![]() |
| | #1 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| Değerli Kardeşlerim; Cuma namazına gidemeyen ( bayan-erkek )kardeşlerimiz için bu bölümün hayırlı olacağını düşünerek yazıyorum. Okuduğunuz hutbelerin kaynaklarını da vereceğim aynı zamanda. İstifadenize sunulur. NOT: ( http://www.cumahutbeleri.net/ ) adresinden alıntıdır. TİCARET AHLÂKI Muhterem Müslümanlar! Yüce dinimiz İslâm, emir ve yasaklarıyla fert ve toplumun dünyevî ve uhrevî huzur ve saadetini hedeflemiş, bu amaçla hırsızlığı, yalan söylemeyi, hile yapmayı, ticaret ve alışverişte eksik ölçme ve eksik tartmayı, kısaca başkalarına zarar veren her türlü haksız davranışları haram kılmıştır. Bu hususta Cenâb-ı Hak Mutaffifîn sûresinde şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun. Onlar düşünmezler mi ki büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır”[1]. Değerli Müminler! Müslüman, kazancının helal olmasına, kazanırken de başkasının hakkına tecavüz etmemeye özen göstermeli, yaptığı işi, ibadet şuuru içinde dürüstçe yapmalı, aldığı ücretin helal olmasına dikkat etmelidir. Sevgili Peygamberimiz, ticaret ahlâkı ile ilgili prensipleri ortaya koyarken, ticarette haksız rekabeti, müşteri kızıştırmak için alıcıymış gibi davranmayı, hileli artırımda bulunmayı yasaklamış [3]; gerçeği gizleyip yalan söyleyerek yapılan alışverişin bereketini, Allah Teâlâ’nın yok edeceğini [4] bildirmiştir. Yine Peygamberimiz, “Doğru ve güvenilir tacir (âhirette) peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir” [2] hadisiyle ticaret ahlâkının önemini ve bu ahlâkın kurallarına uymanın ne kadar ulvî bir davranış olduğuna dikkat çekmiştir. Keza Resûlullah müşterinin gafletinden veya bilgisizliğinden faydalanıp, onu aldatanı da sert bir dille ikaz etmiştir. Nitekim bir gün pazarı dolaşırken bir yiyecek yığınına elini daldırmış, eline ıslaklık gelince; “Nedir bu? diye sormuş, bunun üzerine satıcı: Yağmur yağmıştı ondan dolayı ıslandı diye cevap verince, Peygamberimiz: Niçin o ıslak tarafı halkın görebilmesi için üste getirmedin? diye mukabelede bulunduktan sonra: “Bizi aldatan bizden değildir.” [5] buyurmuşlardır. Bu uyarı da gösteriyor ki müşterinin, tüketicinin aldatılması bir kul hakkı ihlalidir, müslüman bir toplumda olmaması gereken bir kötülük, bir hastalıktır. İş hayatında hileli yollara sapanlar, maddî bakımdan bir şeyler kazansalar da dinî açıdan iflas etmiş kişilerdir. Nitekim Peygamber Efendimiz kul haklarını ihlal eden kimseleri müflis olarak nitelendirmiştir [6]. Onun açıklamasına göre böyle bir kimse âhirette namaz, oruç, zekat gibi ibadetlerini yerine getirmiş olarak Allah’ın huzuruna gelir. Bununla beraber öyle günahlarla gelir ki kimilerine sövüp saymış, kiminin kanını akıtmış, kiminin malını yemiş, kimine iftira etmiştir. Bu durum karşısında onun ibadetlerden elde ettiği sevaplardan alınıp hak sahiplerine dağıtılır. Eğer ibadetleri ve iyilikleri bu hakları ödemeye yetmezse, hak sahiplerinin günahlarından alınıp hak yiyenin günahlarına eklenir. Böylece sevapları gitmiş, günahları da daha da artmış, dolayısıyla iflas eden durumuna düşen bu kişi cehenneme atılır. Aziz Müminler! Öyleyse dünya hırsına kapılmadan, helalinden kazanıp çoluk çocuğumuza temiz rızık, helal lokma yedirelim. Özümüz, sözümüz, ticaretimiz, sanatımız, ortaklığımız, dostluğumuz, arkadaşlığımız hep dürüstçe olsun. Böylece dünyamızı da, âhiretimizi de mamur edelim. _________________________ [1] Mutaffifin 83/1-6. [2] Tirmizî, “Büyû”, 4, İbn Mâce, “Ticaret”,1. [3] Buhârî, “Büyû”, 58, 64, 70; Müslim, “Büyû”,11. [4] Buhârî, “Büyû”, 26; Müslim, “İmân”, 117, “Müsâkât”, 131. [5] Müslim, “İmân”, 164; Ebû Dâvûd, “Büyû”, 50. [6] Bkz. Müslim, “Birr”, 59; Buhârî, “Mezâlim”, 10 Düzenleyen: abdullah_esad , 16-11-2007 - 08:57. Sebep: Yenileme ve dikkat çekme çabası |
| |
| | #2 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: May 2007
Mesajlar: 1,039
| sevgili müslüman kardeşim emeğine sağlık fakat açtığın konu başlığıyla konu arasında bağlantı yok gibi . |
| |
| | #3 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| Yanlış anladınız sanırım.Ben burada Allahın izni ie her cuma hutbe yayınlayacağım. Kardeşlerimizde inşaallah okuyacaklar. Yoksa konumuz cuma hutbesi değil. Saygıyla.... Düzenleyen: abdullah_esad , 12-11-2007 - 11:34. Sebep: yanlış yazım |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2007 Yaş: 20
Mesajlar: 4,522
| Allah teala razı olsun şayet bunu her cuma günü eklerseniz sabit konu yapacağım cuma namazına gidemeyen ablalarımızda faidelenmiş olur. selametle. |
| |
| | #5 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| Sevgili kardeşim zaten düşüncemde odur. Rabbim nasip ederse bunu her cuma eklemeyi düşünüyorum. Allah cümlemizden razı olsun inşaallah. Saygıyla.... |
| |
| | #6 | |
| Forum Yöneticisi Katılım Tarihi: Mar 2007
Mesajlar: 3,979
| Alıntı:
InsaAllah bizerde takip edecegiz yazilarinizi... | |
| |
| | #7 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| Allah cümlemizden razı olsun . Düşüncem odur ki biz erkekler cuma hutbesinden faideleniyoruz. Gidemeyen sizlerde belki bir nebze olsun faidelenirsiniz. Saygıyla.... |
| |
| | #8 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| HAC İBADETİ ve ÖNEMİ Hac; Renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca müslümanı bir araya getirerek eşitlik ve kardeşliğin çok canlı bir tablosunu oluşturur. Bu, lafta kalan kuru bir iddiadan ibaret değildir. Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsüyle, güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri yaşayarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı şartlarda hareket ederek fiili bir eşitlik ve kardeşlik eğitiminden geçerler. Trilyonlara hükmeden bir zenginle geçimini zor karşılayan bir fakire aynı kıyafet içinde Arafat’ta beraberce el açıp dua ettiren ve Kâbe’nin etrafında yan yana tavaf ettiren hac ibadeti, insanlara makam, mevki, mal mülkle böbürlenmemeyi, İslâm kardeşliği içinde tanışıp kaynaşmayı ve mahşeri unutmamayı öğretir. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.); “Kim Allah için hacceder de bu sırada kötü söz ve davranışlardan sakınırsa (kul hakları hariç) annesinden doğduğu gün gibi (temiz ve günahlarından arınmış olarak evine) döner”[2] buyurarak, haccın günahlara keffaret olacağını açıklamıştır. Hac ibadetiyle müslüman, Yüce Allah’ın kendisine lütfettiği sağlık, yetenek, mal ve mülk gibi dünyevi nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Haccın sosyal ve psikolojik boyutu, inanan bir kimsenin inanç kökleriyle bağlantısını tazelemesi bakımından önemlidir. Müslümanlık açısından düşünüldüğünde, İslam Peygamberinin ve arkadaşlarının tevhit ve adaleti hâkim kılma mücadelesi, bu süreçte yaşanmış acı tatlı acılar, adeta bir film şeridi gibi bu kutsal mekânları ziyaret eden kişinin gözünün önünden geçer. Hacda bütün Müminler birlikte, hep bir ağızdan; “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk!” “Buyur Allahım davetine uydum, emrine âmadeyim. Senin eşin ve ortağın yoktur” anlamına gelen “Telbiye”yi okur. Yüce Rabbinden af ve mağfiret diler. Aynı şekilde Kabe’yi tavaf ederken, Arafat’ta vakfe yaparken kendisi, aile fertleri ve tüm Müslümanlar için dua eder. İşte bu coşku ve heyecanla gözlerden akan yaşlar, günahlara keffaret ve ruhlara şifa olur. Hutbemi, hacca çağıran hac süresinin 27,28 ve 29. ayet-i kerime mealleriyle bitiriyorum: “İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler veya hazırlanmış binekler üzerinde sana gelsinler. (Böylelikle) Kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin. Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.”[3] [1] Al-i İmran, 3/97 [2] Buhari, Sahih, Hac, 4; Müslim, Sahih, Hac, 438[3] Hac, 22/ 27-29 Düzenleyen: abdullah_esad , 15-11-2007 - 15:36. Sebep: düzeltme... :D |
| |
| | #9 |
| Yüzbaşı Katılım Tarihi: Jun 2007 Yaş: 8
Mesajlar: 575
| Allah razi olsun ! Rabbim gitmek isteyipte gidemeyenlerede nasip eylesin.Gercekten hacca gidenlerinde ayni burda yazdigin gibi günahlardan arinip geri gelmek nasip olsun.Su yazidaki gibi atmosferi yasamak nasip olsun .Ne güzel hep cocuklugumdan beri aradigim hayat iste sadece Mekke ve medine´´de yasaniyor hic kiskanclik yok hic rütbe makam aranmiyor en güzel benim kiyafetim diye yarisilmiyor zengin fakir esit bundan ´daha güzel bir hayat olurmu? sevgi muhabbet orda olmasinda nerde olsun.Aslinda sevgi muhabbet insanin kalbinde yani Rabbim bizlerede nasip etsin ordaki yasantiyi ordaki heycani muhabbeti .Öyle güzel degerli bir konu actinki biraz olsun ruhum acilsin. |
| |
| | #10 |
| Teğmen Katılım Tarihi: Oct 2007 Yaş: 30
Mesajlar: 101
| Allah cümlemizden razı olsun. Cümleten Cumamız mübarek olsun. Rabbim islam alemi için hayırlara vesile kılsın inşaallah. |
| |
| Konu Araçları | |
| |