![]() |
| | #1 |
| Binbaşı Katılım Tarihi: Jul 2006 Yaş: 27
Mesajlar: 1,064
| İslâm dinine "Müslümanlık" adı verilir. Müslümanlığın temel hükümle rine candan inananlara "Müslüman" denir. Fakat, müslümanlara "İslâmlar!" demek doğru olamaz. Çünkü, "İslâm" kelimesi, dinin adıdır. Özel bir isimdir. "Tek" tir... İnsanlara söylenemez. "İslâmlar" kelimesi yerine, insanlara "Müslümanlar" kelimesini kullanmak daha isabetli olur. Kur'an-ı Kerîmde - Allah size din olarak İslâmı seçti" buyuruluyor (761). "İslâm" kelimesi de "Müslüman" kelimesi de, kullarına "Allah" tarafından verilen birer isimdir: (762). Yoksa, diğer dinlerde görüldüğü gibi, "İslâm" adı, müslümanlar tarafından konulmuş bir isim değildir. Cenabı Allah tarafından bildirilen İslâm dini, insanları hem dünyada, hem de ahirette selâmete çıkaran bir nizam, Allanın nimetlerine ulaştıran bir kanundur. Müslüman, Allanın emirlerine, yasaklarına boyun eğen bir kul, Allah'ın yarattığı diğer kullariyle dirlik, düzenlik içinde yaşayan bir insan demektir. Müslümanlık, müsâlemet (barışıklık) dinidir. Müsâlemet, sulh üzerine yaşamak demektir. Müslümanlıkta hâkim fikir (üstün fikir), müsâlemettir. Bütün insanlar arasında sulhun hâkim olmasına çalışmak insanların doğru yoldan ayrılmaması için, Allanın kanunlarına itaat sağlamaktır. "Din" denilince ilk hatıra gelen şey, İslâm dinidir. Çünkü müslümanlık, insanlık dinidir. Allahın, bütün kulları için beğendiği tek din, ilk Peygamberden son Peygambere kadar, Allahın dinidir. "Tevhîdi İlâhî" denilen "Tek Tanrı" akîdesidir. Kur'anı Kerîme göre, tevhîd itikadı, Hazreti Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizle başlamış değildir. Âdem gibi, Nuh gibi, İbrahim gibi, Musa gibi, İsa gibi, bütün eski Peygamberlerin öğrettikleri dinlerde "Tevhid itikadı" yani "İslâm Dini" idi. İlâhî elçilerin bildirdiği dinlerin temeli Allahın birliği inancına dayanmaktaydı. Allahın son Peygamberi Hz. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de bu inancı ümmetine öğretmiş, yalnız İslâm dininin bir millete, bir ümmete değil, bütün milletlere, bütün insanlara aid bulunduğunu açıklamıştı. Ancak, Eski Peygamberlerin tebliğ etmiş bulunduğu Tek Tanrı inancının temelleri, sonraları, çeşitli sebepler yüzünden değişikliğe uğramıştı. Rasûl-i Ekrem Efendimiz, değişen bu esasları, İlâhî vahye dayanarak, aslî kıymetlerine çevirdi. İlmî değerlerle onları değerlendirdi. İslâm dini hem fikre, hem hayata, hem de vicdana çok şeyler verdi. İnsanlığın bütün müşkillerini giderecek prensipler koydu. Esasta bütün İlâhî dinlerle birlik olduğunu haber verdi. |
| |
| Konu Araçları | |
| |