![]() |
| | #41 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE DİN KARDEŞLİĞİ Yüce Rabbimiz değerli kitabında inanan müminleri kardeş ilan ederek şöyle buyurmaktadır. “Mü'minler ancak kardeştirler.”1 Müslümanlar arasında kurulan bu kardeşlik bağı diğer tüm dünyevi bağların üstündedir. Bu kardeşlik bağı bizlere ciddi sorumluluklar yüklemektedir. Kardeşlik, kardeşini Yaratan'ın bakışıyla sevmektir. Kardeşlik, yalnızca aynı sevgiyi paylaşmak değil; sevgiyi onurlandırmaktır. Yağmurun getirdiği rahmet gibi birbirine rahmet olmaktır. Kardeşlik, elinde vereceğin bir şeyin kalmasa da gönül alıcı bir söz söylemek, bir tebessümle kardeşinin hüznünü dağıtabilmektir. Kardeş kardeşi davet ettiğinde davetine icabet eder,selam verdiğinde karşılık verir, üzüntüsüne de sevincine de ortak olur.Dili döndüğünce kardeşine nasihat eder, iyiliği emreder , kötülükten sakındırır., iyiliği abartmaz eksiğini de kırmadan gösterir. Müslümanlar arasında gerçekleşen bu kardeşlik öyle bir nimettir ki, islamdan başka hiçbir dinde bir örneği daha bulunmamaktadır. Ayet ve hadislerle sabit olan bu dindeki kardeşlik prensibinin sadece lafta kalmasının bir manası yoktur. Bizler , bugünün Müslümanları olarak , kardeşliğin bütün gereklerini ashab-ı kiramın yerine getirdiği gibi yerine getirebilirsek, o kardeşliğin bir değer ve kıymeti olur. Hz. Peygamberin ashabının kendi aralarındaki kardeşlik uygulamaları o kadar güzeldi ki, ilahi vahiy, o güzel kardeşlik ve dayanışma örneklerini Kur’an sayfalarında ebedileştirmiş ve şöyle ifade buyurmuştu: "Onlardan (Muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleşmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. " İşte sahabenin muhacir ve ensarı ile ortaya koyduğu bu sosyal dayanışma ve kardeşlik örneği , onları , insanlığın şahid olamadığı ve olamayacağı altın bir nesil olma şerefine ulaştırmıştı.Onları böyle yıldızlaştıran değerler manzumesi, halen yaşamaktadır ve aynıyla bu gün elimizde mevcuttur. Önemli olan o değerlere sahip çıkmaktır. Nefislerimize uyarak ve acele ederek, düşmanlarımıza bile sergilemediğimiz tavırları inanan kardeşlerimize reva görmeyelim.Kardeşler arasında çıkan kavgaların İslam coğrafyasını ne hale getirdiğini acı örnekleriyle hep beraber görüyoruz.Kardeşliğimizin kadr-ü kıymetini bilelim. Birbirimiz hakkında kötü zan beslemeyelim. Birbirimiz hakkında acele karar vermeyelim. Dinimizin ölçülerine göre davranalım. Aksi takdirde ilerde kardeşler olarak bir araya geldiğimizde birbirimizin yüzüne bakamayacağımız bir durumla karşı karşıya gelebiliriz. Sevgili peygamberimizin şu sözüne kulak vererek hutbemizi bitirelim. “Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir. Düşman olduğun ve buğzettiğin kişiye de ölçülü muamelede bulun ki, günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir.” 1- Hucurat,10 2- Haşr Suresi: 9 3- Tirmizi |
| |
| | #42 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,038
| “Sevdiğin kimseyi ölçülü sev ki, bir gün sevmeyeceğin bir kişi olabilir. Düşman olduğun ve buğzettiğin kişiye de ölçülü muamelede bulun ki, günün birinde çok sevdiğin bir kimse olabilir.” NE KADAR GÜZEL SÖYLENMİŞ DEĞİLMİ.ZATEN EFENDİMİZ HEP GÜZEL SÖYLEMİŞ. |
| |
| | #43 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| KÖTÜ ALIŞKANLIKLARDAN UZAKLAŞMA İslam dini insana çok büyük değer vermiş onu diğer bütün varlıklardan üstün kılmıştır. Akıl ve irade nimetini Allah(c.c.)insana bahşetmiş bununla insanlar iyi olanı güzel olanı doğru olanı bulmuşlar, fakat bazıları da bu yolardan sapıp farklı kötü duygu düşünce ve faaliyetlerin içinde yer almıştır. Allah(c.c.)insanı yine aklıyla başbasa bırakmamış ve onlara doğruyu ve iyiyi öğreten peygamberler göndermiş ve ilahi vahiyle bunları desteklemiştir.Bütün bunlara ragmen insan bu nimetlere nankörlük etmiş hak olan yoldan farklı yollara sapmış kötü ve zararlı alışkanlıkların esiri olmuştur.YOLLARI İslam dini işte bu kötü alışkanlıklardan uzak durulması için beş şeyin korunmasını ve muhafazasını istemiş insanlığın huzur ve mutluluğunun ancak bu şekilde sağlanacağını bizlere bildirmiştir. Bunlar; 1- Dini Koruma 2- Canı Koruma 3- Aklı Koruma 4- Nesli Koruma 5- Malı Koruma. Dünyada insan hayatı bu beş şey üzerine kurulmuştur. Şerefli bir hayat ancak bunlar sayesinde mümkün olur. Dolayısıyla bunları korumak bizzat insana saygı demektir. Bu beş şeyden aklın korunması ancak ve ancak zararlı alışkanlıkları terk etmekle mümkündür.İçki kumar uyuşturucu aklı körelten zararlı alışkanlıklardandır.Nitekim Kuran- Kerimde mealen ‘Ey iman edenler! (Aklı örten) içki ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir.onlardan kaçınınki kurtuluşa eresiniz.![1] Eğer insanlar, yeterli dinî bilgileri almamış ve dinî duyarlılık kazanmamış iseler, ahlâkî konularda da problemleri olur. Zina, fuhuş, hırsızlık, kapkaç, anarşi ve terör gibi toplumun düzenini alt üst eden yanlış hareketler içinde kolayca yer alabilirler. Fakat namaz kılan ve oruç tutan, dinî ibadetlerini özenle yerine getiren insanlar; yalan, gıybet, iftira, hile, aldatma, içki, kumar, uyuşturucu, fuhuş ve hırsızlık gibi haramlardan, kötü söz ve benzeri davranışlardan uzak dururlar. Nitekim Yüce Allah; “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insana hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah(cc)’ yü anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.”[ 2] buyurmaktadır. Namaz, Allah’ı anmak için kılınır. Zira Yüce Allah, “….O halde Bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”[3] buyurmaktadır. Demek ki namaz kılmaktan maksat Allah’ı anmaktır. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah’ı düşünerek namaz kılmak, insan ruhunu etkiler, onu iyiliklere yöneltir, ahlâkını düzeltir ve kötülüklerden uzaklaştırır. İslam dini evlilik dışı ilişkileri kesinlikle yasaklamış ve haram kılmıştır. Zina etmek şöyle dursun, insanı zinaya götürecek söz ve davranışlardan bile uzak durulması istenmekte ve şöyle buyurulmaktadır: “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iş ve çok kötü bir yoldur.” [4 ] Özellikle gençlerin, heva ve heveslerine yenik düşmemeleri kolay bir şey değildir. Ancak Allah’ı ve Peygamberini seven, dînî duyarlılığı bulunan gençler, Allah’ın bu konudaki emirlerine uyarlar. Gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmanın bir yolu da onlara iyi ve güzel hedefler göstermek ideal sahibi, sorumluluk sahibi bireyler yapmakla mümkündür. Sevgi, şefkat, ilgi gibi olmazsa olmazlardan bir tanesi de idealizmdir. İdeal insanları şevklendirir, güçlendirir. Karamsarlık, umursamazlık, tembellik, bedbahtlık gibi olumsuzluklardan da kişiyi uzaklaştırır. Bu vesile ile, tüm zararlı alışkanlıklara karşı da adeta bir zırh gibi yavrularımızı korur. Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki kötü alışkanlıklardan uzak durmanın yolu gerekli ailevi terbiyeyi almak ve İslam ahlakıyla ahlaklaşmakla mümkündür.
|
| |
| | #44 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 428
| Allah razı olsun abi... |
| |
| | #45 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| Allah cümlemizden razı olsun merve.... Hayırlı Cum'alar |
| |
| | #46 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,038
| Hayirli Cumalar .allah Razi Olsun. |
| |
| | #47 |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 4,092
| Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki kötü alışkanlıklardan uzak durmanın yolu gerekli ailevi terbiyeyi almak ve İslam ahlakıyla ahlaklaşmakla mümkündür. Allah c.c razi olsun ... Yine cok guzel bir cuma hutbesi... |
| |
| | #48 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| teşekkür ediyorum.. umarım fayda sağlıyordur....en azından niyetimiz öyle.. ![]() |
| |
| | #49 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| İSLAM'DA KADININ ÖNEMİ Dünyada Allah'ın çağrısına uyup ondan sakınanlar, emirlerine boyun eğenler, kadın erkek ayrımı yapılmadan mükâfatlandırılacaktır. Kuran’da inanan erkek ve kadınlar ibadet, ahlak, sosyal ve ekonomik hayat gibi alanlarda yan yana zikredilmekte, her ikisi de oruç tutan, sadaka veren, sabreden, doğru olan, ırzını koruyan ve Allah'ı çok zikreden kişiler olarak tasvir edilmektedir.1 Dinimiz Anne-Babaya kız çocuğunun terbiyesi üzerine daha bir hassasiyetle ve sevgiyle eğilmeyi tavsiye etmektedir. Kız çocuğunu bakıp büyütüp, güzelce terbiye edene cennet, hem de cennette en güzel makam, Rasulullah (sav)'e komşu olma makamı vaad edilmektedir.2 Bir hadis-i şeriflerinde sevgili Peygamberimiz (sav) "Kim ki üç tane kız çocuğunu yetiştirir, güzelce terbiye eder, evlendirir ve onlara ihsanda bulunursa onun için cennet vardır"3 buyurmuşlardır. Kadın yaratılışı gereği huzur kaynağıdır. Erkek huzur ve sükûnu ancak evinde ailesiyle yaşayabilir. Allah (c.c.) buyuruyor ki "Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kutretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. " 4 Dinimiz İslam'a göre kadın ve erkek, aile ve toplum hayatında çeşitli görevler üstlenebilirler. Kadın eğitim alma, dininin gereklerini öğrenme ve yeni yetiştireceği nesillerle aktarma, toplum için faydalı bir insan olma çabası sergileyebilir. İslam dini, toplum içinde Müslüman kadın ve erkeğin birbirleri arasındaki ilişkiyi "karşılıklı koruyuculuk, yardımlaşma, dostluk ve kardeşlik" 5 anlamlarını içinde barındıran "veli " kavramı ile ifade ederken, kadına verdiği değeri imâ etmiş olmaktadır. İslam hukukuna göre kadına sunulan mutlak mülkiyet hakkı, onun o malı yönetebilecek güç ve kişilikte olduğunu kabul etmekten kaynaklanır. İslam'da kadın kendisini yönetmekten aciz, aklı hiçbir şeye ermeyen bir varlık değildir. Bilakis mülk edinme hakkına sahip, şahsiyetli bir varlıktır. Evlilik müessesesinde erkeğin hayat arkadaşı olarak kabul edilmiştir. Bütün bu güvenceler karşısında, inançlı bir kadının aldığı insanı dini terbiye; onun çocuğunu şefkatle emzirmesini de, evin işlerinde kocasına yardımcı olmasını da ona telkin eder. Dinimiz kocasına itaat eden, geçim ehli bir hanımın, Allah rızasına da nail olacağını müjdeler ve ona lâyık olduğu değeri verir. Kadının esaret altında bulunduğu, diri diri toprağa gömüldüğü bir zamanda İslam, kadına şahsiyet kazandırmış "Ayağının altına cennetler"6 sererek gereken değeri vermiştir. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de "Onlar sizin örtüleriniz, siz de onların örtülerisiniz. Onların sizin üzerinizde, sizin de onların üzerinde haklarınız vardır."7 buyurarak kadının erkekle karşılıklı sorumluluklarını beyan etmiştir. O halde bu nadide varlığın her bakımdan değerini bilelim. Onların Allah'ın bizlere birer emaneti olduğunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım 1-Ahzab S:35 2-Riyazüs Salihin c1/270 3-Seçme Hadisler s: 165 5-TevbeS:71 6-Hadis Ans. C:LS:162 7- Bakara S.: 187 ve 228. ayetler |
| |
| | #50 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,038
| Kadinlar GÜnÜne Özel Buldum PaylaŞiminizi.allah Razi Olsun |
| |
| Konu Araçları | |
| |