu hareket en doğru harekettir.Biz kendimize soralım. Biz mi Kuranı iyi anlarız. Yoksa Peygamberimiz mi? Ashap mı? Onlardan sonra gelenler mi? söyleyin mübarek kim iyi anlar. Tabii ki onlar daha iyi anlar. Bize düşen de onların anladığı ile amel etmek değil midir. Yani siz Peygamberimiz tek bir kelime etmeden mi vefat etti diyorsunuz.

Bütün bunları gelenek diyerek inkar ediyorsunuz. tamam kabul, ama size nasıl namaz kıldığınızı sorduğumuzda sizde geleneğe göre hareket ettiğinizi söylüyorsunuz. Bizim gelenek doğru değilse sizinki nasıl doğru oluyor.

Allah'a emanet olunuz.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 01:39   #15
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,935
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

Bu yazı da tadı tuzu olsun.

Peygamberlerin görevi kendisine gönderilen İlahi kitabı ümmetine, açıklamak, izah etmektir. Burada muhatap Peygamberlerdir. Bunun için Kur’an-ı kerimin muhatabı, Peygamber efendimizdir. Onun muhataplığını kabul etmemek, İslâm dinini kabul etmemekle eş anlamlıdır.

Allahü teâlâ, insanların dünyada ve ahirette rahat ve huzur içinde olmaları için, yalnız kitap göndermekle kalmayıp, peygamberler de gönderdi. İnsanların, kendi akılları ile, mantıkları ile dünya ve ahiret huzurunu bulmaları mümkün değildir.

İnsanlar, dünya ve ahiret saadetini kendileri görebilselerdi, bulabilselerdi, Allahü teâlâ, hâşâ, peygamberleri boş yere ve lüzumsuz göndermiş olurdu. Hiçbir akıl, ahiret bilgilerini bulamayacağı, çözemeyeceği içindir ki, Allahü teâlâ, her asırda, dünyanın her tarafına, peygamber göndermiş ve en son ve kıyamete kadar değiştirmemek üzere ve bütün dünyaya, peygamber olarak, Muhammed aleyhisselamı göndermiştir.

Muhammed aleyhisselam olmasaydı, bizim Kur’an-ı kerimi okuyup, dünya ve ahiret saadetini buradan çıkarmamız mümkün olmazdı. Çünkü, Kur’an-ı kerimin muhatabı, Peygamber efendimizdir. Onun muhataplığını kabul etmemek, İslâm dinini kabul etmemekle eş anlamlıdır.

Gönderdiği kitabı açıklamak için, eğer peygambere lüzum olmasaydı, Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimi gönderir, “İndirdiğim kitapta, hayatınızı benim rızama ve irademe uygun bir şekilde yönlendirmek için, ihtiyaç duyduğunuz bütün hükümler ayrıntılı olarak belirtilmiştir. O kitabı alın ve onunla amel edin” buyururdu. Bu durumda, insanlar arasında birtakım kulları elçi olarak seçip, onları, indirdiği vahyi insanlara açıklamakla görevli kılmasına gerek kalmazdı.

Allahü teâlâ böyle yapmayıp da, Kitabını, peygamber vasıtasıyla insanlara ilettiğine göre, Onu başka bir kısım meziyetlerle donatması, Kur’anın dışında, diğer insanlara vermediği bazı bilgileri de Ona vermiş olması da gerekir. Aksi hâlde rahatça anlaşılabilecek mufassal bir kitabı, anlayıp, içindeki hükümlerle gereği gibi amel edebilmek için, insanlar neden bir elçiye ihtiyaç duysunlar?

Bütün peygamberler, akıl ile bulunacak dünya işlerine dokunmayıp, yalnız bunları araştırmak, bulup faydalanmak için çalışmayı emir ve teşvik buyurmuş, kendileri dünya işlerinden her birinin, insanları ebedî saadete ve felakete nasıl sürükleyebileceklerini anlatmış ve Allahü teâlânın beğendiği ve beğenmediği şeyleri açık olarak bildirmişlerdir.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 01:41   #16
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2006
Yaş: 23
Mesajlar: 1,479
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Lokman Aşkın
Selamün aleyküm kardeşim. Şimdi size birşeyler yazacağım. İnşaAllah faydasını hep beraber görürüz.


Peygamberimizden sonra gelen İslam alimleri de Kur'anı Kerime bakarak amel edelim , herşey bundadır başka birşeye gerek yok dememişlerdir. Ne yapmışlardır. Ayet-i kerimeleri okumuşlar, Bunların ne manaya geldiklerini ise Peygamberimiz zamanındaki uygulamaya bakarak anlamaya çalışmışlardır. Çünkü Kur'anı en iyi anlayanlar Peygamberimiz zamanında yaşayanlar veya hemen sonraki nesil olmuştur. Peki sonra gelenler ne yaptılar, Kendilerinden öncekiler nasıl ayetleri anlamışlarsa ona göre hüküm vermişlerdir. Bu alimler ki. belki 30 yıl onlarca alimden ders almışlar, ondan sonra bu işe girişmişlerdir. Bir Ayet e mana verirken de kendi anladıklarıyla değil, O ayeti açıklayan başka bir ayet olup olmadığına, yoksa bu konuda bir hadis olup olmadığına , olayın zamanına, mekanına, sebebine bakmışlar ondan sonra bütün ilmi kudretlerini kullanarak bir hüküm vermişlerdir. Tefsir , Hadis, Fıkıh, Kelam, Akaid vb konularda binlerce , kütüphaneler dolusu kitaplar yazmışlar, bunları sonra gelenlerin istifadesine sunmuşlardır. Şunu da iyi bilelim ki Kuranı kerime mana verebilmek için 14 Fenni, bunlara bağlı 80 İlmi ve bunların çeşitli dallara ayrılmış 1000 kadar kolunu iyi bir şekilde bilmek lazımdır. Bunlar öyle alimlerdir ki 300, bilemediniz 400 bin hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere biliyorlardı.

Şimdi size soruyorum kıymetli kardeşim ve abim. Bu gelen alimlerden , ister peygamberimizden hemen sonrakiler olsun, ister zamanımızdakiler olsun, hiçbirisi Kur'ana bakalım, hüküm çıkaralım, onunla amel edelim dememişlerdir. Ne yapmışlardır? Kendilerinden önceki alimlere teslim olmuşlar, onların anladıklarını olduğu gibi kabul etmişlerdir. Sonuçta bütün anladıkları Peygamberimizin anladığı gibi olmuştur. Çünkü Kur'anın gerçek muhatabı o idi. Bu hareket en doğru harekettir.Biz kendimize soralım. Biz mi Kuranı iyi anlarız. Yoksa Peygamberimiz mi? Ashap mı? Onlardan sonra gelenler mi? söyleyin mübarek kim iyi anlar. Tabii ki onlar daha iyi anlar. Bize düşen de onların anladığı ile amel etmek değil midir. Yani siz Peygamberimiz tek bir kelime etmeden mi vefat etti diyorsunuz.

Bütün bunları gelenek diyerek inkar ediyorsunuz. tamam kabul, ama size nasıl namaz kıldığınızı sorduğumuzda sizde geleneğe göre hareket ettiğinizi söylüyorsunuz. Bizim gelenek doğru değilse sizinki nasıl doğru oluyor.

