ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 22-01-2008, 15:12   #1
zeynep.13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Varsayılan size eşdinsel mi demeliyiz?

“Dinler arası diyalog” diye tutturanlar, sizi nasıl tanımlayalım? “Ortak kültürel miras” diye ahkam kesip kendi dinlerinin “Son ve kamil din” olduğunu unutmuş gibi davrananlar, sizi nasıl tarif etmemizi istersiniz?

Dinler arasındaki farklılıkları yok sayanlar size nasıl hitap edelim?

Ya da neredeyse bütün dinlere aynı mesafede durduklarını ilan edenler, size nasıl seslenelim?

Mesela, size eşdinsel mi demeliyiz?

Bakıyoruz, Hıristiyanlarda böyle bir gayretkeşlik yok gibi!

Museviler de zaten kendi dinlerinin emir ve yasaklarını eksiksiz yerine getirmenin gayret ve çabası içindeler!

O halde bazı Müslümanlara ne oluyor da böylesine bir gayretkeşliğin içine giriyorlar?

Hem en son ve en mükemmel dinin mensubu olacaksınız hem de artık geçerliliğini yitirmiş dinleri kendi dininizle eşdeğer tutan ifadelerde bulunacaksınız?

Bu ne iş?

Tamam, kolları sıvayıp farklı dinlere mensup olanlara pata küte girişelim demiyoruz!

Tamam, farklı dinlere mensup olanların inançlarına uygun bir şekilde yaşamalarına da saygı duyalım.

Tamam, farklı dinlere mensup olanları bizim gibi inanmaları için zora da koşmayalım!

Ama onlara hoş görünmek için de bu kadar alttan almanın, bu kadar kendi dinimize mesafeli durmanın bir alemi yok ki!

Biliyoruz bütün bu ezik duruşlar, kendinden ve dininden emin olmayan tavırlar hep “Kendi medeniyetimizi yenik kabul ediş” gibi bir büyük saçmalıktan kaynaklanıyor!

Kimileri sanıyorlar ki, farklı dinlere karşı böylesine candan ve samimi tavırlar sergileyecek olurlarsa, onların da bize bakış açıları değişecek!

Ne ham bir hayal!

Yüce Rabbimiz bize onların tavırlarının ne olacağını “Siz onların dinine girmedikçe, onlar sizden razı olmayacaktır” anlamına gelecek uyarılarla bildirmedi mi?

Her şey bu kadar açık ve seçikken, dinler arası diyalog zorlamaları olsa olsa eşdinselliğin bir ifadesidir diye düşünüyoruz!

Farklı dinlere karşı saygılı olmak başka bir şeydir, tüm dinlere aynı mesafede durmak ise çok farklı bir şeydir!

Hele son ve kamil bir dinin mensubu olduktan sonra böyle bir arayış içine girmiş olmak bize göre büyük bir talihsizliktir!

Farklı dinlere mensup olan dünya büyüklerine (!) yaranmak için harcanan efor Yüce Rabbimizin rızasını kazanmak için harcansa çok daha faydalı bir iş yapılmış olmaz mı?

Ne var ki, bu gerçeği eşdinsellere anlatmak bir türlü mümkün olmuyor!

Eşdinseller bütün dinlere yaranmak için yırtınıp duruyorlar!

Zeki Ceyhan
zceyhan@milligazete.com.tr
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-01-2008, 19:06   #2
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 32
Varsayılan

B u kadar taraflı ve at gözlüğü ile bakan bir yazıya pes doğrusu..

yuh olsun eş dinsellere..yani münafıklara..

yuh olsun dinin emirlerini yerine getirenlere iftira atanlara

yuh olsun sünnet üzerine yaşayanlarla dalga geçenlere

yuh olsun nefsinin ve şeytanın esiri olanblara

yuh olsun müslümana kin ve nefret besleyene..

yuh olsun onlaraki onlar kuranı ve sünneti bırakırlar ve nefsinin ve şeytanın

hırıltısı ile meşgul olurlar.. Allah cc Hidayet versin..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-01-2008, 05:54   #3
Forum Yöneticisi
 
Katılım Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,140
Varsayılan

Biz Milli Gazete aboneliğini kestiğimizde de Zeki Amcam böyle yazardı, görüyorum ki aradan bir kaç yıl geçmesine rağmen bir değişiklik olmamış kendisinde.
Yahu tamam bu işi abartanlara biz de kızıyoruz ama, dinler arası diyalog denen şey, hepimiz bütün dinleri alıp tek bir din oluşturalım durumu değil, herkes hoşgörü çerçevesinde kendi dinini yaşasın durumu. Yoksa hangi müslüman diyalogçu çıkıpta biz teslis inancını kabul ediyoruz demiş?
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-01-2008, 09:46   #4
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 32
Varsayılan

4 – İffetli kadınlara zina isnad edip de buna dair dört şahid getiremeyen herkese seksen değnek vurun ve bundan böyle, onların şahitliklerini artık ebediyyen kabul etmeyin. Çünkü bunlar gerçekten fâsıkların ta kendileridir! [4,24] {KM, Tesniye 22,13-21}
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-01-2008, 09:48   #5
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 32
Varsayılan

5 – Ama bu iftira suçundan sonra tövbe edip halini düzeltenler bu fâsıklık damgasından kurtulurlar. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir.
6-7 – Kendi eşlerini zina etmekle suçlayıp da buna dair kendileri dışında şahit bulamayan kocalar ise, kendilerinin doğru söylediklerine dair ayrı ayrı dört kere Allah adına yemin eder, şahitlik eder, beşinci kere ise, yalancı olması halinde, Allah’ın lânetinin kendi üzerine gelmesini isterler.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-01-2008, 09:49   #6
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 32
Varsayılan

8-9 – Hanımının ise, kocasının bu suçlamasında yalancı olduğuna dair ayrı ayrı dört kere Allah adına yemin ve şahitlik etmesi, beşincide ise kocasının doğru söylemesi halinde, Allah’ın gazabının kendi üzerine çökmesini dilemesi, kendisinden cezayı kaldırır.10 – Allah’ın sizin hakkınızda lütuf ve merhameti olmasaydı, eğer O Allah, tövbeleri kabul buyuran, yaptığı her iş, verdiği her hüküm hikmetli olan bir zat olmasaydı, müstahak olduğunuz bütün cezaları hemen verir, sizi perişan ederdi.11 – O İftirayı çıkaranlar, içinizden küçük bir gruptur.Siz o iftirayı kendi hakkınızda fena bir şey sanmayın, bilakis o sizin için hayırlıdır.O iftiracılara gelince, onlardan her birinin, kazandığı günah nisbetinde cezası vardır.Bu yaygaranın elebaşılığını yapan şahsa ise cezanın en büyüğü vardır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-01-2008, 09:50   #7
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 32
Varsayılan

12 – Siz ey müminler, bu dedikoduyu daha işitir işitmez, mümin erkekler ve mümin kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Hâşa, bu besbelli bir iftiradan başka bir şey değildir!” demeniz gerekmez miydi?13 – O iftiracılar dört şahit getirselerdi ya! Şahitlerini getirmediklerine göre, onlar Allah katında yalancıların ta kendileri olarak tescil edileceklerdir.14 – Hem dünyada, hem de âhirette Allah’ın lütuf ve merhameti sizinle olmasaydı, daldığınız bu yaygaradan dolayı mutlaka başınıza müthiş bir ceza gelirdi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-01-2008, 09:51   #8
Onbaşı
 
Katılım Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 32
Varsayılan

15 – O sırada siz o iftirayı dilden dile birbirinize aktarıyor, işin aslına dair hiç bilginiz olmayan sözleri ağızlarınızda geveleyip duruyordunuz ve bunu basit, önemsiz bir şey sanıyordunuz.Halbuki o, Allah’ın nazarında pek büyük bir vebaldi!16 – Nasıl oldu da onu işitir işitmez: “Böylesi iftiraları ağzımıza alamayız, böyle şeyler bize yakışmaz. Hâşa! Bu pek büyük, pek çirkin bir bühtandır.” demediniz!17 – Eğer mümin iseniz, Allah böylesi bir şeyi tekrarlamaktan sizi kesinlikle sakındırıp yasaklıyor.18 – Ve Allah âyetleri size açık açık bildiriyor. Allah alîm ve hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).19 – Müminler arasında çirkinliklerin yayılmasını arzu eden kimseler için, dünyada da âhirette de gayet acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilemezsiniz.20 – Eğer Allah’ın sizin üzerinizdeki lütfu ve inayeti olmasaydı ve eğer Allah pek şefkatli ve merhametli olmasaydı, başınıza müthiş bir azap gelirdi.21 – Ey iman edenler! Sakın şeytanın izinden gitmeyin!Her kim şeytanın peşinden giderse bilsin ki o kendisinden hep fena, çirkin ve meşrû olmayan şeyleri yapmasını ister.Eğer Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Ancak Allah dilediğini temizleyip arındırır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir. [4,79; 2,208]
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 02:28


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats