ilahi-Tr Forum  

Geri   ilahi-Tr Forum > Dini Konular > Genel Dini Konular


Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları
Eski 31-07-2006, 15:19   #1
Binbaşı
 
Katılım Tarihi: Jul 2006
Yaş: 27
Mesajlar: 1,064
Varsayılan Âhiret Hazırlığı


"(Ey müminler! Âhiret için) azık edinin. Bilin ki, azığın en hayırlısı takvâdır." (Bakara 2 /197)
"Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman; insanoğlu yapıp gönderdiklerini ve yapamayıp geride bırakdıklarını bir bir anlar."
"Ey İnsan seni yokdan yaradan, düzgün yapılı ve endâmlı kılan, sana ölçülü dengeli davranma imkânı veren (maddî, aklî yapıda seni en üstün kılan) seni dilediği en güzel şekil ve biçimde terkîb eden ihsânı bol Rabbına karşı seni aldatan nedir?"
"Evet, gerçek o ki: Israrla dini yalanlıyorsunuz, şunu iyi bilin ki, üzerinizde muhâfızlık eden değerli kâtipler vardır. Onlar yapmakta olduklarınızı bilir, yazar."
"İyiler, muhakkak Cennet içinde olurlar. Kötülerde Cehennem içinde... Onlar en büyük mahkemenin kurulduğu kıyâmet gününde oraya girerler. Onlar hiç bir şekilde ateşten uzak kalamazlar."
"Cezâ günü nedir? Bilir misin? Nedir acaba o cezâ günü, hiç kimsenin başkasına hiç bir hususda fayda ya da zarar vermeğe mâlik olmadığı gündür; o gün, emir Allâh'ındır." (infitar 1-19)
"Onlardan birine ölüm gelince, "yâ Rab! Beni dünyaya döndür de bırakdığım amellere mukâbil iyi işler yapayım" der. Hayır, hayır! Bu onun diline doladığı bir sözdür. Haşrolunacakları güne kadar onların arkalarında berzâh vardır -dönemezler-. Sûr üfürülünce, o günde aralarında nesebler kalmaz. Birbirlerinin hallerini araşdırıp soramazlar. Her kimin mizânı ağır gelirse, işte onlar, felâh bulmuşlardır. Her kimin mîzânı (tartısı) hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyâna uğratmışlardır. Cehennemde dâim kalırlar. Bunların yüzlerini ateş yalar da sırıtır, dururlar. Onlara, «Benim âyetlerim size okunurdu da onları yalanlar dururdunuz.» denir, onlar da derler ki "Ey Rabbımız! Şakâvetimiz -bedbahtlığımız- galebe etdi de sapkın bir kavim olduk. Ey Rabbımız! Bizi buradan çıkar; eğer tekrar evvelki hâlimize -küfre-dönersek kendimize zulm etmiş oluruz.
Allâh buyurur ki; orada zelil ve hakir bir halde susunuz; bir şey demeyiniz. Çünkü kullarımdan bir tâife, «Ey Rabbımız! İmân etdik, bizi yarlığa ve bize acı. Sen merhamet edenlerin hayırlısı-sın» dedikleri halde siz onları, o derece alaya aldınız ki, onlar size benim zikrimi unutturdular. Onlara gülerdiniz. Sabretdiklerin-den dolayı bugün onları mükafatlandırdım. Onlar muradlarına ermişlerdir. " (Mü'minûn 99-111)
Allâh rahmet etsin İbrâhim Teymî şöyle der:
-Mümin olup da hüzünlenmeyen ve korku içinde bulunmayan birisinin Cennet ehlinden olmamasından endişe edilir. Zîrâ ehl-i Cennet, Cennete girince şöyle derler:
"Biz bundan önce dünyada, ailelerimiz içinde âkıbetimizden korkanlardık." (Tûr, 26) (Altınoluk Sohbetleri-2 s: 76)
"Hakim -kuddîse sirrûh- buyurur ki:
-Şu üç şeyden başka bir şeye ihtimâm gösteren veya o üç şeyden başka bir şey için kederlenen kişi, hüznü de sürûru da bilmiyor demektir.
Bunlardan biri: Ömrünün imânlı olarak son bulup bulmayacağı husûsunda kederlenmek ve endişelenmekdir. Kişi bu hususda kederlenmeli, endişelenmeli ve bu dünyadan imânlı göçebilmek için her türlü gayret ve ihtimâmı göstermelidir.
İkincisi; Allâh'ın emirlerini tam olarak yerine getirip getirmediği husûsunda kederlenip endişelenmektir. Kişi bu hususlarda kederlenmeli, endişelenmeli. Ve Allâh'ın emirlerini tam olarak yerine getirebilmek için, her türlü ihtimâm ve gayreti göstermelidir.
Üçüncüsü: Hasımlarından yakasını kurtarıb kurtaramayacağı husûsunda kederlenip endişelenmektir." (Altınoluk Sohbetleri-2, s: 71)
Rasûl-i Ekrem Efendimiz:
-Yâ Ebâ Zer! Yolculuğa çıkdığın vakit azık alır mısın? buyurdu.
Ebû Zer -radıyallâhu anh-:
-Evet alırım, Yâ Rasûlâllâh! dedi. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu:
-Dünya yolculuğuna azıksız çıkmazsın, ya âhiret yolculuğu için ne yaparsın? Kıyâmet günü faydalanacağın azığı sana bildireyim mi?
Ebû Zer -radıyallâhu anh-:
-Bildir ya Rasûlâllâh..
Rasûl-i Ekrem Efendimiz buyurdular:
-Kıyâmetin dehşeti için sıcak günlerde oruç tut, kabrin vahşeti için gece namazı kıl, önümüzdeki büyük hâdiseler içinde hac et, yoksullara yardımda bulun ve kötü söz söyleme."(Altınoluk Sohbetleri-2, s: 91)
"(Ey müminler! Âhiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvadır." (Bakara 2/197)
Yusuf Demireşik
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. Şu an saat 00:11


vBulletin® Version 3.7.3, Telif Hakkı ©2000 - 2008 Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0
© 2005 - 2008 ilahi-Tr Forumları
Web Stats