Allah'a emanet olunuz.
Bu açıklama gayet güzel olmuş. Lokman abi bu konuda ilk defa sizi takdir ediyorum [razi] (ok). umarım bu vermiş olduğunuz cevap yerine ulaşmıştır...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 01:45   #17
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,935
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

[razi] Esad kardeşim , sizin takdirlerinizi almak bizi daha güzel şeyler yapma konusunda heveslendirdi. Teşekkür ederiz. Allah'a emanet olunuz.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 01:53   #18
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,935
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

Bu da biberi olsun

Gemi pusulasız yol alabilir mi?
İlâhi kitapla beraber peygamber gönderilmeseydi, mesela, Muhammed aleyhisselam gönderilmeseydi, Kur’an-ı kerimi anlamamız, emir ve yasaklarını tatbik etmemiz mümkün olmazdı. Peygamberimizin İlâhi kitabı açıklama görevi de vardı. Bunun için sadece, onu postacı gibi görmek Ona hakaret olur, ayrıca ayet-i kerimelere de ters olur. Çünkü pek çok ayet-i kerimede, Peygamber efendimize Kur’an-ı kerimi açıklaması emredilmektedir.

Peygamberlerin, İlâhi kitapları insanlara açıklamadıkça, dinin emrini tam olarak anlamak, yapmak mümkün değildir. Allahü teâlâ peygamberine, kitabını açıklama görevi vermiştir. Şu ayet-i kerimeler bunu açıkça göstermektedir:

“İndirdiğimiz hükümleri onlara iyice açıklasın diye, biz, her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik.”

“Sana da Kur’anı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın; ta ki, düşünüp anlasınlar.”

Mesela namaz vakitleri ve rekat adetleri, namazda neyin nasıl okunacağı, zekât verilmesi gerekli olan ve olmayan mallar, zekâta ait nisap miktarı gibi birçok mesele hadis-i şeriflerle bildirilmiştir. Çünkü Kur’an-ı kerimdeki, “Namazı kılın”, “Zekâtı verin” şeklinde kapalı olarak yer alan ayetlerden maksadın ne olduğunu anlamak mümkün değildir. Ancak Peygamberimizin açıklamasıyla anlamak mümkün olur. Hz. Peygamberi devre dışı bırakıp, sadece Kur’an-ı kerimi esas almak dini yıkmakla eş anlamlıdır.

Çünkü, Resule itaat, Hak teâlâya itaat demektir. Ona uymamak, Allahü teâlâya isyandır. Allahü teâlâya itaatin, Resulüne itaatten başka olduğunu sananlar için nâzil olan, Nisâ suresinin, “Allahü teâlânın yolu ile, Resulünün yolunu birbirinden ayırmak istiyorlar. Senin söylediklerinin bazısına inanırız, bazısına inanmayız diyorlar. İkisi arasında ayrı bir yol açmak istiyorlar. Bunlar, elbette kâfirdir” mealindeki yüzkırkdokuzuncu ayeti, bu ayrımı yapanların müslümanlıkla ilgilerinin olmadığını açıkça bildiriyor.

Peygamberimizin, aklın dışında ve üstünde bulunan sözlerini, akla danışmaya kalkışmak, akla aykırı bir iş olur. Gecenin koyu karanlığında bilinmeyen yerlerde, pervasızca yürümeye ve engin denizde, acemi kaptanın, pusulasız yol almasına benzer ki, her an uçuruma, girdaba düşebilirler.

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 09:51   #19
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 2,475
Varsayılan Ynt: yezid hakkında sükût etmek lazımdır.

son 3 yazida çok faydali açiklamalar olmus,Allah razi olsun...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-09-2007, 12:49   #20
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 2,935
Varsayılan Yezid'i yanlış tanımayalım.

Yezid: Emevi halifelerinin ikincisidir. Hazret-i Muaviyenin oğludur. Hicri(26) da Şamda doğdu, Hicri 64 yılında vefat etti. Hicri 60 senesinde halife oldu. Hicri 61 senesinde Kerbela faciası oldu. Yezid buna çok üzüldü. "Allah İbni Mercaneye lanet eylesin! Hüseynin istediklerini kabul etmeyip de onu katl ettirdi. Böylece, beni kötü tanıttı" dedi. Yezid, müslüman idi. Namaz kılardı. İslamiyete düşman değildi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 02:14


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats