![]() |
| | #1 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| Madde ve fizikötesi varlıklardan biri de cinlerdir. Cin, kelime olarak örtülü ve kapalı anlamlarını ifade eder. Terim manası ise şöyledir: Duyu organlarıyla algılanamayan, çeşitli şekillere girebilen, ateşten yaratılmış manevi ve ruhani varlıklardır. Kur’an-ı Kerim’de, yaratılışlarının söz konusu edildiği yerde, cinler ve insanlar birlikte ele alınmıştır. Meselâ, bir âyette şöyle denir: “İnsanı kiremit gibi pişmiş çamurdan yarattı. Cinni ise hâlis ateşten yarattı.” Cinler, insanlardan önce yaratılmıştır Yeryüzünün ilk sakinleri cinlerdir. Bu sebepledir ki melekler, insanın halife kılınacağını duydukları zaman: “Oradaki nizamı bozacak ve yeryüzünü kana bulayacak bir mahlûk mu yaratacaksın?” demişlerdi. Cinler, yeryüzünde bozgunculuk yapmış ve kan dökmüşlerdi. Öyle ise bir manada cinlerle aynı fıtratı taşıyan insan da aynı şeyleri yapabilirdi. Nitekim beşer tarihine baktığımızda daha Hz. Adem zamanında ilk kanın döküldüğünü görüyoruz. Bu arada, aynı beşer içinde, kendisini ve Rabb’ini bilen, fıtratını vahiy ile şekillendirenler ve tam anlamıyla halifeliği temsil edenler de az değildi. Meleklerin o anda bilemedikleri husus da meselenin işte bu yönüydü ki, Cenab-ı Hak meleklere: “Ben sizin bilmediğiniz pek çok şey bilirim.” ikazında bulunmuştu. Evet, bu ayet-i kerimeden açıkça anlıyoruz ki, cinler insanlardan önce yaratılmıştı ve onlar, yeryüzünde bozgunculuk yaparak kan dökmüştü. Sorumlulukları açısından insanlara benzerler Cinler de aynen insanlar gibi kulluk için yaratılmışlardır. Nitekim bir âyette Allah (celle celâluhû) “Ben cinleri ve insanları sırf Beni tanıyıp yalnız Bana ibadet etsinler diye yarattım.” buyurmaktadır. Cinler de insanlar gibi Allah’a muhatap olan iradeli varlıklardır. Onlara da emir ve yasakları ihtiva eden İlâhî mesajlar gelmiştir, dolayısıyla onlar da, bu mesajlarla sorumludurlar. Ayrıca cinler de insanlar gibi yerler, içerler, evlenirler, çoğalırlar ve ölürler. Cinlerle temas kurulabilir mi? Bazı insanların ruhları cinlerle temasa müsaittir; çabuk trans haline geçebilir, çabuk bizim buudlarımızın dışına çıkabilir ve onların âlemi, onların buudları, onların dilleri ve haberleşmeleriyle mayalanabilirler. Bu bir fıtrat meselesidir. Ancak, bundan bir insânî üstünlük manası da çıkarılmamalıdır. Görülmeyen bu kuvvetlerin tâbi oldukları belli prensipler vardır. İnsan, her arzu ettiği yerde onlara iş yaptırtamaz. Zira onlar, Allah (celle celâluhû)’ın tayin ettiği buudun dışında iş yapamazlar. Kişi, mazhar olduğu bir kısım esmâ ve kelimeleri sırlı kilitleri açar gibi kullanıp cinlerle temasa geçebilir; ama cinler kendilerine verilmeyen imkânı kullanamazlar. Bu itibarla her insan, cinlerden istifade edemez, eden de onları her arzusunda kullanamaz. Bununla birlikte, bazı kelimeleri cinlere ait birer kod, birer telefon numarası gibi çevirip, belirli şekillerde ve belirli sayıda tekrarlayarak, onlarla irtibat kuran insanlar da az değildir. Cinler, insanlara hangi hallerde zarar verir? Cinler, daha çok cünüplük ve hayız-nifas hallerinde musallat olup, onları değişik şekilde ve değişik seviyede baştan çıkarabilirler. İşlenen her bir günah, şeytan ve habis cinlere açılan bir kapı ve pencere durumundadır. Bilhassa hassas tipler, bozuk ruhlular, duâdan ve duâlıların atmosferinden uzak lâubali hayat yaşayanlar, cinlerin tesirine çabuk girerler. Tabiî ki, cinlerin hayat sınırlarını ve hukuklarını ihlâl ve besmele çekmeden evlerini ve yurtlarını işgal de, cinlerden zarar görmede mühim faktörlerdir. Bu yüzden Efendimiz, bize pis yerlere girerken duâ etmemizi öğretiyor ve onların bulundukları mezbelelik, çöplük, hamam, otluk, helâ ve hattâ kabirlerde namaz kılmamızı yasaklıyor. Bu yerler, şeytanın ve kötü ruhların uğrak yerleridir. Efendimiz, hayatımızın her safhasında duâlı olmamızı, bu kâbil zararlı oklara hedef olmaktan korunmamızı temin edecek bir kale ve kalkan sayılabilecek temiz muhitlerde bulunmamızı, temiz insanlarla düşüp kalkmamızı, duâlarla bir atmosfer oluşturmamızı ve ibadetle korunmamızı emrediyor. Öyleyse, cinlerin her türlü kötülüğünden emin olmak isteyen, her şeyden önce günahlardan şiddetle kaçınarak, onların girecekleri delikleri kapamalıdır. |
| |
| | #2 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| PAYLAŞIMIN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM AMA KUNUDA GEÇEN BUUD KELİMESİNİN ANLAMINI DA AÇIKLARSAN SEVİNİRİM |
| |
| | #3 |
| Üye Değil
Mesajlar: n/a
| buud boyut anlamındadır. ordaki bizim buudumuz dışı=bizim boyutumuz dışında |
| |
| | #4 |
| Yarbay Katılım Tarihi: Jan 2006 Yaş: 21
Mesajlar: 2,811
| SAOLASIN ALLAHA RAZI OLSUN |
| |
| Konu Araçları | |
| |