ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 09-11-2007, 17:40   #1
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 101
Varsayılan Cuma Hutbesi - Cum'amız Mübarek Olsun

Değerli Kardeşlerim;
Cuma namazına gidemeyen ( bayan-erkek )kardeşlerimiz için bu bölümün hayırlı olacağını düşünerek yazıyorum. Okuduğunuz hutbelerin kaynaklarını da vereceğim aynı zamanda. İstifadenize sunulur.
NOT: ( http://www.cumahutbeleri.net/ ) adresinden alıntıdır.
TİCARET AHLÂKI

Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslâm, emir ve yasaklarıyla fert ve toplumun dünyevî ve uhrevî huzur ve saadetini hedeflemiş, bu amaçla hırsızlığı, yalan söylemeyi, hile yapmayı, ticaret ve alışverişte eksik ölçme ve eksik tartmayı, kısaca başkalarına zarar veren her türlü haksız davranışları haram kılmıştır.
Bu hususta Cenâb-ı Hak Mutaffifîn sûresinde şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun. Onlar düşünmezler mi ki büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır”[1].

Değerli Müminler!
Müslüman, kazancının helal olmasına, kazanırken de başkasının hakkına tecavüz etmemeye özen göstermeli, yaptığı işi, ibadet şuuru içinde dürüstçe yapmalı, aldığı ücretin helal olmasına dikkat etmelidir.
Sevgili Peygamberimiz, ticaret ahlâkı ile ilgili prensipleri ortaya koyarken, ticarette haksız rekabeti, müşteri kızıştırmak için alıcıymış gibi davranmayı, hileli artırımda bulunmayı yasaklamış [3]; gerçeği gizleyip yalan söyleyerek yapılan alışverişin bereketini, Allah Teâlâ’nın yok edeceğini [4] bildirmiştir.
Yine Peygamberimiz, “Doğru ve güvenilir tacir (âhirette) peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir” [2] hadisiyle ticaret ahlâkının önemini ve bu ahlâkın kurallarına uymanın ne kadar ulvî bir davranış olduğuna dikkat çekmiştir. Keza Resûlullah müşterinin gafletinden veya bilgisizliğinden faydalanıp, onu aldatanı da sert bir dille ikaz etmiştir.
Nitekim bir gün pazarı dolaşırken bir yiyecek yığınına elini daldırmış, eline ıslaklık gelince; “Nedir bu? diye sormuş, bunun üzerine satıcı: Yağmur yağmıştı ondan dolayı ıslandı diye cevap verince, Peygamberimiz: Niçin o ıslak tarafı halkın görebilmesi için üste getirmedin? diye mukabelede bulunduktan sonra: “Bizi aldatan bizden değildir.” [5] buyurmuşlardır.
Bu uyarı da gösteriyor ki müşterinin, tüketicinin aldatılması bir kul hakkı ihlalidir, müslüman bir toplumda olmaması gereken bir kötülük, bir hastalıktır. İş hayatında hileli yollara sapanlar, maddî bakımdan bir şeyler kazansalar da dinî açıdan iflas etmiş kişilerdir. Nitekim Peygamber Efendimiz kul haklarını ihlal eden kimseleri müflis olarak nitelendirmiştir [6]. Onun açıklamasına göre böyle bir kimse âhirette namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerini yerine getirmiş olarak Allah’ın huzuruna gelir. Bununla beraber öyle günahlarla gelir ki kimilerine sövüp saymış, kiminin kanını akıtmış, kiminin malını yemiş, kimine iftira etmiştir. Bu durum karşısında onun ibadetlerden elde ettiği sevaplardan alınıp hak sahiplerine dağıtılır. Eğer ibadetleri ve iyilikleri bu hakları ödemeye yetmezse, hak sahiplerinin günahlarından alınıp hak yiyenin günahlarına eklenir. Böylece sevapları gitmiş, günahları da daha da artmış, dolayısıyla iflas eden durumuna düşen bu kişi cehenneme atılır.

Aziz Müminler!
Öyleyse dünya hırsına kapılmadan, helalinden kazanıp çoluk çocuğumuza temiz rızık, helal lokma yedirelim. Özümüz, sözümüz, ticaretimiz, sanatımız, ortaklığımız, dostluğumuz, arkadaşlığımız hep dürüstçe olsun. Böylece dünyamızı da, âhiretimizi de mamur edelim.
_________________________
[1] Mutaffifin 83/1-6.
[2] Tirmizî, “Büyû”, 4, İbn Mâce, “Ticaret”,1.
[3] Buhârî, “Büyû”, 58, 64, 70; Müslim, “Büyû”,11.
[4] Buhârî, “Büyû”, 26; Müslim, “İmân”, 117, “Müsâkât”, 131.
[5] Müslim, “İmân”, 164; Ebû Dâvûd, “Büyû”, 50.
[6] Bkz. Müslim, “Birr”, 59; Buhârî, “Mezâlim”, 10

Düzenleyen: abdullah_esad , 16-11-2007 - 08:57. Sebep: Yenileme ve dikkat çekme çabası
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-11-2007, 11:02   #2
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,039
Varsayılan

sevgili müslüman kardeşim emeğine sağlık fakat açtığın konu başlığıyla konu arasında bağlantı yok gibi .
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-11-2007, 11:34   #3
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 101
Varsayılan

Yanlış anladınız sanırım.Ben burada Allahın izni ie her cuma hutbe yayınlayacağım. Kardeşlerimizde inşaallah okuyacaklar. Yoksa konumuz cuma hutbesi değil.
Saygıyla....

Düzenleyen: abdullah_esad , 12-11-2007 - 11:34. Sebep: yanlış yazım
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 12-11-2007, 13:55   #4
Yarbay
 
Katılım Tarihi: Jan 2007
Yaş: 20
Mesajlar: 4,522
Varsayılan

Allah teala razı olsun şayet bunu her cuma günü eklerseniz sabit konu yapacağım cuma namazına gidemeyen ablalarımızda faidelenmiş olur. selametle.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-2007, 22:15   #5
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 101
Varsayılan

Sevgili kardeşim zaten düşüncemde odur. Rabbim nasip ederse bunu her cuma eklemeyi düşünüyorum. Allah cümlemizden razı olsun inşaallah. Saygıyla....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-2007, 22:21   #6
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 3,979
Varsayılan

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi alper_esad Mesajı Göster
Yanlış anladınız sanırım.Ben burada Allahın izni ie her cuma hutbe yayınlayacağım. Kardeşlerimizde inşaallah okuyacaklar. Yoksa konumuz cuma hutbesi değil.
Saygıyla....
Allah c.c razi olsun kardesim cok guzel dusunmussunuz ...
InsaAllah bizerde takip edecegiz yazilarinizi...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 13-11-2007, 22:24   #7
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 101
Varsayılan

Allah cümlemizden razı olsun . Düşüncem odur ki biz erkekler cuma hutbesinden faideleniyoruz. Gidemeyen sizlerde belki bir nebze olsun faidelenirsiniz. Saygıyla....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-11-2007, 15:32   #8
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 101
Varsayılan

HAC İBADETİ ve ÖNEMİ
Hac, İslam dininin beş temel esasından biridir. Hicretin 9. yılında farz kılınmıştır. Hem mâli hem de bedeni bir ibadettir. Bu ibadet, ergenlik çağına gelmiş, akıllı, sağlıklı, hür ve gücü yeten her Müslümana farzdır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Gücü yetip de, oraya ulaşabilen insana Allah için Beytullah’ı (Kâbeyi) haccetmesi gereklidir”[1] buyurmaktadır.
Hac; Renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca müslümanı bir araya getirerek eşitlik ve kardeşliğin çok canlı bir tablosunu oluşturur. Bu, lafta kalan kuru bir iddiadan ibaret değildir. Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsüyle, güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri yaşayarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı şartlarda hareket ederek fiili bir eşitlik ve kardeşlik eğitiminden geçerler. Trilyonlara hükmeden bir zenginle geçimini zor karşılayan bir fakire aynı kıyafet içinde Arafat’ta beraberce el açıp dua ettiren ve Kâbe’nin etrafında yan yana tavaf ettiren hac ibadeti, insanlara makam, mevki, mal mülkle böbürlenmemeyi, İslâm kardeşliği içinde tanışıp kaynaşmayı ve mahşeri unutmamayı öğretir.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.); “Kim Allah için hacceder de bu sırada kötü söz ve davranışlardan sakınırsa (kul hakları hariç) annesinden doğduğu gün gibi (temiz ve günahlarından arınmış olarak evine) döner”[2] buyurarak, haccın günahlara keffaret olacağını açıklamıştır.

Hac ibadetiyle müslüman, Yüce Allah’ın kendisine lütfettiği sağlık, yetenek, mal ve mülk gibi dünyevi nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Haccın sosyal ve psikolojik boyutu, inanan bir kimsenin inanç kökleriyle bağlantısını tazelemesi bakımından önemlidir. Müslümanlık açısından düşünüldüğünde, İslam Peygamberinin ve arkadaşlarının tevhit ve adaleti hâkim kılma mücadelesi, bu süreçte yaşanmış acı tatlı acılar, adeta bir film şeridi gibi bu kutsal mekânları ziyaret eden kişinin gözünün önünden geçer.
Hacda bütün Müminler birlikte, hep bir ağızdan; “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!” “Buyur Allahım davetine uydum, emrine âmadeyim. Senin eşin ve ortağın yoktur” anlamına gelen “Telbiye”yi okur. Yüce Rabbinden af ve mağfiret diler. Aynı şekilde Kabe’yi tavaf ederken, Arafat’ta vakfe yaparken kendisi, aile fertleri ve tüm Müslümanlar için dua eder. İşte bu coşku ve heyecanla gözlerden akan yaşlar, günahlara keffaret ve ruhlara şifa olur.
Hutbemi, hacca çağıran hac süresinin 27,28 ve 29. ayet-i kerime mealleriyle bitiriyorum: “İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler veya hazırlanmış binekler üzerinde sana gelsinler. (Böylelikle) Kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin. Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.”[3]

[1] Al-i İmran, 3/97
[2] Buhari, Sahih, Hac, 4; Müslim, Sahih, Hac, 438
[3] Hac, 22/ 27-29

Düzenleyen: abdullah_esad , 15-11-2007 - 15:36. Sebep: düzeltme... :D
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-11-2007, 20:52   #9
Yüzbaşı
 
Katılım Tarihi: Jun 2007
Yaş: 8
Mesajlar: 575
Varsayılan

Allah razi olsun ! Rabbim gitmek isteyipte gidemeyenlerede nasip eylesin.Gercekten hacca gidenlerinde ayni burda yazdigin gibi günahlardan arinip geri gelmek nasip olsun.Su yazidaki gibi atmosferi yasamak nasip olsun .Ne güzel hep cocuklugumdan beri aradigim hayat iste sadece Mekke ve medine´´de yasaniyor hic kiskanclik yok hic rütbe makam aranmiyor en güzel benim kiyafetim diye yarisilmiyor zengin fakir esit bundan ´daha güzel bir hayat olurmu? sevgi muhabbet orda olmasinda nerde olsun.Aslinda sevgi muhabbet insanin kalbinde yani Rabbim bizlerede nasip etsin ordaki yasantiyi ordaki heycani muhabbeti .Öyle güzel degerli bir konu actinki biraz olsun ruhum acilsin.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-11-2007, 08:55   #10
Teğmen
 
Katılım Tarihi: Oct 2007
Yaş: 30
Mesajlar: 101
Varsayılan

Allah cümlemizden razı olsun. Cümleten Cumamız mübarek olsun. Rabbim islam alemi için hayırlara vesile kılsın inşaallah.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 09:46


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats